bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı86
- gülşen in memeleri14
- tuborg ice4
- yeşil göz4
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam22
- kızıl saçlılar5
- mika raun vardı nerede şimdi7
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- ese dezze13
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi2
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- dominika kotouckova2
- kuzey tekinoğlu2
- örümcek adam2
- michael myers in kız kardeşi2
- fie rose lindegaard2
- caitlin worthington3
- hamas denince akla gelenler11
- almanyada gaz çıkarmanın serbest olması2
- tuborg içen erkek2
- verzeihung2
- hızlı ve çok okumak4
- orealia thomas2
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- olga lombardo2
- ağlayarak muhallebi yemek3
- entschuldigung2
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- müslüman5
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- nar taneleyen gelin adayı2
- erlik5
- esra'yı aç esra'yı4
- ben geldim naneler5
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- uludağ sözlük ai bot2
- kamos3
- doçent maaşı vs işçi maaşı3
- mersin2
- karton fabrikasında sigara içmek2
- kim cha eon9
- gammazlayıp entry sildirme2
- bursa3
- antalya2
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
yemen'de babası tarafından 1100 euro karşılığı kendisinden 22 yaş büyük bir adamla evlendirilmiş kız çocuğu.
Evinden kaçmıştır ve boşanmak için dava açmıştır.
***
haydi, gelin kabul edelim; sevgisiziz.
sevgisiz olduğumuz kadar da benciliz. önce kendimizi düşüneniz. o yüzden yarına bir şey bırakma sorumluluğundan muafız ya, o yüzden anın tadını çıkaralım sözünün işimize gelen tarafını terziye kendimize göre biçtirip giyeniz ya...
ruhumuzu izbe bir yere çekmişiz, orada dinlenmeye bırakmışız zahir. etrafta gezinen salt bedenlerimiz; zihinlerimiz nereye gitti diye meraklananlar varsa deyivereyim:
işine geldi mi kâh ruhumuzun yanı başında, kâh çıkar peşinde koşan bedenimizin çeper yandaşlığında. kimse gocunmasın; hayatın iki kere iki dört eder gerçeğine inanmayanlardanım ama, bu gerçek suratımıza şamar çarparcasına yalın ve gerçek.
öz kızına tecavüz eden babanın ruh halinden bahseden siz sevgili büyüklerim;
evet bana işin psikolojisinden, bunu yapan kişinin de çocukluk travmasından, toplumun dikte ile bastırdığı, gelişim sürecinde normal sayılanları utanç zulasının içine tıka basa istifleyip, o torbanın da ağzını sıkıca bağlayan gelenek-görenek(!), saygı-adaptan bahsedeceksiniz.
evinde karısını döven kocanın koşullarından dem vuran siz sevgili bilmiş aydınlarım;
haklısınız, sosyo-ekonomik, ekonomik ve bunların uzantısının da bir parçası olan psikolojik durulardan kelam edeceksiniz. ikinci ve yazık ki üçüncü sınıf ülkelerde bunlar daha yoğun olmakta ve araştırmaya göre okul okuyan bireylerde bunun daha sık görüldüğünü, yaptığınız araştırmalar çerçevesinde açıklayacaksınız.
kızını başlık parası ile, berdel ile, bilmem ne ile satan kişiler için açıklaması olan gelenek-görenekçiler;
hı hıı, sizler, evet sizler!
böyle gördük, böyle geldi-böyle gidecek bu bacım diyecek siz ruhsuz dudaklar/zihniyetler, bundan ötesi bizi aşar diyeceksiniz. yıllar var ki böyle oldu, böyle de kalacaktır diye işin kolayına kaçacaksınız her zaman ve hep...
pürvakar bir kadercilik ile başı önüne düşmüş sevgili çocuğum;
çocuk yaşta gelin olmak zorunda kalan yarının annesi, hemcinsim...
yüzyıllar evvelinde kadının dolmamış çilesinin hikayesi sahife sahife yazıldı. seni ne tanrı'nın has kulu olan peygamberler korudu/kayırdı, ne mitolojik kahramanlar paylaşabildi ve hakkını verebildi, ne sultanlar, krallar, kahramanlar güçlerinin ve iktidarlarının değeri ile kıymetini bildi, ne de tanrı sana ihsan bahşedebildi.
yalnızsın işte...
böyle sayfalarca dolusu boynu bükük, dalları kırılmış sözler etmek var bize düşen, yanık gönüllerce hüzzam, kızgın hislerle...
hakkımıza düşen;
kimliğimize, ruhumuza, vücudumuza, zihniyetimize düşen tecavüzler olacaktır. bize de son tahlilde hep isyanların türküsünü yakmak düşecek...
kabul edemediğimiz sevgisizlik her yanımızı yakıp yıkacak. ne bir baba kızına sahip çıkacak ne de toplum yanlış bilincinin ve kuralının bendini çiğneyebilecek...
Evinden kaçmıştır ve boşanmak için dava açmıştır.
***
haydi, gelin kabul edelim; sevgisiziz.
sevgisiz olduğumuz kadar da benciliz. önce kendimizi düşüneniz. o yüzden yarına bir şey bırakma sorumluluğundan muafız ya, o yüzden anın tadını çıkaralım sözünün işimize gelen tarafını terziye kendimize göre biçtirip giyeniz ya...
ruhumuzu izbe bir yere çekmişiz, orada dinlenmeye bırakmışız zahir. etrafta gezinen salt bedenlerimiz; zihinlerimiz nereye gitti diye meraklananlar varsa deyivereyim:
işine geldi mi kâh ruhumuzun yanı başında, kâh çıkar peşinde koşan bedenimizin çeper yandaşlığında. kimse gocunmasın; hayatın iki kere iki dört eder gerçeğine inanmayanlardanım ama, bu gerçek suratımıza şamar çarparcasına yalın ve gerçek.
öz kızına tecavüz eden babanın ruh halinden bahseden siz sevgili büyüklerim;
evet bana işin psikolojisinden, bunu yapan kişinin de çocukluk travmasından, toplumun dikte ile bastırdığı, gelişim sürecinde normal sayılanları utanç zulasının içine tıka basa istifleyip, o torbanın da ağzını sıkıca bağlayan gelenek-görenek(!), saygı-adaptan bahsedeceksiniz.
evinde karısını döven kocanın koşullarından dem vuran siz sevgili bilmiş aydınlarım;
haklısınız, sosyo-ekonomik, ekonomik ve bunların uzantısının da bir parçası olan psikolojik durulardan kelam edeceksiniz. ikinci ve yazık ki üçüncü sınıf ülkelerde bunlar daha yoğun olmakta ve araştırmaya göre okul okuyan bireylerde bunun daha sık görüldüğünü, yaptığınız araştırmalar çerçevesinde açıklayacaksınız.
kızını başlık parası ile, berdel ile, bilmem ne ile satan kişiler için açıklaması olan gelenek-görenekçiler;
hı hıı, sizler, evet sizler!
böyle gördük, böyle geldi-böyle gidecek bu bacım diyecek siz ruhsuz dudaklar/zihniyetler, bundan ötesi bizi aşar diyeceksiniz. yıllar var ki böyle oldu, böyle de kalacaktır diye işin kolayına kaçacaksınız her zaman ve hep...
pürvakar bir kadercilik ile başı önüne düşmüş sevgili çocuğum;
çocuk yaşta gelin olmak zorunda kalan yarının annesi, hemcinsim...
yüzyıllar evvelinde kadının dolmamış çilesinin hikayesi sahife sahife yazıldı. seni ne tanrı'nın has kulu olan peygamberler korudu/kayırdı, ne mitolojik kahramanlar paylaşabildi ve hakkını verebildi, ne sultanlar, krallar, kahramanlar güçlerinin ve iktidarlarının değeri ile kıymetini bildi, ne de tanrı sana ihsan bahşedebildi.
yalnızsın işte...
böyle sayfalarca dolusu boynu bükük, dalları kırılmış sözler etmek var bize düşen, yanık gönüllerce hüzzam, kızgın hislerle...
hakkımıza düşen;
kimliğimize, ruhumuza, vücudumuza, zihniyetimize düşen tecavüzler olacaktır. bize de son tahlilde hep isyanların türküsünü yakmak düşecek...
kabul edemediğimiz sevgisizlik her yanımızı yakıp yıkacak. ne bir baba kızına sahip çıkacak ne de toplum yanlış bilincinin ve kuralının bendini çiğneyebilecek...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar