bugün
- flörtün strapon hediye etmesi6
- seks yapmayı zevkli sanmak7
- ekşi sözlük14
- kırmızı noktalı film4
- ilk otuzbir6
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı8
- güvenilir2
- tai lung24
- haluğun üçüncü çocuğu istemesi2
- evlenmekten korkmak2
- salma hayek seksiliği8
- sevişmeden önce saygı duruşunda bulunmak5
- ctrlx6
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- sevgiliyi 1 yıllığına kiralamak7
- fusya semsiyeli yabanci10
- porno arşivini silmeden intihar etmek4
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- ece naz'ın ölümünde 3 arkadaşının tutuklanması2
- avrupalı kadınların hızlı çökmesi4
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- ctrlx benimle evlenir misin5
- spor yapmayan erkek13
- pandela28
- 2026 dünya kupası37
- yapay zekaların kendi dilini oluşturması2
- kazak erkekleri5
- güneş sistemi nde kaç gezegen var6
- gerdek namazı3
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- herkes uyudu mu3
- marslı erkekler3
- insanın silinmesinin ön belirtisi3
- babam hiç dövmezdi insanı11
- şaka mı yapıyor ciddi mi anlaşılmayan insan5
- kankanın dekoltesine bakmamak5
- aselsan6
- musa mı haklıydı firavun mu5
- amcığın tadını unutmak2
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması22
- futbol30
- gürsel tekin7
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- öpüşmeyi bilmeyen erkekle sinemaya gitmek3
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması5
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- demokratik kongo cumhuriyeti10
- denizde sevişen gençleri izlemek3
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- sahilde yürüyen kaslı adamlar3
yemen'de babası tarafından 1100 euro karşılığı kendisinden 22 yaş büyük bir adamla evlendirilmiş kız çocuğu.
Evinden kaçmıştır ve boşanmak için dava açmıştır.
***
haydi, gelin kabul edelim; sevgisiziz.
sevgisiz olduğumuz kadar da benciliz. önce kendimizi düşüneniz. o yüzden yarına bir şey bırakma sorumluluğundan muafız ya, o yüzden anın tadını çıkaralım sözünün işimize gelen tarafını terziye kendimize göre biçtirip giyeniz ya...
ruhumuzu izbe bir yere çekmişiz, orada dinlenmeye bırakmışız zahir. etrafta gezinen salt bedenlerimiz; zihinlerimiz nereye gitti diye meraklananlar varsa deyivereyim:
işine geldi mi kâh ruhumuzun yanı başında, kâh çıkar peşinde koşan bedenimizin çeper yandaşlığında. kimse gocunmasın; hayatın iki kere iki dört eder gerçeğine inanmayanlardanım ama, bu gerçek suratımıza şamar çarparcasına yalın ve gerçek.
öz kızına tecavüz eden babanın ruh halinden bahseden siz sevgili büyüklerim;
evet bana işin psikolojisinden, bunu yapan kişinin de çocukluk travmasından, toplumun dikte ile bastırdığı, gelişim sürecinde normal sayılanları utanç zulasının içine tıka basa istifleyip, o torbanın da ağzını sıkıca bağlayan gelenek-görenek(!), saygı-adaptan bahsedeceksiniz.
evinde karısını döven kocanın koşullarından dem vuran siz sevgili bilmiş aydınlarım;
haklısınız, sosyo-ekonomik, ekonomik ve bunların uzantısının da bir parçası olan psikolojik durulardan kelam edeceksiniz. ikinci ve yazık ki üçüncü sınıf ülkelerde bunlar daha yoğun olmakta ve araştırmaya göre okul okuyan bireylerde bunun daha sık görüldüğünü, yaptığınız araştırmalar çerçevesinde açıklayacaksınız.
kızını başlık parası ile, berdel ile, bilmem ne ile satan kişiler için açıklaması olan gelenek-görenekçiler;
hı hıı, sizler, evet sizler!
böyle gördük, böyle geldi-böyle gidecek bu bacım diyecek siz ruhsuz dudaklar/zihniyetler, bundan ötesi bizi aşar diyeceksiniz. yıllar var ki böyle oldu, böyle de kalacaktır diye işin kolayına kaçacaksınız her zaman ve hep...
pürvakar bir kadercilik ile başı önüne düşmüş sevgili çocuğum;
çocuk yaşta gelin olmak zorunda kalan yarının annesi, hemcinsim...
yüzyıllar evvelinde kadının dolmamış çilesinin hikayesi sahife sahife yazıldı. seni ne tanrı'nın has kulu olan peygamberler korudu/kayırdı, ne mitolojik kahramanlar paylaşabildi ve hakkını verebildi, ne sultanlar, krallar, kahramanlar güçlerinin ve iktidarlarının değeri ile kıymetini bildi, ne de tanrı sana ihsan bahşedebildi.
yalnızsın işte...
böyle sayfalarca dolusu boynu bükük, dalları kırılmış sözler etmek var bize düşen, yanık gönüllerce hüzzam, kızgın hislerle...
hakkımıza düşen;
kimliğimize, ruhumuza, vücudumuza, zihniyetimize düşen tecavüzler olacaktır. bize de son tahlilde hep isyanların türküsünü yakmak düşecek...
kabul edemediğimiz sevgisizlik her yanımızı yakıp yıkacak. ne bir baba kızına sahip çıkacak ne de toplum yanlış bilincinin ve kuralının bendini çiğneyebilecek...
Evinden kaçmıştır ve boşanmak için dava açmıştır.
***
haydi, gelin kabul edelim; sevgisiziz.
sevgisiz olduğumuz kadar da benciliz. önce kendimizi düşüneniz. o yüzden yarına bir şey bırakma sorumluluğundan muafız ya, o yüzden anın tadını çıkaralım sözünün işimize gelen tarafını terziye kendimize göre biçtirip giyeniz ya...
ruhumuzu izbe bir yere çekmişiz, orada dinlenmeye bırakmışız zahir. etrafta gezinen salt bedenlerimiz; zihinlerimiz nereye gitti diye meraklananlar varsa deyivereyim:
işine geldi mi kâh ruhumuzun yanı başında, kâh çıkar peşinde koşan bedenimizin çeper yandaşlığında. kimse gocunmasın; hayatın iki kere iki dört eder gerçeğine inanmayanlardanım ama, bu gerçek suratımıza şamar çarparcasına yalın ve gerçek.
öz kızına tecavüz eden babanın ruh halinden bahseden siz sevgili büyüklerim;
evet bana işin psikolojisinden, bunu yapan kişinin de çocukluk travmasından, toplumun dikte ile bastırdığı, gelişim sürecinde normal sayılanları utanç zulasının içine tıka basa istifleyip, o torbanın da ağzını sıkıca bağlayan gelenek-görenek(!), saygı-adaptan bahsedeceksiniz.
evinde karısını döven kocanın koşullarından dem vuran siz sevgili bilmiş aydınlarım;
haklısınız, sosyo-ekonomik, ekonomik ve bunların uzantısının da bir parçası olan psikolojik durulardan kelam edeceksiniz. ikinci ve yazık ki üçüncü sınıf ülkelerde bunlar daha yoğun olmakta ve araştırmaya göre okul okuyan bireylerde bunun daha sık görüldüğünü, yaptığınız araştırmalar çerçevesinde açıklayacaksınız.
kızını başlık parası ile, berdel ile, bilmem ne ile satan kişiler için açıklaması olan gelenek-görenekçiler;
hı hıı, sizler, evet sizler!
böyle gördük, böyle geldi-böyle gidecek bu bacım diyecek siz ruhsuz dudaklar/zihniyetler, bundan ötesi bizi aşar diyeceksiniz. yıllar var ki böyle oldu, böyle de kalacaktır diye işin kolayına kaçacaksınız her zaman ve hep...
pürvakar bir kadercilik ile başı önüne düşmüş sevgili çocuğum;
çocuk yaşta gelin olmak zorunda kalan yarının annesi, hemcinsim...
yüzyıllar evvelinde kadının dolmamış çilesinin hikayesi sahife sahife yazıldı. seni ne tanrı'nın has kulu olan peygamberler korudu/kayırdı, ne mitolojik kahramanlar paylaşabildi ve hakkını verebildi, ne sultanlar, krallar, kahramanlar güçlerinin ve iktidarlarının değeri ile kıymetini bildi, ne de tanrı sana ihsan bahşedebildi.
yalnızsın işte...
böyle sayfalarca dolusu boynu bükük, dalları kırılmış sözler etmek var bize düşen, yanık gönüllerce hüzzam, kızgın hislerle...
hakkımıza düşen;
kimliğimize, ruhumuza, vücudumuza, zihniyetimize düşen tecavüzler olacaktır. bize de son tahlilde hep isyanların türküsünü yakmak düşecek...
kabul edemediğimiz sevgisizlik her yanımızı yakıp yıkacak. ne bir baba kızına sahip çıkacak ne de toplum yanlış bilincinin ve kuralının bendini çiğneyebilecek...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar