bugün
- sözlüğün en güzel kadını19
- dünya39
- flört uygulamasında kod incelemesi yapmak2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- amerika birleşik devletleri29
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- israil10
- anadolu efes biracılık3
- süper kahraman filmleri deccaliyeti aşılıyor2
- yahudilere hınç besleyip cinnet geçirmek7
- norveç9
- en medeni ortadoğulular6
- mustafa kemal atatürk10
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- pornonun ne olduğunu unutmak2
- evanjelist9
- taş gibi kalçası olan kadın8
- sözlük kızları nerede sorunsalı6
- türk rock grupları8
- hewal ebo12
- telegram5
- fransa6
- simko314
- pis hissettiren şeyler3
- ismail yüksek4
- isveç5
- orospu çocuğu abdullah öcalan7
- öğrencilerin bu ne işimize yarayacak sorusu3
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- cuma akşam evde kalan yazarlar5
- sözlükte yeni yeni bıdıkların ortaya çıkması4
- ateizmin dinlere balyoz etkisi yapması5
- sözlükte ki türk düşmanları10
- avrupa5
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
- sosyal medya ve internetin ardında deccal var3
- dikili bir ağacının olmaması6
- nihilist hedonist şehvetperest insan5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek5
- ali şekeroğlu2
- kırk yaş üstünü sözlükten göndermek3
- almanya4
- balgam atar gibi konuşmak3
- en lezzetli balık23
- 25 eylül 2026 italya belçika maçı4
ahmet ada şiiri.
sokağı gökyüzüyle ilişkilendiriyorum
izinli askerlerin şapkalarından
asker şapkalarından bir gökyüzü
nasılsa her gün yaşıyor içimde
acılardı yaban otlardı az az kanıyor
ayrılıklardı mektuplardı az az kanıyor
hazirandı o hepten kanıyor
bak, bir ormanı seçiyoruz, işte
yerini bulmuş ağaçlar içimizde
sarnıçtan suluyoruz ağaçları
ağaçlar fısıltıyla yağmurdan konuşuyor
yağmuru senin yanına iliştirmeliyim
bir sinema günü dinmesini bekledikti
bir süre kül rengi çatılarda
yağmurdu az az kanayan içimde
çoğu aşk sonu kederleriyle ilgilidir
kederleri güz başlangıcına iliştirmeliyim
ben ne zamandır yalnızım
herkes ne kadar yalnız
güz ne kadar büyütüyor yalnızlığı
ben kaçar gibi yaşamalıyım
kırlangıçları, ağaçları, telâşlı sesleri
güz biriktiriyor yaşlılığı
bakışlarım bir noktaya çoğalıyor
sağlıktı hastalıktı ölümdü
belki de her şey eskisi gibi
biz hepimiz yeniden doğuyoruz
ağacın ağaç olduğu bir yanılsama belki
suyun su, kuşun kuş
belki de her şey hiç yaşanmadı
deniz kabukları, masamdaki yeşil sürahi
sözcükler, sözcükler anlamını yitiriyor
bir kök biberiyle, tuzlu çakıl taşları
hepsi bir yanılsama belki
neye dokunsam çözülüyor çünkü
şu kadarcık yeşilliğe yer kalmıyor dünyada
çoğu hayatı bir aşk gibi yaşamakla ilgilidir
azar azar eksiliyor farkına varmıyorum
derken geceyi gündüzü bilmiyorum
ağaçlar kapı aralıklarından görünüyor
annemdi hayal oluyor içerlerde
odalardan odalara geçtikçe
sonra o erken vakitlerde
perdeleri aralardı gün girsin diye
komşunun balkonunda çiçekler
çiçekler rüzgârda kokuyor
kokuyor ya her bir o kadar güzel ki
belki de hepsi bir yanılsama
çiçeklerdi ağaçlardı az az kanıyor
güzel insanlar erken ölüyor
mahzun sayılır çocuklar
seni çocukların yanına iliştirmeliyim
çocuklar seni daha güzelleştiriyor
içimize yağmur yağıyor
yağmur seni daha güzelleştiriyor
belki her güzellik bir yanılsama
belki de ayan beyan her şey
herkesin çocukluğu işaret fişeği
ben hepsini yaşıyorum azar azar
kim bilir aşk bitti de bu bendeki
derviş türküleri...
sokağı gökyüzüyle ilişkilendiriyorum
izinli askerlerin şapkalarından
asker şapkalarından bir gökyüzü
nasılsa her gün yaşıyor içimde
acılardı yaban otlardı az az kanıyor
ayrılıklardı mektuplardı az az kanıyor
hazirandı o hepten kanıyor
bak, bir ormanı seçiyoruz, işte
yerini bulmuş ağaçlar içimizde
sarnıçtan suluyoruz ağaçları
ağaçlar fısıltıyla yağmurdan konuşuyor
yağmuru senin yanına iliştirmeliyim
bir sinema günü dinmesini bekledikti
bir süre kül rengi çatılarda
yağmurdu az az kanayan içimde
çoğu aşk sonu kederleriyle ilgilidir
kederleri güz başlangıcına iliştirmeliyim
ben ne zamandır yalnızım
herkes ne kadar yalnız
güz ne kadar büyütüyor yalnızlığı
ben kaçar gibi yaşamalıyım
kırlangıçları, ağaçları, telâşlı sesleri
güz biriktiriyor yaşlılığı
bakışlarım bir noktaya çoğalıyor
sağlıktı hastalıktı ölümdü
belki de her şey eskisi gibi
biz hepimiz yeniden doğuyoruz
ağacın ağaç olduğu bir yanılsama belki
suyun su, kuşun kuş
belki de her şey hiç yaşanmadı
deniz kabukları, masamdaki yeşil sürahi
sözcükler, sözcükler anlamını yitiriyor
bir kök biberiyle, tuzlu çakıl taşları
hepsi bir yanılsama belki
neye dokunsam çözülüyor çünkü
şu kadarcık yeşilliğe yer kalmıyor dünyada
çoğu hayatı bir aşk gibi yaşamakla ilgilidir
azar azar eksiliyor farkına varmıyorum
derken geceyi gündüzü bilmiyorum
ağaçlar kapı aralıklarından görünüyor
annemdi hayal oluyor içerlerde
odalardan odalara geçtikçe
sonra o erken vakitlerde
perdeleri aralardı gün girsin diye
komşunun balkonunda çiçekler
çiçekler rüzgârda kokuyor
kokuyor ya her bir o kadar güzel ki
belki de hepsi bir yanılsama
çiçeklerdi ağaçlardı az az kanıyor
güzel insanlar erken ölüyor
mahzun sayılır çocuklar
seni çocukların yanına iliştirmeliyim
çocuklar seni daha güzelleştiriyor
içimize yağmur yağıyor
yağmur seni daha güzelleştiriyor
belki her güzellik bir yanılsama
belki de ayan beyan her şey
herkesin çocukluğu işaret fişeği
ben hepsini yaşıyorum azar azar
kim bilir aşk bitti de bu bendeki
derviş türküleri...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar