bugün
- avusturya3
- futbol3
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı16
- ekonomi13
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- dünya2
- renault 9 broadway8
- akrabalarla ilişkiyi kes5
- kezoların burada kibirlenmesi5
- saç dökülmesi5
- ispanya7
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- fransa6
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- nihoşun ölümü16
- arkadaşlar bugün kavga yok mu5
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- memduh bashgan14
- yazın yorganla yatan insan5
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması5
- artı oy alma yolları5
- çaylak olunca hissedilenler5
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- hangi şehrin neyi meşhur4
- en hakiki mürşitteki ilim4
- tavsiye4
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- mason greenwood5
- gecenin şiiri5
- erdoğan ın dünya lideri olması2
- asteğmen7
- meal kuran değildir26
- halkın fesad'ı ahlakta haiz olduğu derece3
- mikrodalgaya sucuk koymak4
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- haydi selametle kt3
- inci sözlüğün sözlük olmakla alakası olmaması3
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- simko39
- tuba büyüküstün7
- rambo ariel ortega8
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek11
- moderatörlere sesleniş5
- yazarların bildiği en kötü küfür4
- brad pitt4
- eskort ile dertleşen adam2
- bu saatte yenebilecek şeyler3
- sabah alarmı2
- tarhana içen kıroyla işim olmaz yürüü diyen kız4
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
1300. yy.da türkistan'da yaşamış, kurduğu rasathanede uzayı ve yıldızları incelemiş, bir de yıldız haritası* çıkarmış fars kökenli bilim adamı.
Nasureddin Tusi, 1201 ile 1274 yıllarında yaşamış islam filozofu. Sözkonusu dönem, Moğol istilası sebebiyle Bağdad'da, bir yandan karanlık bir dönem bir yandan da önemli düşünce okullarının kurulduğu ve islam bilim kurumlarının açıldığı bir dönem oldu. Nasîrüddin Tûsî'de bu dönemde yetişmiş Şiî dünyasının tanınmış bir bilgesi olmuştur.
Nasîrüddin Tûsî, babasının ve dayısının etkisiyle erken yaşlardan itibaren kelâm, felsefe ve matematik ile ilgilenmeye başladı. Felsefi gelişmesinin belirli bir evresinde ibn-i Sina'nın işârât'ını okudu ve uzun yıllar bu metinle uğraştı. Bu uğraşmaların ardından en önemli eserlerinden biri sayılan Şerh-i işârât´ı kaleme aldı.
Kemalûddin Hâsip'ten matemetiği ve Burhanüddin Hamedanî'den hadisleri öğrendi. Pek çok bilgi dalıyla ilgilendi ve derinleşmeye çalıştı; tanınmış bilginler yetiştirdi (Allâme Hillî, Kutbüddin Şirvanî gibi).ismaili mezhebinden ve edebiyat, tasavvuf ve felsefe ilgilisi Nasîrüddin Ebu'l-Feth b.Mansûr'nin meclisinde yer aldı. Abbasi halifesi El-Mûtasım'ı öven bir kaside yazdıktan sonra araları açıldı ve sürgüne gönderildi.
Hasan Sabbah 'ın yedinci halefi Khudavend Alaüddin aracılığıyla Alamut kalesi'nde saklandı. Daha sonra, 1247'ye kadar, yarı tutuklu olarak Meymûn Daye kalesinde tutuldu. Moğolların kaleleri ele geçirmesiyle serbest kaldı. Moğol hükümdarı Hülâgu'nun müşaviri olarak görev aldı ve bütün bilimsel ve felsefi çalışmalarında ondan destek aldı. Ünlü Marâgâ Rasathanesini bu sırada kurdu ve bu kurum en büyük islam bilim kurumlarından biri olarak yer aldı. Rasathanenin yanında büyük bir kütüphane kurulması da gerçekleştirildi, burada dört yüz bin kitabın toplandığı sanılmaktadır. Hûlagü han bir yandan Bağdadı yakıp yıkan bir yandan da orada yeniden bilim kurumlarının kurulmasını destekleyen kişi oldu. Daha sonraki hükümdar Abaka Han tarafından da destek gördü ve yaşlılığında bu destek sayesinde önemli eserlerini üretti.
Nasîrüddin Tûsî, islam felsefesinde yeni bir felsefe ekolü ortaya koymamıştır, ancak yine de felsefi çalışmaları derinlik ve kapsamıyla etkili olmuş bir bilge olarak yer almıştır. Daha çok meşşai filozoflarının yolundan gitmiş olduğu söylenebilir, onların felsefi tezlerini Şiiliğin prensiplerine uyarlamaya çalıştı. islam dünyasında ilk defa bir sistematik etik kitabını yazan kişi oldu. Sisteminde Aristoteles'in ahlak ilkeleriyle Gazâli'nin mistik ve tasavufi ahlak düşünceleriyle bir arada değerlendirmeye çalıştı. Bir tür sentez arayışında oldu. Bu ahlak felsefesinin bir bölümünü de eğitim konusundaki düşünceleri oluşturmaktadır. Ona göre çocuğun doğumundan itibaren ona uygun bir ad verilmeli (çünkü adlar kader üzerinde etki yapar), iyi bir sütanneye sahip olmalı ve yetişme döneminde çocuk kötü huy edineceği ortamlardan korunmalıdır. Bu süreçte ona aklını kullanmasını ve akıl yoluyla elde edilen erdemleri sevmesini öğretmek gerekir. Arzularına hakim olmanın ve kendini tutmanın bir erdem olarak öğretilmesi gerekir. Bundan sonra ise çocuk hangi sanata ya da ilgiye yetenekli ise ona yönlendirilmeli ve özendirilmelidir. *
Nasîrüddin Tûsî, babasının ve dayısının etkisiyle erken yaşlardan itibaren kelâm, felsefe ve matematik ile ilgilenmeye başladı. Felsefi gelişmesinin belirli bir evresinde ibn-i Sina'nın işârât'ını okudu ve uzun yıllar bu metinle uğraştı. Bu uğraşmaların ardından en önemli eserlerinden biri sayılan Şerh-i işârât´ı kaleme aldı.
Kemalûddin Hâsip'ten matemetiği ve Burhanüddin Hamedanî'den hadisleri öğrendi. Pek çok bilgi dalıyla ilgilendi ve derinleşmeye çalıştı; tanınmış bilginler yetiştirdi (Allâme Hillî, Kutbüddin Şirvanî gibi).ismaili mezhebinden ve edebiyat, tasavvuf ve felsefe ilgilisi Nasîrüddin Ebu'l-Feth b.Mansûr'nin meclisinde yer aldı. Abbasi halifesi El-Mûtasım'ı öven bir kaside yazdıktan sonra araları açıldı ve sürgüne gönderildi.
Hasan Sabbah 'ın yedinci halefi Khudavend Alaüddin aracılığıyla Alamut kalesi'nde saklandı. Daha sonra, 1247'ye kadar, yarı tutuklu olarak Meymûn Daye kalesinde tutuldu. Moğolların kaleleri ele geçirmesiyle serbest kaldı. Moğol hükümdarı Hülâgu'nun müşaviri olarak görev aldı ve bütün bilimsel ve felsefi çalışmalarında ondan destek aldı. Ünlü Marâgâ Rasathanesini bu sırada kurdu ve bu kurum en büyük islam bilim kurumlarından biri olarak yer aldı. Rasathanenin yanında büyük bir kütüphane kurulması da gerçekleştirildi, burada dört yüz bin kitabın toplandığı sanılmaktadır. Hûlagü han bir yandan Bağdadı yakıp yıkan bir yandan da orada yeniden bilim kurumlarının kurulmasını destekleyen kişi oldu. Daha sonraki hükümdar Abaka Han tarafından da destek gördü ve yaşlılığında bu destek sayesinde önemli eserlerini üretti.
Nasîrüddin Tûsî, islam felsefesinde yeni bir felsefe ekolü ortaya koymamıştır, ancak yine de felsefi çalışmaları derinlik ve kapsamıyla etkili olmuş bir bilge olarak yer almıştır. Daha çok meşşai filozoflarının yolundan gitmiş olduğu söylenebilir, onların felsefi tezlerini Şiiliğin prensiplerine uyarlamaya çalıştı. islam dünyasında ilk defa bir sistematik etik kitabını yazan kişi oldu. Sisteminde Aristoteles'in ahlak ilkeleriyle Gazâli'nin mistik ve tasavufi ahlak düşünceleriyle bir arada değerlendirmeye çalıştı. Bir tür sentez arayışında oldu. Bu ahlak felsefesinin bir bölümünü de eğitim konusundaki düşünceleri oluşturmaktadır. Ona göre çocuğun doğumundan itibaren ona uygun bir ad verilmeli (çünkü adlar kader üzerinde etki yapar), iyi bir sütanneye sahip olmalı ve yetişme döneminde çocuk kötü huy edineceği ortamlardan korunmalıdır. Bu süreçte ona aklını kullanmasını ve akıl yoluyla elde edilen erdemleri sevmesini öğretmek gerekir. Arzularına hakim olmanın ve kendini tutmanın bir erdem olarak öğretilmesi gerekir. Bundan sonra ise çocuk hangi sanata ya da ilgiye yetenekli ise ona yönlendirilmeli ve özendirilmelidir. *
tusi tasavvurat'ında, ateizmin ve nihai bir ikliğin mantıki imkanını reddettikten sonra; farabi, ibn miskeveyh, ve ibn sina'nın aksine, rasyonel esaslar üzerinde mantık ve metafiziğin allah'ın varlığını ispat etme konusunda çok yetersiz kalacağını öne sürer. allah her ispatın nihai ilkesidir ve bu sebeple bütün mantık ve metafiziğin temeli olarak kendisi mantıki ispattan bağımsızdır. formel mantığın temel yasaları gibi , o ne ispata muhtaçtır ne de ona uygundur. o kozmik mantığın temel, zorunlu ve apaçık ilkesidir ve o'nun varlığı ispat edilmekten çok zorunlu olarak kabul edilir. ahlaki hayatın tetkikinden de benzer bir sonuca ulaşılır ve modern çağda kant'ın yaptığı gibi allah'ın varlığını ahlakın temel bir kaziyesi olarak görür. ispatın ispat olunan şeyin tam kavranmasını ifade ettiğini ve sonlu varlık olarak isanın ezeliyyeti içinde allah'ı kavramasının imkansız olması sebebiyle, o'nun varlığını ispatlamasının da imkansız olduğunu iddia eder..
(bkz: marağa rasathanesi)
hülağü hanın veziri, astronom, matematikçi alim. halifeyi esir alan hülagü hana çok iyi akıl vermesi ile bilinir. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar