bugün
- şimdi ne yapsam acaba10
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- amedspor30
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek11
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- kim milyoner olmak ister5
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- bu ne hal yahu9
- yarma şeftali7
- manken gibi kadınla evlenmek4
- 01100010 01100001 01101011 100110001 011011104
- kar soğuğu4
- bu sözlükte en büyük benim4
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- cumartesi gecesi3
- aleksey batrakov27
- itici gelen davranışlar3
- akşama ne yemek yapsam11
- gençlerin iş arama paltformları2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- bilecik3
- geceye bir şiir bırak5
- erdoğan'ın trump ile telefon görüşmesi4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- ismet özel der ki2
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- 4 çocuğunu bırakıp evli genç adama kaçan kadın5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı9
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- masaj salonu2
- galatasaray7
- şeftalinin tüylerini jiletle almak5
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- izdivaç programları3
- bize ne sizin mutfağınızdan6
- sözlük üzerinden alınan son dm6
- deveciolpeyy5
- kumar oynamak2
- yemek fotoğrafıyla düşen erkek5
- 900 lü hatlar2
- sözlük yazarlarının şeftalileri5
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- kaz eti2
- 7 kasım 2026 göztepe başakşehir maçı3
- fonma fontül fonyan fonya3
tarihimizin acı bir hikayesidir.
http://www.hurriyet.com.t...sehitleri-unutul-40472474
http://www.hurriyet.com.t...sehitleri-unutul-40472474
yılan adası diye anılması malum yıllanlardan dolayıdır, cehennem adası diye adlandırılması da haftada bir su getirilmesinden kaynaklı olduğu söyleniyor.
getirilen su önce rus kahvelerine götürülürmüş artan kısımda esirlere verilirmiş. bu yüzden çoğu türk esir susuzluktan kırılmış. (sarıkamış sonrası esir alınan türklerin sadece asker olduğunu sanmayın kayıtlarda 80 yaşında olanlar ile daha bebek dediğimiz 2 yaşında çocuk olanlar bile vardır. bunun sebebi rus güçlerine bağlı ermeni birlikleridir, bunlar bölgeyi türksüzleştirmek adına yani bölge halkını göçe zorlamak için birçok yola başvurdular)
esir türklere kısıtlı su verildiği için temizlik durumu da olmuyor tabii buna azerbaycan türkleri kayıtsız kalmamış ve bakü de bulunanlar ilgili komutanlığa haftada bir gün o da olmadı bayram günlerinde bu esirleri alıp banyo ihtiyaçlarını giderelim demişler. neyse ki ilgili komutanlık yukarıdan gelen onayla bunu kabul etmiş ve bu kardeşlerimiz kayıklarla adaya geçip bu sorunu aşmaya çalışmış. (azerbaycan türklerinin yardımıyla bu sırada kaçmayı başaranlarda varır. buna karşın yolda kayıkların batırılması durumları da vardır)
azerbaycan türkleri nargin adası'ndaki türk esirlerinin durumuyla oldukça ilgilenmişler. hatta yardım heyetlerinin ve cemiyetlerin dışında şahsî olarak da idarî makamlara başvurarak, türk esirlerine yardım etmek amacıyla girişimde bulunmuşlar.
nargin adası’nda esir olan türk subaylarından ahmet göze, azerbaycan türklerinin kendilerine yapmış oldukları yardımlara değinirken azerbaycanlı ayşe hanım adlı bir türk kadınının göstermiş olduğu yardımseverliği şöyle anlatmaktadır;
“...ayşe hanım zengin bir kadın, çok büyük bir vatanperver, milli hisleri kuvvetli ve çok cömert bir hanımefendidir. nargin adası'nda yüzlerce türk esirinin bulunduğunu bilmekte ve her fırsatta kendilerini ziyarete gelmektedir. "asker evlatlarım, ziyarete geldim" diyerek hallerini hatırlarını sormaktadır. "her haliyle bütün servetini onlara feda etmeye hazır olduğunu belli etmektedir. bu hamiyetli yaşlı hanım bütün kampın anası olmuştur adeta. bilhassa bayramlarda sabah sabah kampa koşmakta ve "asker evlatlarının" bayramlarını tebrik etmektedir. amma nasıl tebrik. kâhyası arkasından bütün esirlere maaşları kadar maaş yani albaya albay, yüzbaşıya yüzbaşı maaşı bayram harçlığı ve herkese birer kat çamaşır, ayakkabı vesaireyi muhtevi bohçalar vermektedir. onun karşılanışı da bir âlemdir. bütün esirler onu merasimle tabur halinde karşılayıp selamlamakta kendisi de esir olan bu kadına en büyük saygıyı, o da onlara en büyük sevgiyi göstermektedir.”
türk esirlere büyük yardımlarda bulunan ayşe hanım, bolşeviklerin bakü’ya girişlerinde öldürülmüştür.
okurum diyenlere bir link: http://e-dergi.atauni.edu...ile/1020002502/1020002504
getirilen su önce rus kahvelerine götürülürmüş artan kısımda esirlere verilirmiş. bu yüzden çoğu türk esir susuzluktan kırılmış. (sarıkamış sonrası esir alınan türklerin sadece asker olduğunu sanmayın kayıtlarda 80 yaşında olanlar ile daha bebek dediğimiz 2 yaşında çocuk olanlar bile vardır. bunun sebebi rus güçlerine bağlı ermeni birlikleridir, bunlar bölgeyi türksüzleştirmek adına yani bölge halkını göçe zorlamak için birçok yola başvurdular)
esir türklere kısıtlı su verildiği için temizlik durumu da olmuyor tabii buna azerbaycan türkleri kayıtsız kalmamış ve bakü de bulunanlar ilgili komutanlığa haftada bir gün o da olmadı bayram günlerinde bu esirleri alıp banyo ihtiyaçlarını giderelim demişler. neyse ki ilgili komutanlık yukarıdan gelen onayla bunu kabul etmiş ve bu kardeşlerimiz kayıklarla adaya geçip bu sorunu aşmaya çalışmış. (azerbaycan türklerinin yardımıyla bu sırada kaçmayı başaranlarda varır. buna karşın yolda kayıkların batırılması durumları da vardır)
azerbaycan türkleri nargin adası'ndaki türk esirlerinin durumuyla oldukça ilgilenmişler. hatta yardım heyetlerinin ve cemiyetlerin dışında şahsî olarak da idarî makamlara başvurarak, türk esirlerine yardım etmek amacıyla girişimde bulunmuşlar.
nargin adası’nda esir olan türk subaylarından ahmet göze, azerbaycan türklerinin kendilerine yapmış oldukları yardımlara değinirken azerbaycanlı ayşe hanım adlı bir türk kadınının göstermiş olduğu yardımseverliği şöyle anlatmaktadır;
“...ayşe hanım zengin bir kadın, çok büyük bir vatanperver, milli hisleri kuvvetli ve çok cömert bir hanımefendidir. nargin adası'nda yüzlerce türk esirinin bulunduğunu bilmekte ve her fırsatta kendilerini ziyarete gelmektedir. "asker evlatlarım, ziyarete geldim" diyerek hallerini hatırlarını sormaktadır. "her haliyle bütün servetini onlara feda etmeye hazır olduğunu belli etmektedir. bu hamiyetli yaşlı hanım bütün kampın anası olmuştur adeta. bilhassa bayramlarda sabah sabah kampa koşmakta ve "asker evlatlarının" bayramlarını tebrik etmektedir. amma nasıl tebrik. kâhyası arkasından bütün esirlere maaşları kadar maaş yani albaya albay, yüzbaşıya yüzbaşı maaşı bayram harçlığı ve herkese birer kat çamaşır, ayakkabı vesaireyi muhtevi bohçalar vermektedir. onun karşılanışı da bir âlemdir. bütün esirler onu merasimle tabur halinde karşılayıp selamlamakta kendisi de esir olan bu kadına en büyük saygıyı, o da onlara en büyük sevgiyi göstermektedir.”
türk esirlere büyük yardımlarda bulunan ayşe hanım, bolşeviklerin bakü’ya girişlerinde öldürülmüştür.
okurum diyenlere bir link: http://e-dergi.atauni.edu...ile/1020002502/1020002504
Birinci Dünya Savaşı sırasında Sarıkamış'ta ve doğu cephesinde ruslara esir düşen Türk askerleri, sürekli kalacakları esir kamplarına götürülmeden önce, toplama kamplarında tutulurdu. işte bu toplama kamplarının en bilineni, Hazar Denizi'nde Bakü'nün birkaç kilometre açığındaki Nargin Adası'ydı. Sarıkamış'tan, Doğu Anadolu'dan Bakü'ye trenle getirilen esirler, 1915 yazından itibaren teknelerle bu adaya taşındı.
Nargin'deki kampta Alman, Avusturyalı, Macar ve Bulgar esirler de vardı ancak en kalabalık grubu Türkler oluşturuyordu. Hiçbir bitki örtüsü ve su kaynağı olmayan adaya "Yılan Adası" adı verilmişti. Çileli mahrumiyet içindeki esaret günlerinde Türk esirlerin, Nargin'e taktıkları isim ise "Cehennem Adası" ydı.
Tahtadan yapılan esir barakaları köhne binalardı ve haşaratla dolu, pis yerlerdi. Esirlerin çoğu zaman şiltelerde, kuru tahta üzerinde ya da yerde uyuyordu. Balık istifi barakalarda son derece sağlıksız koşullarda kalan esirler arasında bulaşıcı hastalıklar yaygındı ve ölüm oranı yüksekti.
Savaş sırasında Türk esirlerin ilk istasyonu olan Nargin, esir kafilelerinin artması sonucu zaman zaman boşaltılıyordu. Esirler, Nargin Adası'dan alınarak Rusya'daki diğer kamplara gönderiliyordu. 1920 yılının Eylül ayına kadar esir kampı olarak kullanılan Nargin, Osmanlı Birliklerinin 15 Eylül 1920'de Bakü'ye girmesinin ardından kapatılmış ve esirler tahliye edilmişti.
(Cem Fakir, NTV Tarih, Şubat 2012)
Nargin'deki kampta Alman, Avusturyalı, Macar ve Bulgar esirler de vardı ancak en kalabalık grubu Türkler oluşturuyordu. Hiçbir bitki örtüsü ve su kaynağı olmayan adaya "Yılan Adası" adı verilmişti. Çileli mahrumiyet içindeki esaret günlerinde Türk esirlerin, Nargin'e taktıkları isim ise "Cehennem Adası" ydı.
Tahtadan yapılan esir barakaları köhne binalardı ve haşaratla dolu, pis yerlerdi. Esirlerin çoğu zaman şiltelerde, kuru tahta üzerinde ya da yerde uyuyordu. Balık istifi barakalarda son derece sağlıksız koşullarda kalan esirler arasında bulaşıcı hastalıklar yaygındı ve ölüm oranı yüksekti.
Savaş sırasında Türk esirlerin ilk istasyonu olan Nargin, esir kafilelerinin artması sonucu zaman zaman boşaltılıyordu. Esirler, Nargin Adası'dan alınarak Rusya'daki diğer kamplara gönderiliyordu. 1920 yılının Eylül ayına kadar esir kampı olarak kullanılan Nargin, Osmanlı Birliklerinin 15 Eylül 1920'de Bakü'ye girmesinin ardından kapatılmış ve esirler tahliye edilmişti.
(Cem Fakir, NTV Tarih, Şubat 2012)
Birinci Dünya Savaşı'nda esir kampı olarak kullanılan, 10 bine yakın Türk asker ve sivilin şehit edildiği tahmin edilen Hazar Denizi'ndeki Ruslara ait ada.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com