bugün
- sözlük erkeklerinin kadın halleri7
- nickten isim tahmini yapmak43
- from dizisi4
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya9
- beynimi aldırdım vs solcuyum4
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları3
- japon denince akla gelenler9
- bursalı erkekler15
- g'i l d'e d l'i l y24
- sözlük kızlarının kombinleri10
- yazarların aylık gelirleri5
- sözlüğün en güzel burunlu erkek yazarı2
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- türklerin soykırım yaptığı gerçeği3
- kurbağa öpüp prens beklemek2
- erkek erkeğe dudaktan öpüşmek3
- dünya kupası 20262
- kahve içelim mi4
- manyak mısınız nesiniz7
- sözlüğün kralı olmak5
- tai lung'un erkeklerden hoşlanması6
- homofobik erkek3
- türkiye ekonomi modeli3
- ben sivaslıyım2
- enayimiknatisii16
- diamond bosphorus23
- kemalist erkekler gizli eşcinsel midir3
- habire12 adamdır37
- on üçüncü nesil yazarlara hoş geldin diyoruz4
- anın görüntüsü18
- tarla ortasında yalnız ağaç2
- velvet51
- tai lung24
- slavko vincic2
- kavga etmekten korkan erkek8
- kendine diyar olmak2
- vatan hainleri3
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı8
- karın ağrısına mekikli çözüm3
- az yakar diye dizel araba alan memur4
- habire1259
- hashimoto tiroiditi4
- manitaya miyavlamak2
- ona bir şey söyle6
- evde kalmış erkek kurusu2
- şeyh olmak için gerekenler3
- free bird2
- kuşların temiz arabalara sıçması6
- kıbrıs4
- nervio hamferdi6
ne zaman nerde çıkacağı yani zamanı ve mekanı belli olmayan şey.
Ultrasonda o minik ağzı burnu ve minik pipisi göründüğü an hissedilen şey.
winrar ın deneme süresi bitti uyarısını görmeden altyazıyı filme atıvermek.
bazen bir çikolata parçası,
bazen yeni bir topuklu ayakkabı,
bazen vizyondaki bir aşk filmi,
bazen eski bir dost,
bazen yeniden kıpırdayan bir kalp,
bazen de sebepsiz içine dolu verendir.
bazen yeni bir topuklu ayakkabı,
bazen vizyondaki bir aşk filmi,
bazen eski bir dost,
bazen yeniden kıpırdayan bir kalp,
bazen de sebepsiz içine dolu verendir.
Sevdigin insanla paylasmasini istenilen his.
bazıları için ufacık şeylerin bile yeterli geldiği; kimilerin ise dünyaları verseler hiç bulamadığıdır...
MUTLULUK...
Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız.
Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz.
Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük
olacağını söyleriz.
Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır. Eğer şimdi değil ise ne zaman?...
Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.
En sevdiğim sözlerden biri Alfred D. Souza' ya aittir.
Der ki; "Uzun zamandan beridir hayatın -gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım.
Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken birşey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat
başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı."
Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığının gösterdi.
Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kiymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin.
Unutmayın!! zaman hiç kimse için beklemez.
Öyleyse;
Okulu bitirene kadar,
100 milyar kazanana kadar,
Çocuklarınız olana kadar,
Çocuklarınız evden ayrılana kadar,
Işe başlayana kadar,
Evlenene kadar,
Cuma gecesine kadar,
pazar sabahına kadar,
Yeni bir araba, ya da ev alana kadar,
Borçlari ödeyene kadar,
Ilkbahara kadar,
Yaza kadar,
Sonbahara kadar,
Kışa kadar,
Maaş gününe kadar,
Şarkınız söylenene kadar,
Emekli olana kadar,
Ölene kadar.....
MUTLU OLMAK IÇIN IÇINDE BULUNDUĞUNUZ 'AN' DAN DAHA IYI BIR ZAMAN OLDUĞUNA KARAR VERMEK IÇIN BEKLEMEKTEN VAZGEÇIN. MUTLULUK BIR VARIŞ DEĞIL, BIR YOLCULUKTUR. "PEK ÇOKLARI MUTLULUĞU INSANDAN DAHA YÜKSEKTE ARARLAR,
BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA. OYSA MUTLULUK INSANIN BOYU HIZASINDADIR."
Unutmayın "YARIN KIMSEYE VAAD EDiLMEMIŞTIR."
*
MUTLULUK...
Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi.
Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıkları için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız.
Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz.
Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük
olacağını söyleriz.
Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır. Eğer şimdi değil ise ne zaman?...
Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.
En sevdiğim sözlerden biri Alfred D. Souza' ya aittir.
Der ki; "Uzun zamandan beridir hayatın -gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım.
Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken birşey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat
başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı."
Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığının gösterdi.
Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kiymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin.
Unutmayın!! zaman hiç kimse için beklemez.
Öyleyse;
Okulu bitirene kadar,
100 milyar kazanana kadar,
Çocuklarınız olana kadar,
Çocuklarınız evden ayrılana kadar,
Işe başlayana kadar,
Evlenene kadar,
Cuma gecesine kadar,
pazar sabahına kadar,
Yeni bir araba, ya da ev alana kadar,
Borçlari ödeyene kadar,
Ilkbahara kadar,
Yaza kadar,
Sonbahara kadar,
Kışa kadar,
Maaş gününe kadar,
Şarkınız söylenene kadar,
Emekli olana kadar,
Ölene kadar.....
MUTLU OLMAK IÇIN IÇINDE BULUNDUĞUNUZ 'AN' DAN DAHA IYI BIR ZAMAN OLDUĞUNA KARAR VERMEK IÇIN BEKLEMEKTEN VAZGEÇIN. MUTLULUK BIR VARIŞ DEĞIL, BIR YOLCULUKTUR. "PEK ÇOKLARI MUTLULUĞU INSANDAN DAHA YÜKSEKTE ARARLAR,
BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA. OYSA MUTLULUK INSANIN BOYU HIZASINDADIR."
Unutmayın "YARIN KIMSEYE VAAD EDiLMEMIŞTIR."
*
bir tarafı hep eksik kalan.
uzunca bir müddet bu duyguyu yaşamanıza sebebiyet verecek durumlardan bir örnek: down sendromlu bir çocuğun gözlerinin ışığında, size duyduğu sevgiyi görmek..
bu durum, sevginin aslında gözle görülebilen somut bir kavram olduğunu düşünmenize de neden olur aynı zamanda.
bu durum, sevginin aslında gözle görülebilen somut bir kavram olduğunu düşünmenize de neden olur aynı zamanda.
kovaladıkça kaçan bir çeşit ateş böceği.
öyle ki, amaç haline getirildiğinde adamı adeta deli eder. hiç umulmadık bir aktivitenin yan ürünüdür genellikle.
hani ne zaman aranmasa o zaman bulunan kayıp eşyalar gibi...
öyle ki, amaç haline getirildiğinde adamı adeta deli eder. hiç umulmadık bir aktivitenin yan ürünüdür genellikle.
hani ne zaman aranmasa o zaman bulunan kayıp eşyalar gibi...
mutluluk, uzakta görünen bir arkadaşa elini kaldırıp .mına kym dediğinde onun elini kaldırıp merhaba deyişini seyretmektir.
ben heç günah yapmadım heç günah yapmadım repliğiyle akıllara kazınmış özgü namalın başrol aldığı başarılı film.
minik bir tebessüm.
minik bir tebessüm.
minik bir tebessüm.
minik bir tebessüm.
minik bir tebessüm.
minik bir tebessüm.
minik bir tebessüm.
kimi zaman, avuç içerisinde sıkıca tutulan 3 bisküvi tanesinin verdiğidir.
(img:#131173)
(img:#131173)
"doğuştan gelen tek bir yanılgı vardır. o da mutlu olmak için burada olduğumuzu sandığımızdır."
schopenhauer
schopenhauer
arada bir uğrayan , çok özleten ancak çok fazla beraber olunca tadı kaçan sanki özlenmeyi ister gibi davranan
duygu .
duygu .
pollyanaizm akımıdır.
Evimi bir parti sonrası temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam,
bir çok arkadaşım var demektir.
·Faturalarımı ödeyebiliyorsam, bir işim var demektir.
·Pantolonum biraz sıkıyorsa, aç kalmıyorum demektir.
·Gölgem beni izliyorsa, güneş ışığını görüyorum demektir.
·Otobüsten indiğim yerden işyerime yolu uzun buluyorsam,
yürüyebiliyorum demektir.
·Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyor ve bu eleştirileri
başkalarından da duyuyorsam, konuşma özgürlüğümüz var demektir.
·Otobüs beklerken yanımdaki adam anahtarları ile oynuyor ve ben bu
sesten rahatsız oluyorsam, duyuyorum demektir.
·Camları silmem, çatıyı onarmam gerekiyorsa bir evim var demektir.
·Dogal gaz faturam yüklü geliyorsa, ısınıyorum demektir.
·Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırlarım varsa, yığınla giyeceğim
var demektir.
·Çalar saatim sabahın köründe çalıyorsa, yaşıyorum demektir.
·Akşamları kendimi yorgun hissediyor ve bacaklarım ağrıyorsa , o gün
üretici olmuşum demektir.
VE TÜM BUNLARIN FARKINA VARABiLiYORSAM MUTLUYUM DEMEKTiR
Evimi bir parti sonrası temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam,
bir çok arkadaşım var demektir.
·Faturalarımı ödeyebiliyorsam, bir işim var demektir.
·Pantolonum biraz sıkıyorsa, aç kalmıyorum demektir.
·Gölgem beni izliyorsa, güneş ışığını görüyorum demektir.
·Otobüsten indiğim yerden işyerime yolu uzun buluyorsam,
yürüyebiliyorum demektir.
·Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyor ve bu eleştirileri
başkalarından da duyuyorsam, konuşma özgürlüğümüz var demektir.
·Otobüs beklerken yanımdaki adam anahtarları ile oynuyor ve ben bu
sesten rahatsız oluyorsam, duyuyorum demektir.
·Camları silmem, çatıyı onarmam gerekiyorsa bir evim var demektir.
·Dogal gaz faturam yüklü geliyorsa, ısınıyorum demektir.
·Yığınla yıkanacak ve ütülenecek çamaşırlarım varsa, yığınla giyeceğim
var demektir.
·Çalar saatim sabahın köründe çalıyorsa, yaşıyorum demektir.
·Akşamları kendimi yorgun hissediyor ve bacaklarım ağrıyorsa , o gün
üretici olmuşum demektir.
VE TÜM BUNLARIN FARKINA VARABiLiYORSAM MUTLUYUM DEMEKTiR
Cezası olmayan hırsızlık.
bugün biriyle tanıştın, hani reklamlardaki gibi, omzun dokundu omzuna ve kitapları saçıldı yolun ortasına. hızla, telaşla "pardon" diyerek yardım edip topladın kitapları. Sonra konuştunuz, birçok ortak noktanız var, bir yere oturup bir şeyler içtiniz. Sonra sevdiniz birbirinizi, sözleşip ayrıldınız ertesi gün görüşmek üzere.
Ertesi gün, elinizde çiçeklerle dikilip karşısına, yürürken ürkekçe dokundunuz ellerine ve sonra da dudaklarına. Artık sevgiliydiniz. işte bu mutluluktur. Siz birini çaldınız az önce başka birinden. Başka birinin umutları yıkıldı belki sizi öpüşürken gördüğünden.
bugün biriyle tanıştın, hani reklamlardaki gibi, omzun dokundu omzuna ve kitapları saçıldı yolun ortasına. hızla, telaşla "pardon" diyerek yardım edip topladın kitapları. Sonra konuştunuz, birçok ortak noktanız var, bir yere oturup bir şeyler içtiniz. Sonra sevdiniz birbirinizi, sözleşip ayrıldınız ertesi gün görüşmek üzere.
Ertesi gün, elinizde çiçeklerle dikilip karşısına, yürürken ürkekçe dokundunuz ellerine ve sonra da dudaklarına. Artık sevgiliydiniz. işte bu mutluluktur. Siz birini çaldınız az önce başka birinden. Başka birinin umutları yıkıldı belki sizi öpüşürken gördüğünden.
bazen 2 dudağın arasındadır.
şehirler arası otobüs yolculuğu yaparken mideyi bozmak, artık güzel anılara elveda deyip her şeyi koyvermeye hazırlanırken ''ismail'in yeri'' isimli dinlenme tesislerini görmektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar