bugün
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı6
- arda güler7
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması2
- demir çelik5
- kale3112'deki kale hangi kale10
- buz gibi bira8
- 0 0 714
- ecevit denince akla gelen şeyler2
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- sözlükte flört etmemek9
- en iyi pizza içeriği10
- bursa6
- sözlük kızlarının küfürbaz olması6
- sıcak şarap4
- en lezzetli balık24
- rte denince akla gelen seyler2
- acı gerçekler14
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- gece vardiyası3
- arkadaşlar lütfen4
- karşı cinsteki en itici özellik16
- köy9
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- şi ve trump'ın ticaret anlaşması2
- babybombshell2
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi4
- gece tostu4
- en enayi huyunuz4
- paradox interactive3
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- anın görüntüsü23
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- gammazlar göreve8
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- sözlükte aile kurmak8
- dünyanın en kötü hissi3
- ağlamak7
- hünkar beğendi vs alinazik9
- zendaya4
- yıllar ona hiç acımamış3
- başlığı başa bırakıp kaçan yazarı enselemek3
- otobüste giderken yanındakinin geviş getirmesi3
- agaçlarla dertleşmek3
- ezoterizm4
- 25 eylül 2026 fidan'ın libya toplantısı2
- motorla kaza yapan kadın7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği37
çoğu insanın yaptığı roldür. bazı insanlara bu rol verilmiştir.
hakkıyla yerine getirir. e ama bu insanın da bir patlama noktası vardır.
şöyle ki:
--spoiler--
2008 yılıydı. mutlu bir yıldı. kimse rol falan kesmiyordu. ama sanırım mutlu olmaktan yorulduğum bir gündü. sigortalar inik, devreler kapalı halde tüm gün okulda insanlara surat yapmaktı planım. ama daha ikinci derse gelmiştik ki iki üç arkadaşım bu halime dayanamadı. okulu kırmaya karar verdik.
ne yapalım dedik ve kendimiz sahilde bulduk. geziyorduk ama ben hala gülmüyordum. gülmek istemiyordum.
en sonunda bir erkek arkadaşımız atarlanıp bana şöyle dedi: " e patlatacağım ama iki tane. ne bu hal ergenler gibi!"
ben de buna karşılık şöyle dedim:
+ ne oldu? üzgün halimi sevmedin mi? oh ne ala be! gülerken herkesle iyisin, herkes seni seviyor. ama üzgünken çekilmezsin lanetsin. espirili gülen enurchem i seviyorsun ama üzgün somurtan enurchem çekilmez oluyor öyle mi?
- öyle mi dedim ben? gül işte, güldür bizi.
o an önümüzdeki su birikintisine gözüm ilişti. hızlıca su birikintisinin içine hopladım. tabi atarlı arkadaşımın pantolonunun paçalarına sıçradı. hepten atarlandı.
-ne yaptın ya?! ne oluyo sana bir anlayabilsem?
+ bu halimi sevdin mi sevmedin mi? hep gülmek zorunda mıyım? bir kere de sorgula? derdim var belki, bir gün olsun beni çeksen ne olur?
-biz seni hep çekeriz. üzgün oluşuna saygı duyuyorum. elbette üzüleceksin. üzülmek insanlara göre. ama biz senin gülen haline alışkınız ya. üzgün olman tuhafımıza gidiyor. bazılarına mutluluk rolü verilmiş gibi ya, sen de o rol dışına çıkınca bünyemize ters geliyor. o bakımdan. yoksa her halinle seviyoruz biz seni.
duymak istediğim buydu herhalde. o günün sonrasında hep güldüm çünkü.
he arkadaşımın çamur sıçramış paçaları mı? onlara çamur sıçrattığımı unuttu, tüm gün öyle gezdi.*
--spoiler--
hakkıyla yerine getirir. e ama bu insanın da bir patlama noktası vardır.
şöyle ki:
--spoiler--
2008 yılıydı. mutlu bir yıldı. kimse rol falan kesmiyordu. ama sanırım mutlu olmaktan yorulduğum bir gündü. sigortalar inik, devreler kapalı halde tüm gün okulda insanlara surat yapmaktı planım. ama daha ikinci derse gelmiştik ki iki üç arkadaşım bu halime dayanamadı. okulu kırmaya karar verdik.
ne yapalım dedik ve kendimiz sahilde bulduk. geziyorduk ama ben hala gülmüyordum. gülmek istemiyordum.
en sonunda bir erkek arkadaşımız atarlanıp bana şöyle dedi: " e patlatacağım ama iki tane. ne bu hal ergenler gibi!"
ben de buna karşılık şöyle dedim:
+ ne oldu? üzgün halimi sevmedin mi? oh ne ala be! gülerken herkesle iyisin, herkes seni seviyor. ama üzgünken çekilmezsin lanetsin. espirili gülen enurchem i seviyorsun ama üzgün somurtan enurchem çekilmez oluyor öyle mi?
- öyle mi dedim ben? gül işte, güldür bizi.
o an önümüzdeki su birikintisine gözüm ilişti. hızlıca su birikintisinin içine hopladım. tabi atarlı arkadaşımın pantolonunun paçalarına sıçradı. hepten atarlandı.
-ne yaptın ya?! ne oluyo sana bir anlayabilsem?
+ bu halimi sevdin mi sevmedin mi? hep gülmek zorunda mıyım? bir kere de sorgula? derdim var belki, bir gün olsun beni çeksen ne olur?
-biz seni hep çekeriz. üzgün oluşuna saygı duyuyorum. elbette üzüleceksin. üzülmek insanlara göre. ama biz senin gülen haline alışkınız ya. üzgün olman tuhafımıza gidiyor. bazılarına mutluluk rolü verilmiş gibi ya, sen de o rol dışına çıkınca bünyemize ters geliyor. o bakımdan. yoksa her halinle seviyoruz biz seni.
duymak istediğim buydu herhalde. o günün sonrasında hep güldüm çünkü.
he arkadaşımın çamur sıçramış paçaları mı? onlara çamur sıçrattığımı unuttu, tüm gün öyle gezdi.*
--spoiler--
insanlığın büründüğü en saçma roldür.
gerekli olmayan rol.
baska ne yapacaksın ki?kim dinleyecek mutlu olmasan kim gercekten teselli edip arkanada duracak?sen de mutlu gibi görün ki bari yapmacık sözlerle teselli edilmeye calısılma.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar