bugün

Szölükte binlerze zıttırık başlık arasında aradığım ama, bulamadığım 14 yaşında intihar etmiş genç insan.

Buradaki insan humonoid kalıbında kullanılmamıştır. Hayvandan bozmalarla aynı sınıfta yer almadığını vurgulamak içindir.

Bu çocuk, daha hayatının baharında intiharı seçen bu çocuk, 4 yıl önce 4 arkadaşının öldüğü bir kaza geçirdi. En iyi arkadaşı bu kazada öldü. Fakir bir ailenin çocuğuydu ve evine uzak bir yerde okuyordu. Servis geldiğinde şoför onu azarladı. Sebep, yokuşta durmasıydı. Şoföre göre onun yüzünden fren patlamıştı. Daha sonra bir su kanalına uçtular. O, yaralı kurtuldu ama, en sevdiği arkadaşıyla beraber toplam 4 gencecik çocuk hayatını kaybetti. Hastane yatağındaki fotografında, yüzündeki hüzün çok belli olarak görülebilir. O an odanın içinde olmadığı da...

11 Eylül 2009 günü anma töreninde fenalaştı ve minik yüreği artık bu suçlamayı taşıyamadı. Kendi canını kendi aldı.

Halbuki, frenler çok daha önceden bozulmuştu ve bunu bilen şoförün daha dikkatli kullanması gerekirdi. 12 kişilik minibüse 25 kişinin doldurulması da kazanın asıl sebeplerinden biriydi. Sadece Musa suçsuzdu ama o, suçluluk duygusuna yenik düştü.

Şerefsizlerin hüküm sürdüğü bir dünyada minik Musa şerefinin vicdanının baskısına dayanamadı. Üzülmeniz için değil, bir durup düşünmeniz için yazdım bu satırları. Belki içiniz titrer de tüyleriniz dikleşir ve çok kısa bir an düşünürsünüz. Belki de umursamazsınız bile.

Belki...
musa. 14 yaşında. kendini asarak intihar etmiş. yetişkin! bir angutun kendini suçlamasına dayanamamış. vicdanı kaldıramamış bu suçlamayı. anlayamıyorum. tıkanıyorum. kendini kurtarmak için küçücük bir çocuğu suçlayan o adamı! anlayamıyorum. 14 yaşında kendisine yaşatılan vicdan azabı yüzünden ölmeyi seçen musa'yı anlayamıyorum. sen intihar etmeyi nereden biliyorsun be musa. ah be kardeşim. neler yaşadın da onuruna yediremedin be musa. onurun, haysiyetin ne anlama geldiğini bilmeyen yetişkinlerin, insanların yaşadığı topraklarda senin ölmen oldu mu be musa.
© copyright 2005 - 2026