bugün

Dirileceğim
''daha''sı var
bir vapur düdüğü kadar
bir ''daha'' ...

yok sayıp gidecek kadar
bir ''daha'' ...

kabullenmek buydu
susmak
koparmak
kaybetmek
ve
kazanmak...

sular akıyor
ben seyrediyorum
çağrılmamışlardan çağrılar bekleyen
olmazlardan olur bekleyen
ölmüşlerden dirilme bekleyen ben
deliliğimi kabulenip
delirmemek ve
tutmak için göğü
uçurtmalar bırakıyorum
ipi olmayan
ışıklı
belki de masmavi
eminönünde hayal edilip
hayale Moda'yı koyarak
kanyağım(ızla)
dizlerimi,
dizlerini,
dizlerimizi
kanata kanata
koşmak istiyorum...
*
hala sokaklarında dolaşırken barış manço'yu görecekmiş gibi olduğum kadıkköy'ün incisi. boşuna aşığı değildi barış.
istabul'un en yaşanası semtlerinden biridir. karşısında adalar, kalamış manzarası ile sessiz sakindir. huzur doludur. diğer taraftan bahariye ve kadıköy çarşılarına yürüme mesafesindeki yakınlığıyla büyük şehirden de kopmamışsınızdır. yalnız emlak fiyatlarındaki pahalılık ile de istanbul'da ilk ona rahat girer.
Şarkılarda karşımıza çıkan küçük ve sevimli yerleşim yeri.
(bkz: ajda pekkan moda yolu)
lisede arkadaşlarla toplaşıp gittiğimiz, kendimi tam anlamıyla özgür hissettiğim deniz kenarından ve çimenlerin üzerinden oluşan oturup içilesi, sızılası kara parçası.
şimdilerde tek bir arkadaşımı yanıma alıp gidiyorum..
çok şey değişti beee..
of offff..
moda o kadar çirkin bir şeydir ki, altı ayda bir değiştirmek zorunda kalırlar.
herkesin giydiğini giymek, herkesin taktığın takmak. herkesin giydiği moda oluyor yani. siz giyerek onu moda yapmıyorsunuz.
(bkz: tekerrür)
''moda bizim için sadece bir semt adıdır''.
(bkz: moda teras)
insanın ağzına sıçanı sevmesidir.sevme lan!
(bkz: şükran taksi) *
(bkz: barış manço)
(bkz: sürü psikolojisi)
(bkz: moda cup)
(bkz: kemal in yeri)
(bkz: ali usta)
(bkz: sahil)
(bkz: moda iskelesi)

önce moda cup'a uğranır. sandviç ve minik pastalardan ya da waffle alınır. sonra kemal'in yeri'ne geçilir. şansınız varsa denize bakan kenardaki masalardan birine oturulur ve bir çay söylenir. alınan sandviçler ve pastalar yenir, gazeteler okunur, sevgiliyle sarmaş dolaş olunur, ya da arkadaşla dedikodu yapılır. sonra hiiç üşenmeden moda cup'ın oraya dönülür ki ali usta'dan dondurma alınabilsin. dondurma alınır ve direkt sahile gidilir. sahilde yürüye yürüye dondurma yenilir. yorulunca biraz kayalıklarda veya çimenlerde oturulur. sonra da isterseniz moda iskelesi'nde bir çay keyfi ya da bira keyfi daha yapabilirsiniz. emin olun eve giderken süper bir gündü dersiniz. huzurlu bir yerdir moda, günübirlik tatildir.
küçükken moda hakkında bildiğim tek şey;

barış manço moda 81300 istanbul
"moda burnunda durmuşuz
nilgünsüz marmaraya dalmışız
ayşe gitmiş başka adama
gene cep kanyağına kalmışız" *
mükemmel ve keşfedilememiş bir sahili olan gittiğiniz zaman tüm yorgunluğunuzu alan güzel yer.
(bkz: rıza paşa sokak)
(bkz: moda deniz kulübü)
(bkz: moda caddesi)
(bkz: baris manco moda 81300 istanbul)
birine benzemek, onunla aynı tarzda giyinmek cinsinden taklitçilik...
Modus : Maß (Alm.) measure (ing.) demektir. yani ölcü ya da yöntem. fakat yayginligi olan, kütlesellesmis olan. Moda iste anlasilasaci gibi genele ait olan method, sekil ve ölcüdür.
ayni zamanda modus : limit /manner anlamina da gelir yani sinir ve tavir. Ama herhalükarda bugüne ayittir, aktüeldir. O nedenle "modayi belirlemek" tabiri kitlenin tavir ve ölcülerinde ancak genele yayginlasan bir girdiniz varsa dogrudur. "bugünün modasini belirlemek" tabiri ise yanlistir cünkü zaten moda, bugün varolandir.
istanbul'un en güzel semtlerinden biridir. haa tabii bir de (bkz: adalardan modalara)
latince, oluşmayan sınır anlamındaki modus dan gelir. belirli bir toplumda ortak zevkler, geçici yaşama ve hissetme biçimleridir. en kısa anlamıyla moda; toplum hayatına girmiş geçici yenilikler ve zevklerdir.
dayatma'nin modern zamandaki ismi.
çok hos bir gül ahmet yigit türküsü. *

ey yüksek sosyeteye mensup modaci hanim
eglence zümresinin basinin taci hanim
bu metod ki sizlerin müspet ilaci hanim
disiyin görünüsü içiyin aynasidir
açil kizim utanma bu devrin modasidir
açil yavrum utanma bu devrin modasidir

yerindedir tahsilin, güzelligin sahane
varsa türkten talibin bul çesitli bahane
bir ecnebi hovarda yakalarsan daha ne
disiyin görünüsü içiyin aynasidir
açil kizim utanma bu devrin modasidir

flörtüyün sayisi en az on bes olmali
kimisi halis züppe, kimizi kes olmali
altin kolye, kürk manton taksin beles olmali
disiyin görünüsü içiyin aynasidir
açil kizim utanma bu devrin modasidir

iç votkayi, sarabi sokaklarda nara at
medeniyet sizlerle süslenmektedir kat kat
çesni ruha gida'dir, her gün bir yatakta yat
disiyin görünüsü içiyin aynasidir
açil kizim utanma bu devrin modasidir

hiç durma disko ögren, her gün bir baloya git
tirnagini, yüzünu, dudagini boya git
suni peyke varis ol, conilerle aya git
disiyin görünüsu içiyin aynasidir
açil kizim utanma bu devrin modasidir
açil yavrum utanma bu devrin modasidir

bazen düz pantolon giy, tiras ettir enseni
bin dolas bisiklete göster söyle sen seni
kabahat ailende anliyorum ben seni
disiyin görünüsu içiyin aynasidir
açil kizim utanma bu devrin modasidir
açil yavrum utanma bu devrin modasidir

artist ol filim çevir, ismine yildiz derler
bin kez kürtaj yaptirsan gene sana kiz derler
çiplak resim çektirsen ne sahane poz derler
disiyin görünüsu içiyin aynasidir
açil kizim utanma bu devrin modasidir
açil yavrum utanma bu devrin modasidir

hayir kizim inanma bunlar hep istihzadir
namus insanlar için en mukaddes meyvadir
gençlikte hissiyatin belki seni yaniltir
disiyin görünüsu içiyin aynasidir
haddinden çok açilmak soysuzun modasidir

türk ogluna anne ol, iftihar et onunla
elin soysuz züppesi bagdasamaz seninle
buyurdun kizi isen, su sözü iyi dinle
disiyin görünüsu içiyin aynasidir
yapacagin düsüklük bize yüz karasidir

alinti degil vallaha alin teri...
© copyright 2005 - 2026