bugün

19. yüzyıl kadın modasına dair.( batı )

görsel

bu da biraz daha genis zaman diliminde.

görsel
hatun tavlamak için ''ıyy ben takım elbise sevmem, ne o kıro gibi'' diyen erkeklerin %95'inin, yine hatun tavlamak için blazer ceket giymesine moda denir.

evet, böyle kişilik kaydıran bir şeydir.

ha bir de,
tek özelliği uzun bacak ve düzgün göt olan vasıfsız kadınların zengin kocayla evlenmiş haline de modacı denir.
insanın kendine yakışanı giymesidir.
Modaya uyacağız diye eğer o defilelerde gördüklerimizi giyersek, maymun oluruz Allah muhafaza...
küçükken moda hakkında bildiğim tek şey;

barış manço moda 81300 istanbul
geçenlerde mal mal oturmakta ve hayatta bana lazım olmayacak konular üzerine kafa patlatmakta iken moda dediğimiz şeyin nasıl işlediğini fark ediverdim.
şimdi efendim, önce yapılan klasik bakış açısını tarif etmeye çalışayım. pek çok erkek gibi konuya gayet öküzce baktığım ve moda dediğimde de şu cemil ipekçilerin bilmemnelerin yaptığı kreasyon mreasyon olaylarını ifade etmediğimi belirteyim.

moda şu: dönem dönem ünlü insanların ve özellikle de medya organlarının güncel(trend) olduğunu söylediği imaja yönelik(giyinmeye yönelik değil) bir takım değişiklikler oluyor. bu da 1940lardan hatta 1930lardan beri böyle, e tabi gelişen iletişim teknolojileri ile artık daha geniş tabanlarda yayılma alanı buluyor. yani kendi üslubumla anlatmam gerekirse birileri çıkıyor ve kibarca bazı şeylerin trend olduğunu söylüyor, halk da buna rağbet gösterdiği için o şey moda oluveriyor. peki ama o şeyin moda olmasının sebebi güzel görünmesi mi? hayır! kanımca bunun moda olmasında, herkes tarafından kullanılmak istenmesinde yatan şey bir nevi statü gösterme amacı taşıyor. yani şöyle, atıyorum(ki başta da belirttiğim gibi modadan falan zerre anlamam ve gayet sosyolojik bakıyorum olaya) kadın erkek herkesin saç bandı takması modası başladı, şimdi düşününce itici gelse de bunun moda olduğunu düşünelim, neden takacak onu o insanlar, kitlelere "bakın ben günü takip ediyorum daha da önemlisi onu takip edebilecek gücüm(maddi) var. statümü modaya uyuşum belirler" gibi bir meşaz vermekte kullanıyor. ha derseniz ki bana "amına koyduğumun sözlük yazarı sana mı kaldı elalemin derdi" o zaman "abi napayım fenerin maçını izlesem sosyoloji sıçıyorum beni de allah böyle yaratmış" der ve kırlara bayırlara atarım kendimi.
moda o kadar çirkin bir şeydir ki, altı ayda bir değiştirmek zorunda kalırlar.
insanın kendine yakışanı giymesidir.***
saçma olan şeydir. insanın canı neyi istiyorsa onu giymesi gerekir. neden sarı renk moda diye ben sarı giyeyim.
bir de erkekleri pek dert etmediği şeydir. genellikle kızlar takip eder ve ona uymaya çalışır.
Son zamanlarda Kurbağlı derenin kokusundan sahilinde durulamayan güzellik.
dayatma'nin modern zamandaki ismi.
istabul'un en yaşanası semtlerinden biridir. karşısında adalar, kalamış manzarası ile sessiz sakindir. huzur doludur. diğer taraftan bahariye ve kadıköy çarşılarına yürüme mesafesindeki yakınlığıyla büyük şehirden de kopmamışsınızdır. yalnız emlak fiyatlarındaki pahalılık ile de istanbul'da ilk ona rahat girer.
Bana göre moda herkesi aynı şeylerden hoşlanmaya zorlayan bütün insanların klon gibi aynı şeyleri giymesini sağlayan kavramdır. insanlığın ortaya attığı en saçma kavramlardan biridir. Her insan kendine yakışanı, içinde kendini iyi hissettiği şeyi giymelidir. Sırf moda diye başkasının zevklerini ruhunuza sokmayın.
1961/Berlin.

görsel
izlenti manasına gelen kelime.
çocuğa, özellikle 90'larda çocuk olmuş tüm çocuklara göre geçersiz olan. Benim çocukluğumda neyin moda olduğunu bilmezdim, hatırlamıyorum da... Büyüklerimin ne giydiği de umurumda değildi. Ben, aybaşında eve giren maaşın birkaç günlük tadını bilirdim gofrette, leblebi tozunda, plastik ucuz bir oyuncakta, parktaki salıncakta saklı duran; modayı değil... Çünkü benim için moda, annemin pazardan ucuza bulduğu herhangi bir tişört veya artık eski sahibine küçük gelen bir pantolondu. işte bu sebeple ilk defa giyeceğim fiyakalı bir elbisem olduğu için sevinir, bayramın arifesinde sabahlara kadar uyuyamazdım mutluluktan ve heyecandan. Ve işte tam olarak bu sebeple eski bayramlardan dem vuruyoruz sürekli.
© copyright 2005 - 2026