bugün

milyarların sahibi, paraya para demeyen, ceplerinden para taşan kişi. milyonerden daha çok zengin olan kişi.
dolar cinsinden olursa pek makbul olabilecek insan çeşidi
trilyonların konuşulduğu bir dönemde önemini yitirmiş fakat ytl dönemiyle beraber eski hakettiği yere tekrar gelen zenginlik sıfatı
kartal tibet in yönettiği şener şen in başrolünü oynadığı defalarca seyredilebilecek filmdir. ümit ünal ve ertem eğilmez'in senaryosunu yazdığı filmde harika diyaloglar vardır.
-mesudiyeli mesut ne küçük bir dünyan varmis. gerçek sandigin hiçbir sey gerçek degilmis!
-peki, seni sevmeyen karından, senden utanan kızından, üçkağıtçı arkadaşlarından kaçacaksın ama kendinden de kaçabilecek misin?
şener şen in ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu bizlere tekrar gösteren film. allaaaaaaaaaaaaaaaaahhhhhhhh nidası unutulmazdır.
ufak bir tasra kasabasinda istasyon bekciligi yapan mesut beye ikramiyede para cıkmasini ve olan olaylari izah eden cok guzel filmdir. etrafindaki insanlarla ömrünü gecirmis ailesini seven normal mahzun adamdir mesut efendi. kendi dunyasi vardir. ama birden diger arkadaslarindan hatta ailesinden bir adim öne gecer. cunku para denen o namussuz orospuya sahip olur. buyuk ikramiyeyi bulur. ve etrafindaki butun insanlar (piyaNGOCU MUSTESNA) CAKALLLASiR VE PATLiCANA OKSAMA cekme seansina baslar. heykelini dikerler. belki iyi bir sey geldigini dusunur. ama butun hayatinin aslinda hilaf oldugu dank eder. hakikatlerle cok aci bir sekilde yuzlesir. guzel bir filmdir vesselam.
arkasından "vay aq adamda ki paraya bak" denilen kişidir.
(bkz: mesudiyeli mesut)
sener sen usta'nin bana göre en sahane filmlerinden. komedi ve dram'in müthis harmanlanmis hali.
kendi halinde mütevazi yasantisi olan istasyon sefi, mesudiye'li mesut, yilbasi gecesi almadan olmaz deyip bir piyango bileti alir. ve talih kusu ona konar...
önceleri korkar ona çiktigini söylemekten. kasabada piyango yüzünden hastaneye kaldirilanlar, kendini asanlar olur.
o zamana kadar küçükk dünyasinda, her ne kadar ailesi mutlu olmasada, mutlu bir hayat süren istasyon sefi mesut, piyango ona çiktiktan sonra insanlarin yalakalik, yagcilik yapmaya basladigini görür.
dügün gununde babasini arka cikmayip zengin kayinbabasini tutan kizi, haberi alinca bilmiyormus gibi yapip onunla gelip barismasi ve ta uzaklardan akrabalarin çikmasi bunun en bariz örnekleridir.
final sahnesinde aglayarak ve hayal kirikligi icnde mesut'un sarf ettigi sözleri her duydugumda gozlerim yasarir.
- ne milyarmis bu bee. daha elimize geçmeden kimin ne oldugunu gösteriyor. bir de düsünsenize elimizde oldugunu; insan seffaf olurdu, kendini aynada bile göremezdi.
(bu sözün basi daha aciklidir fakat o bölümü ne yazik ki hatirlamiyorum)

sonunda bileti aldigi emekli ögretmen'e(munir ozkul) akil danismaya gider. trene atlar, bileti yirtar sevdiklerinden uzaklasir. küçük ama mutlu dünyasina elveda demek zorunda kalir.
genelde yılbaşı çekilişlerinden önce yayınlanan film.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.