bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- en iyi vampir filmi4
- yaşanmamışların yası6
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- the crow2
- claudian clouds33
- cok da abartmaya gerek uok6
- annem2
- insan ne ister4
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- anın görüntüsü25
- yazarların akşam yemekleri5
- günlük2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu2
- sözlük kızlarının kekleri24
- kadınlar6
- true'nun engelli olması6
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- önyargı2
- true ile tatlı sert3
- okan buruk9
- allah11
- meriç dükalığı8
- morkstar2
- sarapci koala hatayi33
- sevdiğiniz yazarlar8
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- islamda namaz yoktur30
- gücünden sıkılıp kendini yok eden tanrı2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- seni tanıyorum4
- fusya semsiyeli yabanci22
- tai lung8
- amedspor maçından korkmak3
- kürdistan10
- alışkanlığı karakter sanmak2
- dantelli sütyen takan erkek12
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- victor osimhen2
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- kendini yok etmek istemek2
- cumartesi gecesi sıkıcılığı2
- mazotun yarım litresi 50 tl28
Samatya Eğitim Araştırma Hastanesi'nde asistanlık görevini yaparken, dün görev yaptığı hastanenin camından atlayarak intihar eden doktor.
Bunun birçok sebebi olabilir ama asıl sebebi SABiM ismindeki oluşum. Hasta rapor ister, doktor yazmaz, hemen şikayet ederler. Hasta ilaç ister, doktor gereksiz ilacı yazmaz, hemen şikayet ederler. Sonucunda da doktora soruşturma açılır. Bu kadar kolaydır.
Dün sabah saatlerinde savunması alınmış bu genç doktorun. Savunmasının ardından da, 6. kattan atlayıp yaşamına son vermiş. işte bu kadar kolay.
http://www.hekimedya.org/...an-hekim-ntihar-etti.html
Bunun birçok sebebi olabilir ama asıl sebebi SABiM ismindeki oluşum. Hasta rapor ister, doktor yazmaz, hemen şikayet ederler. Hasta ilaç ister, doktor gereksiz ilacı yazmaz, hemen şikayet ederler. Sonucunda da doktora soruşturma açılır. Bu kadar kolaydır.
Dün sabah saatlerinde savunması alınmış bu genç doktorun. Savunmasının ardından da, 6. kattan atlayıp yaşamına son vermiş. işte bu kadar kolay.
http://www.hekimedya.org/...an-hekim-ntihar-etti.html
Türkiye, istanbul'dan aldığı kara bir haberle yıkıldı. Aslında insanlar aldıkları bu habere pek de yabancı değillerdi. Bir can daha yaşamına son vermişti adına intihar koydukları ürkütücü bir tercihle. Onu diğer intiharlardan farklı kılışı seçilen yerin bir hastane oluşu ve intihar edenin mesleğiydi. Saygın bir meslekken yanlış politikalar sonucunda yerini adım adım kaptıran doktorluk mesleği, bir neferini daha kaybetmişti. Geriye gözleri yaşlı ve bir o kadar da acılı bir anne, ne olduğunu anlamakta güçlük çeken ve şoka girmiş iş arkadaşları kaldı.
"Beni acımla bırak" feryadı, tam da bu noktada kendini buldu. Acılarla yanan en sevilenler, güçler savaşına girişmiş birkaç grubun protestoları ile silkeledi kendini. Olayın şokunu atlatamamışken, şaşkınlığını yaşıyorlardı şimdi de. Ellerine aldıkları siyah beyaz pankartlarla ölümün "kendince" sebeplerini eleştiren güruhlar, ne aileyi, ne de dostları acılarıyla bırakmıştı. Onlar için bir tek ülkü vardı, o da; her şartta ve zamanda muhalefet olmak! Acılardan prim çıkarmakta, ölümler üzerine muhalefet kurmakta onların üzerine yoktu çünkü.
Doktor Melike Erdem henüz 30 yaşındaydı. Daha hayatının baharında, bir hastanenin 6. katından atlayarak ölümle yüzleşmeyi seçmişti kendine. Kim bilir, ne yükler binmişti omuzlarına? Ne yükler vardı da üzerinde, taşıyamayacağını sanmıştı atmadan önce kendini ıslak bir betona.
O giderken, tüm ölümlülere bazı mesajlar bırakmıştı aslında. Gidişler, ardında hüzünlü gözyaşları bırakıyor ve gözyaşları en çok da annelerin yüreğine dökülüyordu. Ölümler üzerinden nemalanılıyordu bir de Pervasız ve fütursuzca cenazeyi yok sayan insanlar, kandırılmışlık hakikatiyle kendini meydanlara vurabiliyordu.
Doktor Melike'nin ansızın gidişi, bıraktığı mesajlarla birlikte bazı gerçekleri de yeniden hatırlattı. Ölümüne sebep sanılan nedenler, ölmeye sebep değildi belki ama, bir doktorun arkasında bıraktığı çok acı tecrübe ve hatıralardı...
Bu yazıyı da okumanızı isterim... http://www.haberaktuel.co...-kalayci-yazisi-1947.html
"Beni acımla bırak" feryadı, tam da bu noktada kendini buldu. Acılarla yanan en sevilenler, güçler savaşına girişmiş birkaç grubun protestoları ile silkeledi kendini. Olayın şokunu atlatamamışken, şaşkınlığını yaşıyorlardı şimdi de. Ellerine aldıkları siyah beyaz pankartlarla ölümün "kendince" sebeplerini eleştiren güruhlar, ne aileyi, ne de dostları acılarıyla bırakmıştı. Onlar için bir tek ülkü vardı, o da; her şartta ve zamanda muhalefet olmak! Acılardan prim çıkarmakta, ölümler üzerine muhalefet kurmakta onların üzerine yoktu çünkü.
Doktor Melike Erdem henüz 30 yaşındaydı. Daha hayatının baharında, bir hastanenin 6. katından atlayarak ölümle yüzleşmeyi seçmişti kendine. Kim bilir, ne yükler binmişti omuzlarına? Ne yükler vardı da üzerinde, taşıyamayacağını sanmıştı atmadan önce kendini ıslak bir betona.
O giderken, tüm ölümlülere bazı mesajlar bırakmıştı aslında. Gidişler, ardında hüzünlü gözyaşları bırakıyor ve gözyaşları en çok da annelerin yüreğine dökülüyordu. Ölümler üzerinden nemalanılıyordu bir de Pervasız ve fütursuzca cenazeyi yok sayan insanlar, kandırılmışlık hakikatiyle kendini meydanlara vurabiliyordu.
Doktor Melike'nin ansızın gidişi, bıraktığı mesajlarla birlikte bazı gerçekleri de yeniden hatırlattı. Ölümüne sebep sanılan nedenler, ölmeye sebep değildi belki ama, bir doktorun arkasında bıraktığı çok acı tecrübe ve hatıralardı...
Bu yazıyı da okumanızı isterim... http://www.haberaktuel.co...-kalayci-yazisi-1947.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar