bugün
- askerde günde iki kere duş alan erkek11
- velvet37
- kiraz cicegi kolonyasi17
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan6
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- ctrlx10
- mason greenwood6
- kuran da namazın olmaması21
- domalan kız6
- her şeye zam gelirken maaşın sabit kalması hissi3
- kendi kendini bıçaklayan adam7
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak9
- yaşlılık kaç yaşında başlıyor sorunsalı4
- bizi ne zaman sevecekler5
- hoşlanılan kızın sizi ayaklarıyla tokatlaması7
- kedilerin evdeki boş duvara bakıp kitlenmesi3
- aldatırken kocasıyla telefonda konuşan kadın3
- seni öldürmeyen şey seni güçlendirir8
- saraca finch house24
- cevabı bilinmeyen sorular6
- kırım kongo kanamalı ateşi4
- mehdinin bir anda gelecek olması3
- iş arkadaşlığı9
- en tehlikeli kadın tipi7
- 31 yaşında bakire olan kız9
- havalimanlarinda fahiş fiyat uygulamalari2
- sevgiliyi 10 seneden beri görmemek8
- bir yazarı ensesinden tutup blowjob yaptırmak4
- bonnie tyler4
- ehli sünnet hocalar11
- ekrem imamoğlu14
- türk kadınlarındaki temizlik hastalığı5
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı13
- 23 mayıs 2027 amedspor fenerbahçe maçı3
- arkadaşın karısının at gibi olması7
- kalça ellemek6
- şeyhleri sallandırmak3
- nerede o eski sözlük2
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar13
- yeditepe de kutsal metinden rahatsız olunması4
- atatürk'ün abartılmış bir lider olması11
- hiç kimsenin hiçbir şeyi olmamak6
- bugün fransa fas maçı saat 23 te trt 1 de2
- sözlük yazarları akıllı olsun5
- temeşvarlı osman2
- billie eilish3
- aslan burcu kadını ile baş etme yöntemleri3
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen12
- şişman ronaldo2
Türkiye, istanbul'dan aldığı kara bir haberle yıkıldı. Aslında insanlar aldıkları bu habere pek de yabancı değillerdi. Bir can daha yaşamına son vermişti adına intihar koydukları ürkütücü bir tercihle. Onu diğer intiharlardan farklı kılışı seçilen yerin bir hastane oluşu ve intihar edenin mesleğiydi. Saygın bir meslekken yanlış politikalar sonucunda yerini adım adım kaptıran doktorluk mesleği, bir neferini daha kaybetmişti. Geriye gözleri yaşlı ve bir o kadar da acılı bir anne, ne olduğunu anlamakta güçlük çeken ve şoka girmiş iş arkadaşları kaldı.
"Beni acımla bırak" feryadı, tam da bu noktada kendini buldu. Acılarla yanan en sevilenler, güçler savaşına girişmiş birkaç grubun protestoları ile silkeledi kendini. Olayın şokunu atlatamamışken, şaşkınlığını yaşıyorlardı şimdi de. Ellerine aldıkları siyah beyaz pankartlarla ölümün "kendince" sebeplerini eleştiren güruhlar, ne aileyi, ne de dostları acılarıyla bırakmıştı. Onlar için bir tek ülkü vardı, o da; her şartta ve zamanda muhalefet olmak! Acılardan prim çıkarmakta, ölümler üzerine muhalefet kurmakta onların üzerine yoktu çünkü.
Doktor Melike Erdem henüz 30 yaşındaydı. Daha hayatının baharında, bir hastanenin 6. katından atlayarak ölümle yüzleşmeyi seçmişti kendine. Kim bilir, ne yükler binmişti omuzlarına? Ne yükler vardı da üzerinde, taşıyamayacağını sanmıştı atmadan önce kendini ıslak bir betona.
O giderken, tüm ölümlülere bazı mesajlar bırakmıştı aslında. Gidişler, ardında hüzünlü gözyaşları bırakıyor ve gözyaşları en çok da annelerin yüreğine dökülüyordu. Ölümler üzerinden nemalanılıyordu bir de Pervasız ve fütursuzca cenazeyi yok sayan insanlar, kandırılmışlık hakikatiyle kendini meydanlara vurabiliyordu.
Doktor Melike'nin ansızın gidişi, bıraktığı mesajlarla birlikte bazı gerçekleri de yeniden hatırlattı. Ölümüne sebep sanılan nedenler, ölmeye sebep değildi belki ama, bir doktorun arkasında bıraktığı çok acı tecrübe ve hatıralardı...
Bu yazıyı da okumanızı isterim... http://www.haberaktuel.co...-kalayci-yazisi-1947.html
"Beni acımla bırak" feryadı, tam da bu noktada kendini buldu. Acılarla yanan en sevilenler, güçler savaşına girişmiş birkaç grubun protestoları ile silkeledi kendini. Olayın şokunu atlatamamışken, şaşkınlığını yaşıyorlardı şimdi de. Ellerine aldıkları siyah beyaz pankartlarla ölümün "kendince" sebeplerini eleştiren güruhlar, ne aileyi, ne de dostları acılarıyla bırakmıştı. Onlar için bir tek ülkü vardı, o da; her şartta ve zamanda muhalefet olmak! Acılardan prim çıkarmakta, ölümler üzerine muhalefet kurmakta onların üzerine yoktu çünkü.
Doktor Melike Erdem henüz 30 yaşındaydı. Daha hayatının baharında, bir hastanenin 6. katından atlayarak ölümle yüzleşmeyi seçmişti kendine. Kim bilir, ne yükler binmişti omuzlarına? Ne yükler vardı da üzerinde, taşıyamayacağını sanmıştı atmadan önce kendini ıslak bir betona.
O giderken, tüm ölümlülere bazı mesajlar bırakmıştı aslında. Gidişler, ardında hüzünlü gözyaşları bırakıyor ve gözyaşları en çok da annelerin yüreğine dökülüyordu. Ölümler üzerinden nemalanılıyordu bir de Pervasız ve fütursuzca cenazeyi yok sayan insanlar, kandırılmışlık hakikatiyle kendini meydanlara vurabiliyordu.
Doktor Melike'nin ansızın gidişi, bıraktığı mesajlarla birlikte bazı gerçekleri de yeniden hatırlattı. Ölümüne sebep sanılan nedenler, ölmeye sebep değildi belki ama, bir doktorun arkasında bıraktığı çok acı tecrübe ve hatıralardı...
Bu yazıyı da okumanızı isterim... http://www.haberaktuel.co...-kalayci-yazisi-1947.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar