bugün
- artık kürt sorunu yoktur14
- bir kıza alınabilecek en iyi hediye5
- yazarların kavga başlatmak için ilk sözleri7
- 2026 victoria s secret fashion show mankenleri9
- sözlükteki ilişki skandalı36
- ekrem imamoğlu10
- doktorluğu en zor tıbbi branş15
- sözlük yazarlarının kavgalık ayakkabıları6
- judas'ın ölmesi3
- hırt7
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri6
- kahvaltıda çilek dolgulu donut yemek3
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı37
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz15
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak6
- filistin57
- tc kimlik numarası ile sigara almak12
- selam verme zorunluluğu6
- ak partili yahşihan belediyesine operasyon8
- ehliyetsiz araba kullanmak9
- bu milletin kedi merakı6
- bugün öğlen ne yesem anketi3
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek15
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek7
- kışlıkları çıkartmak4
- zor günlerden geçenlerin bildiği en iyi şey7
- grup sekse davet eden sözlük yazarı6
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- öbür sözlükten gelen kız5
- suudi prensine dokunmak2
- yazarların sabah kahvaltıları7
- şarapçı simkobey2
- özel sektörde işçi olarak çalışmak2
- toby kebbell'a olan inanılmaz aşkım5
- trafikte kavga etmek5
- gece vakti 5 tane sigaranın kalması4
- ak parti mitingine gitmek6
- dayanabilirsen dayan ali cabbar3
- x tadında adamsın2
- boşanmış çocuklu kadınla evlenmek6
- karton toplayan piç5
- adamlık4
- keşke geri dönse dediğiniz yazarlar16
- bir insanın değişeceğine inanmak3
- laikliğin uygulanmasında koyu müslümanların rolü2
- ilk buluşmada hobeey dışdışdış bürrşş diyen kız3
- keko bir erkek tarafından sevilmek16
- pazartesi sabahi hasta uyanmak5
- her şey yolundaysa ve mutluysanız ne yapıyorsunuz8
- şato görmemiş yuzırlar6
Sis çekilir, görünür vadi. Su ve ışıktan yaratılmış koridor.
Yer: Şimdilik burası. Ama sonra değişmeyecektir.
Küçük bir fark edişle başlar her şey. Her şey gibi neticede bahar da bir andır. Bunlar o yağmurlardır.
Felsefe okumalarının sahife aralarına bir dal mimoza düşer ansızın. ileri yaprakları yoklanan takvimlerde günleri sayılı fırtınaların adları, serçelerin yavrulama zamanına karışır. Kim bilir nerelerden düşmüş yıldızların üçgeni göğün en yüksek tepesindeki makamına yaklaşır. Başlarken munistir, bir hayli sade. Bize ne ihtilaller hazırladığını dünyada kestiremeyiz.
Rüzgarın çanına ses veren gizli bahçelerde asmalar ağlamaya başlayınca bir kere, yolculuk başlamıştır. Açar bakarsınız, defterinizin sol üst köşesi kendinden tarihli sayfalarını. Bir bahar yazısı yazmaya çoktandır başlamışsınız. Yazınızı siz bile tanımazsınız.
Şubatlarda kardelenler kışa dairdir, gecikmiş nergislere karışır. Soğuk yağmurlar altında henüz Vivaldi çok uzaklardadır. Yine de kaldırımlarda ışık toplarına ihanet etmenin tadı duyulur ilk kez. ilk kez uzak bir hatıraya dönüşür köşe başlarındaki kestaneciler. Kendinizden utanır, hayretler edersiniz. Ama iş işten çoktan geçmiş, ok yaydan bir kere fırlamış gibidir. Değil mi ki cemreler havaya, suya ve toprağa düştüğü kadar ruhunuza da değmektedir. Ve değil mi ki bahar bir yığın hatıranın ayrıntısında ruha dair bir hikayedir. Lakin hatıralardan ibaret bir şey hiç değildir. Her yıl yaşarız da hiç ikinci kez yaşamayız bu yeniden doğmakları.
Mart sonlarında çoban çantaları, mavi mineler baş kaldırır sessizce. Baharın sesi duyulur duyulmaz arası, sürgün çiçekleri. Kapı kırılmıştır. Otomobil ön camları omuz hizasına kadar açılır bunca aradan sonra. Ve ansızın yün ceketler, naftalin kokusu çoktan uçmuş, çıkarılıp kola atılır. Mart 21'lerde zerrin kadehler. Güneş artık koç burcundadır. Hür irade yerini duyguya bırakmaktadır.
Nisanda menekşeler, düğün çiçekleri.
Lale tarhlerında istanbul laleleri.
Yağmur sabahlara kadar usul usul ve gizlice. Koyu yeşil yaprakları yıkamaya başlayıp da bahçelerde, bir hazırlık bir hazırlık gidince.
Çimenlerin tazeliğini yüreğimize düşürüp de, ilk kez görüyormuş gibi olunca papatyaları. Bahar bulutlarının gölgesi kaç zamandır ufku özlenen bir denize dökülünce. Minicik mor kertenkeleler güz başında bıraktığımız yerden uzatıp da üşümüş burunlarını, güneşe serilince.
Yere diz çöküp toprağı koklarsınız. Sıfırı yaklaşır yaşamla aranızdaki mesafe. Oluşa vasıtasız katılır, aracısız yaşarsınız. Kelimeler ihanet etmezler, "bahar" bahardır artık. Çimendir "çimen". Bir aykırı sevinç ses verir her zerrenizden. Işık, hava ve sudan mürekkep bir bütünle birleşir, bir düğün çiçeğinin kıyamete dönüşmesi ne kadar kolaymış meğer öğrenirsiniz.
Cebinizde ateş böcekleri, gelmiş geçmiş bütün romanların özeti kalbinize çıkartılmış, vazgeçersiniz eski sevgililerin yerine yenilerini koymaya çalışmaktan: Geç kaldınız, itiraf ediniz. Ama alınız şu an-ı bahar sizin.
Kapılar açılır ansızın, esâtirin dünyasına dalarsınız. Defne, iffetini korumak için yemyeşil bir dala dönüşür, yaz kış solmayan. Kendini beğenmiş delikanlı, su kıyısında açan nergise. Papatyalardan taç yapmak ilk günki anlamına bürünür, masum ve beyaz. "Nutuklar irad etmesi gereken kaza kaymakamı"nı nihayet anlarsınız. Hani şu kırlara çıkan. Ceketinin düğmelerini çözmüş, boyun bağını gevşetmiş. Otlara yüzü koyun uzanmış da çimen sapı çiğneyerek şiirler yazmaktadır. Bir yerlerde homurtulu ve ciddi bir kalabalık onu beklemektedir.
Beklesin. Siz beyaz ve muslin giysiler içinde deği misiniz?
Ve saçınızda papatyalardan taçlar tok mudur?
Küçük ve sessiz ve hanımeli kokan yağmurlar prizmalar yaparak gizli bahçelerden geçmeye başlar. Yumarsınız gözlerinizi. Kirpik uçlarınız ıslanır. Dokununca hülya bozulmaz.
Peki bu haller neden böyledir?
Kışın bitimine ilişkin bir müjde ya da yaza dair bir vaad taşıdığı için mi? Tabii ki hayır. O, başlangıç ya da bitiş olmak yerine sadece kendisinden ibaret bir oluşa, üstelik tek yaşayışlık bir oluşa ad olduğu için bahardır. Göz açıp kapayıncaya kadar geçecektir biliriz. Öyle bir sabah doğacaktır ki aynı gizli bahçeye artık başka bir şeydir. Biliriz de canımız yanmaz. Prensesler hiç solmayan gülleri fırlatıp atacak olduktan sonra, bitimsiz baharı kim ne yapsın?
Nihayetinde filbahriler. Leylaklar.
Ruh ansızın kendi kendisiyle yüz yüze gelir. Çözülür anlamı ait oluşun.
ihtilal mayısta patlar.
Güller mayısta açmaya başlar.
Yer: Şimdilik burası. Ama sonra değişmeyecektir.
Küçük bir fark edişle başlar her şey. Her şey gibi neticede bahar da bir andır. Bunlar o yağmurlardır.
Felsefe okumalarının sahife aralarına bir dal mimoza düşer ansızın. ileri yaprakları yoklanan takvimlerde günleri sayılı fırtınaların adları, serçelerin yavrulama zamanına karışır. Kim bilir nerelerden düşmüş yıldızların üçgeni göğün en yüksek tepesindeki makamına yaklaşır. Başlarken munistir, bir hayli sade. Bize ne ihtilaller hazırladığını dünyada kestiremeyiz.
Rüzgarın çanına ses veren gizli bahçelerde asmalar ağlamaya başlayınca bir kere, yolculuk başlamıştır. Açar bakarsınız, defterinizin sol üst köşesi kendinden tarihli sayfalarını. Bir bahar yazısı yazmaya çoktandır başlamışsınız. Yazınızı siz bile tanımazsınız.
Şubatlarda kardelenler kışa dairdir, gecikmiş nergislere karışır. Soğuk yağmurlar altında henüz Vivaldi çok uzaklardadır. Yine de kaldırımlarda ışık toplarına ihanet etmenin tadı duyulur ilk kez. ilk kez uzak bir hatıraya dönüşür köşe başlarındaki kestaneciler. Kendinizden utanır, hayretler edersiniz. Ama iş işten çoktan geçmiş, ok yaydan bir kere fırlamış gibidir. Değil mi ki cemreler havaya, suya ve toprağa düştüğü kadar ruhunuza da değmektedir. Ve değil mi ki bahar bir yığın hatıranın ayrıntısında ruha dair bir hikayedir. Lakin hatıralardan ibaret bir şey hiç değildir. Her yıl yaşarız da hiç ikinci kez yaşamayız bu yeniden doğmakları.
Mart sonlarında çoban çantaları, mavi mineler baş kaldırır sessizce. Baharın sesi duyulur duyulmaz arası, sürgün çiçekleri. Kapı kırılmıştır. Otomobil ön camları omuz hizasına kadar açılır bunca aradan sonra. Ve ansızın yün ceketler, naftalin kokusu çoktan uçmuş, çıkarılıp kola atılır. Mart 21'lerde zerrin kadehler. Güneş artık koç burcundadır. Hür irade yerini duyguya bırakmaktadır.
Nisanda menekşeler, düğün çiçekleri.
Lale tarhlerında istanbul laleleri.
Yağmur sabahlara kadar usul usul ve gizlice. Koyu yeşil yaprakları yıkamaya başlayıp da bahçelerde, bir hazırlık bir hazırlık gidince.
Çimenlerin tazeliğini yüreğimize düşürüp de, ilk kez görüyormuş gibi olunca papatyaları. Bahar bulutlarının gölgesi kaç zamandır ufku özlenen bir denize dökülünce. Minicik mor kertenkeleler güz başında bıraktığımız yerden uzatıp da üşümüş burunlarını, güneşe serilince.
Yere diz çöküp toprağı koklarsınız. Sıfırı yaklaşır yaşamla aranızdaki mesafe. Oluşa vasıtasız katılır, aracısız yaşarsınız. Kelimeler ihanet etmezler, "bahar" bahardır artık. Çimendir "çimen". Bir aykırı sevinç ses verir her zerrenizden. Işık, hava ve sudan mürekkep bir bütünle birleşir, bir düğün çiçeğinin kıyamete dönüşmesi ne kadar kolaymış meğer öğrenirsiniz.
Cebinizde ateş böcekleri, gelmiş geçmiş bütün romanların özeti kalbinize çıkartılmış, vazgeçersiniz eski sevgililerin yerine yenilerini koymaya çalışmaktan: Geç kaldınız, itiraf ediniz. Ama alınız şu an-ı bahar sizin.
Kapılar açılır ansızın, esâtirin dünyasına dalarsınız. Defne, iffetini korumak için yemyeşil bir dala dönüşür, yaz kış solmayan. Kendini beğenmiş delikanlı, su kıyısında açan nergise. Papatyalardan taç yapmak ilk günki anlamına bürünür, masum ve beyaz. "Nutuklar irad etmesi gereken kaza kaymakamı"nı nihayet anlarsınız. Hani şu kırlara çıkan. Ceketinin düğmelerini çözmüş, boyun bağını gevşetmiş. Otlara yüzü koyun uzanmış da çimen sapı çiğneyerek şiirler yazmaktadır. Bir yerlerde homurtulu ve ciddi bir kalabalık onu beklemektedir.
Beklesin. Siz beyaz ve muslin giysiler içinde deği misiniz?
Ve saçınızda papatyalardan taçlar tok mudur?
Küçük ve sessiz ve hanımeli kokan yağmurlar prizmalar yaparak gizli bahçelerden geçmeye başlar. Yumarsınız gözlerinizi. Kirpik uçlarınız ıslanır. Dokununca hülya bozulmaz.
Peki bu haller neden böyledir?
Kışın bitimine ilişkin bir müjde ya da yaza dair bir vaad taşıdığı için mi? Tabii ki hayır. O, başlangıç ya da bitiş olmak yerine sadece kendisinden ibaret bir oluşa, üstelik tek yaşayışlık bir oluşa ad olduğu için bahardır. Göz açıp kapayıncaya kadar geçecektir biliriz. Öyle bir sabah doğacaktır ki aynı gizli bahçeye artık başka bir şeydir. Biliriz de canımız yanmaz. Prensesler hiç solmayan gülleri fırlatıp atacak olduktan sonra, bitimsiz baharı kim ne yapsın?
Nihayetinde filbahriler. Leylaklar.
Ruh ansızın kendi kendisiyle yüz yüze gelir. Çözülür anlamı ait oluşun.
ihtilal mayısta patlar.
Güller mayısta açmaya başlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar