bugün
- memeleri füze gibi kadın7
- buddy dude16
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı10
- san fransisco niggasi3
- 11 haziran 2026 ünlülere uyuşturucu operasyonu7
- sigara içen kızla öpüşülür mü9
- sözlükteki seferoğulları ile tellioğulları3
- cilgincapkin213
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- sosyal medyada akp severlerin az olması2
- gammazlar çetesi18
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- parke taşı arasına yuva yapan arı benzeri hayvan3
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- masklavi'nin düşünceleri18
- yeşil gözlü kız11
- çizgili pijamalı çocuk5
- true'nun aslında iyi biri olması3
- chp'nin hali ne olacak46
- true nickli namussuz kadın düşkünü4
- bu sen misin7
- cemevinde arada lokma yemek vs dağıtılması8
- chp kapatılsın kampanyası10
- ktc'ye arkadan sımsıkı sarılıp uyumak2
- normal sözlük moderasyonu5
- çok ayıp ettiniz3
- vexillarius the slayer'in ırkı7
- dam ittifakı7
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz4
- içip içip eski karıya yazmak2
- gözyaşı ile boğulan gözler2
- sevgili yapınca ortadan kaybolan arkadaş4
- o değil de bir ara satanistler vardı noldu onlara3
- gençler isyan ediyor6
- türkiye de oynayan real madrid'li futbolcu2
- kemal kılıçdaroğlu'nun amacı'ne sorunsalı2
- kabak tatlısı kapatılsın6
- özşen madencilik işçilerinin direnişi4
- başkalarının mutluluklarını izlemekten bıkmak7
- vice city eğitim ve araştırma hastanesi5
- gocu27
- insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders5
- insanlarda bıraktığımız iz3
- uysaljakoben12
- edep sen ne güzel şeysin3
- gavurlar niye müslüman olmuyor10
- sigortanizi nerden yaptırıyorsunuz4
- bisiklet marka tavsiyesi7
- 11 haziran 2026 new york knicks sa spurs maçı2
Sis çekilir, görünür vadi. Su ve ışıktan yaratılmış koridor.
Yer: Şimdilik burası. Ama sonra değişmeyecektir.
Küçük bir fark edişle başlar her şey. Her şey gibi neticede bahar da bir andır. Bunlar o yağmurlardır.
Felsefe okumalarının sahife aralarına bir dal mimoza düşer ansızın. ileri yaprakları yoklanan takvimlerde günleri sayılı fırtınaların adları, serçelerin yavrulama zamanına karışır. Kim bilir nerelerden düşmüş yıldızların üçgeni göğün en yüksek tepesindeki makamına yaklaşır. Başlarken munistir, bir hayli sade. Bize ne ihtilaller hazırladığını dünyada kestiremeyiz.
Rüzgarın çanına ses veren gizli bahçelerde asmalar ağlamaya başlayınca bir kere, yolculuk başlamıştır. Açar bakarsınız, defterinizin sol üst köşesi kendinden tarihli sayfalarını. Bir bahar yazısı yazmaya çoktandır başlamışsınız. Yazınızı siz bile tanımazsınız.
Şubatlarda kardelenler kışa dairdir, gecikmiş nergislere karışır. Soğuk yağmurlar altında henüz Vivaldi çok uzaklardadır. Yine de kaldırımlarda ışık toplarına ihanet etmenin tadı duyulur ilk kez. ilk kez uzak bir hatıraya dönüşür köşe başlarındaki kestaneciler. Kendinizden utanır, hayretler edersiniz. Ama iş işten çoktan geçmiş, ok yaydan bir kere fırlamış gibidir. Değil mi ki cemreler havaya, suya ve toprağa düştüğü kadar ruhunuza da değmektedir. Ve değil mi ki bahar bir yığın hatıranın ayrıntısında ruha dair bir hikayedir. Lakin hatıralardan ibaret bir şey hiç değildir. Her yıl yaşarız da hiç ikinci kez yaşamayız bu yeniden doğmakları.
Mart sonlarında çoban çantaları, mavi mineler baş kaldırır sessizce. Baharın sesi duyulur duyulmaz arası, sürgün çiçekleri. Kapı kırılmıştır. Otomobil ön camları omuz hizasına kadar açılır bunca aradan sonra. Ve ansızın yün ceketler, naftalin kokusu çoktan uçmuş, çıkarılıp kola atılır. Mart 21'lerde zerrin kadehler. Güneş artık koç burcundadır. Hür irade yerini duyguya bırakmaktadır.
Nisanda menekşeler, düğün çiçekleri.
Lale tarhlerında istanbul laleleri.
Yağmur sabahlara kadar usul usul ve gizlice. Koyu yeşil yaprakları yıkamaya başlayıp da bahçelerde, bir hazırlık bir hazırlık gidince.
Çimenlerin tazeliğini yüreğimize düşürüp de, ilk kez görüyormuş gibi olunca papatyaları. Bahar bulutlarının gölgesi kaç zamandır ufku özlenen bir denize dökülünce. Minicik mor kertenkeleler güz başında bıraktığımız yerden uzatıp da üşümüş burunlarını, güneşe serilince.
Yere diz çöküp toprağı koklarsınız. Sıfırı yaklaşır yaşamla aranızdaki mesafe. Oluşa vasıtasız katılır, aracısız yaşarsınız. Kelimeler ihanet etmezler, "bahar" bahardır artık. Çimendir "çimen". Bir aykırı sevinç ses verir her zerrenizden. Işık, hava ve sudan mürekkep bir bütünle birleşir, bir düğün çiçeğinin kıyamete dönüşmesi ne kadar kolaymış meğer öğrenirsiniz.
Cebinizde ateş böcekleri, gelmiş geçmiş bütün romanların özeti kalbinize çıkartılmış, vazgeçersiniz eski sevgililerin yerine yenilerini koymaya çalışmaktan: Geç kaldınız, itiraf ediniz. Ama alınız şu an-ı bahar sizin.
Kapılar açılır ansızın, esâtirin dünyasına dalarsınız. Defne, iffetini korumak için yemyeşil bir dala dönüşür, yaz kış solmayan. Kendini beğenmiş delikanlı, su kıyısında açan nergise. Papatyalardan taç yapmak ilk günki anlamına bürünür, masum ve beyaz. "Nutuklar irad etmesi gereken kaza kaymakamı"nı nihayet anlarsınız. Hani şu kırlara çıkan. Ceketinin düğmelerini çözmüş, boyun bağını gevşetmiş. Otlara yüzü koyun uzanmış da çimen sapı çiğneyerek şiirler yazmaktadır. Bir yerlerde homurtulu ve ciddi bir kalabalık onu beklemektedir.
Beklesin. Siz beyaz ve muslin giysiler içinde deği misiniz?
Ve saçınızda papatyalardan taçlar tok mudur?
Küçük ve sessiz ve hanımeli kokan yağmurlar prizmalar yaparak gizli bahçelerden geçmeye başlar. Yumarsınız gözlerinizi. Kirpik uçlarınız ıslanır. Dokununca hülya bozulmaz.
Peki bu haller neden böyledir?
Kışın bitimine ilişkin bir müjde ya da yaza dair bir vaad taşıdığı için mi? Tabii ki hayır. O, başlangıç ya da bitiş olmak yerine sadece kendisinden ibaret bir oluşa, üstelik tek yaşayışlık bir oluşa ad olduğu için bahardır. Göz açıp kapayıncaya kadar geçecektir biliriz. Öyle bir sabah doğacaktır ki aynı gizli bahçeye artık başka bir şeydir. Biliriz de canımız yanmaz. Prensesler hiç solmayan gülleri fırlatıp atacak olduktan sonra, bitimsiz baharı kim ne yapsın?
Nihayetinde filbahriler. Leylaklar.
Ruh ansızın kendi kendisiyle yüz yüze gelir. Çözülür anlamı ait oluşun.
ihtilal mayısta patlar.
Güller mayısta açmaya başlar.
Yer: Şimdilik burası. Ama sonra değişmeyecektir.
Küçük bir fark edişle başlar her şey. Her şey gibi neticede bahar da bir andır. Bunlar o yağmurlardır.
Felsefe okumalarının sahife aralarına bir dal mimoza düşer ansızın. ileri yaprakları yoklanan takvimlerde günleri sayılı fırtınaların adları, serçelerin yavrulama zamanına karışır. Kim bilir nerelerden düşmüş yıldızların üçgeni göğün en yüksek tepesindeki makamına yaklaşır. Başlarken munistir, bir hayli sade. Bize ne ihtilaller hazırladığını dünyada kestiremeyiz.
Rüzgarın çanına ses veren gizli bahçelerde asmalar ağlamaya başlayınca bir kere, yolculuk başlamıştır. Açar bakarsınız, defterinizin sol üst köşesi kendinden tarihli sayfalarını. Bir bahar yazısı yazmaya çoktandır başlamışsınız. Yazınızı siz bile tanımazsınız.
Şubatlarda kardelenler kışa dairdir, gecikmiş nergislere karışır. Soğuk yağmurlar altında henüz Vivaldi çok uzaklardadır. Yine de kaldırımlarda ışık toplarına ihanet etmenin tadı duyulur ilk kez. ilk kez uzak bir hatıraya dönüşür köşe başlarındaki kestaneciler. Kendinizden utanır, hayretler edersiniz. Ama iş işten çoktan geçmiş, ok yaydan bir kere fırlamış gibidir. Değil mi ki cemreler havaya, suya ve toprağa düştüğü kadar ruhunuza da değmektedir. Ve değil mi ki bahar bir yığın hatıranın ayrıntısında ruha dair bir hikayedir. Lakin hatıralardan ibaret bir şey hiç değildir. Her yıl yaşarız da hiç ikinci kez yaşamayız bu yeniden doğmakları.
Mart sonlarında çoban çantaları, mavi mineler baş kaldırır sessizce. Baharın sesi duyulur duyulmaz arası, sürgün çiçekleri. Kapı kırılmıştır. Otomobil ön camları omuz hizasına kadar açılır bunca aradan sonra. Ve ansızın yün ceketler, naftalin kokusu çoktan uçmuş, çıkarılıp kola atılır. Mart 21'lerde zerrin kadehler. Güneş artık koç burcundadır. Hür irade yerini duyguya bırakmaktadır.
Nisanda menekşeler, düğün çiçekleri.
Lale tarhlerında istanbul laleleri.
Yağmur sabahlara kadar usul usul ve gizlice. Koyu yeşil yaprakları yıkamaya başlayıp da bahçelerde, bir hazırlık bir hazırlık gidince.
Çimenlerin tazeliğini yüreğimize düşürüp de, ilk kez görüyormuş gibi olunca papatyaları. Bahar bulutlarının gölgesi kaç zamandır ufku özlenen bir denize dökülünce. Minicik mor kertenkeleler güz başında bıraktığımız yerden uzatıp da üşümüş burunlarını, güneşe serilince.
Yere diz çöküp toprağı koklarsınız. Sıfırı yaklaşır yaşamla aranızdaki mesafe. Oluşa vasıtasız katılır, aracısız yaşarsınız. Kelimeler ihanet etmezler, "bahar" bahardır artık. Çimendir "çimen". Bir aykırı sevinç ses verir her zerrenizden. Işık, hava ve sudan mürekkep bir bütünle birleşir, bir düğün çiçeğinin kıyamete dönüşmesi ne kadar kolaymış meğer öğrenirsiniz.
Cebinizde ateş böcekleri, gelmiş geçmiş bütün romanların özeti kalbinize çıkartılmış, vazgeçersiniz eski sevgililerin yerine yenilerini koymaya çalışmaktan: Geç kaldınız, itiraf ediniz. Ama alınız şu an-ı bahar sizin.
Kapılar açılır ansızın, esâtirin dünyasına dalarsınız. Defne, iffetini korumak için yemyeşil bir dala dönüşür, yaz kış solmayan. Kendini beğenmiş delikanlı, su kıyısında açan nergise. Papatyalardan taç yapmak ilk günki anlamına bürünür, masum ve beyaz. "Nutuklar irad etmesi gereken kaza kaymakamı"nı nihayet anlarsınız. Hani şu kırlara çıkan. Ceketinin düğmelerini çözmüş, boyun bağını gevşetmiş. Otlara yüzü koyun uzanmış da çimen sapı çiğneyerek şiirler yazmaktadır. Bir yerlerde homurtulu ve ciddi bir kalabalık onu beklemektedir.
Beklesin. Siz beyaz ve muslin giysiler içinde deği misiniz?
Ve saçınızda papatyalardan taçlar tok mudur?
Küçük ve sessiz ve hanımeli kokan yağmurlar prizmalar yaparak gizli bahçelerden geçmeye başlar. Yumarsınız gözlerinizi. Kirpik uçlarınız ıslanır. Dokununca hülya bozulmaz.
Peki bu haller neden böyledir?
Kışın bitimine ilişkin bir müjde ya da yaza dair bir vaad taşıdığı için mi? Tabii ki hayır. O, başlangıç ya da bitiş olmak yerine sadece kendisinden ibaret bir oluşa, üstelik tek yaşayışlık bir oluşa ad olduğu için bahardır. Göz açıp kapayıncaya kadar geçecektir biliriz. Öyle bir sabah doğacaktır ki aynı gizli bahçeye artık başka bir şeydir. Biliriz de canımız yanmaz. Prensesler hiç solmayan gülleri fırlatıp atacak olduktan sonra, bitimsiz baharı kim ne yapsın?
Nihayetinde filbahriler. Leylaklar.
Ruh ansızın kendi kendisiyle yüz yüze gelir. Çözülür anlamı ait oluşun.
ihtilal mayısta patlar.
Güller mayısta açmaya başlar.
güncel Önemli Başlıklar
