şair metin altıok'un bir şiirinin adıdır.
çok kalender bir nesnedir.
ahlak masasından tut, çilingir sofrasına kadar envayi çeşit mevzu, üzerine kurulur bu nesnenin.
masanın üzerindekiler hep gelip geçicidir.
balıkla içilen rakıdır misal,
illegal sevişmelerdir misal,
yasallaştırılan sevişmeler bile vardır ve hatta bunun üzerinde. nikah masasıdır o da.

neyse işte efendim,
ben bu kalender, cefakar nesne ve şu an mause bozuk tüm arkadaşlar için;

masamı, şereflerine kaldırmak istiyorum!

(07.11.2007 yılında girilen bu güzelim entry düşünülmeden maşa başlığına yönlenmez mi bi de, hırrrr)
dört köşeli bir bilmişlik eseri. her köşesinde ayrı sevişmeler, ayrı hikayeler var. bir sayfanın parmağınızı aniden kesip ince sızı veren yanı gibi ketum ruhlu. hiç sevemedim ben masaları. hep kocaman geldiler suskunluklarıma.
oysa evimden damlayan yalnızlıklarımdan sığınmak için girmedim mi ben ?

kaçarken kendini bulduğun yer. işte tam orası dört köşeli bir yalnızlık !
istinye park'da yer alan lüks bir restaurant.

bazıları çok abartmış durumdadır. hani masa'da olmak bir lütufmuş gibi. lan alt tarafı yemek yiyeceksin hödük. tamam güzel mekan lafımız yok da bu havalar nedir?
yemek yemek, çalışmak gibi bireysel amaçların yanı sıra, farklı kişileri toplamak, eşyaları belli bir yükseklikte tutmak gibi amaçlar için de kullanılan eşya.
üzerisinde oturmaya ve oturtmaya yarayan araç.
© copyright 2005 - 2026