bugün
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar7
- galatasaray büyüklüğü9
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- cumartesi günü yapılabilecekler6
- anın görüntüsü23
- arkadaşlar bakar mısınız9
- sözlükteki yazarların çok ahlaklı olması6
- hoşlanılan kızın evli bir adama aşık olması5
- yapılan ilginç salaklıklar4
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması3
- türkçeye sistemli saldırı7
- arkadaşlar bekar mısınız2
- konuşurken yanlışlıkla tükürmek6
- anadol3
- her yerden engelleyen kız6
- muhallebi köpürtmek4
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- ispartalı kızlar9
- tayt6
- travelerin aşık olduğu evli adam3
- gey ve şey kavgası5
- sözlükte ortamın çok gergin olması5
- silvoş kaç kilo verebildi acabası2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- kaş bıyık alınca yüze gelen güzellik6
- uğurcan çakır9
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- kırdığımız kalbi tamir etmek4
- kendi gölgesinden korkan insan2
- popo liposuction6
- güne acı bir gerçek bırak7
- hoşlanılan kızın ıspartalı çıkması5
- aşık olmuş kızın suratına nah çekmek2
- ellerim bos gonlum hosu israil'e göndermek2
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var8
- hangi manifest kızısın6
- öbür sözlükten gelen yazarlar8
- ben divayım5
- küpe4
- fatma betül sayan kaya69
- traveler vs iock6
- ioçk hırkası3
- from gold from dust28
- travelerin içince pisleşmesi3
- parcalandim toparlanamiyorum36
- hazaryada kağan neden yavudiliği seçti3
- fiziği güzel sözlük kızları56
- arsa kapatmak3
emmy ödüllerinde 23523653423 dalda ödül almayıp şaşkınlık yaratmış olan dizidir. hayret ettim!
ayrıntılarına hayran bırakan dizi.
doğrusunu söylemek gerekirse aman allahım dedirtip heyecanla seyredilen bir dizi değildir. konusu ağır ilerler, çoğunluğu dumanaltıdır, kişiler donuktur.
ama işte bir büyüsü var ki bu dizinin, tüm bunlara rağmen mad men saati geldiğinde ekrana kilitlenerek seyredersiniz, ayrıntılarında boğulursunuz, sevişme sahnelerinde yanınızda büyük varsa geçme gereği duymazsınız - madman onlar yapsınlar - ve o yılların new yorkunda yaşayan bir insan gibi kalkarsınız yerinizden dizi bittiğinde.
suyunuzu gırtlağınızı yakmış viski gibi ağır aksak içtikten sonra,
-bugün kahvaltı yapmayacağım, toplantım var, gece de beklemeyin.
-yavrum saat gecenin 12si ne diyosun anlamadım
doğrusunu söylemek gerekirse aman allahım dedirtip heyecanla seyredilen bir dizi değildir. konusu ağır ilerler, çoğunluğu dumanaltıdır, kişiler donuktur.
ama işte bir büyüsü var ki bu dizinin, tüm bunlara rağmen mad men saati geldiğinde ekrana kilitlenerek seyredersiniz, ayrıntılarında boğulursunuz, sevişme sahnelerinde yanınızda büyük varsa geçme gereği duymazsınız - madman onlar yapsınlar - ve o yılların new yorkunda yaşayan bir insan gibi kalkarsınız yerinizden dizi bittiğinde.
suyunuzu gırtlağınızı yakmış viski gibi ağır aksak içtikten sonra,
-bugün kahvaltı yapmayacağım, toplantım var, gece de beklemeyin.
-yavrum saat gecenin 12si ne diyosun anlamadım
sigarayı bırakmış birisinin izlememesi gereken dizidir. 1. sezonun ilk 4 bölümünde yaklaşık 50-60 kez sigara içen insan görünüyor, özellikle 1. bölüm duman altıdır adeta.
dönem dizisi nasıl çekilir sorusunun cevabıdır. o dönemki biraları bile tekrar üretmek nedir lan.
amerika menşeli drama dizisi. türkiyede e2 de gösterilir. 2 altın küre ve 6 tane emmy ödülü vardır.
1. sezon finaline peggy olson damgasını vurmuştur.
1. sezon 11. bölüme dair;
reklam sektörünün kapitalizmin en acımasız ve dişli çarklarından biri olduğunu 20. yy'da hepimiz gördük. yalanlar üstüne kurulu bir dünya... paranın satın alma gücü, tüm etik değerlerin üzerinde yer alır. öyle vahşi bir dünya ki, bu dünyada satın alınamayacak hiçbir şey yoktur. hiçbir şey! dünyanın en büyük ajans patronlarından birinin hayatı da buna dahil...
insanlığınızı kaybederseniz, her şeyi kaybedersiniz.
insanlığınızı koruyun.
reklam sektörünün kapitalizmin en acımasız ve dişli çarklarından biri olduğunu 20. yy'da hepimiz gördük. yalanlar üstüne kurulu bir dünya... paranın satın alma gücü, tüm etik değerlerin üzerinde yer alır. öyle vahşi bir dünya ki, bu dünyada satın alınamayacak hiçbir şey yoktur. hiçbir şey! dünyanın en büyük ajans patronlarından birinin hayatı da buna dahil...
insanlığınızı kaybederseniz, her şeyi kaybedersiniz.
insanlığınızı koruyun.
1. sezon 6. bölümün sonu fena koyar... pubda ian diye biri bir şarkı söylemeye başlar. zion (siyon) isimli bir şarkıdır. şarkı bana bilindik bi melodi gibi geldi. daha önce bi yerlerde dinlediğime eminim. her neyse... şarkı çalmaya başlayınca, dizi karakterlerinden bazılarını görürüz. ifadesiz suretlerdir bunlar... o hüzünlü melodi eşliğinde biraz daha dikkatli baktığımızda, bize gösterilen karakterlerin hiçbirinin mutlu olmadığı dikkatimizi çeker..
reklam dünyasına hoşgelidiniz!
reklam dünyasına hoşgelidiniz!
(bkz: #7560520)
Sinematografi ve drama konularında,ders niteliğinde izlettirilebilecek amerikan dizisidir.
herkese önermek isteyipte sadece kalitesini anlayacağını düşündüğünüz bir kaç arkadaşınıza sessiz sedasız önerilen dizi. sanki kütüphanede araştırma yaparken bulunmuş eşsiz bir eser gibi. önce ben bir okuyum sonra yerine koyar öyle bahsederim insanlara diyorsun. kötü alışkanlıkları yok mu var. sigaranın azaltılmasına dair düşüncelerine odaklı "peki ya mad men izlerken?" diyorsun kendi kendinei böyle de illet bir şey.
don draper dan bahsetmek bence yersiz. bu ses, fizik ve bakışlarla bu adam karakterden daha öte, bir de bunu canlandıran var hani.
(bkz: john hamm)
bir de e2 reklamlarını gördüğünüzde iştahınız kabarıyor. arkadaki müzikler mi dersin, şehvetli sahneler mi bilemedim. ama çok kalite bir yapım kısacası.
--spoiler--
her kadın erkeğini dudaklarıyla damgalamak ister.
--spoiler--
don draper dan bahsetmek bence yersiz. bu ses, fizik ve bakışlarla bu adam karakterden daha öte, bir de bunu canlandıran var hani.
(bkz: john hamm)
bir de e2 reklamlarını gördüğünüzde iştahınız kabarıyor. arkadaki müzikler mi dersin, şehvetli sahneler mi bilemedim. ama çok kalite bir yapım kısacası.
--spoiler--
her kadın erkeğini dudaklarıyla damgalamak ister.
--spoiler--
özel hayatlarında sevişmeye gerek duymayan oyuncu kadrosuna sahip dizi. bütün enerjilerini dizi setinde harcıyorlardır.
(bkz: send him in)
makyoz ve sanat yonetmeninin cok basarili oldugu 60larin New york'unu cok iyi isleyen, bir dizideki tematik ve sanat unsurlarini senaryonun verdigi heyecandan daha cok onemseyen insanlar icin oldukca ilgi cekici bir amc yapimi.
oyunculuk yok mudur? elbet vardir; o draper'in otokratik havasi, esindeki o derin ihtiras, dikkatlice bakildiginda her karakterde ayri bir kesif yapmak mumkundur.
oyunculuk yok mudur? elbet vardir; o draper'in otokratik havasi, esindeki o derin ihtiras, dikkatlice bakildiginda her karakterde ayri bir kesif yapmak mumkundur.
bu hafta harika sezon finalını kaçırmayın diyebileceğim dizi.
hayatımızda yaşamak için varettiklerimiz, gerçekte hayattan istediklerimiz mi acaba?
en azından bu seferlik bets kazandı...
en azından bu seferlik bets kazandı...
gerçekler kaybolmaz ve herkes gerçekliğin ardında kalır...
bir kadın sevilmeye bu kadar mı ihtiyaç duyar.. bir adam eşini yanlız bırakmaya bu kadar mı heveslidir..
salvator'un don'a yakalandığı o sır dolu otel gecesini ağır ödedi, haketmeyerek.
madmen'in cinsellik yorumu asıl şimdi başlıyor.
bekleyeceğiz ve de göreceğiz...
salvator'un don'a yakalandığı o sır dolu otel gecesini ağır ödedi, haketmeyerek.
madmen'in cinsellik yorumu asıl şimdi başlıyor.
bekleyeceğiz ve de göreceğiz...
devran dönmeye başlıyor yavaş yavaş. muhafazakar ev hanımlarıda bir öpücüklede olsa intikam çanlarını çalıyor. erkek yine kendini ispat çabasında... kadın kafasını kaldırsada boyun eğmeye devam ediyor.
kocaman bir mutsuzluk daha.
kocaman bir mutsuzluk daha.
cnbc-e'de yayınlanan ilk sezonunu elimde olmayan sebepler nedeniyle kaçırdıktan sonra imdadıma hızır gibi yetişen e-2 sayesinde hem de ara vermeden ilk iki sezonunu seyrederken, amerikan dizi ve sinema sektörünün neden dünyanın bir numarası olduğunu bana tekrar hatırlatan ve şu an 3. sezonunu seyrettiğim eşsiz dizidir...
bir dizi projesi bu kadar mı ciddiye alınır be allahsız yapımcılar... her bölüm başlı başına bir başucu eseri, bir şaheser adeta. sadece * donald draper ı bulup, bu role uygun gören cast ekibine saygıda kusur etmemek için bile izlenebilir mad men...
inanılmaz müzikler, bizleri 1960'ların amerikasına götüren kostümler, bir tane karakteri bile yanlış seçmeyerek adeta şov yapan cast ekibi, müthiş yazılan senaryolar, insan üstü oyunculuklar, diyaloglar ve yarattığı muazzam atmosfer...
mad men...
bir dizi projesi bu kadar mı ciddiye alınır be allahsız yapımcılar... her bölüm başlı başına bir başucu eseri, bir şaheser adeta. sadece * donald draper ı bulup, bu role uygun gören cast ekibine saygıda kusur etmemek için bile izlenebilir mad men...
inanılmaz müzikler, bizleri 1960'ların amerikasına götüren kostümler, bir tane karakteri bile yanlış seçmeyerek adeta şov yapan cast ekibi, müthiş yazılan senaryolar, insan üstü oyunculuklar, diyaloglar ve yarattığı muazzam atmosfer...
mad men...
60'lı yıların amerikan kadınının ne kadar histerik ruh sahibi olduğunu bizlere göstermiştir 3.sezondan beri. dizideki kadınları izlerkren depresyona girip geriliyorum açıkcası.
erkek gücünün, kadın üzeirndeki etkisine, emretme duygusuna hız kesmeden devam ettiği, kadınınsa yetinerek beklediğini bir fotoğraf karesi misali geçiren dizi.
heroes of newerthde kasmış hali ezen bir hero.
bu haftada harika idi. bets'in gene' e olan bağlılığı, hastanede don için söyledikleri, jon'un mükemelle giden herşeyinin içindeki mutsuzluk, ingiliz hakimiyeti, peggy..
süperdi.
süperdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar