bugün

aktarmalı otobüsün dakikasını el ele hesaplamaktır...
Tatlı tatlı gülerek el ele otobüse yetişmeye çalışmaktır...
Birlikte bayram şekeri toplamaktır.
Yüzündeki çocukluğundan kalma yara izinin sebebini bilmektir.
O ağlarken gülememek, gözyaşını görmezden gelememektir.
Park fıskiyesinde el ele serinlerken su akan kirpiklerini izlemektir.
Boiled patato....

Not: lisede ingilizce hazırlık okudum bi bunu öğrendim...
Sucuklu yumurta yerken sucukları seçmesine göz yummaktır.
the line between logic and stupidity.
çarpışan arabalara binince ona çarpanları kovalayıp yandan dalmaktır.
"love is an act of blood and i'm bleeding."
leyla ve mecnundur.
Dönmedolaptayken zirvede gözünün içine bakıp seni seviyorum demektir.
it's time to duel!
if god is a dj
life's a dancefloor
love is the rhythm
you're the music.
(bkz: pink)
Ergenliğime serbest çağrıştım bi anda başlığı görünce.
3'lü çitos'un fıstıklısını ona verip peynirliye razı olmaktır.
Paçanın suyunu içip etini ona vermektir.
pazarda seçtiği domateslerin çürük olduğunu ona belli etmemektir.
1,5 iskender yemesine aldırmadan sevebilmektir.
çayın 5 lira olduğu mekanda birçay daha içermisin diye sormaktır .
gonna save us: https://www.youtube.com/watch?v=vwJSd0R_t84
all we need.
Kafasına konmuş sineği mukavemet kitabıyla öldürmektir, ehe.
Seni seviyorum dediğinde yüzünün kızarmasıdır.
o sütlü çikolata sever diye kutudaki bitterlere razı olmaktır.
© copyright 2005 - 2026