bugün
- otel odasında intihar etmek4
- kabak tatlısını sevenler15
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması6
- fingirdek sözlük erkeği6
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- arkadaşlar çok sıkıcısınız3
- tanju çolak samimiyetsizliği3
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar3
- okan yalabık'ın son hali5
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- geceyi daha çok sevme nedenleri2
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi3
- kocam aldatıyor ama olsun ekmeğimi yemeğimi veriyo3
- taksim delisi cenk7
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- sarı tekere gelinlik giydirmek2
- anın görüntüsü25
- sözlük erkekleri aranıyor mu3
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- hector cuper2
- sudekiray'a soralım2
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- seni sevmekten başka neydi benim günahım2
- elmas bey birader'in online olmaması3
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- lucas torreira2
- pazar akşamları3
- allah vardır diyenlerin kanıtları3
- terrifier'in yasaklanması gerekliliği2
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı2
- bafra pidesi4
- kafanın çok büyük olması8
- beşiktaş a çıkmayan kırmızı kart2
- göksel'in memeleri4
- sözlük sevgilisi2
- nat rothschild4
- kasımda aşk başkadır6
- kaz fobisi2
- hambeles2
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- ismet gurbuz 20244
- narlı lokum2
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- nervio33
- gazze de evlenen çiftin düğün fotoğrafı3
- erecto kral reyiz3
yeni neslin en iyi şairlerinden biri, bir usta, bir ekol. yeni kitabı çıkmış. hayırlı olsun.
"incelikli örülmüş sert şiirleri, edebiyat piyasasına karşı geliştirdiği muhalif eylemeleri ve alternatif projeleri ile tanıdığımız kaos çocuk parkı kolektifi kurucusu ve koordinatörü lokman kurucu'nun sürekli portakal kabukları adlı kitabı düşülke yayınları'ndan çıktı.
muzaffer bir eda ile dört duvar arasına hapsedilen günümüz insanının parçalanmış hayatını gözler önüne seren, duyumsatan, işittiren kurucu, medeniyetin işaret parmağıyla hayatımıza sokulan yanılsamalarla, bizi kuşatan yabancılaşmayla çarpışarak derinleştirdiği duyarlılığıyla okuru huzursuz bir idrakin eşiğinde bırakıyor. nihayetinde kendi gördüğümüz şeylerin boyundayız ve bu cilalı çağın elimize tutuşturduğu o meşum ayna ile boyunun ölçüsü alınması gereken şeyi fısıldıyor kulağımıza kurucunun şiirleri. akisle yüzyüze gelindiğinde kendi pençelerini kendi ensesine geçirmiş bir delilik haliyle karşılaşmak buruk ve hazin bir tada sahip olabilir, tüm şaşaasına rağmen en yalın imgelerin bile sahte olduğu bu çağda şiirin ve şairin vicdanı yarayı gizlemekten yana değil, bu son model yaranın sahici olduğunu dert edinen, yani şiirin yüreği tam da kendi yüreğindeki yaraya tuz basıyor. kurucuya göre insanların ürkmesi gereken şey bu acının vereceği delilik değil, iyileşmeme olmalı, insandan insana, insanın kendinden yayılan bu kopkoyu kötülük olmalı, bu yüzden umutla ve umutsuzlukla, uyuma uyumsuzlukla sanatı, ona temas eden herkesi dürüstçe infilak etmeye çağırıyor tekmil 32 şiir.
uzaklarda değil, odamızda, tek kişilik yatağımızda, iki kişilik yatağımızda, yataktaki rüyamızda, ve o rüyadan uyandığımızda sabah oluyor, akşam oluyor, bir sigara pakedi kadar, yalnızız, yorulmayan yalnızlığımız, o günün sonunda buruşturup atacağımız bir sigara pakedi gibi.. boyumuz, ebatımız, küçüklüğümüz değil, bu, kayıp çocukluğumuz, bu, küçük düşürülmüşlüğümüz..
e bize bu gülüşleri kim verdi, hiç hoş değil
kim ağlattı bizi şimdi yokluktan, plastik mi bunlar?
tanıtım bülteninden.
"incelikli örülmüş sert şiirleri, edebiyat piyasasına karşı geliştirdiği muhalif eylemeleri ve alternatif projeleri ile tanıdığımız kaos çocuk parkı kolektifi kurucusu ve koordinatörü lokman kurucu'nun sürekli portakal kabukları adlı kitabı düşülke yayınları'ndan çıktı.
muzaffer bir eda ile dört duvar arasına hapsedilen günümüz insanının parçalanmış hayatını gözler önüne seren, duyumsatan, işittiren kurucu, medeniyetin işaret parmağıyla hayatımıza sokulan yanılsamalarla, bizi kuşatan yabancılaşmayla çarpışarak derinleştirdiği duyarlılığıyla okuru huzursuz bir idrakin eşiğinde bırakıyor. nihayetinde kendi gördüğümüz şeylerin boyundayız ve bu cilalı çağın elimize tutuşturduğu o meşum ayna ile boyunun ölçüsü alınması gereken şeyi fısıldıyor kulağımıza kurucunun şiirleri. akisle yüzyüze gelindiğinde kendi pençelerini kendi ensesine geçirmiş bir delilik haliyle karşılaşmak buruk ve hazin bir tada sahip olabilir, tüm şaşaasına rağmen en yalın imgelerin bile sahte olduğu bu çağda şiirin ve şairin vicdanı yarayı gizlemekten yana değil, bu son model yaranın sahici olduğunu dert edinen, yani şiirin yüreği tam da kendi yüreğindeki yaraya tuz basıyor. kurucuya göre insanların ürkmesi gereken şey bu acının vereceği delilik değil, iyileşmeme olmalı, insandan insana, insanın kendinden yayılan bu kopkoyu kötülük olmalı, bu yüzden umutla ve umutsuzlukla, uyuma uyumsuzlukla sanatı, ona temas eden herkesi dürüstçe infilak etmeye çağırıyor tekmil 32 şiir.
uzaklarda değil, odamızda, tek kişilik yatağımızda, iki kişilik yatağımızda, yataktaki rüyamızda, ve o rüyadan uyandığımızda sabah oluyor, akşam oluyor, bir sigara pakedi kadar, yalnızız, yorulmayan yalnızlığımız, o günün sonunda buruşturup atacağımız bir sigara pakedi gibi.. boyumuz, ebatımız, küçüklüğümüz değil, bu, kayıp çocukluğumuz, bu, küçük düşürülmüşlüğümüz..
e bize bu gülüşleri kim verdi, hiç hoş değil
kim ağlattı bizi şimdi yokluktan, plastik mi bunlar?
tanıtım bülteninden.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com