bugün
- gocu28
- cimere şikayet eden yazar tipi6
- kamosun şafak operasyonuyla ters kelepçe yemesi6
- sözlükteki karanlık kişiler4
- başkent istanbul olsun5
- özel sektörün acımasız olması3
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- recep tayyip erdoğan3
- trump'ın erdoğan'ı yine övmesi6
- ingilizce bilmeyen akademisyenler6
- yağmurlu havaları seven insan6
- ekrem imamoğlu2
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması4
- iş yerindeki orospu çocukları6
- selam verilen kızın siklememesi4
- karton toplarken cin musallat olması2
- tusubasanın türkiye maçında attığı gol2
- mora katliamı3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- true nickli yazar22
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- claudian clouds43
- tai gocu kardeştir zall bizi birleştir2
- düşmanın sizi övmesi2
- asrın soygunu10
- kendinden büyük bir kadınla evlenmek4
- aşk5
- purgatory2
- bahar feyzan3
- tai lung vs gocu22
- çocuk yetiştirmek2
- yazılımcıların flört edememesi6
- manisada okul saldırısı18
- sabahları sevilen şeyler9
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- kader2
- yağmur sabahında2
- habire1227
- kürtler asimile edilmelidir11
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- sabahları nefret edilen şeyler7
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- sözlüktekiler kaç yaşında9
- sarı poşet kudurtması13
- meb'in usule aykırı ücret dağıtması2
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- bekarlığın avantajları3
- evliliği ayakta tutan güçler13
- et döner dürüm9
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
Orhan Pamuk eseri ve Netflix'te gösterimde olan Masumiyet Müzesi'nin karakterlerinden olan Kemal'in içinde olduğu durum. Takıntılı aşk mı dersiniz yoksa aşkın zaten doğası bu mudur dersiniz... Çok farketmez aslında. Aşk tedavisi pek de mümkün olmayan bir hastalıktır. Orhan Pamuk'un Kemal'inin içine düştüğü bu durumun benzeri Marcel Proust'un devasa eseri Kayıp Zamanın izinde'de rastlanır. Hatta Orhan Pamuk'un ondan esinlendiği ama kopyalamadığı, kendi coğrafyasından, kendi zamanından bir cevap verip bir diyalog kurduğu dile getirilmiştir. Bu kitaplardaki üç erkek de delicesine bir takıntıyla aşık oldukları kadınlara Odette, Albertine ve Füsun'a aşklarının getirdiği ıstırabı, kıskançlığı ve hırsı yansıtırlar. Limerence, bazen Proust'un eserinde olduğu gibi tesadüfen bazen de Orhan Pamuk'ın eserinde olduğu gibi kasıtlı olarak sevilen kadına ait her nesneyi, her anıyı takıntılı bir şekilde biriktirerek geçmişi, hayatın o zalim akışından kurtarmaya, bir çeşit an'ı esir almaya çalışmaktır. Sevdiğiniz kadınla yaşadığınız bir an'ı kafanızda tekrar tekrar yaşatmak, yaşarken fark etmediğiniz ama hayatınızın sonuna kadar sizin peşinizi bırakmayacak olan o anılardan hem acı hem de bir çeşit hastalıklı zevk almanızı sağlar bu his. Yaşanan o anların geçici olduğuna bünye inanmak istemez, isyan eder. Limerence, aşkın hazzından ziyade artık o aşka sahip olamamanın getirdiği kıskançlık, hastalıklı bir ruh hali, hem fiziksel hem de ruhsal acı çekme halinin zirvesidir.
Aslında bir erkek olarak bir kadına aşık olduğumuzda yaptığımız şey ruh halimizi ona yansıtmaktır. Bizi onun için değerli yapan şey onun kendi değerinden çok bizim ruh halimizin derinliğidir. O derinliğin yansıyacağı bir yer kalmayınca da acı gelmeye başlar. Aşk, sevilen insana aslında sadece seven kişide var olan şeyler katar. Yani kişi aşık olduğu kişiyi yitirdiğinde ya da aşık olduğu kişi ona aşık değilse sadece ondan değil kendinden de olur. Bütününü arayan ama asla bulamayan, bulamayacak olan o eksik tarafına ve de en kötüsü bunu da biliyor olmanın acısına katlanırken hissettiklerimizdir
Aslında bir erkek olarak bir kadına aşık olduğumuzda yaptığımız şey ruh halimizi ona yansıtmaktır. Bizi onun için değerli yapan şey onun kendi değerinden çok bizim ruh halimizin derinliğidir. O derinliğin yansıyacağı bir yer kalmayınca da acı gelmeye başlar. Aşk, sevilen insana aslında sadece seven kişide var olan şeyler katar. Yani kişi aşık olduğu kişiyi yitirdiğinde ya da aşık olduğu kişi ona aşık değilse sadece ondan değil kendinden de olur. Bütününü arayan ama asla bulamayan, bulamayacak olan o eksik tarafına ve de en kötüsü bunu da biliyor olmanın acısına katlanırken hissettiklerimizdir
birine karşı yoğun, kontrol etmesi zor ve çoğu zaman karşılıksız olan zihinsel takıntı hali. bu kişi karşısındakinin küçük davranışlarına aşırı anlamlar yükler, sürekli onu düşünür ve karşılık ihtimaliyle duygusal olarak iniş çıkış yaşar. aşk gibi görünür ama aşk değil. daha çok belirsizlikten beslenen, gerçeklikten kopmaya meyilli bir saplantıdır. üstelik diğer kişi onunla ilgili yazılan bu senaryodan bile habersizdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar