bugün
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları9
- efesle tuborgu karıştırıp içmek7
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek6
- burunla blok flüt çalabilmek6
- kadın yazar çekme başlıkları6
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim4
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- sineklik olmasına rağmen giren sinek3
- tai lung12
- nasıl zengin olunur2
- geldimgittim5
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- nazi sineması2
- çaylaktan dönüp geri çaylak olmak2
- kiraz vs vişne4
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- lex luthor'un babası2
- sinek sokması3
- dünyada her saniye iki kişinin ölmesi3
- silikon çekmek2
- mine tugay2
- hegelci giremez2
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- kafaya kuş sıçması5
- ortega sedat2
- üniversitede kızlara para yedirmek6
- sözlükte kavga oluyor hissi3
- tak tak sedat2
- kısa aralıklarla kaka yapmak2
- kadını kırbaçlamadan sevişemem ben2
- yazın çorap giyen insan3
- yeşil nohut3
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak3
- seri gizli artı oy veren melek5
- şenay gürler2
- çarşının orta yerine sıçmak2
- semih saygıner'in yaşlanması2
- kadınların çok tacizci olması2
- hiçbir erkek için çabalamayan erkek2
- ışın kılıcı ile döner kesmek2
- sınıfın en uzun boylusu olmak2
- hiçbir kız için çabalamayan erkek2
- taşak sütyeni3
- kulaklarından tavana çivilemek2
- elektronik devre elemanları2
- gece çiğ köfteci aramak2
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- 40 hadis4
- sabah kahvesi2
Orhan Pamuk eseri ve Netflix'te gösterimde olan Masumiyet Müzesi'nin karakterlerinden olan Kemal'in içinde olduğu durum. Takıntılı aşk mı dersiniz yoksa aşkın zaten doğası bu mudur dersiniz... Çok farketmez aslında. Aşk tedavisi pek de mümkün olmayan bir hastalıktır. Orhan Pamuk'un Kemal'inin içine düştüğü bu durumun benzeri Marcel Proust'un devasa eseri Kayıp Zamanın izinde'de rastlanır. Hatta Orhan Pamuk'un ondan esinlendiği ama kopyalamadığı, kendi coğrafyasından, kendi zamanından bir cevap verip bir diyalog kurduğu dile getirilmiştir. Bu kitaplardaki üç erkek de delicesine bir takıntıyla aşık oldukları kadınlara Odette, Albertine ve Füsun'a aşklarının getirdiği ıstırabı, kıskançlığı ve hırsı yansıtırlar. Limerence, bazen Proust'un eserinde olduğu gibi tesadüfen bazen de Orhan Pamuk'ın eserinde olduğu gibi kasıtlı olarak sevilen kadına ait her nesneyi, her anıyı takıntılı bir şekilde biriktirerek geçmişi, hayatın o zalim akışından kurtarmaya, bir çeşit an'ı esir almaya çalışmaktır. Sevdiğiniz kadınla yaşadığınız bir an'ı kafanızda tekrar tekrar yaşatmak, yaşarken fark etmediğiniz ama hayatınızın sonuna kadar sizin peşinizi bırakmayacak olan o anılardan hem acı hem de bir çeşit hastalıklı zevk almanızı sağlar bu his. Yaşanan o anların geçici olduğuna bünye inanmak istemez, isyan eder. Limerence, aşkın hazzından ziyade artık o aşka sahip olamamanın getirdiği kıskançlık, hastalıklı bir ruh hali, hem fiziksel hem de ruhsal acı çekme halinin zirvesidir.
Aslında bir erkek olarak bir kadına aşık olduğumuzda yaptığımız şey ruh halimizi ona yansıtmaktır. Bizi onun için değerli yapan şey onun kendi değerinden çok bizim ruh halimizin derinliğidir. O derinliğin yansıyacağı bir yer kalmayınca da acı gelmeye başlar. Aşk, sevilen insana aslında sadece seven kişide var olan şeyler katar. Yani kişi aşık olduğu kişiyi yitirdiğinde ya da aşık olduğu kişi ona aşık değilse sadece ondan değil kendinden de olur. Bütününü arayan ama asla bulamayan, bulamayacak olan o eksik tarafına ve de en kötüsü bunu da biliyor olmanın acısına katlanırken hissettiklerimizdir
Aslında bir erkek olarak bir kadına aşık olduğumuzda yaptığımız şey ruh halimizi ona yansıtmaktır. Bizi onun için değerli yapan şey onun kendi değerinden çok bizim ruh halimizin derinliğidir. O derinliğin yansıyacağı bir yer kalmayınca da acı gelmeye başlar. Aşk, sevilen insana aslında sadece seven kişide var olan şeyler katar. Yani kişi aşık olduğu kişiyi yitirdiğinde ya da aşık olduğu kişi ona aşık değilse sadece ondan değil kendinden de olur. Bütününü arayan ama asla bulamayan, bulamayacak olan o eksik tarafına ve de en kötüsü bunu da biliyor olmanın acısına katlanırken hissettiklerimizdir
birine karşı yoğun, kontrol etmesi zor ve çoğu zaman karşılıksız olan zihinsel takıntı hali. bu kişi karşısındakinin küçük davranışlarına aşırı anlamlar yükler, sürekli onu düşünür ve karşılık ihtimaliyle duygusal olarak iniş çıkış yaşar. aşk gibi görünür ama aşk değil. daha çok belirsizlikten beslenen, gerçeklikten kopmaya meyilli bir saplantıdır. üstelik diğer kişi onunla ilgili yazılan bu senaryodan bile habersizdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar