bugün
- teslimiyet4
- asrın soygunu5
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- bu ne soğuk amk5
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- true nickli yazar18
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- habire1227
- 22 eylül istanbul gecesi2
- kürtler asimile edilmelidir11
- botswana2
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- gocusuz bir sözlük5
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- krt tv4
- sözlükte kavga olacak hissi3
- kendinden bile sakladığın şey5
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- ecevit döneminin kepazeliği5
- et döner dürüm9
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- şaka maka yeni bir günün başlaması2
- manisada okul saldırısı17
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- sarı poşet kudurtması13
- gocu'nun çaylak olması3
- çorap kokusu2
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- şanlıurfa2
- evliliği ayakta tutan güçler13
- silinen entry2
- varlık sebebimiz3
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- kızlar geri gelsin kampanyası2
- evlilik4
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- aşk4
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- apocalypse tank3
- fırtına sonrası sessizlik2
- bottega3
Orhan Pamuk eseri ve Netflix'te gösterimde olan Masumiyet Müzesi'nin karakterlerinden olan Kemal'in içinde olduğu durum. Takıntılı aşk mı dersiniz yoksa aşkın zaten doğası bu mudur dersiniz... Çok farketmez aslında. Aşk tedavisi pek de mümkün olmayan bir hastalıktır. Orhan Pamuk'un Kemal'inin içine düştüğü bu durumun benzeri Marcel Proust'un devasa eseri Kayıp Zamanın izinde'de rastlanır. Hatta Orhan Pamuk'un ondan esinlendiği ama kopyalamadığı, kendi coğrafyasından, kendi zamanından bir cevap verip bir diyalog kurduğu dile getirilmiştir. Bu kitaplardaki üç erkek de delicesine bir takıntıyla aşık oldukları kadınlara Odette, Albertine ve Füsun'a aşklarının getirdiği ıstırabı, kıskançlığı ve hırsı yansıtırlar. Limerence, bazen Proust'un eserinde olduğu gibi tesadüfen bazen de Orhan Pamuk'ın eserinde olduğu gibi kasıtlı olarak sevilen kadına ait her nesneyi, her anıyı takıntılı bir şekilde biriktirerek geçmişi, hayatın o zalim akışından kurtarmaya, bir çeşit an'ı esir almaya çalışmaktır. Sevdiğiniz kadınla yaşadığınız bir an'ı kafanızda tekrar tekrar yaşatmak, yaşarken fark etmediğiniz ama hayatınızın sonuna kadar sizin peşinizi bırakmayacak olan o anılardan hem acı hem de bir çeşit hastalıklı zevk almanızı sağlar bu his. Yaşanan o anların geçici olduğuna bünye inanmak istemez, isyan eder. Limerence, aşkın hazzından ziyade artık o aşka sahip olamamanın getirdiği kıskançlık, hastalıklı bir ruh hali, hem fiziksel hem de ruhsal acı çekme halinin zirvesidir.
Aslında bir erkek olarak bir kadına aşık olduğumuzda yaptığımız şey ruh halimizi ona yansıtmaktır. Bizi onun için değerli yapan şey onun kendi değerinden çok bizim ruh halimizin derinliğidir. O derinliğin yansıyacağı bir yer kalmayınca da acı gelmeye başlar. Aşk, sevilen insana aslında sadece seven kişide var olan şeyler katar. Yani kişi aşık olduğu kişiyi yitirdiğinde ya da aşık olduğu kişi ona aşık değilse sadece ondan değil kendinden de olur. Bütününü arayan ama asla bulamayan, bulamayacak olan o eksik tarafına ve de en kötüsü bunu da biliyor olmanın acısına katlanırken hissettiklerimizdir
Aslında bir erkek olarak bir kadına aşık olduğumuzda yaptığımız şey ruh halimizi ona yansıtmaktır. Bizi onun için değerli yapan şey onun kendi değerinden çok bizim ruh halimizin derinliğidir. O derinliğin yansıyacağı bir yer kalmayınca da acı gelmeye başlar. Aşk, sevilen insana aslında sadece seven kişide var olan şeyler katar. Yani kişi aşık olduğu kişiyi yitirdiğinde ya da aşık olduğu kişi ona aşık değilse sadece ondan değil kendinden de olur. Bütününü arayan ama asla bulamayan, bulamayacak olan o eksik tarafına ve de en kötüsü bunu da biliyor olmanın acısına katlanırken hissettiklerimizdir
birine karşı yoğun, kontrol etmesi zor ve çoğu zaman karşılıksız olan zihinsel takıntı hali. bu kişi karşısındakinin küçük davranışlarına aşırı anlamlar yükler, sürekli onu düşünür ve karşılık ihtimaliyle duygusal olarak iniş çıkış yaşar. aşk gibi görünür ama aşk değil. daha çok belirsizlikten beslenen, gerçeklikten kopmaya meyilli bir saplantıdır. üstelik diğer kişi onunla ilgili yazılan bu senaryodan bile habersizdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar