bugün
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın28
- dünyanın tersine dönmesi5
- insan doğru olanı seçerek mutlu olabilir mi6
- cansever4
- tavuk sevmemek5
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- behlül ün bihter den ayrılma nedenleri4
- fairuz3
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği7
- yorgun mermi19
- superman ile venom birleşse2
- durmaması gereken yerde duran insan2
- birol güven2
- güzel kadın3
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı6
- sürekli dizi6
- laptop4
- yeni zelanda ya gitmek5
- etek giyen erkek10
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- lionel messi5
- she was the most beautiful person'i ever saw2
- zorunlu eğitim6
- kadın sürücülerin bilmediği trafik işareti2
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- bikbik hanfendi2
- yecüc ile mecüc3
- namaz4
- aslan4
- hangi manifest kızısın3
- her şey ölümümle başlamıştı2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- 8 ağustos 2026 wolfsburg kaiserslautern maçı2
- sakallı aşçı2
- tahta kavede sütlü nescafe söylemek2
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- sudekiray silik yesin kampanyası3
- hakiki şeyh ve sahte şeyh3
- devalüasyon yakın mı9
- ciddi ciddi başı açık kızla evlenmek3
- varoşların sevdaları gerçek olur çıkarsız5
- kadınların erkeklerde çok fazla kriter araması8
- günlük tutan erkek9
- bir daha doğmayacak olmak2
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek8
- sarışın erkek karizması2
- kara lahana2
- mekke anlaşması7
- şeyhine badeletince cennete gideceğini sanan çomar2
birine karşı yoğun, kontrol etmesi zor ve çoğu zaman karşılıksız olan zihinsel takıntı hali. bu kişi karşısındakinin küçük davranışlarına aşırı anlamlar yükler, sürekli onu düşünür ve karşılık ihtimaliyle duygusal olarak iniş çıkış yaşar. aşk gibi görünür ama aşk değil. daha çok belirsizlikten beslenen, gerçeklikten kopmaya meyilli bir saplantıdır. üstelik diğer kişi onunla ilgili yazılan bu senaryodan bile habersizdir.
Orhan Pamuk eseri ve Netflix'te gösterimde olan Masumiyet Müzesi'nin karakterlerinden olan Kemal'in içinde olduğu durum. Takıntılı aşk mı dersiniz yoksa aşkın zaten doğası bu mudur dersiniz... Çok farketmez aslında. Aşk tedavisi pek de mümkün olmayan bir hastalıktır. Orhan Pamuk'un Kemal'inin içine düştüğü bu durumun benzeri Marcel Proust'un devasa eseri Kayıp Zamanın izinde'de rastlanır. Hatta Orhan Pamuk'un ondan esinlendiği ama kopyalamadığı, kendi coğrafyasından, kendi zamanından bir cevap verip bir diyalog kurduğu dile getirilmiştir. Bu kitaplardaki üç erkek de delicesine bir takıntıyla aşık oldukları kadınlara Odette, Albertine ve Füsun'a aşklarının getirdiği ıstırabı, kıskançlığı ve hırsı yansıtırlar. Limerence, bazen Proust'un eserinde olduğu gibi tesadüfen bazen de Orhan Pamuk'ın eserinde olduğu gibi kasıtlı olarak sevilen kadına ait her nesneyi, her anıyı takıntılı bir şekilde biriktirerek geçmişi, hayatın o zalim akışından kurtarmaya, bir çeşit an'ı esir almaya çalışmaktır. Sevdiğiniz kadınla yaşadığınız bir an'ı kafanızda tekrar tekrar yaşatmak, yaşarken fark etmediğiniz ama hayatınızın sonuna kadar sizin peşinizi bırakmayacak olan o anılardan hem acı hem de bir çeşit hastalıklı zevk almanızı sağlar bu his. Yaşanan o anların geçici olduğuna bünye inanmak istemez, isyan eder. Limerence, aşkın hazzından ziyade artık o aşka sahip olamamanın getirdiği kıskançlık, hastalıklı bir ruh hali, hem fiziksel hem de ruhsal acı çekme halinin zirvesidir.
Aslında bir erkek olarak bir kadına aşık olduğumuzda yaptığımız şey ruh halimizi ona yansıtmaktır. Bizi onun için değerli yapan şey onun kendi değerinden çok bizim ruh halimizin derinliğidir. O derinliğin yansıyacağı bir yer kalmayınca da acı gelmeye başlar. Aşk, sevilen insana aslında sadece seven kişide var olan şeyler katar. Yani kişi aşık olduğu kişiyi yitirdiğinde ya da aşık olduğu kişi ona aşık değilse sadece ondan değil kendinden de olur. Bütününü arayan ama asla bulamayan, bulamayacak olan o eksik tarafına ve de en kötüsü bunu da biliyor olmanın acısına katlanırken hissettiklerimizdir
Aslında bir erkek olarak bir kadına aşık olduğumuzda yaptığımız şey ruh halimizi ona yansıtmaktır. Bizi onun için değerli yapan şey onun kendi değerinden çok bizim ruh halimizin derinliğidir. O derinliğin yansıyacağı bir yer kalmayınca da acı gelmeye başlar. Aşk, sevilen insana aslında sadece seven kişide var olan şeyler katar. Yani kişi aşık olduğu kişiyi yitirdiğinde ya da aşık olduğu kişi ona aşık değilse sadece ondan değil kendinden de olur. Bütününü arayan ama asla bulamayan, bulamayacak olan o eksik tarafına ve de en kötüsü bunu da biliyor olmanın acısına katlanırken hissettiklerimizdir
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar