bugün
- fatma betül sayan kaya5
- eskortluk yapan sözlük yazarı29
- türk esnafı9
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu4
- türküm doğruyum çalışkanım11
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter5
- ben bir yahudiyim4
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- aykolik efendi6
- iltica27
- kolye142
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- fon vurgunu29
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi5
- kadınların yedekte erkek tutması7
- humboldt caddesi esperanza apartmanı2
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- ofis pornosu13
- cam açık ve çıplak uyumak7
- andımız3
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- saraca096
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- emret komutanım ferit in silahını kaybettiği bölüm2
- uzaylılar selam verir mi4
- güne bir şiir dizesi bırak2
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- ilişkiye ara vermek10
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- marka giyinmek9
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- asansörde konuşmama kuralı9
- düşün ki o bunu okuyor3
- platon un mağara alegorisi8
- koro halinde ulumak2
- 18 ekim 2026 başakşehir gaziantep maçı2
- uzaylılar kovalasın seni3
- tertemiz delirmek2
- emret komutanım sinyor seyfi2
- komşuya hola lopez como estas demek2
- aleyna kalaycıoğlu2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
memurlar.net sitesi forumlarındaki verileri örneklem alarak türk eğitim sistemini, öğretmenleri eleştiren ekşi sözlük yazarı.
ilgili entry: http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=23907036
kendisine buradan önerim, facebook/ogretmenizbiz, ogretmenlerokeye4uncuariyor.com, yasasin3aytatil.com sitelerini de takip ederek eleştirilerine ve tespitlerine zenginglik katması.
peşinen not: iş bu entry'de tabii ki türk eğitim sisteminin süpersonik olduğu falan savunulmamıştır. türk eğitim sistemi bok gibidir o ayrı; öğretmenlerin yeterlilikleri, eğitim fakülteleri öğğğk'tür o ayrı. bunlarla ilgili değil bu entry dikkat et! entry'nin giriliş amacı 'ibibik tespiti' yapmaktır, üzmeyelim birbirimizi.
saygılar.
ilgili entry: http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=23907036
kendisine buradan önerim, facebook/ogretmenizbiz, ogretmenlerokeye4uncuariyor.com, yasasin3aytatil.com sitelerini de takip ederek eleştirilerine ve tespitlerine zenginglik katması.
peşinen not: iş bu entry'de tabii ki türk eğitim sisteminin süpersonik olduğu falan savunulmamıştır. türk eğitim sistemi bok gibidir o ayrı; öğretmenlerin yeterlilikleri, eğitim fakülteleri öğğğk'tür o ayrı. bunlarla ilgili değil bu entry dikkat et! entry'nin giriliş amacı 'ibibik tespiti' yapmaktır, üzmeyelim birbirimizi.
saygılar.
--spoiler--
Fransa"da çok meşhur bir sözlük vardır; Larousse
Bu sözlükte bir kelime var; ""décapiter""...
Bu kelime, 1931 yılındaki sözlükte; ""boynunu vurmak"" diye ifade ediliyor.
Kelimenin bir başka anlamı daha var; ""Kazığa oturtmak"", yani sivri bir kazık hazırlamak ve kazığın bir ucu insanların ağzından çıkacak şekilde üzerine oturtmak.
Vahşi bir uygulama.
Burada, kazığa oturtmak deyiminin manasını açıklığa kavuşturmak için örnek veriliyor:
""Türkler, bugün bile esirlerini kazığa oturturlar.""
Atatürk bunu öğrenince, Fransız Büyükelçisi"ni yemeğe davet ediyor.
Elçi, diğer elçilere böbürleniyor, hava atıyor; Atatürk tarafından davet edildiği için.
Köşke geliyor, yemekler yeniyor.
Atatürk tabii bir şekilde, Elçiye bu kelimenin anlamını soruyor.
O da bildiği anlamı söylüyor.
Atatürk; ""Kelimenin başka bir anlamı var mı?"" diye sorunca, Büyükelçi; ""Bunu söylemek için sözlüğe bakmam gerekir"" diyor.
Atatürk; daha önce hazırlamış olduğu ve çalışanlarına öğütlediği şekilde Larouse"u getirtip, Büyükelçinin önüne koyduruyor.
Elçi, daha işin nereye kadar gideceğinin farkında olmadan hevesle okumaya başlıyor.
Ancak kelimenin karşısında ""kazığa oturtmak"" konusunda verilen örnek cümleye gelince, ancak yarıya kadar okuyabiliyor ve yarısından sonra yutkunarak Atatürk"ün yüzüne bakıyor.
Atatürk diyor ki:
""Demek ki biz Türkler; bugün de esirlerlerimizi kazığa oturtuyoruz öyle mi, öyle mi sayın Sefir? Sözlüğünüze böyle yazmışsınız, bu doğru mu?""
Sefir, hemen sözlüğü biraz karıştırıyor ve bir kaçamak noktası bularak diyor ki; ""Efendim bu sözlük; Katolik Kilisesi"nin matbaasında basılmış, bildiğiniz gibi biz laik ülkeyiz, kilisenin yaptıklarının bizim hükümetimizle bir ilgisi yok. Bizi ilgilendirmez ve biz kiliseye karışamayız.""
Atatürk:
""Öyle mi efendim, siz laik bir ülke olduğunuz için demek ki kiliselere karışamıyorsunuz. Öyleyse ben de yarından itibaren istanbul"daki kiliselerin kapılarına koca birer kilit astırıyorum"" diyor.
Bunu duyan Sefir, birden ayağa kalkıyor ve; ""Ekselans, protesto ederiz"" diyor.
Bunun üzerine Atatürk;
""Hani sizi ilgilendirmiyordu, karışmıyordunuz?"" diyor ve ilgililere dönerek; ""Sefire yolu gösterin"" diyerek, bir anlamda onu kovuyor.
Sonra ne mi oluyor?
Tabii Fransız hükümeti; laiklik söylemlerini bir tarafa bırakıyor, hemen o sözlük toplatılıyor ve yeni baskısında o cümle çıkarılıyor.
Bu muhteşem tavır;
- Askerimizin başına çuval geçirildiğinde sessiz kalan,
- Karakollarımıza komşu bir ülkeden saldırılar düzenlenip şehitler verdiğimizde, harekete geçmeden önce icazet almak için okyanus ötesine giden,
- Fuarlarda, ülkemizin bir bölümünü kurdukları kukla devletin parçası olarak gösteren haritalar asanlarla, hala resmi temaslarda bulunan değerli yöneticilerimize
ve
- 85 yılda, nerelerden nerelere geldiğimizi hala göremeyen aziz vatandaşlarımıza ithaf olunur...
" CUMHURiYET, FiKRi HÜR, ViCDANI HÜR, iRFANI HÜR iNSANLARIN ELLERiNDE AYDINLIĞA ULAŞACAKTIR"
--spoiler--
Fransa"da çok meşhur bir sözlük vardır; Larousse
Bu sözlükte bir kelime var; ""décapiter""...
Bu kelime, 1931 yılındaki sözlükte; ""boynunu vurmak"" diye ifade ediliyor.
Kelimenin bir başka anlamı daha var; ""Kazığa oturtmak"", yani sivri bir kazık hazırlamak ve kazığın bir ucu insanların ağzından çıkacak şekilde üzerine oturtmak.
Vahşi bir uygulama.
Burada, kazığa oturtmak deyiminin manasını açıklığa kavuşturmak için örnek veriliyor:
""Türkler, bugün bile esirlerini kazığa oturturlar.""
Atatürk bunu öğrenince, Fransız Büyükelçisi"ni yemeğe davet ediyor.
Elçi, diğer elçilere böbürleniyor, hava atıyor; Atatürk tarafından davet edildiği için.
Köşke geliyor, yemekler yeniyor.
Atatürk tabii bir şekilde, Elçiye bu kelimenin anlamını soruyor.
O da bildiği anlamı söylüyor.
Atatürk; ""Kelimenin başka bir anlamı var mı?"" diye sorunca, Büyükelçi; ""Bunu söylemek için sözlüğe bakmam gerekir"" diyor.
Atatürk; daha önce hazırlamış olduğu ve çalışanlarına öğütlediği şekilde Larouse"u getirtip, Büyükelçinin önüne koyduruyor.
Elçi, daha işin nereye kadar gideceğinin farkında olmadan hevesle okumaya başlıyor.
Ancak kelimenin karşısında ""kazığa oturtmak"" konusunda verilen örnek cümleye gelince, ancak yarıya kadar okuyabiliyor ve yarısından sonra yutkunarak Atatürk"ün yüzüne bakıyor.
Atatürk diyor ki:
""Demek ki biz Türkler; bugün de esirlerlerimizi kazığa oturtuyoruz öyle mi, öyle mi sayın Sefir? Sözlüğünüze böyle yazmışsınız, bu doğru mu?""
Sefir, hemen sözlüğü biraz karıştırıyor ve bir kaçamak noktası bularak diyor ki; ""Efendim bu sözlük; Katolik Kilisesi"nin matbaasında basılmış, bildiğiniz gibi biz laik ülkeyiz, kilisenin yaptıklarının bizim hükümetimizle bir ilgisi yok. Bizi ilgilendirmez ve biz kiliseye karışamayız.""
Atatürk:
""Öyle mi efendim, siz laik bir ülke olduğunuz için demek ki kiliselere karışamıyorsunuz. Öyleyse ben de yarından itibaren istanbul"daki kiliselerin kapılarına koca birer kilit astırıyorum"" diyor.
Bunu duyan Sefir, birden ayağa kalkıyor ve; ""Ekselans, protesto ederiz"" diyor.
Bunun üzerine Atatürk;
""Hani sizi ilgilendirmiyordu, karışmıyordunuz?"" diyor ve ilgililere dönerek; ""Sefire yolu gösterin"" diyerek, bir anlamda onu kovuyor.
Sonra ne mi oluyor?
Tabii Fransız hükümeti; laiklik söylemlerini bir tarafa bırakıyor, hemen o sözlük toplatılıyor ve yeni baskısında o cümle çıkarılıyor.
Bu muhteşem tavır;
- Askerimizin başına çuval geçirildiğinde sessiz kalan,
- Karakollarımıza komşu bir ülkeden saldırılar düzenlenip şehitler verdiğimizde, harekete geçmeden önce icazet almak için okyanus ötesine giden,
- Fuarlarda, ülkemizin bir bölümünü kurdukları kukla devletin parçası olarak gösteren haritalar asanlarla, hala resmi temaslarda bulunan değerli yöneticilerimize
ve
- 85 yılda, nerelerden nerelere geldiğimizi hala göremeyen aziz vatandaşlarımıza ithaf olunur...
" CUMHURiYET, FiKRi HÜR, ViCDANI HÜR, iRFANI HÜR iNSANLARIN ELLERiNDE AYDINLIĞA ULAŞACAKTIR"
--spoiler--
sözlüklerde kendini aşmış, akla gelebilecek her konunun sözlüğünü çıkarmış kurum.
librairie larousse*.
paris'te, ansiklopedi ve sözlük yayıncılığında uzmanlaşmış yayınevi.
1852'de pierre larousse'la augustin boyer tarafından kurulmuştur.
paris'te, ansiklopedi ve sözlük yayıncılığında uzmanlaşmış yayınevi.
1852'de pierre larousse'la augustin boyer tarafından kurulmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar