bugün
- meyveli soda içen erkek7
- 35 yaşına gelip evlenmemiş erkeğin asıl amacı7
- bulgur pilavının kötü bir yemek olması5
- hiç fuhuş yaptınız mı5
- örgüt mensubu5
- kadınların bir erkekte aradığı kriterler16
- hayatından 1 yılı kaça satarsın9
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi17
- fransızca3
- messi vs maradona7
- yoldaş benjamin franklin4
- chp de 7 il başkanının görevden alınması3
- karınızı baştan çıkarır mısınız2
- kiraz cicegi kolonyasi45
- ça va mal2
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız20
- mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek10
- her seçim ortaya çıkan uçaklar tanklar2
- ateist4
- sen gidince gül yüreklim gece soğuk gün karanlık2
- sözlükte sizi kim tanıyor16
- je m appelle2
- macaristan başbakanın macar tvsine ayarı3
- yazarların hayatlarının 1 yılını satacakları fiyat11
- izlenilen ilk yabancı dizi13
- erken boşalmak2
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi15
- eyalet sistemi için evet diyen türk2
- 2026 dünya kupası30
- vaka i vakvakiye2
- ahmet telli3
- gs renklerini birleştirince altın mı çıkar5
- kant'ın ahlak yasası ve günlük hayat6
- allah4
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu10
- inanmıyorsanız bari saygı duyun6
- upuzun saçlarını kısacık kestiren kız5
- misojini3
- deniz göktaş21
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler7
- kaan için kritik eşiğin aşılması2
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı24
- sersem herif14
- mehmet okuyan12
- kim kimin fakesi10
- instagram2
- forlove192
- göksel ve teoman evlenseydi ne olurdu3
- fusya semsiyeli yabanci19
- arjantin7
memurlar.net sitesi forumlarındaki verileri örneklem alarak türk eğitim sistemini, öğretmenleri eleştiren ekşi sözlük yazarı.
ilgili entry: http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=23907036
kendisine buradan önerim, facebook/ogretmenizbiz, ogretmenlerokeye4uncuariyor.com, yasasin3aytatil.com sitelerini de takip ederek eleştirilerine ve tespitlerine zenginglik katması.
peşinen not: iş bu entry'de tabii ki türk eğitim sisteminin süpersonik olduğu falan savunulmamıştır. türk eğitim sistemi bok gibidir o ayrı; öğretmenlerin yeterlilikleri, eğitim fakülteleri öğğğk'tür o ayrı. bunlarla ilgili değil bu entry dikkat et! entry'nin giriliş amacı 'ibibik tespiti' yapmaktır, üzmeyelim birbirimizi.
saygılar.
ilgili entry: http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=23907036
kendisine buradan önerim, facebook/ogretmenizbiz, ogretmenlerokeye4uncuariyor.com, yasasin3aytatil.com sitelerini de takip ederek eleştirilerine ve tespitlerine zenginglik katması.
peşinen not: iş bu entry'de tabii ki türk eğitim sisteminin süpersonik olduğu falan savunulmamıştır. türk eğitim sistemi bok gibidir o ayrı; öğretmenlerin yeterlilikleri, eğitim fakülteleri öğğğk'tür o ayrı. bunlarla ilgili değil bu entry dikkat et! entry'nin giriliş amacı 'ibibik tespiti' yapmaktır, üzmeyelim birbirimizi.
saygılar.
--spoiler--
Fransa"da çok meşhur bir sözlük vardır; Larousse
Bu sözlükte bir kelime var; ""décapiter""...
Bu kelime, 1931 yılındaki sözlükte; ""boynunu vurmak"" diye ifade ediliyor.
Kelimenin bir başka anlamı daha var; ""Kazığa oturtmak"", yani sivri bir kazık hazırlamak ve kazığın bir ucu insanların ağzından çıkacak şekilde üzerine oturtmak.
Vahşi bir uygulama.
Burada, kazığa oturtmak deyiminin manasını açıklığa kavuşturmak için örnek veriliyor:
""Türkler, bugün bile esirlerini kazığa oturturlar.""
Atatürk bunu öğrenince, Fransız Büyükelçisi"ni yemeğe davet ediyor.
Elçi, diğer elçilere böbürleniyor, hava atıyor; Atatürk tarafından davet edildiği için.
Köşke geliyor, yemekler yeniyor.
Atatürk tabii bir şekilde, Elçiye bu kelimenin anlamını soruyor.
O da bildiği anlamı söylüyor.
Atatürk; ""Kelimenin başka bir anlamı var mı?"" diye sorunca, Büyükelçi; ""Bunu söylemek için sözlüğe bakmam gerekir"" diyor.
Atatürk; daha önce hazırlamış olduğu ve çalışanlarına öğütlediği şekilde Larouse"u getirtip, Büyükelçinin önüne koyduruyor.
Elçi, daha işin nereye kadar gideceğinin farkında olmadan hevesle okumaya başlıyor.
Ancak kelimenin karşısında ""kazığa oturtmak"" konusunda verilen örnek cümleye gelince, ancak yarıya kadar okuyabiliyor ve yarısından sonra yutkunarak Atatürk"ün yüzüne bakıyor.
Atatürk diyor ki:
""Demek ki biz Türkler; bugün de esirlerlerimizi kazığa oturtuyoruz öyle mi, öyle mi sayın Sefir? Sözlüğünüze böyle yazmışsınız, bu doğru mu?""
Sefir, hemen sözlüğü biraz karıştırıyor ve bir kaçamak noktası bularak diyor ki; ""Efendim bu sözlük; Katolik Kilisesi"nin matbaasında basılmış, bildiğiniz gibi biz laik ülkeyiz, kilisenin yaptıklarının bizim hükümetimizle bir ilgisi yok. Bizi ilgilendirmez ve biz kiliseye karışamayız.""
Atatürk:
""Öyle mi efendim, siz laik bir ülke olduğunuz için demek ki kiliselere karışamıyorsunuz. Öyleyse ben de yarından itibaren istanbul"daki kiliselerin kapılarına koca birer kilit astırıyorum"" diyor.
Bunu duyan Sefir, birden ayağa kalkıyor ve; ""Ekselans, protesto ederiz"" diyor.
Bunun üzerine Atatürk;
""Hani sizi ilgilendirmiyordu, karışmıyordunuz?"" diyor ve ilgililere dönerek; ""Sefire yolu gösterin"" diyerek, bir anlamda onu kovuyor.
Sonra ne mi oluyor?
Tabii Fransız hükümeti; laiklik söylemlerini bir tarafa bırakıyor, hemen o sözlük toplatılıyor ve yeni baskısında o cümle çıkarılıyor.
Bu muhteşem tavır;
- Askerimizin başına çuval geçirildiğinde sessiz kalan,
- Karakollarımıza komşu bir ülkeden saldırılar düzenlenip şehitler verdiğimizde, harekete geçmeden önce icazet almak için okyanus ötesine giden,
- Fuarlarda, ülkemizin bir bölümünü kurdukları kukla devletin parçası olarak gösteren haritalar asanlarla, hala resmi temaslarda bulunan değerli yöneticilerimize
ve
- 85 yılda, nerelerden nerelere geldiğimizi hala göremeyen aziz vatandaşlarımıza ithaf olunur...
" CUMHURiYET, FiKRi HÜR, ViCDANI HÜR, iRFANI HÜR iNSANLARIN ELLERiNDE AYDINLIĞA ULAŞACAKTIR"
--spoiler--
Fransa"da çok meşhur bir sözlük vardır; Larousse
Bu sözlükte bir kelime var; ""décapiter""...
Bu kelime, 1931 yılındaki sözlükte; ""boynunu vurmak"" diye ifade ediliyor.
Kelimenin bir başka anlamı daha var; ""Kazığa oturtmak"", yani sivri bir kazık hazırlamak ve kazığın bir ucu insanların ağzından çıkacak şekilde üzerine oturtmak.
Vahşi bir uygulama.
Burada, kazığa oturtmak deyiminin manasını açıklığa kavuşturmak için örnek veriliyor:
""Türkler, bugün bile esirlerini kazığa oturturlar.""
Atatürk bunu öğrenince, Fransız Büyükelçisi"ni yemeğe davet ediyor.
Elçi, diğer elçilere böbürleniyor, hava atıyor; Atatürk tarafından davet edildiği için.
Köşke geliyor, yemekler yeniyor.
Atatürk tabii bir şekilde, Elçiye bu kelimenin anlamını soruyor.
O da bildiği anlamı söylüyor.
Atatürk; ""Kelimenin başka bir anlamı var mı?"" diye sorunca, Büyükelçi; ""Bunu söylemek için sözlüğe bakmam gerekir"" diyor.
Atatürk; daha önce hazırlamış olduğu ve çalışanlarına öğütlediği şekilde Larouse"u getirtip, Büyükelçinin önüne koyduruyor.
Elçi, daha işin nereye kadar gideceğinin farkında olmadan hevesle okumaya başlıyor.
Ancak kelimenin karşısında ""kazığa oturtmak"" konusunda verilen örnek cümleye gelince, ancak yarıya kadar okuyabiliyor ve yarısından sonra yutkunarak Atatürk"ün yüzüne bakıyor.
Atatürk diyor ki:
""Demek ki biz Türkler; bugün de esirlerlerimizi kazığa oturtuyoruz öyle mi, öyle mi sayın Sefir? Sözlüğünüze böyle yazmışsınız, bu doğru mu?""
Sefir, hemen sözlüğü biraz karıştırıyor ve bir kaçamak noktası bularak diyor ki; ""Efendim bu sözlük; Katolik Kilisesi"nin matbaasında basılmış, bildiğiniz gibi biz laik ülkeyiz, kilisenin yaptıklarının bizim hükümetimizle bir ilgisi yok. Bizi ilgilendirmez ve biz kiliseye karışamayız.""
Atatürk:
""Öyle mi efendim, siz laik bir ülke olduğunuz için demek ki kiliselere karışamıyorsunuz. Öyleyse ben de yarından itibaren istanbul"daki kiliselerin kapılarına koca birer kilit astırıyorum"" diyor.
Bunu duyan Sefir, birden ayağa kalkıyor ve; ""Ekselans, protesto ederiz"" diyor.
Bunun üzerine Atatürk;
""Hani sizi ilgilendirmiyordu, karışmıyordunuz?"" diyor ve ilgililere dönerek; ""Sefire yolu gösterin"" diyerek, bir anlamda onu kovuyor.
Sonra ne mi oluyor?
Tabii Fransız hükümeti; laiklik söylemlerini bir tarafa bırakıyor, hemen o sözlük toplatılıyor ve yeni baskısında o cümle çıkarılıyor.
Bu muhteşem tavır;
- Askerimizin başına çuval geçirildiğinde sessiz kalan,
- Karakollarımıza komşu bir ülkeden saldırılar düzenlenip şehitler verdiğimizde, harekete geçmeden önce icazet almak için okyanus ötesine giden,
- Fuarlarda, ülkemizin bir bölümünü kurdukları kukla devletin parçası olarak gösteren haritalar asanlarla, hala resmi temaslarda bulunan değerli yöneticilerimize
ve
- 85 yılda, nerelerden nerelere geldiğimizi hala göremeyen aziz vatandaşlarımıza ithaf olunur...
" CUMHURiYET, FiKRi HÜR, ViCDANI HÜR, iRFANI HÜR iNSANLARIN ELLERiNDE AYDINLIĞA ULAŞACAKTIR"
--spoiler--
sözlüklerde kendini aşmış, akla gelebilecek her konunun sözlüğünü çıkarmış kurum.
librairie larousse*.
paris'te, ansiklopedi ve sözlük yayıncılığında uzmanlaşmış yayınevi.
1852'de pierre larousse'la augustin boyer tarafından kurulmuştur.
paris'te, ansiklopedi ve sözlük yayıncılığında uzmanlaşmış yayınevi.
1852'de pierre larousse'la augustin boyer tarafından kurulmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar