bugün
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları13
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması11
- 35 yaşında evlenmemiş erkek10
- ioçk vs manifest6
- kıymayı dışardan alıp pidecide pide yaptırmak8
- her güne gözaltı ve tutuklama haberiyle uyanmak6
- sudekiray3
- tanrı yok21
- özgür özel'in tutuklanması8
- bir daha kimseye kitap vermem6
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması6
- borderline kişilik bozukluğu4
- hurdaya kitap vermek4
- bir abazanın günlüğü3
- sınanmamışlığın kibri5
- hesabınıza 20 milyon lira para girişi oldu4
- sevgililer gunu ve tüketim kültürü2
- erdoğan'ı canından çok sevmek3
- galatasaray ın tertemiz bir kulüp olması2
- true nickli namussuz yazar16
- neden işe gidiyoruz kim için çalışıyoruz3
- fotoyu 7 24 sömürmek3
- keraneye giden yavudi3
- arkadaşlar bu çanta nasıl8
- atatürkçü sanatçı azlığı9
- polis de işin içinde3
- geneleve aileyle kız istemeye gitmek5
- pantolon giymeyi unutmak3
- sabah nasıl uyanıyorsunuz16
- çırılçıplak sözlüğe entry girmek9
- fuck mhp tişörtü3
- gözaltı ve tutuklama diyince akla gelen ilk ülke3
- yeni parti5
- kitapkumayanyuzirlarso zluk3
- param olsa hamburger yerim2
- diamond bosphorus14
- ota boka devşirme diyen hırto27
- 2026 yılında hala sigara içen kişi11
- ateistlerin nursuz olması23
- 2 ekmek 35 lira3
- gizli hesap4
- ağla kalbim ağla2
- erdoğan kılıçdaroğlu bahçeli üçgeni2
- darla crane2
- peugeot'e 20082
- nervio bugün ne giydi acabası12
- mason greenwood57
- şaka maka ups boobbs'un da yaşlanmış olması12
- toplumsal tabu2
- sözlüğün tanrıçası olmak12
1920'lerin Parisi'nde kendinden bayağı söz ettirmiş olan gazetedir. Bu gazete; araştırma yazıları, metropolitan dedikoduları, uzun seri ilanları ve çarpıcı bazşyazıları ile ün yapmıştı. Ayrıca, sık sık büyük sorular ortaya atıp Fransız ünlülerini de bunlara yanıt vermeye çağırırdı. ''Kızınıza vereceğiniz en ideal eğitim nasıl olmalı ?'' bu sorulardan biriydi. ''Paris'teki trafik sorununu çözmek için ne gibi önerilerde bulunursunuz ? ''ise bir diğeri. 1922 yılında gazete, okurlarına çok daha kapsamlı bir soru hazırlamıştı.
'-Amerikalı bir bilim adamı, dünyanın sonunun yaklaştığını, en azından Avrupa kıtasının büyük bir bölümünün kesinlikle yitip gideceğini belirtiyor. Felaket öyle ani gelecek ki, yüzmilyonlarca insanın ölümü kaçınılmaz olacak. Eğer bu tahmin kesinlikle doğru olsaydı, felaket haberinin duyurulduğu anla felaket anı arasında geçen süre içinde insanlar haberden nasıl etkilenirlerdi? Ve siz hayatta olduğunuz son dakikalarda ne yapardınız?
cevabı istenen ünlülerden biri de proust'du. bu soruya o dönemin ünlü yazarı marcel proust şu cevabı vermişti.
''Dediğiniz gibi ölüme çok yakın olsaydık hayat gözümüze birdenbire harikulade görünürdü herhalde. Düşünün, o-kendi yaşamımız- bizdenneleri esirgiyor; projeler, yolculuklar, aşk ilişkileri, yapacağımız çalışmalar, hepsi gelecek günlerden emin olmanın verdiği tembellikle bulanıklaşıyor, sürekli erteleniyor.
Ama bunların hiçbirini bir daha asla yapamayacak olsak, her şey ne kadar güzel olurdu! Ah! Şu felaket bir gelmese, ilk işimiz Louvre'un yeni galerilerini görmek, Bayan X'in ayaklarına kapanmak, Hindistan'a bir yolculuk yapmak olacak.
Felaket gelmez ve biz bu planları asla gerçekleştirmeyiz çünkü yeniden günlük yaşamın tam ortasında buluruz kendimizi. Kayıtsızlığımız arzularımızı öldürür. Aslında bugünü yaşamayı sevmek için felaket haberlerine gereksinim duymamalıyız. insan olduğumuzu ve ölümle her an yüzyüze olduğumuzu bilmek yeterli olmalı bunu becermek için.''
'-Amerikalı bir bilim adamı, dünyanın sonunun yaklaştığını, en azından Avrupa kıtasının büyük bir bölümünün kesinlikle yitip gideceğini belirtiyor. Felaket öyle ani gelecek ki, yüzmilyonlarca insanın ölümü kaçınılmaz olacak. Eğer bu tahmin kesinlikle doğru olsaydı, felaket haberinin duyurulduğu anla felaket anı arasında geçen süre içinde insanlar haberden nasıl etkilenirlerdi? Ve siz hayatta olduğunuz son dakikalarda ne yapardınız?
cevabı istenen ünlülerden biri de proust'du. bu soruya o dönemin ünlü yazarı marcel proust şu cevabı vermişti.
''Dediğiniz gibi ölüme çok yakın olsaydık hayat gözümüze birdenbire harikulade görünürdü herhalde. Düşünün, o-kendi yaşamımız- bizdenneleri esirgiyor; projeler, yolculuklar, aşk ilişkileri, yapacağımız çalışmalar, hepsi gelecek günlerden emin olmanın verdiği tembellikle bulanıklaşıyor, sürekli erteleniyor.
Ama bunların hiçbirini bir daha asla yapamayacak olsak, her şey ne kadar güzel olurdu! Ah! Şu felaket bir gelmese, ilk işimiz Louvre'un yeni galerilerini görmek, Bayan X'in ayaklarına kapanmak, Hindistan'a bir yolculuk yapmak olacak.
Felaket gelmez ve biz bu planları asla gerçekleştirmeyiz çünkü yeniden günlük yaşamın tam ortasında buluruz kendimizi. Kayıtsızlığımız arzularımızı öldürür. Aslında bugünü yaşamayı sevmek için felaket haberlerine gereksinim duymamalıyız. insan olduğumuzu ve ölümle her an yüzyüze olduğumuzu bilmek yeterli olmalı bunu becermek için.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar