bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey11
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
- barbunya pilakisi seven bokkefali4
- akp'nin kemalistleşmesi3
- samsak döveci9
- sözlüğün yeni tasarımı22
- keyif kaçıran şeyler3
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- masterchef 20263
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- tinto brass12
- aponun villası9
- opel vectra b4
- italyan arabaları3
- galatasaray amed operasyonu4
- holocaust2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- pforzheim toplum mürşidi piizci ismed efendi2
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- uludede ile hacca gitmek3
- paranın mutluluk getirmemesi7
- kötü bir insan mıyım ben5
- hayal garip2
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- sense and sensibility2
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- belediye ruhsat birimi3
- sözlüğün en ılık yazarı3
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- terhis oluyorum sözlük21
- hababam sınıfı3
- küfürlü atasözleri4
- açık beğen2
- kaçak akım rölesi3
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- günaydın kızlar4
- fatma betül sayan kaya28
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- yaban arılarının ekstra stok yapması2
- aşk16
1920'lerin Parisi'nde kendinden bayağı söz ettirmiş olan gazetedir. Bu gazete; araştırma yazıları, metropolitan dedikoduları, uzun seri ilanları ve çarpıcı bazşyazıları ile ün yapmıştı. Ayrıca, sık sık büyük sorular ortaya atıp Fransız ünlülerini de bunlara yanıt vermeye çağırırdı. ''Kızınıza vereceğiniz en ideal eğitim nasıl olmalı ?'' bu sorulardan biriydi. ''Paris'teki trafik sorununu çözmek için ne gibi önerilerde bulunursunuz ? ''ise bir diğeri. 1922 yılında gazete, okurlarına çok daha kapsamlı bir soru hazırlamıştı.
'-Amerikalı bir bilim adamı, dünyanın sonunun yaklaştığını, en azından Avrupa kıtasının büyük bir bölümünün kesinlikle yitip gideceğini belirtiyor. Felaket öyle ani gelecek ki, yüzmilyonlarca insanın ölümü kaçınılmaz olacak. Eğer bu tahmin kesinlikle doğru olsaydı, felaket haberinin duyurulduğu anla felaket anı arasında geçen süre içinde insanlar haberden nasıl etkilenirlerdi? Ve siz hayatta olduğunuz son dakikalarda ne yapardınız?
cevabı istenen ünlülerden biri de proust'du. bu soruya o dönemin ünlü yazarı marcel proust şu cevabı vermişti.
''Dediğiniz gibi ölüme çok yakın olsaydık hayat gözümüze birdenbire harikulade görünürdü herhalde. Düşünün, o-kendi yaşamımız- bizdenneleri esirgiyor; projeler, yolculuklar, aşk ilişkileri, yapacağımız çalışmalar, hepsi gelecek günlerden emin olmanın verdiği tembellikle bulanıklaşıyor, sürekli erteleniyor.
Ama bunların hiçbirini bir daha asla yapamayacak olsak, her şey ne kadar güzel olurdu! Ah! Şu felaket bir gelmese, ilk işimiz Louvre'un yeni galerilerini görmek, Bayan X'in ayaklarına kapanmak, Hindistan'a bir yolculuk yapmak olacak.
Felaket gelmez ve biz bu planları asla gerçekleştirmeyiz çünkü yeniden günlük yaşamın tam ortasında buluruz kendimizi. Kayıtsızlığımız arzularımızı öldürür. Aslında bugünü yaşamayı sevmek için felaket haberlerine gereksinim duymamalıyız. insan olduğumuzu ve ölümle her an yüzyüze olduğumuzu bilmek yeterli olmalı bunu becermek için.''
'-Amerikalı bir bilim adamı, dünyanın sonunun yaklaştığını, en azından Avrupa kıtasının büyük bir bölümünün kesinlikle yitip gideceğini belirtiyor. Felaket öyle ani gelecek ki, yüzmilyonlarca insanın ölümü kaçınılmaz olacak. Eğer bu tahmin kesinlikle doğru olsaydı, felaket haberinin duyurulduğu anla felaket anı arasında geçen süre içinde insanlar haberden nasıl etkilenirlerdi? Ve siz hayatta olduğunuz son dakikalarda ne yapardınız?
cevabı istenen ünlülerden biri de proust'du. bu soruya o dönemin ünlü yazarı marcel proust şu cevabı vermişti.
''Dediğiniz gibi ölüme çok yakın olsaydık hayat gözümüze birdenbire harikulade görünürdü herhalde. Düşünün, o-kendi yaşamımız- bizdenneleri esirgiyor; projeler, yolculuklar, aşk ilişkileri, yapacağımız çalışmalar, hepsi gelecek günlerden emin olmanın verdiği tembellikle bulanıklaşıyor, sürekli erteleniyor.
Ama bunların hiçbirini bir daha asla yapamayacak olsak, her şey ne kadar güzel olurdu! Ah! Şu felaket bir gelmese, ilk işimiz Louvre'un yeni galerilerini görmek, Bayan X'in ayaklarına kapanmak, Hindistan'a bir yolculuk yapmak olacak.
Felaket gelmez ve biz bu planları asla gerçekleştirmeyiz çünkü yeniden günlük yaşamın tam ortasında buluruz kendimizi. Kayıtsızlığımız arzularımızı öldürür. Aslında bugünü yaşamayı sevmek için felaket haberlerine gereksinim duymamalıyız. insan olduğumuzu ve ölümle her an yüzyüze olduğumuzu bilmek yeterli olmalı bunu becermek için.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com