bugün
- osuruktan şiirler40
- kanal ayarlama 1500 lira11
- devletin temeli adalettir9
- adana kebap5
- karanlık bir yolda arabanın bozulması2
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- sözlükten soğuma nedenleri17
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- yeni anayasa4
- velvet'in aylık geliri6
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- insan klonlama2
- ben geldim kerkenezler18
- küçük sürprizler yapmak5
- mini elbise4
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- şeytanın insanlardan ders alması4
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- bir daha doğmayacak olmak4
- claudian clouds22
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- beyaz tenli gotik kız3
- iyi parti17
- mini etek karşıtı seküler2
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- türbanı yasaklayan mallar2
- kısır9
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- yazarların özel mesaj sayıları5
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- mısırın türkiyeden güvenli olduğu iddası2
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener3
- simko315
- 777 diyen erkolar8
- çocukluğun son günü3
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- bir gün uludağda kapanacak3
- akrep burcu kini8
- normal taklidi yapmak4
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- cem yılmaz'dan daha komik olmak2
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- tai lung4
- gollumun gözü yüzükte6
- türbanlı bir kadınla evlenir misiniz2
- yobazlık belirtileri2
- karınıza haşema giydirir misiniz2
- alttaki yazara motto ver16
300 spartalı gerçek bu yalan.
Tatlı su solcuları neredesiniz.
Tatlı su solcuları neredesiniz.
Gözlerinizi kapatın ve hayal edin.
Kürşadın 40 yoldaşından birisiniz.
Vey Irmağında kıyısında ölüm sizi bulacak.
Ama ne ölüm...
Türk Budunu esir olmasın, özgür kılınsın diye feda edilen 41 candan biri sizsiniz...
Bozkurtların Ölümü romanında Kıraç Ata Bögü Alp'e şöyle bir kehanette bulunmuştu.
"- Yağmur yağıyor… Irmağın kıyısında dövüşüyorsunuz… Budun kurtuluyor… Adınız unutulmayacak…
1300 yıllık ölümden sonra dirileceksiniz… Acunun batımına dek adınız gönüllerde kalacak…"
Evet, isimler kitapta geçiyor ve bu tarihi olayın bir kurgusu romanlaştırılmış.
Ama o 41 kişinin hikayesi daha ne kadar farklı olabilir?
Kürşad ihtilalini romanlaştıran Hüseyin Nihal Atsız'ın Bozkurtların Ölümü romanında geçen Kürşad'ın ölümü..
Kür Şad hiç söz etmeden gelenlere doğru at saldı. Dokuz arkadaşı da öyle yaptılar. Karanlıkta, at
üzerinde sert bir vuruşma başladı. Bu artık son çarpışma idi.
Bögü Alp ileriye atılırken bir an için yine Kıraç Ata’nın sözlerini hatırladı:
- Yağmur yağıyor… Irmağın kıyısında dövüşüyorsunuz… Budun kurtuluyor… Adınız unutulmayacak…
1300 yıllık ölümden sonra dirileceksiniz… Acunun batımına dek adınız gönüllerde kalacak…
Yağmur dinmişti. Rüzgâr da tarihin kırk bir kahramanına oynayacağı oyunu oynadıktan sonra
susmuştu. Bulutların yarısı dağılmış, gece aydınlanmıştı.
Şimdi Kür Şad tek başına kalmıştı. Toluk Tüge kılıçla öldürülmüş, Çıgay Börü at üstünde belinden
kavradığı bir Çinli ile birlikte ırmağa düşmüş, Küçlük de andası Yığaç’ın ölümünden sonra onu vuran
Çinliyi tepelerken can vermişti.
Kür Şad, ölmüş Çinli yığınları üzerinde tek başına Çin kağanlığına karşı vuruşuyordu. Yalın kılıçtı.
Börkü düşmüş, kaftanı parça parça olmuştu. Göğsü açıktı. Göğsünden, alnından, yanaklarından,
boynundan kan sızıyor, fakat o yine vuruşuyor, dövüşüyor, çarpışıyordu.
O şimdi yarı tanrı gibi bir şeydi. Ölümü de başka türlü olmalıydı. Kırk kahraman birer birer düştükten
sonra o hâlâ ayakta idi. Uzun saçları omuzlarında uçuyor, gözleri kıvılcımlar saçıyor, kolu yıldırım
hızıyla kalkıp iniyor, her inişte bir Çinliyi deviriyordu.
En sonra ölüm kızı onun eline bir sağrak sundu. Kür Şad bu acı sağrağı gözünü kırpmadan içti. Atının
yelesine kapandı. Başını dayadı. Sağ elinde kılıç hâlâ sımsıkı duruyor, sol eli sarkıyordu.
Kür Şad ölmüş, fakat attan düşmemişti.
Ölmüş, fakat yenilmemişti…
Yağılar, onun yiğit başını gövdesinden ayırıp Çin kağanına götürdüler. Çin kağanı, bütün saray, bütün
Siganfu ondan tirtir titremişti. Bu titreyiş yalnız Kür Şad’dan değil, onu yetiştiren ırktan geliyordu. Kür
Şad ölümüyle budununu kurtarmıştı.
Delinse yer; çökse gök; yansa, kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmıyan;
Ölümle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!...
Bu türkü hâlâ göklerde çınlıyor.
Kür Şad ve kırk arkadaşı, aylı kızıl bayrağı bekleyerek hâlâ ufukları gözlüyor… *
Kürşadın 40 yoldaşından birisiniz.
Vey Irmağında kıyısında ölüm sizi bulacak.
Ama ne ölüm...
Türk Budunu esir olmasın, özgür kılınsın diye feda edilen 41 candan biri sizsiniz...
Bozkurtların Ölümü romanında Kıraç Ata Bögü Alp'e şöyle bir kehanette bulunmuştu.
"- Yağmur yağıyor… Irmağın kıyısında dövüşüyorsunuz… Budun kurtuluyor… Adınız unutulmayacak…
1300 yıllık ölümden sonra dirileceksiniz… Acunun batımına dek adınız gönüllerde kalacak…"
Evet, isimler kitapta geçiyor ve bu tarihi olayın bir kurgusu romanlaştırılmış.
Ama o 41 kişinin hikayesi daha ne kadar farklı olabilir?
Kürşad ihtilalini romanlaştıran Hüseyin Nihal Atsız'ın Bozkurtların Ölümü romanında geçen Kürşad'ın ölümü..
Kür Şad hiç söz etmeden gelenlere doğru at saldı. Dokuz arkadaşı da öyle yaptılar. Karanlıkta, at
üzerinde sert bir vuruşma başladı. Bu artık son çarpışma idi.
Bögü Alp ileriye atılırken bir an için yine Kıraç Ata’nın sözlerini hatırladı:
- Yağmur yağıyor… Irmağın kıyısında dövüşüyorsunuz… Budun kurtuluyor… Adınız unutulmayacak…
1300 yıllık ölümden sonra dirileceksiniz… Acunun batımına dek adınız gönüllerde kalacak…
Yağmur dinmişti. Rüzgâr da tarihin kırk bir kahramanına oynayacağı oyunu oynadıktan sonra
susmuştu. Bulutların yarısı dağılmış, gece aydınlanmıştı.
Şimdi Kür Şad tek başına kalmıştı. Toluk Tüge kılıçla öldürülmüş, Çıgay Börü at üstünde belinden
kavradığı bir Çinli ile birlikte ırmağa düşmüş, Küçlük de andası Yığaç’ın ölümünden sonra onu vuran
Çinliyi tepelerken can vermişti.
Kür Şad, ölmüş Çinli yığınları üzerinde tek başına Çin kağanlığına karşı vuruşuyordu. Yalın kılıçtı.
Börkü düşmüş, kaftanı parça parça olmuştu. Göğsü açıktı. Göğsünden, alnından, yanaklarından,
boynundan kan sızıyor, fakat o yine vuruşuyor, dövüşüyor, çarpışıyordu.
O şimdi yarı tanrı gibi bir şeydi. Ölümü de başka türlü olmalıydı. Kırk kahraman birer birer düştükten
sonra o hâlâ ayakta idi. Uzun saçları omuzlarında uçuyor, gözleri kıvılcımlar saçıyor, kolu yıldırım
hızıyla kalkıp iniyor, her inişte bir Çinliyi deviriyordu.
En sonra ölüm kızı onun eline bir sağrak sundu. Kür Şad bu acı sağrağı gözünü kırpmadan içti. Atının
yelesine kapandı. Başını dayadı. Sağ elinde kılıç hâlâ sımsıkı duruyor, sol eli sarkıyordu.
Kür Şad ölmüş, fakat attan düşmemişti.
Ölmüş, fakat yenilmemişti…
Yağılar, onun yiğit başını gövdesinden ayırıp Çin kağanına götürdüler. Çin kağanı, bütün saray, bütün
Siganfu ondan tirtir titremişti. Bu titreyiş yalnız Kür Şad’dan değil, onu yetiştiren ırktan geliyordu. Kür
Şad ölümüyle budununu kurtarmıştı.
Delinse yer; çökse gök; yansa, kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmıyan;
Ölümle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!...
Bu türkü hâlâ göklerde çınlıyor.
Kür Şad ve kırk arkadaşı, aylı kızıl bayrağı bekleyerek hâlâ ufukları gözlüyor… *
adı çin kaynaklarında geçen türk prensi. asıl adı kürşad değildir. kaynaklarda askerleriyle birlikte çin sarayında isyan ettiği yazılır. nihâl atsız bozkurtların ölümü romanında bu olayı mükemmel bir biçimde anlatmıştır.
Gerçektir
Ama çince kaynaklarda chieh-shih-shuai olarak geçer adı kür-şad ismi hüseyin nihal atsız'dan kalma bir isim.
Ama çince kaynaklarda chieh-shih-shuai olarak geçer adı kür-şad ismi hüseyin nihal atsız'dan kalma bir isim.
kür şad düşmüştü ama yenilmemişti.. 40 çerisi ile sarayı basan, Türk'ün esir olmayacağını, Türk'ün devletsiz olmayacağını ispatlamış bir komutan. Göktürk Devletimizin bağımsızlığının kazanılmasında en büyük rolü oynamış, her Türk'ün sevgiyle anması gereken atamız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar