bugün
- ispanya'nin terör bitirme formülü38
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi45
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek9
- yağmurcunun homofobikliği şüpheli mi7
- koç burcu insanları9
- fiziği güzel sözlük kızları52
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor13
- özel uçak alacaklara tavsiyeler7
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita17
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- hesabını gizleyenler hangi kafayı yaşıyor6
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek12
- akp'nin neo osmanlı devletine hazırlanması7
- sabahın köründe işe giden ezik13
- yay burcu5
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak7
- kalp krizi3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- tayyip istifa7
- 2 ekim 2026 pendikspor galatasaray maçı2
- kadın şoför5
- dürümle ayranı aynı anda bitirmek6
- nazilere tapınıp gayya çukuruna düşmek5
- kalenin ardı mersin beklerim yarim gelsin2
- birini unutmak7
- sümük fetişi6
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- lustral5
- ellerim bos gonlum hos8
- tel avive atom bombası atmak8
- kuran da namazın olmaması8
- apo'ya villa vermek vs karının aldatmasına susmak2
- en iyi antidepresan2
- 90 larda ayak fetişi diye bişe yoktu7
- ayrı mutfakların insanları9
- my name is buck3
- teknede yaşamak4
- güllü muhallebi2
- vakıflar'ın saraçhane'ye devir başvurusu3
- ağzı mantarlı ayak fetişisti6
- muhallebici2
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş9
- koltuğuma kılıçdaroğlu oturdu napmalıyım5
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
- yolda tanıdık görünce telefonla oynama numarası2
- silah bırakan pkklı kızlara ne olacak7
- sözlükteki aktroller8
- recep tayyip erdoğan31
Gözlerinizi kapatın ve hayal edin.
Kürşadın 40 yoldaşından birisiniz.
Vey Irmağında kıyısında ölüm sizi bulacak.
Ama ne ölüm...
Türk Budunu esir olmasın, özgür kılınsın diye feda edilen 41 candan biri sizsiniz...
Bozkurtların Ölümü romanında Kıraç Ata Bögü Alp'e şöyle bir kehanette bulunmuştu.
"- Yağmur yağıyor… Irmağın kıyısında dövüşüyorsunuz… Budun kurtuluyor… Adınız unutulmayacak…
1300 yıllık ölümden sonra dirileceksiniz… Acunun batımına dek adınız gönüllerde kalacak…"
Evet, isimler kitapta geçiyor ve bu tarihi olayın bir kurgusu romanlaştırılmış.
Ama o 41 kişinin hikayesi daha ne kadar farklı olabilir?
Kürşad ihtilalini romanlaştıran Hüseyin Nihal Atsız'ın Bozkurtların Ölümü romanında geçen Kürşad'ın ölümü..
Kür Şad hiç söz etmeden gelenlere doğru at saldı. Dokuz arkadaşı da öyle yaptılar. Karanlıkta, at
üzerinde sert bir vuruşma başladı. Bu artık son çarpışma idi.
Bögü Alp ileriye atılırken bir an için yine Kıraç Ata’nın sözlerini hatırladı:
- Yağmur yağıyor… Irmağın kıyısında dövüşüyorsunuz… Budun kurtuluyor… Adınız unutulmayacak…
1300 yıllık ölümden sonra dirileceksiniz… Acunun batımına dek adınız gönüllerde kalacak…
Yağmur dinmişti. Rüzgâr da tarihin kırk bir kahramanına oynayacağı oyunu oynadıktan sonra
susmuştu. Bulutların yarısı dağılmış, gece aydınlanmıştı.
Şimdi Kür Şad tek başına kalmıştı. Toluk Tüge kılıçla öldürülmüş, Çıgay Börü at üstünde belinden
kavradığı bir Çinli ile birlikte ırmağa düşmüş, Küçlük de andası Yığaç’ın ölümünden sonra onu vuran
Çinliyi tepelerken can vermişti.
Kür Şad, ölmüş Çinli yığınları üzerinde tek başına Çin kağanlığına karşı vuruşuyordu. Yalın kılıçtı.
Börkü düşmüş, kaftanı parça parça olmuştu. Göğsü açıktı. Göğsünden, alnından, yanaklarından,
boynundan kan sızıyor, fakat o yine vuruşuyor, dövüşüyor, çarpışıyordu.
O şimdi yarı tanrı gibi bir şeydi. Ölümü de başka türlü olmalıydı. Kırk kahraman birer birer düştükten
sonra o hâlâ ayakta idi. Uzun saçları omuzlarında uçuyor, gözleri kıvılcımlar saçıyor, kolu yıldırım
hızıyla kalkıp iniyor, her inişte bir Çinliyi deviriyordu.
En sonra ölüm kızı onun eline bir sağrak sundu. Kür Şad bu acı sağrağı gözünü kırpmadan içti. Atının
yelesine kapandı. Başını dayadı. Sağ elinde kılıç hâlâ sımsıkı duruyor, sol eli sarkıyordu.
Kür Şad ölmüş, fakat attan düşmemişti.
Ölmüş, fakat yenilmemişti…
Yağılar, onun yiğit başını gövdesinden ayırıp Çin kağanına götürdüler. Çin kağanı, bütün saray, bütün
Siganfu ondan tirtir titremişti. Bu titreyiş yalnız Kür Şad’dan değil, onu yetiştiren ırktan geliyordu. Kür
Şad ölümüyle budununu kurtarmıştı.
Delinse yer; çökse gök; yansa, kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmıyan;
Ölümle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!...
Bu türkü hâlâ göklerde çınlıyor.
Kür Şad ve kırk arkadaşı, aylı kızıl bayrağı bekleyerek hâlâ ufukları gözlüyor… *
Kürşadın 40 yoldaşından birisiniz.
Vey Irmağında kıyısında ölüm sizi bulacak.
Ama ne ölüm...
Türk Budunu esir olmasın, özgür kılınsın diye feda edilen 41 candan biri sizsiniz...
Bozkurtların Ölümü romanında Kıraç Ata Bögü Alp'e şöyle bir kehanette bulunmuştu.
"- Yağmur yağıyor… Irmağın kıyısında dövüşüyorsunuz… Budun kurtuluyor… Adınız unutulmayacak…
1300 yıllık ölümden sonra dirileceksiniz… Acunun batımına dek adınız gönüllerde kalacak…"
Evet, isimler kitapta geçiyor ve bu tarihi olayın bir kurgusu romanlaştırılmış.
Ama o 41 kişinin hikayesi daha ne kadar farklı olabilir?
Kürşad ihtilalini romanlaştıran Hüseyin Nihal Atsız'ın Bozkurtların Ölümü romanında geçen Kürşad'ın ölümü..
Kür Şad hiç söz etmeden gelenlere doğru at saldı. Dokuz arkadaşı da öyle yaptılar. Karanlıkta, at
üzerinde sert bir vuruşma başladı. Bu artık son çarpışma idi.
Bögü Alp ileriye atılırken bir an için yine Kıraç Ata’nın sözlerini hatırladı:
- Yağmur yağıyor… Irmağın kıyısında dövüşüyorsunuz… Budun kurtuluyor… Adınız unutulmayacak…
1300 yıllık ölümden sonra dirileceksiniz… Acunun batımına dek adınız gönüllerde kalacak…
Yağmur dinmişti. Rüzgâr da tarihin kırk bir kahramanına oynayacağı oyunu oynadıktan sonra
susmuştu. Bulutların yarısı dağılmış, gece aydınlanmıştı.
Şimdi Kür Şad tek başına kalmıştı. Toluk Tüge kılıçla öldürülmüş, Çıgay Börü at üstünde belinden
kavradığı bir Çinli ile birlikte ırmağa düşmüş, Küçlük de andası Yığaç’ın ölümünden sonra onu vuran
Çinliyi tepelerken can vermişti.
Kür Şad, ölmüş Çinli yığınları üzerinde tek başına Çin kağanlığına karşı vuruşuyordu. Yalın kılıçtı.
Börkü düşmüş, kaftanı parça parça olmuştu. Göğsü açıktı. Göğsünden, alnından, yanaklarından,
boynundan kan sızıyor, fakat o yine vuruşuyor, dövüşüyor, çarpışıyordu.
O şimdi yarı tanrı gibi bir şeydi. Ölümü de başka türlü olmalıydı. Kırk kahraman birer birer düştükten
sonra o hâlâ ayakta idi. Uzun saçları omuzlarında uçuyor, gözleri kıvılcımlar saçıyor, kolu yıldırım
hızıyla kalkıp iniyor, her inişte bir Çinliyi deviriyordu.
En sonra ölüm kızı onun eline bir sağrak sundu. Kür Şad bu acı sağrağı gözünü kırpmadan içti. Atının
yelesine kapandı. Başını dayadı. Sağ elinde kılıç hâlâ sımsıkı duruyor, sol eli sarkıyordu.
Kür Şad ölmüş, fakat attan düşmemişti.
Ölmüş, fakat yenilmemişti…
Yağılar, onun yiğit başını gövdesinden ayırıp Çin kağanına götürdüler. Çin kağanı, bütün saray, bütün
Siganfu ondan tirtir titremişti. Bu titreyiş yalnız Kür Şad’dan değil, onu yetiştiren ırktan geliyordu. Kür
Şad ölümüyle budununu kurtarmıştı.
Delinse yer; çökse gök; yansa, kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmıyan;
Ölümle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!...
Bu türkü hâlâ göklerde çınlıyor.
Kür Şad ve kırk arkadaşı, aylı kızıl bayrağı bekleyerek hâlâ ufukları gözlüyor… *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar