bugün
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı8
- özelden muzunu atan yazar10
- nervio'nun erkek olması12
- gece sokakta halı taşıyan iki adam görmek4
- dede bu saate niye aktif ki8
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması8
- sevgilisine zaman ayırmayan kız9
- ibnelik yapmak4
- gecenin şarkısı10
- 2 2 milyar tl5
- nervionun sevgili yapması8
- etli nohut vs kuru fasulye6
- şehrin eski haline duyulan özlem2
- game of thrones taki kerhaneci15
- erkan oğur dinleyerek huşu bulmak2
- mandalinan olayım soy beni diyen kız5
- yazarların duşta geçirdikleri süre9
- iltica27
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan10
- renkli gözlü insanlar7
- kadın cinayetleri4
- bana onu sormayin15
- aile evinde yaşayıp 147 bin tl maaşa yetmiyo demek5
- sözlükte kadın rolü yapmaktan alınan zevk6
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı8
- insan 3 gün yemek yemezse açlıktan ölür4
- bir daha sözlüğe gelinse alınacak nick4
- izmir bombası7
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- exlerini stalklayan kadın4
- yaprak sarması vs lahana sarması4
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi2
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi9
- anın görüntüsü26
- exlerini anlatan fingirfoş4
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- bana onu sormayin'a zeytin dalı uzatmak7
- uğurcan çakır10
- kürt tarihi yoktur diyen kemalist6
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- sarapci koala hatayi6
- sözlük kavgasında karşıdan yanıt gelmeme gerilimi3
- turşu yapabilen bir kızı üzmek5
- akp seçmeni18
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- lazanya vs yağlama3
- gece aynadaki yansımanın gülmesi2
- yazarların kiraz yeme şekli4
- osman arıkan nacar3
Varlığı geçmişi beni ilgilendirmezde şuan babam orda ve aradığında sesini duyamıyorum yani yaklaşık olarak 2 gündür babamın sesi olmadan yaşıyorum nefret ettim ordan.
Ekim ayına tatil planlıyorum eğer ters gitmezse. Her şeyi çok iyi araştırdım sıkıntı yok ama şu yemek olayı beni kasıyor. her gün pizza, makarna, pilav yemek zorunda kalmayız umarım.
puro üretiminde çalışanlara aylık 20$ verip, puronu tanesini turiste 100$'dan satan mecburi kapitalizm barındıran sisteme sahip devlet.
doktorun aldığı maaşı yetiremediği için kalan zamanlarda taksicilik yaptığı yer. yani saçma sapan bir sistem. senin doktorun bile garibansa diğerlerini düşünemiyorum. hem ben o doktora muayene olmaktan çekinirim. türkiye'de bile devlet hastanesindeki doktorlar iyi para aldıkları halde bakmıyorlar çoğu.
doktorun aldığı maaşı yetiremediği için kalan zamanlarda taksicilik yaptığı yer. yani saçma sapan bir sistem. senin doktorun bile garibansa diğerlerini düşünemiyorum. hem ben o doktora muayene olmaktan çekinirim. türkiye'de bile devlet hastanesindeki doktorlar iyi para aldıkları halde bakmıyorlar çoğu.
yaşanılası ülke. siyaset falan olmayacak. kafanı dinlemek için gideceksin bi sahile. otur kitabını oku. hayat keşke bu kadar rahat olmamıza imkan verse.
amerikan sömürgesi olma yolunda.
devrimciler eğlenceli adam vesselam. küba başlığı altında yazılanları okuyup rahatlıkla eğlenebilirsiniz. atatürk heykeli olan yüce devletten tutun orada yaşamadığı halde yıllarca kalıp hiç kötü tarafını görmediğimden bahsedenler mi ararsın, övgü dolu devrim güzellemelerinin artılara boğulduğunu mu görmezsin. biri de kalkıp dememeşi ki bu ülkenin fahişeleri ve sefaleti ünlüdür diye. aslında, bir kaç tanesi demiş uyuşturucu ve seksi ile ünlüdür diye basmışlar eksiyi. puhahahah.
efenim yakında başkan obama yı ağırlayacak olan amerikan ülkesi.
görsel
devrimci malları tanımak için okuyunuz..
efenim yakında başkan obama yı ağırlayacak olan amerikan ülkesi.
görsel
devrimci malları tanımak için okuyunuz..
bir ara bizim kemalistlerin solcuların ve devrimcilerin tavaf ettiği ülke idi. sanatçı güruhu gider gururla fotoğraf çektirirdi felan. şimdilerde karıları kıçına usa bayrağı giymiş salına salına yürümekte sahilde.
insanlarının yokluğa rağmen neden mutlu olduğunu anladığım ülkedir. hatta esas bizde mi yokluk var diye de düşünmeye başladım bu ülkeyi okuyunca. oranın halkı olsam küba'nın değişmesini açıkça pek istemezdim. 60-70 model fiat direksiyonlu eski arabaları görüp binsem bile:
"“Çocuğum ne olacak” korkusu yok
insanın çocuğu için endişelenmemesinden daha büyük zenginlik yoktur herhalde. Bu ülkede daha kadın hamileyken, devletin kurduğu hamile merkezlerine gitme zorunluluğu var. 70’li yıllarda, hamile pilatesi başlatılmış bu merkezlerde, ayrıca çocuk bakımı için eğitim veriliyor. Doğan çocuk, devletin sayılıyor. Her tür sağlık ve eğitim hizmetini devlet karşılıyor. Eğitim de tabii ki eşit.
Sağlığın için endişelenmek yok
11 milyon nüfusluk küçük bir ada olan Küba, tıp alanında dünyada en üst sıralarda. Çocuk lösemisini yüzde 80 oranında tedavi edebilecek kadar ileriler. 30 bin doktor çalışıyor. Sadece kendi ülkelerine değil, tüm Güney Amerika ülkelerine sağlık hizmeti veriyorlar. Tabii ücretsiz!
Açlık yok
Devlet, karneyle her aileye ihtiyacı olan yiyeceği dağıtıyor. Tavuk, et, pirinç, patates, şeker... Kişi başı, karnı doyuracak miktar, devlet eliyle veriliyor. Elbette, çuval çuval değil. Örneğin; kişi başlı aylık 2 kilo kırmızı et veriliyor meselâ. Tavuk dersen o daha çok. Eh bizim ülkemizde asgari ücretle geçinen biri her ay kişi başı 2 kilo et yiyebiliyor mu acaba?!
işsizlik yok
Devlet herkese iş veriyor. Ve maaşlar arasında yüzde 3’ten fazla fark bulunmuyor. Doktor olmuşsun, garson olmuşsun pek fark etmiyor.
Sokakta yatan evsiz yok
Bana en ilginç gelen bu oldu. “En gelişmiş” diye tanımladığımız ülkeler bile evsiz kaynarken Küba’da bir tane sokakta yatan insan yok.
“Kadına şiddet” yok!
Zaten genel olarak kavga-dövüş-bağırış-çığırış yok. Korna çalan bile yok. Hani, belediye suyuna sakinleştirici karıştırıyorlar diyeceğim ama belediye suyu da yok. Her yer doğal kaynak ve su fışkırıyor. Dönelim şiddete; elbette ufak tefek olaylar oluyormuş ama bir kadına hafifçe dokunmanın cezası bile 5 yıldan başladığı için belki de, öyle şiddete filan rastlanmıyormuş. Hele “karısını öldüren kocalar var mı” sorusunu sorduğumda, bana sapıkmışım gibi bakmaya başladılar. “Nereden aklına geliyor böyle şeyler” dedi bana genç bir Kübalı kadın.
Boşanma yok
Çünkü evlenme de yok. Kübalılar genellikle resmi evlilik tercih etmiyor çünkü ayrılmak isterlerse işlemlerle uğraşmak istemiyor. Resmi imzaya gerek duymuyorlar çünkü boşanma sırasında paylaşılacak mal, mülk kısaca nafaka-miras gibi kavramlar yok. Zaten her şey devletin.
Ter kokan kimse yok
Sabun-şampuan karneyle. Hepsi Küba malı. Fazladan almaya kalkarsan pahalı. Ama herkes tertemiz.
Eğlencesiz gün yok
Müzik ve dans her şeyleri. Sanki ibadet gibi. Her ân her yerde eğlence var. Sokaklarda, meydanlarda toplanıp, dans ediyorlar.
Tarlalarda organik olmayan gıda yok
Tavuk çiftliği yok meselâ. Bahçelerde yetişiyor tavuklar, ayağı toprağa değiyor. Tıpkı çocukluğumuzdaki tavuklar gibi lezzetli oluyor.
“Kazık yemek” korkusu yok!
E her işletme devletin. Çalışanlar da devlet memuru. Ama bizdeki öğretmen evleri gelmesin aklınıza. Örneğin, Hilton Otel, Devrim sonrası olmuş Küba Özgürlük Oteli. En görkemli şovlar, en güzel caz kulüpler aslında hep devlet işletmesi. Ayrıca, Küba’da turistler de devlet koruması altında. Turiste zarar vermek en büyük suçlardan biri.
Para yok!
Evet para yok! Doktor, aylık 20 Euro karşılığı bir maaş alıyor. Hayır yanlış yazmadım; en yüksek maaş bizim paramızla aylık 60 lira. Az geldi değil mi! Şimdi “nasıl geçiniyorlar” diye düşünüyorsunuz. Ama işte elektrik de 0,50 kuruş. Ev kirası yok, sabundan yiyeceğe temel ihtiyaçlara para harcamak da yok. Hastane masrafı, eğitim masrafı yok! Çocuklara kalem almak bile yok. Lüks yok ama ihtiyaç da yok!
Reklâm tabelası yok
Asla yok. O yüzden Küba sokaklarını fotoğraflamak gibisi yok gerçekten."
http://www.gazetevatan.co...-neler-yok-bakmak-gerek-/
"“Çocuğum ne olacak” korkusu yok
insanın çocuğu için endişelenmemesinden daha büyük zenginlik yoktur herhalde. Bu ülkede daha kadın hamileyken, devletin kurduğu hamile merkezlerine gitme zorunluluğu var. 70’li yıllarda, hamile pilatesi başlatılmış bu merkezlerde, ayrıca çocuk bakımı için eğitim veriliyor. Doğan çocuk, devletin sayılıyor. Her tür sağlık ve eğitim hizmetini devlet karşılıyor. Eğitim de tabii ki eşit.
Sağlığın için endişelenmek yok
11 milyon nüfusluk küçük bir ada olan Küba, tıp alanında dünyada en üst sıralarda. Çocuk lösemisini yüzde 80 oranında tedavi edebilecek kadar ileriler. 30 bin doktor çalışıyor. Sadece kendi ülkelerine değil, tüm Güney Amerika ülkelerine sağlık hizmeti veriyorlar. Tabii ücretsiz!
Açlık yok
Devlet, karneyle her aileye ihtiyacı olan yiyeceği dağıtıyor. Tavuk, et, pirinç, patates, şeker... Kişi başı, karnı doyuracak miktar, devlet eliyle veriliyor. Elbette, çuval çuval değil. Örneğin; kişi başlı aylık 2 kilo kırmızı et veriliyor meselâ. Tavuk dersen o daha çok. Eh bizim ülkemizde asgari ücretle geçinen biri her ay kişi başı 2 kilo et yiyebiliyor mu acaba?!
işsizlik yok
Devlet herkese iş veriyor. Ve maaşlar arasında yüzde 3’ten fazla fark bulunmuyor. Doktor olmuşsun, garson olmuşsun pek fark etmiyor.
Sokakta yatan evsiz yok
Bana en ilginç gelen bu oldu. “En gelişmiş” diye tanımladığımız ülkeler bile evsiz kaynarken Küba’da bir tane sokakta yatan insan yok.
“Kadına şiddet” yok!
Zaten genel olarak kavga-dövüş-bağırış-çığırış yok. Korna çalan bile yok. Hani, belediye suyuna sakinleştirici karıştırıyorlar diyeceğim ama belediye suyu da yok. Her yer doğal kaynak ve su fışkırıyor. Dönelim şiddete; elbette ufak tefek olaylar oluyormuş ama bir kadına hafifçe dokunmanın cezası bile 5 yıldan başladığı için belki de, öyle şiddete filan rastlanmıyormuş. Hele “karısını öldüren kocalar var mı” sorusunu sorduğumda, bana sapıkmışım gibi bakmaya başladılar. “Nereden aklına geliyor böyle şeyler” dedi bana genç bir Kübalı kadın.
Boşanma yok
Çünkü evlenme de yok. Kübalılar genellikle resmi evlilik tercih etmiyor çünkü ayrılmak isterlerse işlemlerle uğraşmak istemiyor. Resmi imzaya gerek duymuyorlar çünkü boşanma sırasında paylaşılacak mal, mülk kısaca nafaka-miras gibi kavramlar yok. Zaten her şey devletin.
Ter kokan kimse yok
Sabun-şampuan karneyle. Hepsi Küba malı. Fazladan almaya kalkarsan pahalı. Ama herkes tertemiz.
Eğlencesiz gün yok
Müzik ve dans her şeyleri. Sanki ibadet gibi. Her ân her yerde eğlence var. Sokaklarda, meydanlarda toplanıp, dans ediyorlar.
Tarlalarda organik olmayan gıda yok
Tavuk çiftliği yok meselâ. Bahçelerde yetişiyor tavuklar, ayağı toprağa değiyor. Tıpkı çocukluğumuzdaki tavuklar gibi lezzetli oluyor.
“Kazık yemek” korkusu yok!
E her işletme devletin. Çalışanlar da devlet memuru. Ama bizdeki öğretmen evleri gelmesin aklınıza. Örneğin, Hilton Otel, Devrim sonrası olmuş Küba Özgürlük Oteli. En görkemli şovlar, en güzel caz kulüpler aslında hep devlet işletmesi. Ayrıca, Küba’da turistler de devlet koruması altında. Turiste zarar vermek en büyük suçlardan biri.
Para yok!
Evet para yok! Doktor, aylık 20 Euro karşılığı bir maaş alıyor. Hayır yanlış yazmadım; en yüksek maaş bizim paramızla aylık 60 lira. Az geldi değil mi! Şimdi “nasıl geçiniyorlar” diye düşünüyorsunuz. Ama işte elektrik de 0,50 kuruş. Ev kirası yok, sabundan yiyeceğe temel ihtiyaçlara para harcamak da yok. Hastane masrafı, eğitim masrafı yok! Çocuklara kalem almak bile yok. Lüks yok ama ihtiyaç da yok!
Reklâm tabelası yok
Asla yok. O yüzden Küba sokaklarını fotoğraflamak gibisi yok gerçekten."
http://www.gazetevatan.co...-neler-yok-bakmak-gerek-/
iyidir koştur,
havanalılar Kastamonululara
santiagolular bodrumlulara benzer
halkı eğlenmeyi çok sever
kodumun memleketinin yollarında tabela yoktur
zahir adamlar iman gücüyle yollarını buluyorlar.
havanalılar Kastamonululara
santiagolular bodrumlulara benzer
halkı eğlenmeyi çok sever
kodumun memleketinin yollarında tabela yoktur
zahir adamlar iman gücüyle yollarını buluyorlar.
2016 sömestr de gideceğim ülkedir.
orta doğu çalkantısında yaşayan, sadece avrupa'da gezmiş biri için bir başka gezegen deneyimi vaadeden ülke.
anlatılacak onca şey, söylenecek onca söz, dinlenecek yüzlerce şarkı var küba'dan bahsedeceksek eğer. ancak özellikle bugünlerde Küba'daki ilk günümde, Havana'nın ara sokaklarında yürürken "buenos dias" diye sırtıma gülümseyerek vuran adamın bendeki turist gerginliğini gördükten sonra yine gülerek "in Cuba no terrorism, no mafia. enjoy Cuba!" deyip uzaklaşmasının, bu cümlenin ne kadar kıymetli olduğunun farkına her saniye biraz daha varıyorum.
viva Cuba!
anlatılacak onca şey, söylenecek onca söz, dinlenecek yüzlerce şarkı var küba'dan bahsedeceksek eğer. ancak özellikle bugünlerde Küba'daki ilk günümde, Havana'nın ara sokaklarında yürürken "buenos dias" diye sırtıma gülümseyerek vuran adamın bendeki turist gerginliğini gördükten sonra yine gülerek "in Cuba no terrorism, no mafia. enjoy Cuba!" deyip uzaklaşmasının, bu cümlenin ne kadar kıymetli olduğunun farkına her saniye biraz daha varıyorum.
viva Cuba!
b ve a arasına bir r konulduğunda kübra olacaktır.
ne mübarek ne kadar asil bir isimdir efendim o.
ne mübarek ne kadar asil bir isimdir efendim o.
Sosyalizmin ete kemiğe büründüğü ülkedir. Eğitime verdiği önem öyle büyüktür ki, bir tek öğrenci için tam donanımlı okul açan ülkedir. Çocuklara her gün bir litre bedava süt dağıtan ülkedir. Dünyaca ünlü müzik grubu Bueno Vista'nın anavatanıdır.
1 ay tursuz ve özgürce gezdiğim, halkla tanıştığım, bir tane bile evsiz, aç insanın olmadığı güvenli ve stressiz ülke. yaşadıklarımı, devrim müzesini, karnavalı, devrim kutlamalarını, yediklerimi, görsellerimle blogumda anlatıyorum: http://www.celebialper.com/category/kuba
Milli ickisi bile siyasi olan ülke. (bkz: cuba libre)
müziğin ve dansın ülkesi. millet açlıktan kırılsa da sanattan vermiyorlar. herkes neşeli, her daim sanki ''amaaan siktir et bidaha mi gelcez dünyaya'' modundalar. çok kasmıyorlar. kokteylleri de ünlü. sokaklarda müzik, sürekli dans eden insanlar, muhteşem iklimi... hayalperestler için ideal yer. ayrıca çok çok çok ucuz. yerleşmek için de fena sayılmaz. para biriktirip inzivaya çekilebilirsiniz.
dünyanın insanca yaşamaya en elverişli ülkesi.
11 Milyon nüfusu bulunan ülke.
amerika'nın uyguladığı ambargo sonucu kendi teknolojisini geliştirmiş ve tıp alanında dünya çapında gelişmelere imza atıyor.birçok ulkeye doktor ihraç ediyorlar.
en son kansere karşı geliştirdikleri ilaçla gündeme geldiler.
amerika'nın uyguladığı ambargo sonucu kendi teknolojisini geliştirmiş ve tıp alanında dünya çapında gelişmelere imza atıyor.birçok ulkeye doktor ihraç ediyorlar.
en son kansere karşı geliştirdikleri ilaçla gündeme geldiler.
Türkiye'den her yıl ortalama 10 bin turistin gittiği ülke.
küçük komunist devlet.
56 yıl sonra ilk kez bir dini mabedin topraklarında inşa edilmesine izin vermiş ülke.
anlatıldığı gibi bir ülke değildir. halkı açık deniz balıkçılığı yapamazmış misal. balık ve hatta tavuk bile ithal.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar