bugün
- true hanın gazabı9
- slavko vincic12
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
- sözlük kızlarının kombinleri5
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması7
- üç cisim problemi4
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması7
- kasiyer kızdan hoşlanmak11
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı57
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- dune6
- tememda kenka nalaka11
- çingeneyle sevişmek6
- suya verilen en çok para3
- kadınlar şaire aşık olur müteahitle evlenir4
- nervio10
- küçük prensin yılanı ve özgürlük2
- trt'nin devre arası konserini göstermemesi4
- istanbul un çok pahalı olması7
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz2
- çift taraflı testis kanseri teşhisi8
- yasadışı bahisi bitirme yolları2
- allah başımızdan erdoğan'ı eksik etmesin7
- oğuzhan uğur13
- sözlükte flörtleşmek2
- zamanbaba mokv dir6
- flensburg hükümeti2
- düşünüyorum3
- kitap okumak3
- bir yıldız duruyordu aniden hareket edip gitti4
- truenun yetkili olması7
- sözlüğe fake nickle gelip yazarlara hakaret etmek5
- gammazlık8
- dhalsim9
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak7
- iphone 11'in yeni iphone 6 olması2
- eski eşin hesabı3
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak7
- karaağaç meydanında çuçulara dikala diye bağırmak3
- arjantin'in 90 dakikada tek şutunun olmaması6
- true nickli yazar16
- uyku bozukluğu2
- gonulden bagli5
- messi uzaylı panpa goat amk2
- uysaljakoben16
- canim benim cok tatlisin4
- bot'un feyki olması2
- arkadaşlar görüşürüz2
- sigaranın son fırtını alırken ağzın yanması3
- 2990 tl tutan rakama düz 3000 çek demek2
ama.mecazi olarak hakikati kavrayamayanlar hakkında da kullanılır.
Yavaş yavaş kör olmaya başladığımın farkına vardım, belirli bir an değil yani.
Ağır bir yaz günbatımı gibi geldi.
Ulusal Kütüphane Müdürü idim ve kendimi harfsiz kitapların ortasında buldum.
Sonra dostlarım yüzlerini kaybettiler.
Sonra, aynalarda kimsenin yansımadığını gördüm.
j.l.borges
Ağır bir yaz günbatımı gibi geldi.
Ulusal Kütüphane Müdürü idim ve kendimi harfsiz kitapların ortasında buldum.
Sonra dostlarım yüzlerini kaybettiler.
Sonra, aynalarda kimsenin yansımadığını gördüm.
j.l.borges
Kale direği niyetine, görmeyen iki insan koyuyorlarmış. Penaltıyı çeken bağırıyormuş:
"- Sağ kale direği?.."
Karşıdan ses geliyor:
"- Buradayım!.."
"- Sol kale direği?.."
"- Ben de buradayım!.."
"- Kaleci?.."
"- Burada!.."
Şut.!..
"- Sağ kale direği?.."
Karşıdan ses geliyor:
"- Buradayım!.."
"- Sol kale direği?.."
"- Ben de buradayım!.."
"- Kaleci?.."
"- Burada!.."
Şut.!..
kör kelimesi osmanlıca'da kef, vav ve re harfleri ile yazılır. göz kelimesi ise kef, vav ve ze harfleri ile yazılır. ze ile re şekil bakımından aynıdır ve tek fark ze harfinin üzerinde bir nokta olmasıdır. bununla ilgili bir hikaye, ihsan oktay anar'ın kitab'ül hiyel kitabında şöyle anlatılır:
- " rivayet ederler ki, vaktiyle maveraünnehir'de kör bir adam yaşıyordu. dünyanın güzelliklerini göremediğini sanan her kör gibi meyus* ve dertliydi. sonunda ağlaya sızlaya bir sihirbaza gidip üzüntüsünü ona anlattı. gelgelelim sihirbaz ona çok tuhaf bir cevap verdi: o aslında kör değildi. çünkü o, gerçekte, dünyada bulunan sadece bir tek şeyi, son derece değerli bir şeyi görmekle ödüllendirilmişti. gördüklerini sanan diğer insanlar da, aslında bu değerli şeyi görmemekle cezalandırılmışlardı. sihirbazın söylediklerinin tesiriyle dünyayı dolaşmaya azmeden kör adam, görebileceği bu yegàne şeyi aramaya koyuldu. dağ tepe, tarla bayır dolaştı. vadileri, denizleri ırmakları aştı. nihayet günün birinde hayatında ilk kez gökyüzüne bakmayı akıl etti. çünkü aradığı şey aslında onun tam tepesindeydi. önce bir yıldız gördüğünü sandı. oysa bu sadece bir noktaydı. böylece, aslında kör olmadığını ve her şeyi gördüğünü anladı. çünkü gördüğü noktanın olmaması, bütün gözlerin kör olması demekti."
alıntı: kitab'ül hiyel, ihsan oktay anar, iletişim yay., sf. 137
- " rivayet ederler ki, vaktiyle maveraünnehir'de kör bir adam yaşıyordu. dünyanın güzelliklerini göremediğini sanan her kör gibi meyus* ve dertliydi. sonunda ağlaya sızlaya bir sihirbaza gidip üzüntüsünü ona anlattı. gelgelelim sihirbaz ona çok tuhaf bir cevap verdi: o aslında kör değildi. çünkü o, gerçekte, dünyada bulunan sadece bir tek şeyi, son derece değerli bir şeyi görmekle ödüllendirilmişti. gördüklerini sanan diğer insanlar da, aslında bu değerli şeyi görmemekle cezalandırılmışlardı. sihirbazın söylediklerinin tesiriyle dünyayı dolaşmaya azmeden kör adam, görebileceği bu yegàne şeyi aramaya koyuldu. dağ tepe, tarla bayır dolaştı. vadileri, denizleri ırmakları aştı. nihayet günün birinde hayatında ilk kez gökyüzüne bakmayı akıl etti. çünkü aradığı şey aslında onun tam tepesindeydi. önce bir yıldız gördüğünü sandı. oysa bu sadece bir noktaydı. böylece, aslında kör olmadığını ve her şeyi gördüğünü anladı. çünkü gördüğü noktanın olmaması, bütün gözlerin kör olması demekti."
alıntı: kitab'ül hiyel, ihsan oktay anar, iletişim yay., sf. 137
eğer sonradan kör olmuşsa 7 ay sonra daha rüya göremez.
dünyada yaklaşık olarak 150.000.000 kişilik bir topluluğu oluşturdukları söyleniyor.
gözlüklerinin numarasının yüksek olunşundan e doğal olarakta gözünden çok şey kaçan bir arkadaşa verdiğimiz bizim için hoş bir lakap *
gozleri gormeyen, ama.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar