bugün

Çocukken bir kere köpek tarafından kovalandığım için rüyalarımda hep köpekler tarafından kovalandığımı görürdüm sürü halinde gezen köpeklerden korkardım ancak şimdi bir köpeğim var, köpeklere karşı da korkum yok çocukken yaşanan her olayın her insanda aynı şekilde travma bıraktığı doğru olmasa gerek kesinlikle şüphesiz.
yıllar önce sürü halinde köpeklerin saldırısına uğradım ve hala bunun travmasını atlatamadım. Dışarı çıktığımda sürekli etrafıma bakarım bir yerde köpek var mı diye.
Merhaba,
Modern yaşantımızda insanoğlunun asırlardır yoldaşı olmuş evcil dostlarımız köpekler ile karşılaşmamız maalesef ki yeteri kadar olmamaktadır. Bu nedenle de köpeklere karşı yaşanmışlıklarımızdan daha çok duyduklarımız ile hareket etmek zorunda kalabilmekteyiz. Kopek korkusunu ile başa çıkabilmenin en iyi yolu yavru köpek beslemek ve onlar ile iletişim kurmaya çalışmaktan geçer.
Bursa Köpek Çiftliği
https://www.kopekkulubu.com
yaşadığım korkudur.
nedeni gelince de anlatayım...

yıl 2005...
ortaokul yılları, yaz tatili.
evimizin karşısında askeriye var.

her yaz tatili mahalleden arkadaşlarla yaptığımız aktivitelerin arasında öyle bir tanesi var ki gerilim/aksiyon dolu....

bu aktivitenin yapılmasının başrolü bir ağaç ve o ağacın üzüm salkımına benzer, yumuşak dokulu, her salkımında 15-20 tane çiçek gibi yenilebilir taneler barındıran meyvesi...

hepiniz görmüşsünüzüdür askeriye bahçelerinde veya başka yerlerde. yazın ortasında üzerine kar yağmış gibi yeşil dallarının arasında beyaz bulutlar gibi gözüken bu ağacı.

neyse velhasıl-ı kelam...
bu ağaçlar askeriyenin duvarlarının hemen dibinde duruyorlar.
duvarlar tel örgülü...
duvarın öbür tarafından çeşitli tekniklerle bu meyveleri almaya çalışıyoruz.
kalın ipleri içinden geçirdiğimiz yuvarlak demir ruloları ağacın dallarına sallıyoruz.
kenetlendikten sonra ipi çekip dalı kırıyoruz ve aşağıya düşürüyoruz ve aramızdan birkaç kişi tellerin arasından geçip askeriye bahçesine giriyor ve bu dalları bize veriyor.
sonra mahalleye bu dalları, gece yarısı eve gelen alkolik nezaketiyle götürüyoruz. mağara zamanları avladığı hayvanı eve getiren ilk insanların havası var. mahallenin ziyafet noktasına bırakıyoruz ve arkadaşlar bi güzel afiyetle yiyoruz.

kalabalık bir grupla gittiğimiz o gün...
askeriye artık bizden bıkmış olmalı ki her an bizim duvarları geçme ihtimalimize karşı askeriyenin girişine 2 tane albay arabası tipi cip ve köpek konuşlandırıyor.

biz çekiniyor muyuz? hayır...
en güzel aktivitimize ne engel olabilir ki büyümekten başka?
gerçi büyüdük ve bu aktivitemiz de bitti.
neyse, kalabalığız mahallenin silahşörleri toplandık.
alet erdavatı hazırlıyoruz. küçük salakça planlar yapıyoruz.
mad max fury road filminde gibi hissediyoruz.
yürüyoruz ve yürüyüşümüz dillere destan...
en önde ben...

askeriyenin girişinde hareket var görebiliyoruz.
aslında gitmeyebilirdik o gün ama tam da ağaçların en güzel açtığı günlerden biri. o meyveleri yemesem çocukluğumuz utanır gömer yüzünü yaşlanmalarınıza.

neyse gidiyoruz vardık askeriye duvarlarına.
salladım ipi ve en güzel dala kenetledim ipimi.
çektim ve kırıldı o güzel meyveli dalı.
tellerin arasında hamza diye bir arkadaşı gönderdik içeriye.
salak hazma, askeriye bahçesinde atıştırmanın sırası mı?
ekmek bekleyen arkadaşlarını unuttu pezevenk.

bir düdük sesiyle irkildik. nöbetçi askerler!!!!
kavgada en çok gürleyen ama kavga başlar başlamaz görünmezliği icat eden arkadaşlarımız varmış. hainler...

ben ve birkaç kişi kaldık. o ağaç dalını almadan gitmemeye kararlıyız.
hamza dalı bizim tarafa attı.
tellerin arasından geçmeye çalışırken kazağı tellere takıldı. uçurtmamız yok allah’tan. kazak takıldı.
hamza’yı kurtarmaya çalışırken ikinci düdük sesi ve ardından köpek havlama sesleri...
hafiften tırsmaya başladık.

ne olduysa o birkaç dakika içinde oldu. askeriyenin kapıları açıldı ve düdük ve siren sesleri ve köpek havlamaları...

dalın en değerli parçasını hemen kırıp ellerime alıp koşmaya başladım... ev ile askeriye arasında 100 metre var.

2008 pekin olimpiyatlarına katılan usain bolt’un gölgesinde kalan gariban asafa powell gibi hissediyorum.
tüm gücümle koşuyorum.
arkamda cipin korna sesleri ve köpek havlamaları....

eve varmak üzereyim nefes nefeseyim.
ve o lanet parke taşı...
yıllardır orada uslu duran o parke taşı o gün bir ibnelik yapmaya karar vermiş gibi tavşan gibi kafasını kaldırmış yolun ortasında beni bekliyor.
arkama baktım bir an.
denizden çıkan şahin k yüz ifadesiyle 2 tane köpek gördüm. anammmm... içeriye doğru sıçmak nasıldır o an anladım.

önüme dönemeden ayağımın takıldığı o parke taşına sadece ayağım değil bütün çocukluğum takıldı.
mahalledeki en janti çocuğun bütün karizması takıldı.

yerlerdeyim. dizim kanamış çocukluğum kanamış.
elimden düşürdüğüm o ağacın dalı mayhoş bir ifadeyle boynu kırık duruyor arkamda.

kalkmaya çalıştım.
önümde ise son raundda yere düşmüş boksöre ayağa kalkmasını söyleyen eğitmen koç gibi arkadaşlarım beni izliyor.
“hadi hadi” der gibi çağırışlarını bastıran kalın bir ses duyuldu.
tam kalkmaya çalışırken sırtıma patilerini koyan o siyah benekli köpek ve havlaması.

sanki “bir daha görmeyeyim seni” der gibi saçlarımı yaladığını hissettim ve sırtıma patileriyle vurduğu iki dokunuş...

uyarısını yapmış ve geri dönmüştü.
dönerken o ağaç dalını sağa sola dağıtması da yaptığım güzel chicken fajita'ya tuz dökerken tuzun kapağının düşüp bütün tuzun yemeğe dökülüp mahvetmesi gibiydi.

köpek gittikten sonra hemen eve koştum. içeri girdim.
üstümü değiştirdim ve banyoya koştum.

olayın şokundayım hala ve banyoda öylece tabureye oturup hayatı sorguladım.

o gün bugündür köpeklerden korkarım. evet belki o köpek dostane yaklaştı ama çocukluk travması işte, çocukluğum laf anlamıyor.
biz köpeğin ısırmayacağını biliyoruz da, acaba köpek de ısırmayacağını biliyor mu diye şüpheye düşürür.
Yanımda annem ve babam olmasına rağmen el bileğimi burkturmuştur.

Çok severim ama küçüklerin bile hareketli olup koşturması beni acayip korkutuyor.

Sen koştukça o da koşuyor.

Yenmem lazım.

Edit: yürümeyen yavrulara karşı korkum yoktur elime alıp sevebilirim o derece ama sorun yürümesi.
Hiiiic olmamasi gerekendir. Hayvanlar insanlardan daha merhametli. Sirf havlarken cikardigi ses cok yuksek diye irrite oluyoruz bence. Onlarin da konusmasi o ama. Belki seni cok seviyom diyordur.

Zaten iki yumusak tatli sesle konusunca hemen yanina gelip sevdiriyorlar kendilerini. Hele o bakislari hangi insanda var.

Bana biri oyle baksa onlan evlenirim.
the breed filmini çocukken izledikten sonra oluşmuş korkudur. star tv vermişti o zamanlar.

ıssız adaya tatile giden kızlı erkekli bir grubun başlarına gelenleri anlatıyor. ada da genetiği ile oynanmış köpekler vardı. böyle aniden ''hav haavv'' diye çıkarlardı. elimdeki süt kutusunu sıkıp pipet yardımı ile üzerime akıtmıştım korkudan.
görsel
korkulur mu bundan ?
bir türlü yenemediğim korku. galiba uzaktan sevmek en güzeli.

edit: iş yerimde 4 tane köpek var ama yanlarına yaklaşamıyorum sadece bağlıyken çok uzaktan sevgi gösterisinde bulunuyorum.
(bkz: adrenalin).
Köpekler senin salgıladığın hormonun kokusunu alıp kendilerini tehlikede gördükleri için saldırıya geçerler sakin ve Güleryüzle gözlerinin içine baksan aslında olmayacak bir korku.
en zararli kopek turu sus kopekleridir.
hepsi serefsizdir.
anasinifina giderken bile pesimi birakmadilar.
Sahibine, yakınlarına ve çevredeki insanlara en çok Problem çıkartan evcil hayvan köpek. Ben altı yaşında bir çocuğu parçalayan bir muhabbet kuşu duymadım mesela. Böyle bir gerçek var maalesef. Haliyle birinde gördüğüm zaman garipsemediğim bir korku.

Ben severim zibidileri o ayrı.
bende hiç olmamıştır.
6 yaşımdayken boyum kadar bi kangalın sol baldırımdan bi parça almasıyla kısa süreli yaşadığım korku. Sonra bi toz buldular korkuya iyi geliyormuş hayvanın karaciğerinin bir köşesinden mi çıkıyomuş neymiş öyle bir şey adını hatırlamıyorum. işte onu içirdiler.
Sonra ne korku kaldı ne bir şey her cins köpekle sarmaş dolaş olabilirim.
Küçükken beni sürekli köpeklerle korkutulardı. Yaramazlık yaptığım, ağladığım zamanlarda "bak köpeğin sesini duyuyor musun? Ahanda geldi, yiyecek seni" derlerdi. Hadi bakalım, bu sefer de köpeğin gelip beni yiyeceği endişesi başlamasın mı? Hoop bir de bunun için zırıl zırıl ağla...

Ne yazık ki kalıcı etkiler bıraktı üstümde. Köpek korkum oluştu. Köpek gördüğüm an yolumu değiştiririr, kısacık yolu en uzun yerden giderim. Tüm suç ailelerin yetiştiriş tarzında. Küçücük çocuğu bir hayvan ile korkutan ablalarıma selam olsun.
igrenc biseydir...rospunun teki calistigim yere getiriyodu bu salyali pis hayvanini. Kopegi kucagindan indirmiyodu. Bi baktim kopek havlamiyo bebek gibi biseyler mirildaniyo kopegin dna sını bozmus yelloz.
Ben seviyorum köpekleri ama uzaktan böyle.
Bende küçüklükten beri olan korkudur hiç sevmem köpekleri.
Bu tür haberler nedeniyle tavan yapan korku.

http://www.sozcu.com.tr/2...-kadini-parcaladi-771673/
insanın yaşayabileceği en büyük korkulardan biri hedesi.
dağda tek başınıza aşağı inerken son ses metal müzik dinlediğinizde karşınızda altı tane görmeniz ile mal gibi kalmanız an meselesidir. başıma gelmiştir. küçücük köpek görsem tedirgin oluyorum. açıkçası utanıyorum.
küçükükten beri inandığım bir ifrite göre köpekten korktuğumuzda başımızdan sadece köpeklerin gördüğü bir duman çıkıyormuş büyük ihtimal tabiki böyle bir şey yok canlarım ama gel gör ki ne zaman o korkuya kapılsam başımdaki dumanı görmesin diye kafamı deve kuşu misali saklamaya calısıyorum.. böyle de berbat bir korkudur yani.
lanetlenmenin tipik emarelerindendir. kişilerde, önceki yaşantılarında ne hata yaptıklarını anımsama erdemini doğurur..

hem evcil köpeklere, hem de sokakta başıboş takılan köpeklere karşı oluşabilir. evde bir köpek bulunduğunda, koltuk koltuk gezdirir, odanın kapısını kilitlettirir. siz köpekten kaçındıkça, onunla oyun oynadığınızı sanan köpek, size de daha çok sırnaşır. talihsiz köpek, platonik takılmak zorunda kalır..

ufak tefek işlerinde bile her zaman aksaklık yaşayan biriyseniz, sanki etrafınıza yaydığınız enerjinizden, içinizde yaşattığınız korkudan sebep, sizi anlarlar.. uzun uzun köpekle bakışır, hareketsiz kalırsınız.. siz ona baktıkça, o daha çok işkillenir.. bakkala bile gitmeye korkar hale getirir sizi.

eğer, sportif biriyseniz, her türlü kaçabilirsiniz.. ama öncesinde, sıkça gelip gittiğiniz yolları ezberlemeniz gerekir. olası bir saldırıda, nereye nasıl giderimi hesaplayabilmelisiniz.. bu kaçışlarda, merdivenlerden uzak durmak önemli.. hem eforunuzu boşa sarfetmemek adına, hem de olası ısırılma vakalarında çabuk kaçabilmek adına..

ayrıca, "ısıracak köpek havlamaz!" sözü, tam bir düzmecedir.. bir köpek tarafından kovalanmış, yetmemiş ardından havlanmış, nihayetinde de hunharca ısırılmış birisi olarak, aksinin gerçek olabileceğinin canlı tanığıyım.
görsel
görsel
görsel
© copyright 2005 - 2026