bugün

içindeki su kullanıldıkça bitmeyen damacanadır.
içersiniz, içersiniz bir bakarsınız hala ağzına kadar dolu.
altına geçmek sureti ile duş alırsınız, pompaya bastıkça sular akar ve fakat bir damla su eksilmez.
işte böyle kutsaldır.

şaka lan şaka, filmmiş.
susuz ankaralıya tanım yaptırtırsan böyle olur.

şafak sezer başrolde:
http://kutsal.damacana.org/
var böyle bi damacana modeli ve gayet, tabi ki, yine japon üretimi olup havadaki oksijen le su üretir. sicak veyahult soğuk olarak sizlere sunar tadi da su gibidir. fiyati bin ytl türk lirasi civaarindadir.
ahmet yılmazı sinemada göreceğimiz ilk filmdir, filmin yönetmenliğini paylaşmış, senaryosunu yazmıştır. merakla bekliyoruz.*
eyşan özhim in cannes dan ödül beklediği film imiş...

(bkz: alırsın)
bu gün sinemada fragmanını gördüm bunun, "bloody", "scary" ibarelerinden sonra geyik konuşmala filan girdi -böyle papazlar filan- sonra "exorcism" filan dendi anlayamadım ben. ne ki bu?
ön yargılardan uzaklaşılması halinde eğlenebilinecek bir film. kurtlar vadisi ırak'ta bile 5 kişiye bilet satabilen bir sinemada neredeyse solonun tamamının dolu olması, çoluğunu çocuğunu kapanın filme gelmesi biraz şaşırtsa da kabadayı'ya yer bulamayanların istilasıydı muhtemelen.
şafak sezer beklentilerimin oldukça üstünde, bol küfürle bezeli performası ile ilk başrol deneyiminin hakkını vermiş.mimikleri çok iyiydi.

filmin ilk yarısı tatminkar olmasa da ikinci yarı oldukça tatminkar.her ne kadar ahmet yılmaz faktöründen dolayı beklentiler maksimum olsa da, kesinlikle sıkıcı bir film olmamış. mehmet ali erbil'in oynamaması gibi bir durum var zaten ki; tadından yenmiyor vallahi.
diyeceğim şu ki; gidip görenin verdiği paraya sövmeyeceği, eğlenceli zaman geçirebileceği bir film.
çok ama çok kötü bir fragmana sahip film. belki filmin kendisi fena değildir ama fragmanı o denli kötüdür ki, beğenip de gitmek mümkün değil.
fragmanını izlediğim ve saçma olduğuna karar verdiğim filmdir.
fragmanın kötü olmasına rağmen komik ve eğlenceli olduğunu düşündüğüm film. oyuncu kadrosunun çok geniş olmamasına rağmen, eldeki malzeme ile iyi bir iş çıkarılmış diyebiliriz. özellikle şafak sezer'in oyunculuğunun hakkını teslim etmek lazım. mimikleri bile insanı güldürmeye yeter zaten. filmin diğer oyuncularına gelirsek;
ersin korkut gerçekten iyi bir performans sergilemiş, tıpkı şafak sezer gibi. eyşan özhim ise bana biraz tutuk geldi gibi. yine de o eşsiz güzelliği ile durumu kurtarıyor. diğer oyuncuları da ortalamanın üzerinde gördüm.
bu arada kutsal damacana'ya kabadayı filminde yer bulamadğım için gitmiştim. iyiki de bu filme gitmişim diyebilirim. hazır okul stresi yeni başlarken ilaç gibi geldi.
bu arada salonun da full çektiğini söylemek gerekir. ben bu kadar seyircinin geleceğini tahmin etmezdim. tabi bayramın da bu konu da büyük bir etkisi var.
sadece pazartesi veya perşembe günleri gençtürkcell li arkadaşınızın bedava bilet vermesi koşuluyla gidilebilecek yerli film.
safak sezerin papazı canlandırdıgı film.
aslında güzel bir filmdir. fakat sonunun çok kötü olduğu kanaatindeyim, hatta son 5 dakika filmi sevdiyseniz çıkın salonda çıkın.*
kreatif bir isme sahip olan ama çok komik olmayan bir film. kurguda bir eksiklik var. sevişme sahneleri falanda filmden kırpıldığı için oldukça kısa. açıkçası eyşan cannes'i biraz zor alır.
fragmani kötü olan, fakat izlenildiginde gulmekten yerlere yatilan filmdir.
$afak sezer in esprileri not edilmelidir.
3-5 sahnesinin dışında saçmalık bütünü.
ilk yarısında uyumaktan kendimi zor aldığım, ne zaman gülmeye başlayacağız diye sabırsızlık içinde beklediğim filmdir. ikinci yarısından sonra beklediğime deydi diyebilirim biraz.
çok basit espriler üzerine kurulu, ikinci yarıda gülmeye başladığımız, bittiğinde de verdiğimiz paraya ve zamana acıdığımız film...
bir repliğinde bildiğimiz 'siktir ulan' ibaresini citroen diye anlayarak komik olmaya çalışılan film. evet basittir esprileri.
(bkz: siktir ulan cevdet)
(bkz: citroen c4)
al bende yaptım.
oldukça komik repliklere sahip olan filmdir..özellikle iki sahnede dakikalarca güldürmüştür;

fikret gemiden kovulur..gemiden atlarken;
'arkadaşlar ben gidiyorum, hakkınızı helal edin'...arkadaşları fazla umursamaz..bunun üzerine; ' .mına koduklarım o kadar mesaimiz var, insan bir nereye gidiyorsun der'..ve bunu söylerken o kadar umursamazdır ki..*

kızın durumunu inceleyen doktor kızla ablasını uğurlarken hademe gelir ve;
' başhekim ortalıkta dal daşşak dolaşmasın, adam gibi giyinsin dedi' der.
Saçma bir film olacağını bilmiyor muyduk? tabi ki biliyorduk. zaten isminden de anlaşıldığı gibi saçma sapan film. scofield zeka pırıltıları beklememek lazım.

film sanatsal prodüksiyonel olarak kötü olabilir ama insanı kanırta kanırta güldürüyor. bel altı mı? evet bel altı ama gidin görün. stresinizden 1.5 saat alıkoyacaktır sizi.
şafak sezer ve erkin korkut'un alıp götürdüğü mizahi bir film. güzel işlenmiş bir küfürlü mizah var. ayrıca diyaloglar yarmaktadır. kesilmiş sevişme sahneleri biraz moral bozsada * izlenesi, gülmek isteyenlerin gitmesi gereken bir film. settar tanriöven'i unutmak ayıp olur kanımca oyunculuğu her zaman ki gibi on numara.
son dönem türk sinemasının en komik filmi.
şafak sezerin şeytanla konuştuğu sahnede
"abi kızın yaşı daha genç ilerde belki tekrar girersin" dediği ve milleti yardığı kısım.
safak sezer icin gittigim güldügüm filmdir. vasatin biraz üstü kalitede bir film olmus. orjinal olmayan konusu da cabasi tabiki. ayrica (bkz: holy shit)*
ahmet yılmaz'ın filmin devamını yazdığına dair söylentiler dolaşıyor ortalıkta şu sıralar.
eğlenceli sayılabilecek bir filmdir. boş bir zamanda fındık fıstık niyetine izlenirse 2. bölüm çok tatlı gelebilir.
başkasının kutsal değerleriyle ne kadar kolay dalga geçebildiğimizin kanıtıdır.
aman kimse bizim dinimize laf söylemesin ama biz istediğimiz kadar taşağa alalım adamları.
arkadaşlarımın abartması üzerine izleyip, 2-3 espri dışında pek de izlenecek bir tarafı olmadığına inandığım film.
(bkz: kategorisiz yesilcam filmleri)
bol küfürlü olmasına rağmen eğlenceli bi kaç saat geçirmek için izlenebilecek bir film.
sarhoşken izlediğimden midir nedir bilemiyorum lakin izlerken yarıldığım filmdir.

(bkz: sen sus lan vitaminsiz)
prim verilmemesi gereken, işlevsellikten uzak, yapılmasa da olurmuş dedirten bir yerli film. hayır, bu 'komedi yaptık, insanları neşelendirmek lazım, bayram seyran filmi, ailecek gelin' falan filan muhabbetlerini bu toplum daha kaç yıl yer, bilinmez. ama yerli sinemayı geliştirmenin tek yolu bu tür filmler yapıp, salonları doldurmaksa eğer, kusura bakmayın ama, biraz nahh gelişir yerli sinema...

nihayetinde bir ülke sinemasının gelişimi teorik olarak bir çok unsuru barındıran temele dayanır. maddiyat sadece bir parametredir. kaldı ki, bu tür filmler sayesinde sinemamızın geliştiğini varsayalım, kusura bakılmasın ama ilerde, yani sinema geliştirilip büyüdüğünde de filmleri gene bu adamlar çekip, bu adamlar oynayacak. eee, önceden kutsal damacana gibi saçma bir filmi çeken bir adam da tutup on yıl sonra bizlere toplumsal içerikli, yaşama dönük veya tarihsel bir şey anlatmayacak. çünkü anlatacak olsa bugün anlatır...

nihayetinde kuramsız, kuramcısı olmayan sinemalar taklit sinemadan öteye gitmez. yerli sinemaya genç, üretken yönetmen-senaristler kadar genç kuramcılara da ihtiyaç var...
sadece ve sadece gülünecek bir filmdir. sinemada izledikten sonra dvd si alınıp evde defalarca izlenilebilir ve her izlendiğinde de değişik bir şeylere gülünür. şafak sezerin mimikleri ayrı bir güzellik katar filme.
filmde kutsal suyla, haçla alay edildiği gibi kurşun dökmeyle, sahte hocalarla ve bunlara inanan bizim insanımızla da alay edilmiştir. daha çok gözlemi seven, etrafında olan bitenden haberi olan ve ayrıca ahmet yılmaz ı bilenlerin yarılma pozisyonunda izleyecekleri filmdir.

özellikle seytan çıkarmak için odaya gitmeden önce sorulan. 'aramızda cenabet olan varmı?' sorusu, ardından youtube espirisi ve en sonda da 'manuel' vakası insanı 5 6 dakika güldürecek seviyededir.

murat gilin damdan hoplayamadım türküsünü hatırlatmadan geçemeyeceğim.
bir scary movie uyarlaması olduğu izlenimi uyandırdı bende.
şafak sezer'in başrol olarak yalnız kaldığı bir film. Bence, şafak sezer bu filmde başrolde ama onu destekleyecek bir karakter bu filmde pek oturtulamamış, biraz yalnız kalmış. ikili komedilerde şafak sezer'in başarılı olabileceğini düşünüyorum. Bence bu filmde yan rollere daha uygun oyuncular seçilseydi daha da komik olabilirdi. Efekt olarak başarılı sahneleri var ve komik taraflarıda var.
Selenle Şafak Sezerin ilk karşılaşma sahnesi ve Kutsal su ile odaya ilk giriş sahnesi oldukça eğlenceli olan gülünesi bir film.
Film yapmak için yapılmış olan bir film.
tipik bir "dvdsini al evinde izle, sinemaya gidip bilet parası verme" filmi, arada bir güler kendine gelirsin. daha ötesi de beklenmemeli bu filmden.
televiyonda yayınlanması imkansız olan türk filmi. komedi filmi ama sadece küfürlere gülüyorsunuz, rtük eşşoğlu eşeği bile yasaklamış durumda, nerde kaldı ki 9 saniye orrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr denilen sahneye izin vermesi.
hangi programda hatırlamıyorum ama şafak sezerin küfürsüz bir başka versiyonunu da hazırlamış olduklarını söyledikleri film. bana kalırsa filmde gülecek pek birşey yok, tabi küfürlerde gülecek birşey bulmuyorsanız.
orrrrrr'lu sahneyi izleyince filmin tamamını izlemiş kadar oluyor insan. bir tek orası güldürüyor zaten.
amaçsız bir film. komik ama sanki arkadaş arasında haydin eğlenelim ne edelim ne edelim film çekelim denmiş de olmuş gibi.
sitroen esprisiyle *yarmış filmdir...yani sırf bu espri için bütün filme katlanılabilir bir insan * *...
recep ivedik zımbırtısından on kat güzel film.
digitürk türkmax kanalinda bu aksam saat 20.30 da yayinlanicak olan türk filmi.
- içimde biri var...
- hamile olmayasın?

lafıyla yarmış filmdir. hee kötü bir filmdir o ayrı.
evdeysen, hiç işin yoksa, uyuz gibi kaşına kaşına film izlemek istiyorsan, izlerken uykuya dalacak bir şeyler olsun diyorsan e bir de internetten falan indirdiysen izlenebilecek filmlerdendir. zaten böylesi anlarda kaliteli film izleyerek piç etmenin de anlamı yok. böyle filmler de gerekli bazen.

biz birkaç arkadaş izledik. begenen oldu beğenmeyen oldu. en komik sahnesi heralde osuruk sahnesiydi. oradan hesaplayın işte.
recep ivedik ile beraber şaban filmlerinin nasıl bir seviye olduğu gerçeğini her fırsatta hatırlatan filmdir.
sinemada bolca işlenmiş "şeytan çıkarma" mevzularına gönderme yapılarak, recep ivedikten daha anlamlı bir konuya sahip olduğu ve en önemlisi başrolde şafak sezer gibi komik bir adam olduğu için izlenesi filmdir. evet fragman çok kötüdür, yanıltıcıdır. * çok şey beklemeden izlemelidir. güldürdüğü sahneler ya kırıp geçirir, ya da zerre gülümsetmez. frekansı yakalayana süper bi filmdir. eyşan özhim hariç, oyuncular da gayet başarılı.. her açıdan recep ivedik'ten bir gömlek üstün olduğu kesin!
recep ivedik ile karşılaştırılmasının yanlış olduğunu düşündüğüm filmdir. zira her yönden farklı bir konseptle çekildiği aşikardır.