bugün
- velvet55
- dolar isterse 100 olsun5
- yazarların favori giyim markası14
- migros'a sorulacak tek soru24
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim10
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar10
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak10
- osuruktan şiirler61
- 2026 ekonomik krizi17
- sözlüğün en harbi kızı8
- insan olmaya ceyrek kala15
- israile atom bombası atmak8
- sözlüğün en harbi erkeği7
- inanılmaz sıkıcısınız ya6
- sözlük yazarlarının 2027 kararları6
- ölmedeyiz uludağ sözlük6
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar9
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi7
- aleksey batrakov28
- sözlüğün en cool erkek yazarı6
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- hayattaki en değerli şeyler8
- seninle sevişirken ölmek istiyorum7
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- friedrich hegel la bi cay icek12
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- kendi klanına laf edilince hoplamak6
- victor osimhen20
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- spor ayakkabı5
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- öz eleştiri yaparken dikkat edilmesi gerekenler4
- kova burcunun su grubu yerine hava grubunda olması5
- evde soğuk kahve yapımı7
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- tostumu yaptım11
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- alparslan kuytul15
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- g i l d e d l i l y16
- hurdacıya gidiyorum7
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- michel foucault3
- bilinçaltı algılama6
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- 20 ağustos 2026 trabzonspor ferencvaros maçı4
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
jorge luis borgesin bir hikâye kitabı.
sekiz yapraklık, bez kaplı bir ciltti. birçok elden geçtiğine kuşku yoktu. inceledim, alışılmamış ağırlığı beni şaşırttı. arka kapağının üzerinde " holy writ " yazısını okudum, aşağıda da " bombay ".
-on dokuzuncu yüzyıldan kalma sanırım, diye belirttim.
-bilmiyorum, hiçbir zaman öğrenemedim, diye karşılık verdi.
rastgele açtım. tanımadığım bir elyazısıydı. sayfalar oldukça yıpranmıştı, tipografisi kötüydü ve incil'de olduğu gibi iki sütun olarak basılmıştı. metinler sıkışıktı ve bentler halinde düzenlenmişti. sayfaların üst köşelerinde arap sayıları yer alıyordu. asıl ilgimi çeken, örneğin çift sayfalardan birinin 40514 numarasını, karşısındaki tek sayfanın ise 999 numarasını taşıması oldu. o sayfayı çevirdim; arkasındaki sekiz haneli bir sayıydı. sözlüklerde olduğu gibi bir resimle süslüydü; bir çocuk elinden çıkmış gibi, mürekkep kalemiyle beceriksizce dizilmiş bir çapa resmi vardı.
işte o zaman yabancı bana:
-iyi bakın, bir daha asla göremeyeceksiniz, dedi.
bu noktayı işaretleyip kitabı kapattım. hemen yeniden açtım ve boşuna çapa resmini aradım sayfa sayfa. şaşkınlığımı gizlemek amacıyla:
-kutsal kitap'ın hindu dilinde bir varyantı, değil mi, diye sordum.
-hayır, diye yanıtladı.
sonra bir sır vermek istermişcesine sesini alçaltıp:
-bu cildi, dedi, bir ova kasabasında bir avuç rupi ve bir incil karşılığında aldım. sahibi okuma bilmiyordu. kitapların kitapları'nı muska zannediyordu. en alt kasttan biriydi; hastalığa bulaşmadan, gölgesinde yürümek bile olası değildi. kitabın adının kum kitabı olduğunu söyledi, çünkü bu kitabın da, kumun da, ne sonu,ne başı vardı.
sekiz yapraklık, bez kaplı bir ciltti. birçok elden geçtiğine kuşku yoktu. inceledim, alışılmamış ağırlığı beni şaşırttı. arka kapağının üzerinde " holy writ " yazısını okudum, aşağıda da " bombay ".
-on dokuzuncu yüzyıldan kalma sanırım, diye belirttim.
-bilmiyorum, hiçbir zaman öğrenemedim, diye karşılık verdi.
rastgele açtım. tanımadığım bir elyazısıydı. sayfalar oldukça yıpranmıştı, tipografisi kötüydü ve incil'de olduğu gibi iki sütun olarak basılmıştı. metinler sıkışıktı ve bentler halinde düzenlenmişti. sayfaların üst köşelerinde arap sayıları yer alıyordu. asıl ilgimi çeken, örneğin çift sayfalardan birinin 40514 numarasını, karşısındaki tek sayfanın ise 999 numarasını taşıması oldu. o sayfayı çevirdim; arkasındaki sekiz haneli bir sayıydı. sözlüklerde olduğu gibi bir resimle süslüydü; bir çocuk elinden çıkmış gibi, mürekkep kalemiyle beceriksizce dizilmiş bir çapa resmi vardı.
işte o zaman yabancı bana:
-iyi bakın, bir daha asla göremeyeceksiniz, dedi.
bu noktayı işaretleyip kitabı kapattım. hemen yeniden açtım ve boşuna çapa resmini aradım sayfa sayfa. şaşkınlığımı gizlemek amacıyla:
-kutsal kitap'ın hindu dilinde bir varyantı, değil mi, diye sordum.
-hayır, diye yanıtladı.
sonra bir sır vermek istermişcesine sesini alçaltıp:
-bu cildi, dedi, bir ova kasabasında bir avuç rupi ve bir incil karşılığında aldım. sahibi okuma bilmiyordu. kitapların kitapları'nı muska zannediyordu. en alt kasttan biriydi; hastalığa bulaşmadan, gölgesinde yürümek bile olası değildi. kitabın adının kum kitabı olduğunu söyledi, çünkü bu kitabın da, kumun da, ne sonu,ne başı vardı.
Zaman beni sürükleyen bir nehir, ama nehir benim..
Beni parçalayan bir kaplan, ama kaplan benim..
Beni tüketen bir ateş, ama ateş benim..
Evren,ne yazık ki, gerçek,
Ben,ne yazık ki, Borges'im.
Yıllar boyu,
insanoğlu bir boşluğu imgelerle,
doldurur.
Ölümünden az önce,
usanmaz çizgi labirentinin,
kendi yüzünün imgesini oluşturduğunu anlar.
Beni parçalayan bir kaplan, ama kaplan benim..
Beni tüketen bir ateş, ama ateş benim..
Evren,ne yazık ki, gerçek,
Ben,ne yazık ki, Borges'im.
Yıllar boyu,
insanoğlu bir boşluğu imgelerle,
doldurur.
Ölümünden az önce,
usanmaz çizgi labirentinin,
kendi yüzünün imgesini oluşturduğunu anlar.
ustad jorge luis borges'in 'secilmis bir azinlik icin yazmiyorum veya platonik bir tabirle, kitleler icin de yazmiyorum. her ikisi de demagoglar icin, ki onlara inancim yok. kendim icin yaziyorum, dostlarim icin yaziyorum... sadece zaman oldurmek icin yaziyorum' dedigi, tabiri caizse demirbas bir canta kitabi. oyle ki herhangi bir zamanda cikart, herhangi bir sayfayi ac ve sadece oku.
borges ustanın geneli fantastik ögeler içeren on dört adet öyküsünün toplandığı kitaptır. otobiyografik unsurlar da içerir bunlardan bir çoğu ve "ayna ve maske" adlı öyküsü, kafa kırdırtır. ben kırdım, oradan biliyorum.
Gündemdeki Haberler