bugün
- kıvırcık saç7
- bir bela geliyor11
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi3
- türklerin yoğurt dışında icadının olmadığı gerçeği3
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci18
- serhat kılıç19
- rennie4
- sağlıklı beslenmek2
- filenin sultanları7
- tung tung tung sahur2
- deccal internetten çıkacak10
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması5
- italyan mutfağı2
- en sevmediğin insan tipleri9
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- ikinci defa askere gitmek8
- ahmet hakan'ın kalkan topuk analizi2
- dur bakalım kimin elinde kalacak2
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- namaz kıl rahatla yoga yap rahat batsın2
- ey insan4
- kurusıkı3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- özbek kadınlar14
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- claudian clouds22
- cop316
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- bir kızla dalga geçmek6
- sözlük whatsapp grupları13
- mavi göz7
- sarapci koala45
- gizli hesap6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- friedrich hegel la bi cay icek12
- uludağ itiraf10
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- enayimiknatisii32
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- melissa vargas7
jorge luis borgesin bir hikâye kitabı.
sekiz yapraklık, bez kaplı bir ciltti. birçok elden geçtiğine kuşku yoktu. inceledim, alışılmamış ağırlığı beni şaşırttı. arka kapağının üzerinde " holy writ " yazısını okudum, aşağıda da " bombay ".
-on dokuzuncu yüzyıldan kalma sanırım, diye belirttim.
-bilmiyorum, hiçbir zaman öğrenemedim, diye karşılık verdi.
rastgele açtım. tanımadığım bir elyazısıydı. sayfalar oldukça yıpranmıştı, tipografisi kötüydü ve incil'de olduğu gibi iki sütun olarak basılmıştı. metinler sıkışıktı ve bentler halinde düzenlenmişti. sayfaların üst köşelerinde arap sayıları yer alıyordu. asıl ilgimi çeken, örneğin çift sayfalardan birinin 40514 numarasını, karşısındaki tek sayfanın ise 999 numarasını taşıması oldu. o sayfayı çevirdim; arkasındaki sekiz haneli bir sayıydı. sözlüklerde olduğu gibi bir resimle süslüydü; bir çocuk elinden çıkmış gibi, mürekkep kalemiyle beceriksizce dizilmiş bir çapa resmi vardı.
işte o zaman yabancı bana:
-iyi bakın, bir daha asla göremeyeceksiniz, dedi.
bu noktayı işaretleyip kitabı kapattım. hemen yeniden açtım ve boşuna çapa resmini aradım sayfa sayfa. şaşkınlığımı gizlemek amacıyla:
-kutsal kitap'ın hindu dilinde bir varyantı, değil mi, diye sordum.
-hayır, diye yanıtladı.
sonra bir sır vermek istermişcesine sesini alçaltıp:
-bu cildi, dedi, bir ova kasabasında bir avuç rupi ve bir incil karşılığında aldım. sahibi okuma bilmiyordu. kitapların kitapları'nı muska zannediyordu. en alt kasttan biriydi; hastalığa bulaşmadan, gölgesinde yürümek bile olası değildi. kitabın adının kum kitabı olduğunu söyledi, çünkü bu kitabın da, kumun da, ne sonu,ne başı vardı.
sekiz yapraklık, bez kaplı bir ciltti. birçok elden geçtiğine kuşku yoktu. inceledim, alışılmamış ağırlığı beni şaşırttı. arka kapağının üzerinde " holy writ " yazısını okudum, aşağıda da " bombay ".
-on dokuzuncu yüzyıldan kalma sanırım, diye belirttim.
-bilmiyorum, hiçbir zaman öğrenemedim, diye karşılık verdi.
rastgele açtım. tanımadığım bir elyazısıydı. sayfalar oldukça yıpranmıştı, tipografisi kötüydü ve incil'de olduğu gibi iki sütun olarak basılmıştı. metinler sıkışıktı ve bentler halinde düzenlenmişti. sayfaların üst köşelerinde arap sayıları yer alıyordu. asıl ilgimi çeken, örneğin çift sayfalardan birinin 40514 numarasını, karşısındaki tek sayfanın ise 999 numarasını taşıması oldu. o sayfayı çevirdim; arkasındaki sekiz haneli bir sayıydı. sözlüklerde olduğu gibi bir resimle süslüydü; bir çocuk elinden çıkmış gibi, mürekkep kalemiyle beceriksizce dizilmiş bir çapa resmi vardı.
işte o zaman yabancı bana:
-iyi bakın, bir daha asla göremeyeceksiniz, dedi.
bu noktayı işaretleyip kitabı kapattım. hemen yeniden açtım ve boşuna çapa resmini aradım sayfa sayfa. şaşkınlığımı gizlemek amacıyla:
-kutsal kitap'ın hindu dilinde bir varyantı, değil mi, diye sordum.
-hayır, diye yanıtladı.
sonra bir sır vermek istermişcesine sesini alçaltıp:
-bu cildi, dedi, bir ova kasabasında bir avuç rupi ve bir incil karşılığında aldım. sahibi okuma bilmiyordu. kitapların kitapları'nı muska zannediyordu. en alt kasttan biriydi; hastalığa bulaşmadan, gölgesinde yürümek bile olası değildi. kitabın adının kum kitabı olduğunu söyledi, çünkü bu kitabın da, kumun da, ne sonu,ne başı vardı.
Zaman beni sürükleyen bir nehir, ama nehir benim..
Beni parçalayan bir kaplan, ama kaplan benim..
Beni tüketen bir ateş, ama ateş benim..
Evren,ne yazık ki, gerçek,
Ben,ne yazık ki, Borges'im.
Yıllar boyu,
insanoğlu bir boşluğu imgelerle,
doldurur.
Ölümünden az önce,
usanmaz çizgi labirentinin,
kendi yüzünün imgesini oluşturduğunu anlar.
Beni parçalayan bir kaplan, ama kaplan benim..
Beni tüketen bir ateş, ama ateş benim..
Evren,ne yazık ki, gerçek,
Ben,ne yazık ki, Borges'im.
Yıllar boyu,
insanoğlu bir boşluğu imgelerle,
doldurur.
Ölümünden az önce,
usanmaz çizgi labirentinin,
kendi yüzünün imgesini oluşturduğunu anlar.
ustad jorge luis borges'in 'secilmis bir azinlik icin yazmiyorum veya platonik bir tabirle, kitleler icin de yazmiyorum. her ikisi de demagoglar icin, ki onlara inancim yok. kendim icin yaziyorum, dostlarim icin yaziyorum... sadece zaman oldurmek icin yaziyorum' dedigi, tabiri caizse demirbas bir canta kitabi. oyle ki herhangi bir zamanda cikart, herhangi bir sayfayi ac ve sadece oku.
borges ustanın geneli fantastik ögeler içeren on dört adet öyküsünün toplandığı kitaptır. otobiyografik unsurlar da içerir bunlardan bir çoğu ve "ayna ve maske" adlı öyküsü, kafa kırdırtır. ben kırdım, oradan biliyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar