bugün
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl18
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- 500 ve 1000 tl lik banknotların çıkmama nedeni2
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- velvet47
- freddy krueger ı oynayabilecek türk aktör2
- yaşlı kadın yuzırlar10
- en kibirli yuzır11
- gaylik alametleri8
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek12
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- habire1239
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- friedrich hegel la bi cay icek10
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı2
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- yeni parti25
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması15
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- velvet vs nervio24
- nervio19
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- sabah gece yazdıklarından utanmak5
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- 50 yıllık yuzır5
- g'i l d'e d l'i l y16
- her kadının hoşuna gidecek şey4
- uludağ sözlük magazin servisi5
- bıyığımı alsam ben var'ya diyen kız4
- özgünlüğün faydasız olması6
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- ruh hastası sapık yazarlar5
- kezoyu delirtmek5
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- duvara işeyerek sevgilinin ismini yazmak4
- anadolu insanının anlatıldığı kadar saf olmaması5
- merak ediyorsan yaz7
- ormanda gezerken baygın bir bayanla karşılaşmak4
- puura10
- adolf hitlerin adamın dibi olması9
- kaçak elektrik tüketimi yüzde 94 olan bölge9
- kezonova4
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
- türklerden nefret etme nedenleri5
jorge luis borgesin bir hikâye kitabı.
sekiz yapraklık, bez kaplı bir ciltti. birçok elden geçtiğine kuşku yoktu. inceledim, alışılmamış ağırlığı beni şaşırttı. arka kapağının üzerinde " holy writ " yazısını okudum, aşağıda da " bombay ".
-on dokuzuncu yüzyıldan kalma sanırım, diye belirttim.
-bilmiyorum, hiçbir zaman öğrenemedim, diye karşılık verdi.
rastgele açtım. tanımadığım bir elyazısıydı. sayfalar oldukça yıpranmıştı, tipografisi kötüydü ve incil'de olduğu gibi iki sütun olarak basılmıştı. metinler sıkışıktı ve bentler halinde düzenlenmişti. sayfaların üst köşelerinde arap sayıları yer alıyordu. asıl ilgimi çeken, örneğin çift sayfalardan birinin 40514 numarasını, karşısındaki tek sayfanın ise 999 numarasını taşıması oldu. o sayfayı çevirdim; arkasındaki sekiz haneli bir sayıydı. sözlüklerde olduğu gibi bir resimle süslüydü; bir çocuk elinden çıkmış gibi, mürekkep kalemiyle beceriksizce dizilmiş bir çapa resmi vardı.
işte o zaman yabancı bana:
-iyi bakın, bir daha asla göremeyeceksiniz, dedi.
bu noktayı işaretleyip kitabı kapattım. hemen yeniden açtım ve boşuna çapa resmini aradım sayfa sayfa. şaşkınlığımı gizlemek amacıyla:
-kutsal kitap'ın hindu dilinde bir varyantı, değil mi, diye sordum.
-hayır, diye yanıtladı.
sonra bir sır vermek istermişcesine sesini alçaltıp:
-bu cildi, dedi, bir ova kasabasında bir avuç rupi ve bir incil karşılığında aldım. sahibi okuma bilmiyordu. kitapların kitapları'nı muska zannediyordu. en alt kasttan biriydi; hastalığa bulaşmadan, gölgesinde yürümek bile olası değildi. kitabın adının kum kitabı olduğunu söyledi, çünkü bu kitabın da, kumun da, ne sonu,ne başı vardı.
sekiz yapraklık, bez kaplı bir ciltti. birçok elden geçtiğine kuşku yoktu. inceledim, alışılmamış ağırlığı beni şaşırttı. arka kapağının üzerinde " holy writ " yazısını okudum, aşağıda da " bombay ".
-on dokuzuncu yüzyıldan kalma sanırım, diye belirttim.
-bilmiyorum, hiçbir zaman öğrenemedim, diye karşılık verdi.
rastgele açtım. tanımadığım bir elyazısıydı. sayfalar oldukça yıpranmıştı, tipografisi kötüydü ve incil'de olduğu gibi iki sütun olarak basılmıştı. metinler sıkışıktı ve bentler halinde düzenlenmişti. sayfaların üst köşelerinde arap sayıları yer alıyordu. asıl ilgimi çeken, örneğin çift sayfalardan birinin 40514 numarasını, karşısındaki tek sayfanın ise 999 numarasını taşıması oldu. o sayfayı çevirdim; arkasındaki sekiz haneli bir sayıydı. sözlüklerde olduğu gibi bir resimle süslüydü; bir çocuk elinden çıkmış gibi, mürekkep kalemiyle beceriksizce dizilmiş bir çapa resmi vardı.
işte o zaman yabancı bana:
-iyi bakın, bir daha asla göremeyeceksiniz, dedi.
bu noktayı işaretleyip kitabı kapattım. hemen yeniden açtım ve boşuna çapa resmini aradım sayfa sayfa. şaşkınlığımı gizlemek amacıyla:
-kutsal kitap'ın hindu dilinde bir varyantı, değil mi, diye sordum.
-hayır, diye yanıtladı.
sonra bir sır vermek istermişcesine sesini alçaltıp:
-bu cildi, dedi, bir ova kasabasında bir avuç rupi ve bir incil karşılığında aldım. sahibi okuma bilmiyordu. kitapların kitapları'nı muska zannediyordu. en alt kasttan biriydi; hastalığa bulaşmadan, gölgesinde yürümek bile olası değildi. kitabın adının kum kitabı olduğunu söyledi, çünkü bu kitabın da, kumun da, ne sonu,ne başı vardı.
Zaman beni sürükleyen bir nehir, ama nehir benim..
Beni parçalayan bir kaplan, ama kaplan benim..
Beni tüketen bir ateş, ama ateş benim..
Evren,ne yazık ki, gerçek,
Ben,ne yazık ki, Borges'im.
Yıllar boyu,
insanoğlu bir boşluğu imgelerle,
doldurur.
Ölümünden az önce,
usanmaz çizgi labirentinin,
kendi yüzünün imgesini oluşturduğunu anlar.
Beni parçalayan bir kaplan, ama kaplan benim..
Beni tüketen bir ateş, ama ateş benim..
Evren,ne yazık ki, gerçek,
Ben,ne yazık ki, Borges'im.
Yıllar boyu,
insanoğlu bir boşluğu imgelerle,
doldurur.
Ölümünden az önce,
usanmaz çizgi labirentinin,
kendi yüzünün imgesini oluşturduğunu anlar.
ustad jorge luis borges'in 'secilmis bir azinlik icin yazmiyorum veya platonik bir tabirle, kitleler icin de yazmiyorum. her ikisi de demagoglar icin, ki onlara inancim yok. kendim icin yaziyorum, dostlarim icin yaziyorum... sadece zaman oldurmek icin yaziyorum' dedigi, tabiri caizse demirbas bir canta kitabi. oyle ki herhangi bir zamanda cikart, herhangi bir sayfayi ac ve sadece oku.
borges ustanın geneli fantastik ögeler içeren on dört adet öyküsünün toplandığı kitaptır. otobiyografik unsurlar da içerir bunlardan bir çoğu ve "ayna ve maske" adlı öyküsü, kafa kırdırtır. ben kırdım, oradan biliyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar