bugün
- akepe dönemi13
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem7
- ben geldim naneler11
- uludağ sözlük magazin ekibi5
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu11
- kelle paça4
- hastane acil bölümü6
- karma doğru çalışıyor mu4
- la loba22
- öyle bir dünya yok5
- karapapak türkleri3
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar6
- nasılsınız8
- teomancalmasur2
- gürcü ile kürtçü5
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- nerede ne yenir7
- kuşbaşılı kaşarlı pide3
- engineer2820
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- çorabın tekinin hep kaybolması2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- nickin yanında yaş da yazsın16
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- eski yazarlar geri gelsin12
- nervio'nun ayakları17
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek4
- mezgit2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- menemen yiyen erkek13
- anın görüntüsü27
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- endüstriyel futbol2
- duvarı nem yiğidi gam öldürürmüş3
- recep tayyip erdoğan11
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- uzak mesafe ilişki5
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- sabitlenmiş tweet2
- eskiden futbol2
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı2
- migros ta etleri yiyen kedi5
- hesabını gizleyen erkek yazar22
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler9
- didem arslan yılmaz'ın programındaki 3 karakter4
- öldüreni öldürmek14
jorge luis borgesin bir hikâye kitabı.
sekiz yapraklık, bez kaplı bir ciltti. birçok elden geçtiğine kuşku yoktu. inceledim, alışılmamış ağırlığı beni şaşırttı. arka kapağının üzerinde " holy writ " yazısını okudum, aşağıda da " bombay ".
-on dokuzuncu yüzyıldan kalma sanırım, diye belirttim.
-bilmiyorum, hiçbir zaman öğrenemedim, diye karşılık verdi.
rastgele açtım. tanımadığım bir elyazısıydı. sayfalar oldukça yıpranmıştı, tipografisi kötüydü ve incil'de olduğu gibi iki sütun olarak basılmıştı. metinler sıkışıktı ve bentler halinde düzenlenmişti. sayfaların üst köşelerinde arap sayıları yer alıyordu. asıl ilgimi çeken, örneğin çift sayfalardan birinin 40514 numarasını, karşısındaki tek sayfanın ise 999 numarasını taşıması oldu. o sayfayı çevirdim; arkasındaki sekiz haneli bir sayıydı. sözlüklerde olduğu gibi bir resimle süslüydü; bir çocuk elinden çıkmış gibi, mürekkep kalemiyle beceriksizce dizilmiş bir çapa resmi vardı.
işte o zaman yabancı bana:
-iyi bakın, bir daha asla göremeyeceksiniz, dedi.
bu noktayı işaretleyip kitabı kapattım. hemen yeniden açtım ve boşuna çapa resmini aradım sayfa sayfa. şaşkınlığımı gizlemek amacıyla:
-kutsal kitap'ın hindu dilinde bir varyantı, değil mi, diye sordum.
-hayır, diye yanıtladı.
sonra bir sır vermek istermişcesine sesini alçaltıp:
-bu cildi, dedi, bir ova kasabasında bir avuç rupi ve bir incil karşılığında aldım. sahibi okuma bilmiyordu. kitapların kitapları'nı muska zannediyordu. en alt kasttan biriydi; hastalığa bulaşmadan, gölgesinde yürümek bile olası değildi. kitabın adının kum kitabı olduğunu söyledi, çünkü bu kitabın da, kumun da, ne sonu,ne başı vardı.
sekiz yapraklık, bez kaplı bir ciltti. birçok elden geçtiğine kuşku yoktu. inceledim, alışılmamış ağırlığı beni şaşırttı. arka kapağının üzerinde " holy writ " yazısını okudum, aşağıda da " bombay ".
-on dokuzuncu yüzyıldan kalma sanırım, diye belirttim.
-bilmiyorum, hiçbir zaman öğrenemedim, diye karşılık verdi.
rastgele açtım. tanımadığım bir elyazısıydı. sayfalar oldukça yıpranmıştı, tipografisi kötüydü ve incil'de olduğu gibi iki sütun olarak basılmıştı. metinler sıkışıktı ve bentler halinde düzenlenmişti. sayfaların üst köşelerinde arap sayıları yer alıyordu. asıl ilgimi çeken, örneğin çift sayfalardan birinin 40514 numarasını, karşısındaki tek sayfanın ise 999 numarasını taşıması oldu. o sayfayı çevirdim; arkasındaki sekiz haneli bir sayıydı. sözlüklerde olduğu gibi bir resimle süslüydü; bir çocuk elinden çıkmış gibi, mürekkep kalemiyle beceriksizce dizilmiş bir çapa resmi vardı.
işte o zaman yabancı bana:
-iyi bakın, bir daha asla göremeyeceksiniz, dedi.
bu noktayı işaretleyip kitabı kapattım. hemen yeniden açtım ve boşuna çapa resmini aradım sayfa sayfa. şaşkınlığımı gizlemek amacıyla:
-kutsal kitap'ın hindu dilinde bir varyantı, değil mi, diye sordum.
-hayır, diye yanıtladı.
sonra bir sır vermek istermişcesine sesini alçaltıp:
-bu cildi, dedi, bir ova kasabasında bir avuç rupi ve bir incil karşılığında aldım. sahibi okuma bilmiyordu. kitapların kitapları'nı muska zannediyordu. en alt kasttan biriydi; hastalığa bulaşmadan, gölgesinde yürümek bile olası değildi. kitabın adının kum kitabı olduğunu söyledi, çünkü bu kitabın da, kumun da, ne sonu,ne başı vardı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar