1. .
    Yağmur fırtınası gibi, dedi,renk şeritleri
    Yıkayıp geçiyorlar beni, yararsız.Yada bir
    Ziyafette ama üstünden dumanlar tüten yemekler arasından
    Seçim yapamadığı için yemeyen biri gibi.Bu kesik el
    Yaşamı temsil ediyor,ve dolaşıyor gönlünce,
    Doğu yada batı, kuzey yada güney,hep
    Bir yabancı o yanımsıra yürüyen.Ey mevsimler ,
    Kulübeler,dağ evleri, koyu renk şapkalı şarlatanlar
    Kırlarda bir eğlence merkezinin eteklerinde,
    Silip bir daha ağzınıza almadığınız ad benim, benim!
    Bir gün hesabını soracağım size nasıl tüketildiğimin
    Sizin yüzünüzden,ama şimdilik yolculuk
    Devam ediyor. Galiba,herkes de bu yolculukta.
    Zaten başka ne var ki?
    Her yıl tekrarlanan oyunlar mı? Doğru, beyaz
    Üniformalar ve ötekilerden saklı tutulan özel bir dile
    Uygun durumlar var. Misket limonları
    Usulünce dilimlenmiş.Tüm bunları biliyorum
    Ama etkilemiyor gibi davranıyorum,
    Her gün, bütün gün. Düşüncelerimi dağıtmayı denedim,
    Geç vakitlere kadar okumayı, tren yolculuklarını
    Ve romantik aşkı.
    Bir gün bir adam aradı ben dışarıdayken
    Ve şu mesajı bıraktı:''Her şeyi yanlış yaptın
    Başından sonuna kadar. Allahtan,durumu düzeltmek için
    Hâlâ vakit var,ama hızlı hareket etmelisin.
    ilk fırsatta beni gör.Ve lütfen
    Kimseye bundan söz etme. Daha da önemlisi hayatın buna
    Bağlı.''
    O zaman pek önemsenmedim onu.Son günlerde
    Eski moda ekose şallara bakıyorum,
    Kolalanmış beyaz yakalara dokunup onları tekrar, gerçekten
    Beyaz yapmanın bir yolu var mıdır merak ediyorum. Karım
    Beni Oslo'da sanıyor -Oslo'da Fransa'da,yani.

    JOHN ASHBER
    ... mulayim