bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- istanbul'dan izmit'e yürümek2
- osimhensiz galatasaray4
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile3
- 19 eylül 2026 başakşehir gençlerbirliği maçı2
- iltica16
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı30
- sanat2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı2
- pazar sabahı 08 00 da uyanmak2
- rafael leao4
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- okan buruk8
- 0 0 711
- claudian clouds33
- izmir2
- barça bu galatasaray'a kaç atar2
- salah ne koydu ama2
- kuçukuçuokanınçükü2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı4
- insan ne ister6
- ilkay ve goollllll ts 4 gs 52
- sözlük kızlarının kekleri24
- kadınlar8
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru3
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı2
- anne4
- önyargı3
- galatahahahahahaha4
- kuran3
- yaşanmamışların yası6
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- cok da abartmaya gerek uok6
- doktor2
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- yazarların akşam yemekleri6
- anın görüntüsü25
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- islamda namaz yoktur30
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- meriç dükalığı8
- fusya semsiyeli yabanci22
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- dantelli sütyen takan erkek12
- ölümden korkuyor musunuz17
- sevdiğiniz yazarlar8
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği6
- kürdistan10
- en iyi vampir filmi4
- true'nun engelli olması6
futbol maçı izlendiğinde takımının salakça hareketlerine karşılık erkeklerin vereceği genel tepki olabilir.
(bkz: fight club)
(bkz: mazoşist)
sinirlenmenin sonucunda karşısındakine zarar vermemek için kendiyle hıncını alan kişinin, yatıştıktan sonra acısını farketmesi durumudur.
demekki bir vakit kendini sikmiş. şimdi o sikime karşı intikam olacak.
yazının bundan sonrası yani tamamı bu siteden alıntıdır
Kendine Zarar Verme Davranışı
Cildi eşmek, tırmalamak, yakmak veya kesmek, saçları çekerek koparmak, hatta kemikleri kırmak, organları kesmek, gözü çıkarmak kadar ağır eylemlere varacak derecede kişinin kendi dokularına zarar vermesi psikiyatride kendine zarar verme (self-mutilasyon) olarak tanımlanır.
Antik Yunan yapıtlarında geçmekte olan Oedipus’un altın broşlarını gözlerinin içine batırarak kendini kör etmesi, ortaçağda Hristiyan inancının bir ifadesi olarak rahibe ve azizlerin kendi kendilerini kamçılama, dövme, yaralama ve aç bırakmaları, bazı Şii grupların Kerbela’yı anma törenlerinde yaptıkları zincirle sırtlarına vurma eylemleri, Hollanda’lı ressam Vincent Van Gogh’un kendi kulak memesini keserek bir hayat kadınına göndermesi tarihsel önemi olan kendine zarar verme davranışlarındandır.
Karl Menninger ise 1938 yılında kendi kendine zarar vermenin kendini iyileştirme gayreti olduğunu ileri sürmüş, bunun ölüme yönelik intihara engel olduğunu savunmuştur.
Sosyal ortamlar kendi kendine zarar verme davranışını tetikleyebilmektedir. Ergenlik çağındaki gençlerin kendi derilerini keserek rahatlama çabaları, Müslüm Gürses konserlerindeki belli dinleyici gruplarının kendilerine jilet atmaları, askeriye ve cezaevi gibi disiplinize ortamlarda görülen kendine zarar verme yönelimleri sosyal ortamlarda bir salgın hastalık gibi yayılabilen kendine zarar verme davranışlarına örnek gösterilebilir.
Psikodinamik teori ise kendine zarar vermeyi ego sınırlarını ayırma çabası ya da bu kişilerin kendilerine olan öfkelerinin dışa vurumu olarak açıklar.
Kendi kendine zarar verme sıklığı 100000 kişide 700-750 civarındadır. En ağır form majör self-mutilasyon olup çoğunlukla şiddetli psikolojik bozukluklarla ilişkilidir. Mental retardasyon, şizofreni, bipolar bozukluk, madde ve alkol bağımlılığı olanlarda görülebilmekte, hastalar zombiye benzer bir ruh haline girmektedir. Göz çıkartılması, deri yüzme, uzuv ya da genital organ ampütasyonu bu grupta gözlenir. Hastalar karşı konulmaz biçimde hipnotize olduklarını tariflemekte, karşı konulmaz bir dürtü ile eylemlerini gerçekleştirmektedirler. Dini suçluluk duyguları da etkenler arasındadır.
Kafa vurma, saç çekme, kendini ısırma, cilt ve boğazda oyuk açma gibi eylemler stereotipik self-mutilasyon grubundadır. En çok mental retardasyon ile ilişkilidir. Şizofreni, otizm ve Tourette sendromu da stereotipik kendine zarar vermeye yol açan diğer psikolojik bozukluklardandır. Hastalar çoğu kez ne yaptıklarının farkında değildirler.
En sık görülen self-mutilasyon yani kendine zarar verme durumu ise yüzeysel-ılımlı tiptir. Bu tip farkında olmadan saç çekme ya da cildi kazıma şeklinde kendini gösteren kompulsif tip, fizyolojik şoku kullanarak negatif duygu durumdan kaçmayı sağlayan bilerek kendini kesme ve yakma ile seyreden episodik tip ile düzenli ve törensel biçimde kendine zarar verme eylemini içeren repetitif tip olarak üçe ayrılır.
Repetitif tip daha çok yeme bozukluklarıyla ilişkilendirilmektedir. Kompulsif tipin en sık görüleni ise trikotilomani ya da saç çekmedir. Tırnak yeme, yara kabuğu ve deri oyma ve kaşıma ise diğer sık görülen eylemlerdir. Epizodik tipte ise cilt kesme, cilt yakma, iğne sokma, kemik kırma görülebilir. Bu davranışlar borderline, histriyonik ve antisosyal kişilik bozukluğunda, post travmatik stres bozukluğunda, madde kullanım bozukluklarında ve yeme bozukluklarında klinik tabloya eşlik edebilirler. Episodik ve repetitif self-mutilasyon özellikle yeme bozukluklarında buzdağının görünmeyen kısmını oluşturur.
Deri kesme, oyma ve delme kompulsif kendini yaralama, kendine zarar verme kategorisine girse de kulak delme, kaş alma, küçük dövme yaptırma gibi eylemler güzellik arttırıcı ve sosyal açıdan anlamlı sayıldığından patolojik olarak değerlendirilmemektedir. Ergenliğe girişte bazı gençlerin yetişkin dünyasına kabul edilmek ve akranları arasında statüsünü güçlendirmek amacıyla yaptıkları bedene acı verici uygulamalar da çoğu kez geçici olmakta ve bir dereceye kadar normal sayılmaktadır.
Kendine zarar verme davranışı ile intiharlar arasında da ince bir çizgi vardır. Self-mutilasyon (kendine zarar verme) kendine, başkalarına ya da topluma duyulan öfke ve düş kırıklığının ifadesi olarak hem kendine hem de dünyaya duyulan öfkeyi ifade eden bir çığlık olmakta, intiharda ise birey kendine dönük umutsuzluk ve hayal kırıklıkları nedeniyle yaşamaya devam etme arzusunu yitirmektedir.
Kendine zarar vermenin tedavisinde en etkili tıbbi yaklaşım psikoterapi ve ilaç tedavisinin birlikte kullanımıdır. iyi bir terapist kişinin self mutilasyon ile ilişkili duygularını ve düşüncelerini anlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca kendine zarar verme eylemlerinin yerine geçebilecek alternatif olumlu davranışlar üzerinde çalışılacaktır.
Self mutilasyona özel bir ilaç olmasa da anksiyete, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk ve uyku bozuklukları gibi yandaş patolojilere yönelik ilaçlar tedavide oldukça etkilidir.
Son yıllarda imgeleme (imagery) olarak adlandırılan yeni bir psikoterapi yöntemi kendine zarar verme davranışının tedavisinde kullanıma girmiştir. Bu yöntemde bir olayın imgesine ya da anısına yönelik verilen psikofizyolojik tepkiler kullanılarak self-mutilasyon sırasında yaşanan deneyimlere verilen tepkiler taklit edilmektedir. EMDR tedavisi de travmatik anıların çözümlenmesini sağlayarak tedavide fayda sağlar.
Antalya Psikiyatri ve Psikoterapi Merkezi, Ruhsal Hastalıkların Psikoterapisi, Lara/Muratpaşa/Antalya.
Psikiyatri Uzmanı ve Psikoterapist Doktor Emine Filiz Uluhan.
Kendine Zarar Verme Davranışı
Cildi eşmek, tırmalamak, yakmak veya kesmek, saçları çekerek koparmak, hatta kemikleri kırmak, organları kesmek, gözü çıkarmak kadar ağır eylemlere varacak derecede kişinin kendi dokularına zarar vermesi psikiyatride kendine zarar verme (self-mutilasyon) olarak tanımlanır.
Antik Yunan yapıtlarında geçmekte olan Oedipus’un altın broşlarını gözlerinin içine batırarak kendini kör etmesi, ortaçağda Hristiyan inancının bir ifadesi olarak rahibe ve azizlerin kendi kendilerini kamçılama, dövme, yaralama ve aç bırakmaları, bazı Şii grupların Kerbela’yı anma törenlerinde yaptıkları zincirle sırtlarına vurma eylemleri, Hollanda’lı ressam Vincent Van Gogh’un kendi kulak memesini keserek bir hayat kadınına göndermesi tarihsel önemi olan kendine zarar verme davranışlarındandır.
Karl Menninger ise 1938 yılında kendi kendine zarar vermenin kendini iyileştirme gayreti olduğunu ileri sürmüş, bunun ölüme yönelik intihara engel olduğunu savunmuştur.
Sosyal ortamlar kendi kendine zarar verme davranışını tetikleyebilmektedir. Ergenlik çağındaki gençlerin kendi derilerini keserek rahatlama çabaları, Müslüm Gürses konserlerindeki belli dinleyici gruplarının kendilerine jilet atmaları, askeriye ve cezaevi gibi disiplinize ortamlarda görülen kendine zarar verme yönelimleri sosyal ortamlarda bir salgın hastalık gibi yayılabilen kendine zarar verme davranışlarına örnek gösterilebilir.
Psikodinamik teori ise kendine zarar vermeyi ego sınırlarını ayırma çabası ya da bu kişilerin kendilerine olan öfkelerinin dışa vurumu olarak açıklar.
Kendi kendine zarar verme sıklığı 100000 kişide 700-750 civarındadır. En ağır form majör self-mutilasyon olup çoğunlukla şiddetli psikolojik bozukluklarla ilişkilidir. Mental retardasyon, şizofreni, bipolar bozukluk, madde ve alkol bağımlılığı olanlarda görülebilmekte, hastalar zombiye benzer bir ruh haline girmektedir. Göz çıkartılması, deri yüzme, uzuv ya da genital organ ampütasyonu bu grupta gözlenir. Hastalar karşı konulmaz biçimde hipnotize olduklarını tariflemekte, karşı konulmaz bir dürtü ile eylemlerini gerçekleştirmektedirler. Dini suçluluk duyguları da etkenler arasındadır.
Kafa vurma, saç çekme, kendini ısırma, cilt ve boğazda oyuk açma gibi eylemler stereotipik self-mutilasyon grubundadır. En çok mental retardasyon ile ilişkilidir. Şizofreni, otizm ve Tourette sendromu da stereotipik kendine zarar vermeye yol açan diğer psikolojik bozukluklardandır. Hastalar çoğu kez ne yaptıklarının farkında değildirler.
En sık görülen self-mutilasyon yani kendine zarar verme durumu ise yüzeysel-ılımlı tiptir. Bu tip farkında olmadan saç çekme ya da cildi kazıma şeklinde kendini gösteren kompulsif tip, fizyolojik şoku kullanarak negatif duygu durumdan kaçmayı sağlayan bilerek kendini kesme ve yakma ile seyreden episodik tip ile düzenli ve törensel biçimde kendine zarar verme eylemini içeren repetitif tip olarak üçe ayrılır.
Repetitif tip daha çok yeme bozukluklarıyla ilişkilendirilmektedir. Kompulsif tipin en sık görüleni ise trikotilomani ya da saç çekmedir. Tırnak yeme, yara kabuğu ve deri oyma ve kaşıma ise diğer sık görülen eylemlerdir. Epizodik tipte ise cilt kesme, cilt yakma, iğne sokma, kemik kırma görülebilir. Bu davranışlar borderline, histriyonik ve antisosyal kişilik bozukluğunda, post travmatik stres bozukluğunda, madde kullanım bozukluklarında ve yeme bozukluklarında klinik tabloya eşlik edebilirler. Episodik ve repetitif self-mutilasyon özellikle yeme bozukluklarında buzdağının görünmeyen kısmını oluşturur.
Deri kesme, oyma ve delme kompulsif kendini yaralama, kendine zarar verme kategorisine girse de kulak delme, kaş alma, küçük dövme yaptırma gibi eylemler güzellik arttırıcı ve sosyal açıdan anlamlı sayıldığından patolojik olarak değerlendirilmemektedir. Ergenliğe girişte bazı gençlerin yetişkin dünyasına kabul edilmek ve akranları arasında statüsünü güçlendirmek amacıyla yaptıkları bedene acı verici uygulamalar da çoğu kez geçici olmakta ve bir dereceye kadar normal sayılmaktadır.
Kendine zarar verme davranışı ile intiharlar arasında da ince bir çizgi vardır. Self-mutilasyon (kendine zarar verme) kendine, başkalarına ya da topluma duyulan öfke ve düş kırıklığının ifadesi olarak hem kendine hem de dünyaya duyulan öfkeyi ifade eden bir çığlık olmakta, intiharda ise birey kendine dönük umutsuzluk ve hayal kırıklıkları nedeniyle yaşamaya devam etme arzusunu yitirmektedir.
Kendine zarar vermenin tedavisinde en etkili tıbbi yaklaşım psikoterapi ve ilaç tedavisinin birlikte kullanımıdır. iyi bir terapist kişinin self mutilasyon ile ilişkili duygularını ve düşüncelerini anlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca kendine zarar verme eylemlerinin yerine geçebilecek alternatif olumlu davranışlar üzerinde çalışılacaktır.
Self mutilasyona özel bir ilaç olmasa da anksiyete, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk ve uyku bozuklukları gibi yandaş patolojilere yönelik ilaçlar tedavide oldukça etkilidir.
Son yıllarda imgeleme (imagery) olarak adlandırılan yeni bir psikoterapi yöntemi kendine zarar verme davranışının tedavisinde kullanıma girmiştir. Bu yöntemde bir olayın imgesine ya da anısına yönelik verilen psikofizyolojik tepkiler kullanılarak self-mutilasyon sırasında yaşanan deneyimlere verilen tepkiler taklit edilmektedir. EMDR tedavisi de travmatik anıların çözümlenmesini sağlayarak tedavide fayda sağlar.
Antalya Psikiyatri ve Psikoterapi Merkezi, Ruhsal Hastalıkların Psikoterapisi, Lara/Muratpaşa/Antalya.
Psikiyatri Uzmanı ve Psikoterapist Doktor Emine Filiz Uluhan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar