bir nurettin rençber türküsüdür. *

ikimizde acemi birer aşıktık o zaman
sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun
bense kendimi usta sanıyordum bu işlerde
ve yağmur gibi akıp giden yıllardan
geriye ne kaldığını bilmiyordum
seni tanıyana kadar...
ama farkındaydım yinede
ne zaman seninle olsam
tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah
şimdiyse kırılgan mektuplar yazıyorum
hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden
malumun olsun ben sende ülkemi sevdim
hüzün dolu yağmurlarla taşan boynu bükük nehirleri
ben sende yolları sevdim dallarına hiçbir kuşun konmaya bile yanaşmadığı
ağaçlarla kaplı yolları...
ikimizde acemi birer aşıktık aslında
ve çoğu defa ne yapacağımızı bilmeden serseri dolaşırdık sokaklarda

ben sende ülkemi sevdim hüzün dolu yağmurları
mor kanatlı turnaları yar yar yar...

ben sende rüzgarı sevdim alıp götüren yılları
saklı kalan umutları yar yar...

ne yeminler bozdum geceler büyürken sensiz
ne yeminler bozdum yıllar geçerken sitemsiz
ne yeminler bozdum tarifi bile imkansız
senin için ey karagül..

ben sende yolları sevdim yüreğimden gelip geçen
sevda yüklü katarları yar yar yar...

ben sende seni sevdim avuçlarken yüzümü
yahut dokunurken sessiz yar yar...

ah...
http://www.nurettinrencber.com
sevilesi güzel şarkı. her zamanki gibi gerekli kıymeti görmemiş kıymetli sanatçının kıymeli türksü.
kara gül anarşist harekette pek bilinmeyen bir semboldür. kara gül sembolünün politik kökeni, irlandalıların ingilizlere karşı mücadelesini konu alan bir irlanda şarkısı little black rose yani "küçük kara gül"dür. şarkı bir direniş ve isyan şarkısıdır ki bu tür unsurlar sıkı yönetim karşıtı anarşistlerce kabul edilmektedir.
Lord Soth, Kara gül şovalyesidir.dragonlance'ın en karizmatik kahramanlarındandır.
sabah sabah insanın ağzına sıçandır afedersiniz.
güzel bir şarkıdır..hele ki ilk girişinde söylediği sözler yok mu!

ikimizde acemi birer aşıktık o zaman
sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun
bense kendimi usta sanıyordum bu işlerde
ve yağmur gibi akıp giden yıllardan
geriye ne kaldığını bilmiyordum
seni tanıyana kadar...
ama farkındaydım yinede
ne zaman seninle olsam
tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah
şimdiyse kırılgan mektuplar yazıyorum
hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden...
© copyright 2005 - 2026