bugün
- evliliğin anlamı4
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması13
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- ağlayarak 31 çekmek2
- fenerbahçe9
- günaydın4
- gençlerbirliği6
- uludağ sözlük evreni10
- sözlükteki fenerbahçeliler9
- kadın olmanın avantajları16
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- nervio22
- asimilasyon harika bir şey2
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey12
- g i l d e d l i l y18
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- hayatın kuralları9
- yaşamak istenilen şeyler10
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin6
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- türkiye'ye geldim11
- geceye bir şarkı bırak10
- fotoğraflarda bir türlü gülemeyen insan6
- kurtar bizi müsavat16
- penisi seks objesi olarak görmek7
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- hiçbir hobisi olmayan düz insan5
- kankadan sevgili olur mu5
- yazarların sevmediği insan türleri2
- fırçaya takılıp gelen tuvalet deliği kapağı4
- dil dalak beyin böbrek yiyen kız3
- okan buruk12
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- alevi kızların alev alev yanması13
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- bir yazar entry ni beğenmedi4
- friedrich hegel la bi cay icek7
- kürtsüz türkiye4
- erkeğe ihtiyacım yok diyen kadın2
- anın görüntüsü30
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- ismail kartal4
- iremga31
- zengin olunca yapacaklarınız3
- alkolsüz sosyalleşmede zorlanmak4
- trans kadın çekiciliği5
- devran dönecek8
çıkardığı albümleri çok büyük satış rakamları yakalamasa da çizgisinden ödün vermemiş ve adı gibi dunden bugüne kalan müziği ulaştıran kaliteli müzik şirketi. unkapanı'ndaki deposunu binasıyla beraber komple alıp arşivime katmak istediğim kültür taşıyıcısı.
(bkz: hasan saltik)
aynı çizgide birçok yapım şirketi olması gereken saygıdeğer kurum.
tunceli'nin eski adı için (bkz: kalan)
"mozaik değil mermer" diyenlere kapak olası kültür fabrikası.
gülay' ın birçok albümünün oluştuğu şirkettir.
doublemoon un abisi ve daha da gelişmişi. bu ülkede kalan ve doublemoon dan albüm çıkıyorsa sormayacaksın alacaksın.
Web sitesinde tanıtılan albümlerin müziklerinden kısa örnekler dinleyebileceğiniz, albümdeki eserlerin ismini tıkladığınızda da, eserin sözlerini ve kaynak bilgilerini görebileceğiniz müzik firması.
bunlar gerçekten müzik yapıyor diye tabir ettiğiniz kim varsa bu müzik şirketindedir. bir ninja tunes var gözü kapalı girilecek şirket, bir kalan müzik.
geriye biraktiklari ve birakacaklari ile bu ulkenin "kalan namusu" dur.
türkiye'nin en iyi - neye göre kime göre deme bana göre tabii ki*- müzik yapım firması.
türkiyenin en iyi müzik firması evet, fakat en iyi hırsızı ayrıca, bu adamlar eski kayıtları bulup çıkartırlar ve kimseye beş kuruş ödemezler, eleştirilecek çok yönleri vardır fakat seviyorum onları genede aziz plak kadar hırsız olamazlar. (bkz: aziz plak)
"sanat için sanat yapmak" deyimi bu şirket için uygun sanırım,albüm satılsın bizde para kazanalım mantığından uzaktırlar,özellikle etnik müzik olayını kanatlarına almış bi şirket.
Şirketin sahiplerinin sanatçı rahmi saltukla akraba olduklarını öğrendiğim ve kalitesine hayran kaldığım çok geniş bir sanatçı yelpazesine sahip güzide plak şirketi
hasan saltık ın sahibi olduğu iyi işler yapan bir şirket. ilk iş olarak grup yorum un albümünü yayınladı. sonra işler geliştikçe kaliteyi arttırdı; neşet ertaş, aşık veysel, muharrem ertaş, ahmet gazi ayhan, cengiz özhan, erkan oğur gibi sanatçıların telif haklarını adı ve albümlerini yayınladı. etnik müziğe yönelik çalışmalarıyla da yurt dışında çeşitli haberleri yayınlandı ve ödüller aldı. gülay, kardeş türküler, zeki müren'in en eski kayıtları, türk sinemasının gerçek ses albümleri, anadolunun ücra köşelerinde kalmış türkülerin derlemeleri vs... beğenmemek, bir kültür mmirası oluşturduğunu söylememek haksızlık olur.
buraya kadar her şey güzel; fakat tmsf başkanı ahmet ertürk'ün :
"aslında ben bir vatandaş olarak önce, tmsf başkanı olarak değil, o piyasanın nasıl çalıştığı konusunda bir şeffaflık ve hesap verebilirlik istiyorum. Bu piyasada bizim sahip olduğumuz medya varlıkları dolayısıyla ödediğimiz milyonlarca dolar paranın nereye gittiğinin hesabını bilmek istiyoruz. Sanatçı haklarını korumak adına ortaya çıkan bu birliklerin, bu derneklerin topladıkları paraların ne kadarının sanatçılara gittiğini öğrenmek istiyorum açıkçası. Ve sanatçıların da, kendi haklarını koruma iddiasıyla ortaya çıkan bu kuruluşlarla ilgili açıkça çıkıp konuşmalarını rica ediyorum." diye sorması üzerine mesam üyesi kalan müzik hasan saltık "telifler tüm dünyada geçerli oranlara göre toplanıyor" demiş
fakat sanatçıya ayrılan belli miktarda payı açıklamayarak bir kez daha ıspatlamıştır o türkülerin hakkını hak sahibine vermeyerek sırtından geçindiklerini.
gerçi çok dağınık oldu ama aşık mahzuni şerif le de ufak bir dolandırıcılık öyküsü vardır. vizontelede kullanılan işte gidiyorum çeşmi siyahım adlı mahzuni parçası için önce kalan müzikten hasan saltık arar; mahsuni nin oğlundan şarkıyı ister fiyat sorar, oğlu ali mahzuni yabancı değil diye fiyatı sen belirle der ve o dönem popüler sanatçı şarkılarına 50 bin dolar gibi bir fiyat ödenirken hasan saltık, 500 milyon fiyat vererek işi bağlar. sonralarda aşık mahzuni şerif in kendi sesini eklemek için 500 milyon daha öder ve 1 milyara türküyü kapamış olur. daha sonra bu fiyata aldığını 15 bin e vizontele ekibine satar. galaya katılan aşık mahzuni şerif film sonunda kendi adına teşekkür yazısı görmeyince şöyle der:
"ben bu işe 11 yaşında irşat edilerek başladım. bana mahzuni adını veren pir beni 50 yıllık mahzuni etti. ömrüm nereye kadar yeter ben onu bilmem. ama ben onu haketmedim!"
Yeniden içeri girer. Filmin geri kalan bölümünü seyredip çıkar, hasan saltık yanına geldiğinde; "sağol hasan. çok sağol" der ve gider. 2002 tarihinde ölümünden sonra ise oğlu ali mahzuni olay hakkında dava açıyor ve sanırım bu ufak doandırıcılık öyküsünde kabak film yapım şirketine patlıyor.
velhasıl kelam tarihimiz kültürümüz iyi hoş ama iyi niyetlerle çıkılan yolda iş savunduğun adamları keklemeye kadar varabiliyor demekki.
en son yaşanan "söyleyin orhan'a (orhan hakalmaz) bir daha bizim şirketimizin sanatçısı olan neşet ertaş'ın türkülerini okumasın. çünkü dünya görüşlerimiz uyuşmuyor; zahidemi sağcılar okuyamaz" çıkışının başrol karakteri bölücülüğe soyunan hasan saltık aynı neşet ertaş'ın şarkılarını davut güloğluna satmayı da iyi biliyor. paranın değil hırsının gözü körolsun.
buraya kadar her şey güzel; fakat tmsf başkanı ahmet ertürk'ün :
"aslında ben bir vatandaş olarak önce, tmsf başkanı olarak değil, o piyasanın nasıl çalıştığı konusunda bir şeffaflık ve hesap verebilirlik istiyorum. Bu piyasada bizim sahip olduğumuz medya varlıkları dolayısıyla ödediğimiz milyonlarca dolar paranın nereye gittiğinin hesabını bilmek istiyoruz. Sanatçı haklarını korumak adına ortaya çıkan bu birliklerin, bu derneklerin topladıkları paraların ne kadarının sanatçılara gittiğini öğrenmek istiyorum açıkçası. Ve sanatçıların da, kendi haklarını koruma iddiasıyla ortaya çıkan bu kuruluşlarla ilgili açıkça çıkıp konuşmalarını rica ediyorum." diye sorması üzerine mesam üyesi kalan müzik hasan saltık "telifler tüm dünyada geçerli oranlara göre toplanıyor" demiş
fakat sanatçıya ayrılan belli miktarda payı açıklamayarak bir kez daha ıspatlamıştır o türkülerin hakkını hak sahibine vermeyerek sırtından geçindiklerini.
gerçi çok dağınık oldu ama aşık mahzuni şerif le de ufak bir dolandırıcılık öyküsü vardır. vizontelede kullanılan işte gidiyorum çeşmi siyahım adlı mahzuni parçası için önce kalan müzikten hasan saltık arar; mahsuni nin oğlundan şarkıyı ister fiyat sorar, oğlu ali mahzuni yabancı değil diye fiyatı sen belirle der ve o dönem popüler sanatçı şarkılarına 50 bin dolar gibi bir fiyat ödenirken hasan saltık, 500 milyon fiyat vererek işi bağlar. sonralarda aşık mahzuni şerif in kendi sesini eklemek için 500 milyon daha öder ve 1 milyara türküyü kapamış olur. daha sonra bu fiyata aldığını 15 bin e vizontele ekibine satar. galaya katılan aşık mahzuni şerif film sonunda kendi adına teşekkür yazısı görmeyince şöyle der:
"ben bu işe 11 yaşında irşat edilerek başladım. bana mahzuni adını veren pir beni 50 yıllık mahzuni etti. ömrüm nereye kadar yeter ben onu bilmem. ama ben onu haketmedim!"
Yeniden içeri girer. Filmin geri kalan bölümünü seyredip çıkar, hasan saltık yanına geldiğinde; "sağol hasan. çok sağol" der ve gider. 2002 tarihinde ölümünden sonra ise oğlu ali mahzuni olay hakkında dava açıyor ve sanırım bu ufak doandırıcılık öyküsünde kabak film yapım şirketine patlıyor.
velhasıl kelam tarihimiz kültürümüz iyi hoş ama iyi niyetlerle çıkılan yolda iş savunduğun adamları keklemeye kadar varabiliyor demekki.
en son yaşanan "söyleyin orhan'a (orhan hakalmaz) bir daha bizim şirketimizin sanatçısı olan neşet ertaş'ın türkülerini okumasın. çünkü dünya görüşlerimiz uyuşmuyor; zahidemi sağcılar okuyamaz" çıkışının başrol karakteri bölücülüğe soyunan hasan saltık aynı neşet ertaş'ın şarkılarını davut güloğluna satmayı da iyi biliyor. paranın değil hırsının gözü körolsun.
ticari kaygılardan uzak, sanatı ve sanata emek veren insanları destekleyen, yanlızca popüler kültür için değil tarih boyunca varolan bütün değerlerimizi hatıra olmaktan çıkarıp yeni nesillerin de kulağına çalan müzik ailesi.
Her yapıtları bu ülkenin Gerçekçi ve kalıcı sanat ve Sanatçısına dair. Kutluyorum...
her albümün arşiv değerinde olduğu, müzik kültürünü korumaya kendini adamış isimlerin yaşadığı bir müzik başkenti.
(bkz: hasan saltık)
(bkz: hasan saltık)
bir çok kaliteli albüm çalışmasının arkasında ismini bulunduran müzik şirketi.
ülkenin üzerine titremesi gereken kültür mirasçılığına soyunmuş bir müzik akademisidir.
mümkün mertebe albüm alıp destek olmaya çalışıyorum. eşe dosta güzel birer hediye.
mümkün mertebe albüm alıp destek olmaya çalışıyorum. eşe dosta güzel birer hediye.
Dikkat etmemiştim ama aldığım Albümleri bunlar çıkartmış. Kaliteli albümleri çıkaran şirket. Diyim Tanım da olsun.
Pelin halkacı akın, metin ülkü ve daha adını hatırlayamadığım bir sürü türk müzisyenin albümlerinin çıktığı türk firma. türk bestecilerine önem verir. Helal olsun. Türkiyenin deutsche gramoppon u, emi si. Bir diĞeri de lila müziktir. Bunlar daha genç ama. Kalan iyidir.
şarap dünyasında petrus, rakı aleminde kulüp rakısı, forvette messi, kalede neuer, puroda küba, teknolojide japonya, modada italya neyse yerli müzik yapımıcıları arasında kalan müzik odur. Belki albümleri çok satmaz ama çok dilli ,çok kültürlü bir analayışa sahiptir.
Dinlemek istediğiniz albümler için
http://www.kalan.com/albumler/
Dinlemek istediğiniz albümler için
http://www.kalan.com/albumler/
birsen tezer'den grup yorum'a, şevval sam'dan neşet ertaş'a kadar geniş denilecek bir yelpazeye sahiptir, arşivliktir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar