bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı65
- kiraz cicegi kolonyasi21
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- okan buruk8
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi7
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar8
- galatahahahahahaha7
- galatasaray'a lizbon da skandal kararlar4
- hala açılacak başlık bulunması5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı14
- silvermist'in mutfağına konuk olmak13
- tacettin libosoglu3
- uğurcan çakır4
- 0 0 710
- dm yazarlığı8
- ne kadar paranız var10
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- arkadaşlar ben gudubet miyim3
- bütün entryleri futboldan ibaret yazar2
- sinek yanımda hiç hareket etmeden duruyor2
- getirin ordan türk hakemleri gesem şov yapcak2
- dereden altın bulmak5
- bakarız diyen erkek18
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması3
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- clemence baptista2
- gta 78
- cübbeli ahmet hoca9
- fransız devrimi3
- avrupa fatihahahahaha3
- arkadaşlar lütfen uyur musunuz3
- sırlar denizi5
- timurrlenk2
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- çin tayvan gerilimi türkiye'yi etkilemez4
- yaratılış kıssası3
- ayşe tokyaz cinayetinde cemil koç'a müebbet3
- kronik omurga yetmezliği3
- çine neden bir şey olmuyor4
- zalazar'ın cincona döşediği uzun menzilli boru2
- iphone duo4
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği4
- iyi geceler6
- deplasmanda atılan golün bir ağırlığının olmaması3
- anın görüntüsü27
- semicenk şarkıları4
- ruhi çenet9
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
geçmişte yaşamaya eğilimli olanlar için oldukça etkileyici bir studio ghibli animasyonu.
--spoiler--
Bambu ağaçlarını kesen bir köylü bir gün beklenmedik bir olayla karşılaşır. Parlayan ağaçlardan tekinin yanına gittiğinde içindeki ışık huzmesinden ufak bir oyuncağı andıran kız çıktığını görür. Tanrılar tarafından kendisine gönderilmiş bir hediye olduğunu düşündüğü bu yaratığı ilk iş olarak evine götürür. Ne var ki, avuçlarındaki bu canlı çok geçmeden gerçek bir bebeğe dönüşecektir.
--spoiler--
Bu da filmin eleştirisi: http://sinemahzen.com/kaguyahime-no-monogatari/
--spoiler--
Bambu ağaçlarını kesen bir köylü bir gün beklenmedik bir olayla karşılaşır. Parlayan ağaçlardan tekinin yanına gittiğinde içindeki ışık huzmesinden ufak bir oyuncağı andıran kız çıktığını görür. Tanrılar tarafından kendisine gönderilmiş bir hediye olduğunu düşündüğü bu yaratığı ilk iş olarak evine götürür. Ne var ki, avuçlarındaki bu canlı çok geçmeden gerçek bir bebeğe dönüşecektir.
--spoiler--
Bu da filmin eleştirisi: http://sinemahzen.com/kaguyahime-no-monogatari/
(bkz: prenses kaguya masalı)
(bkz: prenses kaguya)
ateşböceklerinin mezarı'yla hayranı olduğum isao takahata'nın diğer güzel animasyonu. her saniyesini dolu dolu, bildiğimiz masallardan çok farklı. ilk yarısı cicili bicili geçerken, ikinci yarısı mesaj dolu olmuş. boyut atlattı resmen.
--spoiler--
bi insana isteği dışında sorumluluk yüklemenin, güya onun mutluluğu için onu yüksek konuma getirmeye çalışmanın o insanı nasıl boğduğu anlatılmış. bir kadına güzel ve asil olmanın dayatılmasının mutsuz ediciliği gösterilmiş. hatta çok güzel bi cümleyle açıklanmış: "benim için dilediğin mutluluk taşıması çok zor bir yüktü." ve ortaya sahtelikten yakınan eski mutluluğu kalmamış bi prenses çıkmış. en sonunda da "birini bu kadar boğarsanız elinizden kayıp gidişini izlersiniz" gibisinden bi mesaj vardı heralde. sutemaru'nun rüyasıyla mutlu sonla biticek sanmıştım ama hiç de mutlu olmayan bi sonla bitirerek şaşırttılar. o son sahnede ayda bebekliğinin belirmesi çok güzel olmuş. görsel
animasyonda en sevdiğim monolog şuydu:
"eğer beni mikado'ya itaatsizlikle suçlamak niyetindeysen beni şuracıkta öldürmekten çekinme. eğer mutluluğun mikado'dan alacağın bir kepe bağlıysa, o zaman bir kez onun yanına gider seni o kepi giyerken gördükten sonra da kendimi öldürürüm."
--spoiler--
(bkz: prenses kaguya)
ateşböceklerinin mezarı'yla hayranı olduğum isao takahata'nın diğer güzel animasyonu. her saniyesini dolu dolu, bildiğimiz masallardan çok farklı. ilk yarısı cicili bicili geçerken, ikinci yarısı mesaj dolu olmuş. boyut atlattı resmen.
--spoiler--
bi insana isteği dışında sorumluluk yüklemenin, güya onun mutluluğu için onu yüksek konuma getirmeye çalışmanın o insanı nasıl boğduğu anlatılmış. bir kadına güzel ve asil olmanın dayatılmasının mutsuz ediciliği gösterilmiş. hatta çok güzel bi cümleyle açıklanmış: "benim için dilediğin mutluluk taşıması çok zor bir yüktü." ve ortaya sahtelikten yakınan eski mutluluğu kalmamış bi prenses çıkmış. en sonunda da "birini bu kadar boğarsanız elinizden kayıp gidişini izlersiniz" gibisinden bi mesaj vardı heralde. sutemaru'nun rüyasıyla mutlu sonla biticek sanmıştım ama hiç de mutlu olmayan bi sonla bitirerek şaşırttılar. o son sahnede ayda bebekliğinin belirmesi çok güzel olmuş. görsel
animasyonda en sevdiğim monolog şuydu:
"eğer beni mikado'ya itaatsizlikle suçlamak niyetindeysen beni şuracıkta öldürmekten çekinme. eğer mutluluğun mikado'dan alacağın bir kepe bağlıysa, o zaman bir kez onun yanına gider seni o kepi giyerken gördükten sonra da kendimi öldürürüm."
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar