bugün
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı9
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- bir insanda en sevilen özellik5
- gol bağıra bağıra geliyordunun ingilizcesi2
- ressam tatiana kirillova barış manço tablosu2
- ufo2
- allah'ın bütün gün insanları izlemesi2
- türklerin ileri olduğu konular21
- meryem can2
- atatrue2
- en gey özelliğiniz10
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı4
- dinsize inanır mısın17
- saraca finch house3
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- true nickli yazar11
- çırçıplak yatmak9
- norm ender3
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- erkek adam2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- bir kadının en güzel bölgesi8
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- vantilatörü kendine çevirmek6
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- özlenen hissiyatlar6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- salak yazarlar7
- ruh hastası olan yazarlar6
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- bir gün öleceğini unutmak10
- kuran da neden namaz yok8
- seninle şurada olabilirdik5
- arkadaşlar bakar mısınız11
- gocu31
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- pandela6
geçmişte yaşamaya eğilimli olanlar için oldukça etkileyici bir studio ghibli animasyonu.
--spoiler--
Bambu ağaçlarını kesen bir köylü bir gün beklenmedik bir olayla karşılaşır. Parlayan ağaçlardan tekinin yanına gittiğinde içindeki ışık huzmesinden ufak bir oyuncağı andıran kız çıktığını görür. Tanrılar tarafından kendisine gönderilmiş bir hediye olduğunu düşündüğü bu yaratığı ilk iş olarak evine götürür. Ne var ki, avuçlarındaki bu canlı çok geçmeden gerçek bir bebeğe dönüşecektir.
--spoiler--
Bu da filmin eleştirisi: http://sinemahzen.com/kaguyahime-no-monogatari/
--spoiler--
Bambu ağaçlarını kesen bir köylü bir gün beklenmedik bir olayla karşılaşır. Parlayan ağaçlardan tekinin yanına gittiğinde içindeki ışık huzmesinden ufak bir oyuncağı andıran kız çıktığını görür. Tanrılar tarafından kendisine gönderilmiş bir hediye olduğunu düşündüğü bu yaratığı ilk iş olarak evine götürür. Ne var ki, avuçlarındaki bu canlı çok geçmeden gerçek bir bebeğe dönüşecektir.
--spoiler--
Bu da filmin eleştirisi: http://sinemahzen.com/kaguyahime-no-monogatari/
(bkz: prenses kaguya masalı)
(bkz: prenses kaguya)
ateşböceklerinin mezarı'yla hayranı olduğum isao takahata'nın diğer güzel animasyonu. her saniyesini dolu dolu, bildiğimiz masallardan çok farklı. ilk yarısı cicili bicili geçerken, ikinci yarısı mesaj dolu olmuş. boyut atlattı resmen.
--spoiler--
bi insana isteği dışında sorumluluk yüklemenin, güya onun mutluluğu için onu yüksek konuma getirmeye çalışmanın o insanı nasıl boğduğu anlatılmış. bir kadına güzel ve asil olmanın dayatılmasının mutsuz ediciliği gösterilmiş. hatta çok güzel bi cümleyle açıklanmış: "benim için dilediğin mutluluk taşıması çok zor bir yüktü." ve ortaya sahtelikten yakınan eski mutluluğu kalmamış bi prenses çıkmış. en sonunda da "birini bu kadar boğarsanız elinizden kayıp gidişini izlersiniz" gibisinden bi mesaj vardı heralde. sutemaru'nun rüyasıyla mutlu sonla biticek sanmıştım ama hiç de mutlu olmayan bi sonla bitirerek şaşırttılar. o son sahnede ayda bebekliğinin belirmesi çok güzel olmuş. görsel
animasyonda en sevdiğim monolog şuydu:
"eğer beni mikado'ya itaatsizlikle suçlamak niyetindeysen beni şuracıkta öldürmekten çekinme. eğer mutluluğun mikado'dan alacağın bir kepe bağlıysa, o zaman bir kez onun yanına gider seni o kepi giyerken gördükten sonra da kendimi öldürürüm."
--spoiler--
(bkz: prenses kaguya)
ateşböceklerinin mezarı'yla hayranı olduğum isao takahata'nın diğer güzel animasyonu. her saniyesini dolu dolu, bildiğimiz masallardan çok farklı. ilk yarısı cicili bicili geçerken, ikinci yarısı mesaj dolu olmuş. boyut atlattı resmen.
--spoiler--
bi insana isteği dışında sorumluluk yüklemenin, güya onun mutluluğu için onu yüksek konuma getirmeye çalışmanın o insanı nasıl boğduğu anlatılmış. bir kadına güzel ve asil olmanın dayatılmasının mutsuz ediciliği gösterilmiş. hatta çok güzel bi cümleyle açıklanmış: "benim için dilediğin mutluluk taşıması çok zor bir yüktü." ve ortaya sahtelikten yakınan eski mutluluğu kalmamış bi prenses çıkmış. en sonunda da "birini bu kadar boğarsanız elinizden kayıp gidişini izlersiniz" gibisinden bi mesaj vardı heralde. sutemaru'nun rüyasıyla mutlu sonla biticek sanmıştım ama hiç de mutlu olmayan bi sonla bitirerek şaşırttılar. o son sahnede ayda bebekliğinin belirmesi çok güzel olmuş. görsel
animasyonda en sevdiğim monolog şuydu:
"eğer beni mikado'ya itaatsizlikle suçlamak niyetindeysen beni şuracıkta öldürmekten çekinme. eğer mutluluğun mikado'dan alacağın bir kepe bağlıysa, o zaman bir kez onun yanına gider seni o kepi giyerken gördükten sonra da kendimi öldürürüm."
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar