bugün
- rica etsem beni linçler misiniz14
- ellerim bos gonlum hos28
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın6
- silver ile evlenecek erkek40
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- avukat sevgili8
- sürü zekası6
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- teomancalmasur5
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- sözlüğün toplam zekası6
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi2
- sırplarda dusan isminin yaygın olması3
- bilim ve din üzerine düşünceler3
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- silik yemek5
- sözlükte yapılacak en büyük hata3
- üzdüğüm herkesten özür dilerim3
- technical debt3
- sarhoş olmak3
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- sözlük yazarlarının bıyıkları3
- katatespizartmasi16
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- tuzlu kahve dizisi7
- motordan düşmek6
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- uludağ sözlükte günü kavga etmeden bitirmek3
- aşk-ı memnu2
- pitbull3
- özel mesaj ifşası5
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- ortama girince herkesin susması11
- yüzüklerin efendisi4
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- parayla saadet olması18
- eksi karmalı kadın yazar3
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- esmer kız neşesi2
- masonların kurduğu abd4
karşımıza kur'an da çıkan kavramdır. dinin tahrif edilmeye çalışılan kavramlarının başında gelir. hz. peygamber (sav) sonrası siyasi çekişmelerin temelini bu kavramın yanlış anlaşılması, yanlış algılanması, kasıtlı olarak çıkar doğrultusunda yanlış kullanılması ve uygulanması oluşturur. kader; iradesi ve aklı olan insanın sorumluluğunu devre dışı bırakan bir kavram değildir. aksine irade ve akılla yapılan tercih neticesindeki durumdur. ölçüdür.
'kader'miş öyle mi? haşa, bu söz değil doğru
belanı istedin, allah da verdi, doğrusu bu
kader, şeraiti mevcut olup da meydanda
zuhura gelmesidir mümkinatın a'yanda...
mehmed akif
'kader'miş öyle mi? haşa, bu söz değil doğru
belanı istedin, allah da verdi, doğrusu bu
kader, şeraiti mevcut olup da meydanda
zuhura gelmesidir mümkinatın a'yanda...
mehmed akif
Kader herşeyi bilir.
Masumiyet'te izlediğimiz Bekir ve Uğur karakterlerinin geçmişini anlatıyor Kader,aynı Masumiyet'teki çaresizlik ve kadere yenik düşme temeları bu filmde de işlenmiş diyebilirim.Filmin başında açıkçası hem Vildan Atasever'in hem de Ufuk Bayraktar'ın oyunculukları biraz Gerçek Kesit oyunculukları tadında ama neyse ki film ilerledikçe ikisinin de performansları yükseliyor ve filmin ortalarından itibaren özellikle Ufur Bayraktar döktürüyor,zaten Bekir karakterinin filmin başındaki efendi çocuktan daha sonra "hayatın tokadını yemiş" modeli insana dönüşmesi çok başarılı.Film genel olarak Masumiyet filmindeki Haluk Bilginer'in ünlü tiradının film yapılmış hali diyebilirim yani Haluk Bilginer'in geçmişini anlattığı tirat bu film işte diyebilirim.Ben şahsen Masumiyet'i bu filme göre daha çok beğendim ve etkileyici buldum,evet Kader da gayet iyi bir film ama bence Masumiyet daha sağlam ve harbi bir film,zaten Masumiyet sırf Haluk Bilginer için bile izlenir.Salt bir dram olmasına rağmen baştan sonra sürükleyici ve zaman zaman da iç burkan bir film.Ben filmdeki özellikle dış mekan seçimlerini ve sinematografiyi beğendiğimi söylemeliyim.içerik olarak etkileyici olsa da ben izlerken pek duygulanamadım,yani Masumiyet'teki dramı bu filmi izlerken pek hissedemedim.Bu arada filmin sonunu da beğendiğimi söylemeliyim,kadere yenik düşmeyi gerçekten hissettiren bir sahne.Son olarak Masumiyet kadar beğenmesem de yine de Türk sinemasından başarılı bir örnek Kader,eğer salt dram seviyorsanız veya Masumiyet filmini izleyip beğendiyseniz tavsiye ederim,ayrıca Zeki Demirkubuz'u da filmde görmek güzeldi.
6.5/10
6.5/10
kader , masumiyettir. ufuk, haluktur.....
siyasilerin en çok nemalandığı şey.
bir yerde kul yapısı varsa ve bu kul yapısı bir sıkıntıya sebep veriyor ve insanlar ölüyorsa bundan insanlar sorumludur.
bizim ülkemizde herkes kaderci olduğu için: kader.
ölmek kaderlerinde varmış.
bu kadar basit amk.
(bkz: kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek)
bir yerde kul yapısı varsa ve bu kul yapısı bir sıkıntıya sebep veriyor ve insanlar ölüyorsa bundan insanlar sorumludur.
bizim ülkemizde herkes kaderci olduğu için: kader.
ölmek kaderlerinde varmış.
bu kadar basit amk.
(bkz: kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek)
türk sinemasının en başarılı filmlerinden biri. etkiler, vurur, sorgulatır, düşündürür, üzer, kırar. ufuk bayraktar'a zaten diyecek söz yok, mükemmel oynamış.
bir homo sapiens ismidir.
kader sistemleşmiş kurumların sana dayattığını kabullenmen için, otoritenin sana dayattığı bir nevi inançtır.
ilk entry mevzunun anlaşılmadığını göstermektedir.
kader; yaşanacakların resmidir. yaşam; tek şekilde olur. geri gidilip değiştirilemez.
bu resmin varlğının sebebi; her şeyin bilinmesidir. dolayısı ile; yazılmış bir senaryo yaşanmamaktadır. yaşanacaklar; Allah'ın her şeyi bilme niteliği çerçevesinde yazılmıştır.
bu kadar basittir. fazla takılmaya, başka yerlere çekmeye gerek yok. çekeceksek de, gerçekten buna yeterli olmalıyız.
kader; yaşanacakların resmidir. yaşam; tek şekilde olur. geri gidilip değiştirilemez.
bu resmin varlğının sebebi; her şeyin bilinmesidir. dolayısı ile; yazılmış bir senaryo yaşanmamaktadır. yaşanacaklar; Allah'ın her şeyi bilme niteliği çerçevesinde yazılmıştır.
bu kadar basittir. fazla takılmaya, başka yerlere çekmeye gerek yok. çekeceksek de, gerçekten buna yeterli olmalıyız.
zeki demirkubuzun türkiyenin Kaderinin üzerine imza attığı film.
Allah bizlerin cennete mi cehenne me mi gidecegini biliyorsa. Bizleri neden yaratti sorusuna cevap verilememesi sonucunda acilan basliktir.
zeki demirkubuz'un gerçekten var mı böyle hayatlar? diye sordurtan 2006 yapımı ufuk bayraktar ile vildan atasever'in başrollerinde oynadığı masumiyet filminin öncesini anlatan film.
iç karartıcı ve sevip sürünme, kendinden çok sevmek eylemlerinin bizzat gerçekleştiği bir film.
--spoiler--
bekir karakteri bir insan beyniyle nasıl hareket etmezi inanılmaz başarılı gözler önüne seriyor.
zeki demirkubuz'un kısa mehmet abi kılığında görüşünü ve bekir'e attığı dayak güldürdü.
irfan abinin aşağıda masumiyet izlemesi de hoş ayrıntılardandı.
--spoiler--
iç karartıcı ve sevip sürünme, kendinden çok sevmek eylemlerinin bizzat gerçekleştiği bir film.
--spoiler--
bekir karakteri bir insan beyniyle nasıl hareket etmezi inanılmaz başarılı gözler önüne seriyor.
zeki demirkubuz'un kısa mehmet abi kılığında görüşünü ve bekir'e attığı dayak güldürdü.
irfan abinin aşağıda masumiyet izlemesi de hoş ayrıntılardandı.
--spoiler--
kader insanın elinde olmayan allah tarafından belirlenen şeylerdir mesela erkek veya kadın olarak dünyaya gelmek anne babamızın kim olduğu nerde doğduğumuz vb. Bunlara bizim bir etkimiz yoktur bunları allah belirlemiştir ha bunlarda rastlantı sonucu olmaz doğmadan önceki yaşamdaki yani kalu bela'daki tercihlerimiz bunlarda etkilidir. Doğumdan ölüme Kadar olan ömür dediğimiz kısımdaki tercihlerimiz kader değil kendi irademizdir. Senin kalkıp bir adamı öldürmen kumar zina vb. Şeyler yapman kader değil iradenle yaptığın günahlardır zaten bunlar kader olsaydı allah kendi yazdığı senaryoyu uyguladığın için seni cezalandıracak olurdu buda haşa adaletsizlik olurdu ki allah adildir. Yani kimse kader falan diye kendini avutmasın yaptığımız bütün hatalar kendi tercihimiz ve bedelini ödeyeceğiz.
dr. Zakir naik yeterince iyi açıklamıştır fakat irâde ile oluşan kader, Allah tarafindan verilen irade gibi derin tartışmaları hiçkimse cevaplayamamış cevaplayamayacaktır. Bu mesele bizim boyutumuzda henüz anlam verilebilecek bir mesele değildir ve Allah katında idrak edebileceğimiz meseledir.
Plastik çiçeklerle ziyaretime geldi hayat
Semt pazarından alınma hırkasıyla,
Her bastığında gıcırdayan tahtalarıyla
Öyle çok sevdim
Binlerce kapıcı karısından birinin ismiydi sanki kader.
Semt pazarından alınma hırkasıyla,
Her bastığında gıcırdayan tahtalarıyla
Öyle çok sevdim
Binlerce kapıcı karısından birinin ismiydi sanki kader.
kaza ve kader olarak birlikte düşünülmeyince biraz zor algılanır o yalnız.
türk sinemasinin mihenk tasidir şüphesiz.
masumiyet önce izlendiğinden, ilk başta sıkar ama sonra anlarsınız hanyayı konyayı.
ihmallerin, hataların ve göz göre göre gelen kazalara göz yummanın yeni tanımıdır.
Kendin hatalarını görmek istemeyenlerin başına bir iş gelince suçladıkları olgu.
Kader diyemezsin sen kendin ettin. Annem!
Kader diyemezsin sen kendin ettin. Annem!
pek yakında filminde adina gönderme yapilan film.
cem yilmaz: kader'i sen mi yaptın olm?
eleman: evet abi.
cem yilmaz: yerli film yapma olm, gitsin sinemada izlesin.
cem yilmaz: kader'i sen mi yaptın olm?
eleman: evet abi.
cem yilmaz: yerli film yapma olm, gitsin sinemada izlesin.
Ailesinin tek çocuğu olarak dünyaya gözlerini açtığında, evde bir bayram havası yaşanıyordu. Çünkü çocuğunuz olmaz diyen doktorun sesi hala kulaklarındaydı. Fakat olmuştu. Ağzından bir anda bunları düşünürken Kader lafı çıktı. Oğlunun adı da Kader olarak belirlenmişti. Kader küçük yaşlardan beri yoğun ilgi ve sevgi ile büyütüldü. Herkesin gözü onun üzerindeydi. Anaokulundan itibaren bu çocuğun onlara Allahın bir lütfü olduğunu anlamışlardı. Elit bir arkadaş çevresi ile büyüdü. Hep daha da ilerlemeyi öğrendi. Üstün zekâsı ile diğer çocukların arasından rahatlıkla sıyrıldı ve başarılı bir okul hayatının sonunda doktor oldu.
Ailesinin sekizinci çocuğu olarak dünyaya gözlerini açtığında, evde bir matem havası yaşanıyordu. Diğerleri yetmezmiş gibi bir de bu olmuştu ve zaten zor olan geçim, artık bir kat daha zordu. Gözleri düşünceli ufka bakarken Kader dedi. Oğlunun adı da Kader olarak belirlenmişti. Kader küçük yaşlarından itibaren hayatta çekilebilecek her türlü sıkıntıyı çekti. Orada burada çalıştı. Ekmeğini taştan çıkarmak için uğraştı. Fakat kötü arkadaşlıklar onu rahat bırakmadı ve artık sık sık evden kaçarak vaktini arkadaşlarının kanatları altında sürdürmeye çalıştı. içki, sigara ve uyuşturucu derken kendini en sonunda sokakta yaşayan bir madde bağımlısı olarak buldu.
Ve kaderler bir gün kesişti. Gazetelerdeki haberde genç hekim Kaderin bir madde bağımlısı Kader tarafından öldürüldüğü yazıyordu. Kaderin cilvesiydi. Madde bağımlılarının yaptığı bu vahşet durdurulmalıydı ve devlet bu konuda çaresiz kalıyordu. Oysa kimse bilmiyordu ki Kaderi yine Kader almıştı.
Her gün, gelecekte güzel günler geçireceğimiz ve ayaklarımızı umarsızca uzatıp rahatlayacağımız emeklilik hayatına ulaşmak için verilen hedefler doğrultusunda koşarken bir şey unutuyoruz galiba. Hayattan zevk almayı ve mutlu olmayı. Her kaderin bir yazılmadığı doğru belki, her Kaderin bir olmadığı gibi fakat kaderimiz bizim elimizde. Yukarıda yazılan hikâyede Kaderler yer değiştirse bile hiçbir değişiklik olmuyorsa artık kendimize bakma zamanımız gelmiş demektir.
edit: 200. entry şerefine yazdığım yazı.
Ailesinin sekizinci çocuğu olarak dünyaya gözlerini açtığında, evde bir matem havası yaşanıyordu. Diğerleri yetmezmiş gibi bir de bu olmuştu ve zaten zor olan geçim, artık bir kat daha zordu. Gözleri düşünceli ufka bakarken Kader dedi. Oğlunun adı da Kader olarak belirlenmişti. Kader küçük yaşlarından itibaren hayatta çekilebilecek her türlü sıkıntıyı çekti. Orada burada çalıştı. Ekmeğini taştan çıkarmak için uğraştı. Fakat kötü arkadaşlıklar onu rahat bırakmadı ve artık sık sık evden kaçarak vaktini arkadaşlarının kanatları altında sürdürmeye çalıştı. içki, sigara ve uyuşturucu derken kendini en sonunda sokakta yaşayan bir madde bağımlısı olarak buldu.
Ve kaderler bir gün kesişti. Gazetelerdeki haberde genç hekim Kaderin bir madde bağımlısı Kader tarafından öldürüldüğü yazıyordu. Kaderin cilvesiydi. Madde bağımlılarının yaptığı bu vahşet durdurulmalıydı ve devlet bu konuda çaresiz kalıyordu. Oysa kimse bilmiyordu ki Kaderi yine Kader almıştı.
Her gün, gelecekte güzel günler geçireceğimiz ve ayaklarımızı umarsızca uzatıp rahatlayacağımız emeklilik hayatına ulaşmak için verilen hedefler doğrultusunda koşarken bir şey unutuyoruz galiba. Hayattan zevk almayı ve mutlu olmayı. Her kaderin bir yazılmadığı doğru belki, her Kaderin bir olmadığı gibi fakat kaderimiz bizim elimizde. Yukarıda yazılan hikâyede Kaderler yer değiştirse bile hiçbir değişiklik olmuyorsa artık kendimize bakma zamanımız gelmiş demektir.
edit: 200. entry şerefine yazdığım yazı.
insanın ellerini sıkı sıkı bağlayan kelepçedir, aynı zamanda sonuna geldiğin yol ayrımıdır.
şems'in dediği gibi: oldu kadar, olmadığı kader.
şems'in dediği gibi: oldu kadar, olmadığı kader.
zeki demirkubuz' un en iyi filmidir kanımca. bekir aşk uğruna belki hiçbirimizin cesaret edip göze alamayacağı şeyleri yapıyor. uğur da bir kere verseydi diyesi geliyor insanın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar