bugün
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek12
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- trabzon büyükşehir belediyesi19
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği12
- 15 temmuz tiyatro mu6
- kısa boylu olmak5
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı10
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle3
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi4
- 37 yaşında ilk kez seks yapan konyalı2
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi4
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- yapmak istenip de yapılamayan şeyler3
- erdogan'a suikast timi itirafı7
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- batıl inançlar5
- sevgiliye hitap şekilleri6
- sözlük yazarlarının iyi insanlar olması2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı11
- devlet aklı2
- yediniz kendinizi masklaviyle be2
- renault 9 broadway12
- 3 şubat 2026 masklavi'nin şahsıma dana demesi2
- 6 ağustos 2026 sigara zammı3
- mason greenwood10
- öğretmenlerin nöbeti5
- dört elle piyano çalmak2
- kırmızı kaka7
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil4
- piyanoya başlama yaşı2
- velvet hanım ile kahve içmek6
- kola neden koşer4
- zara2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak2
- dopamin eksikliği2
- kelebek dövmesi yaptıran kız2
- erkek ve çocuk reyonundan giyinmek2
- mikrodalgaya sucuk koymak7
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı17
- süreç bittiğinde olacak 10 şey5
- günaydın büyük uludağ sözlük ailesi2
- çayı şekersiz içip 10 adet baklava gömen tip2
- fahri trafik müfettişi2
- güzel kızların dün sözlüğe uğramaması4
1921 2002 yılları arasında yaşamış.
bir adalet teorisi kitabını aramadığım yer kalmamıştır.
kendisi amerikan sosyal liberalizminin felsefi temellerini oluşturur.
Adalet teorisinde bir bilinmezlik perdesini savunur. Eğer kişiler dünyaya hangi sosyoekonomik şartlarda geleceklerini bilmeselerdi, en adil olanı, toplumda zayıf konumda olanın durumunu düzeltici uygulamalar isterlerdi eğer hayata bu bilinmezlik perdesinin ardından baksalardı der. Özetle yasa koyma işleminin yapılırken tarafların içinde bulundukları subjektif durumlarından tamamen sıyrılması gerektiğini savunur, bu nedenle dikkat çekicidir.
adalet teorisi kitabını aradığım ve hala bulamadağım siyaset felsefeci. bilip de haber vermek isteyen olursa hiç durmasın.
Sadece dağıtıcı adaleti savunan çağdaş bir Robin Hood fetişinden ibaret değildir. Gerçekten adil olsa da olmasa da; kimilerine göre adaletsiz şeklinde nitelendirilen bir durum varsa, orda hakkaniyeti sorgulamaktan yola çıkan biridir. Yola çıkmış ama hesap ve kitapları şaşmamış mı? Bence yöntem hatası çoktur, ama teşhisleri ve kategorizasyonu eşsizdir ve en önemlisi: (bkz: robert nozick) gibi hamuru ekşi değildir. (Ekşi ama Nozick de gerçekçi be kardeşim...)
aristo'nun dağıtıcı adaletinden gitmiş ve geri çekilme ya da inkar etme metodunu ortaya atmıştır. ona göre insanlar toplum için ortak bir iyiyi bulmak için yaratacakları adalet prensiplerinde geçmişlerini ve kimliklerini inkar ederek müzakere etmelidir. yani müzakerede herkes bir olmalıdır.
toplum sözleşmesi ile bağı metot açısındandır. zira tıpkı toplum sözleşmeci filozoflar(hobbes, locke, rousseau) gibi aksiyomatik bir durumdan bahseder. rawls'un sunduğu -en kaba haliyle- "tüm toplumsal-ekonomik kazanımlarımızı unutsaydık, hangi ilkelerde anlaşırdık? emin olun herkes aynı ilkelerde anlaşırdı ve bu ilkeler de adaletin sınırı olurdu" düşüncesindeki "unutma" olayı aksiyomdur. gerçekleşmesi yahut gerçekleşebilmesi önemli değildir.
başlarda rawls'un kabul ettiği devlet müdahalesi sınırlarının adaletteki yerini, sosyal devlet anlayışı ile bağdaştıranlar olduysa da, temelde bölüşümün zamanı açısından bir farklılık olduğu açıktır. rawls'a göre, sosyal devlet bir aldatmacadır ve eşitsizlikler ortaya çıktıktan sonra müdahale ettiği için bölüşümdeki adaletsizliği engellemez, yalnızca göz boyar. oysa rawls da aynı açmaza düşmektedir, zaten marxistlerce eleştirildiği nokta da budur.
adalet ilkelerinden en önemlisi olan "en dezavantajlının en çok kazanacağı bölüşüm adildir" ilkesinde, yine bölüşüm için pazarın varlığını kabul etmek zorunda kalırız.
rawls'un esas amacına değinecek olursak, amacı faydacı gelenekle hesaplaşarak liberalizmi yeniden kurgulamaktır. bu yüzden nozick gibi uçlarda gezinen liberterler tarafından şiddetle eleştirilir. bir faydacılık değeri olan "verimlilik" ve "kalkınma" gibi noktaların her zaman adalet adına kısılacağını belirtir. bu yüzden sosyalizmden besleniyor gibi görünse de 1971'den beri tüm anglo-amerikan akademik kesimlerinin boğuştuğu bu teori doyurucu olamamıştır.
başlarda rawls'un kabul ettiği devlet müdahalesi sınırlarının adaletteki yerini, sosyal devlet anlayışı ile bağdaştıranlar olduysa da, temelde bölüşümün zamanı açısından bir farklılık olduğu açıktır. rawls'a göre, sosyal devlet bir aldatmacadır ve eşitsizlikler ortaya çıktıktan sonra müdahale ettiği için bölüşümdeki adaletsizliği engellemez, yalnızca göz boyar. oysa rawls da aynı açmaza düşmektedir, zaten marxistlerce eleştirildiği nokta da budur.
adalet ilkelerinden en önemlisi olan "en dezavantajlının en çok kazanacağı bölüşüm adildir" ilkesinde, yine bölüşüm için pazarın varlığını kabul etmek zorunda kalırız.
rawls'un esas amacına değinecek olursak, amacı faydacı gelenekle hesaplaşarak liberalizmi yeniden kurgulamaktır. bu yüzden nozick gibi uçlarda gezinen liberterler tarafından şiddetle eleştirilir. bir faydacılık değeri olan "verimlilik" ve "kalkınma" gibi noktaların her zaman adalet adına kısılacağını belirtir. bu yüzden sosyalizmden besleniyor gibi görünse de 1971'den beri tüm anglo-amerikan akademik kesimlerinin boğuştuğu bu teori doyurucu olamamıştır.
(bkz: robert nozick)
faydacılığı eleştirerek; liberalizm-pragmatizm ayrımını yapan düşünür.
20.yüzyılın önemli ahlak ve siyaset felsefecisi. 1921 - 2002 yılları arasında yaşamış amerikalı teorisyen, liberal görüşün * savunucularındandır.
j. rawls, temelini toplumsal sözleşme düşüncesine dayandırdığı 'hakkaniyet olarak adalet'i * tanımlarken ; başlangıç durumu * ve bilgisizlik/cehalet peçesi * gibi iki kuramsal ögeyi de ortaya atmıştır. ( başlangıç durumundaki insanlar etnik kökenlerinden, sosyal ve ekonomik durumlarından, cinsiyetlerinden, hangi anlayışı savunduklarından, toplumdaki konumlarından... kısacası ;kendilerine dair her bilgiden bihaberdir.
kişilerin tüm bunları bilememesinin nedeni ise bilgisizlik/ cehalet peçesidir. bilgisizlik peçesi; kişilerin hayatlarını, hayatlarına dair detayları görmelerini engeller ve bu durum tarafsızlığın sağlanması adına önemlidir. şöyle ki;
adalet ilkelerinin seçilmesi sürecinde kimse kendi durumunu, konumunu bilmediği için bu noktada kendi çıkarını savunamayacaktır... )*
(bkz: a theroy of justice) *
(bkz: political liberalism) *
(bkz: law of peoples) *
(bkz: lectures on history of moral philosophy)
j. rawls, temelini toplumsal sözleşme düşüncesine dayandırdığı 'hakkaniyet olarak adalet'i * tanımlarken ; başlangıç durumu * ve bilgisizlik/cehalet peçesi * gibi iki kuramsal ögeyi de ortaya atmıştır. ( başlangıç durumundaki insanlar etnik kökenlerinden, sosyal ve ekonomik durumlarından, cinsiyetlerinden, hangi anlayışı savunduklarından, toplumdaki konumlarından... kısacası ;kendilerine dair her bilgiden bihaberdir.
kişilerin tüm bunları bilememesinin nedeni ise bilgisizlik/ cehalet peçesidir. bilgisizlik peçesi; kişilerin hayatlarını, hayatlarına dair detayları görmelerini engeller ve bu durum tarafsızlığın sağlanması adına önemlidir. şöyle ki;
adalet ilkelerinin seçilmesi sürecinde kimse kendi durumunu, konumunu bilmediği için bu noktada kendi çıkarını savunamayacaktır... )*
(bkz: a theroy of justice) *
(bkz: political liberalism) *
(bkz: law of peoples) *
(bkz: lectures on history of moral philosophy)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar