bugün

/273
(bkz: Smyrna)
her üç insandan birinin mardin orjinli olduğu, egeye kıyısı olan, kış kültürünün hiç olmadığı, 5 üniversiteye sahip, diğer şehirlere oranla caddelerinde daha çok kız gezen güzide bir ilimizdir.
efenim bakıyorum, eskişehir, ankara, istanbul hatta ve hatta bursada bile çılgınlar gibi zirveler dönerken, bu güzel şehirde bir tane zirve yok. yazıklar olsun diyorum. üşengeçler sizi be.

edit, akabinde not: bu entry inanılmaz aşırı derecede teşvik içermektedir.
izmir, bir prensestir çok güzel küçük şapkasıyla.
Mutlu ilkbaharlar durmaksızın onun çağrısına yanıt verir.
Nasıl vazo içindeki çiçekler gülümserse, O da denizler arasından ışıldar.
Hatta Arşipel'in yaratılışından çok daha tutkulu..

Victor Hugo .
dünyanın neresinde olursa olsun hemşehrisini görüdüğünde anında kaynaşıp arkadaş olabilen insanların memleketi.
kurtarılmış bölgedir. son kaledir.
fethullah gülen'in yükselişinin kentteki kemeraltı camisinde verdiği vaazlarla başladığı şehir.

(bkz: ironik)
yazın gölgede 42-45 güneşte 50-55 derece sıcaklara kavuşan serin(!) şehir.
Gitmek için adeta yırtındığım şehir..
feto fan club hayranlarının pek sevmediği güzel şehir.
trafik sorunu olan şehir(otopark sorunu). denizden uzaklaştıktan hemen sonra gecekondu tarlaları başlıyor. insanları umursamaz. hizmet sektörü berbat.

iklimi mükemmel. kızları şeklen taş. deniz güzel. rakı güzel. balık güzel.

maaşlar çok düşük ama ev kiraları da düşük. çok para kazanmak imkansız ama az parayla yaşamak mümkün..

kararsız kaldım..
evet yakisikli, kulturlu, bilgili, ideal erkek sinirindaki tum akdeniz erkekleriyle flort eden kizlarin sehridir.* *
pas alamayanlarin, kompleks sahibi bunyelerin, kizlarina hafif mesrep dedigi sehirdir.
hayvan gibi sıcak havasına rağmen, hâlâ evde klima açık oturuyorum. yok sorun izmirde değil, bende.
havasına suyuna kurban olduğum memleketim.. hayat var vallahi hayat..
iki, uc gundur tisortle dolastigimiz sehir. parmak arasi terlik, sort ikilisine gecmemiz an meselesi.
3.795.978 nüfusuyla türkiye'Nin üçüncü büyük ili.
son günler de arka arkaya küçük çaplı da olsa sallanarak sakinlerini korkutan şehir. oluşan depremlerin merkezi ege denizidir. biz izmir'lileri acaba büyük bir depremin habercisi mi ? diye endişeye sürüklemiştir.
an itibariyle hayvanlar gibi yağmur yağmaktadır. gökgürültüsü ve şimşek de yağmura eşlik etmektedir. şayet bu aralar izmir'de dışarı çıkılacaksa bot yerine çizme veya palet tercih edilmesini öneririm.
türkiye ye dahil olup olmadığından 20 senedir emin olamadığım şehir. insanlar kibar, saygılı, sevecen ve sosyo-kültürel açıdan ülke ortalamısının çok çok üstündedir. hatta sokaktan geçen birinin izmirli olup olmadığını rahatlıkla anlayabilirsiniz*.
içinde karşıyaka gibi bir kutsal toprağı barındırdığı için büyük şehir denilen yer...
(bkz: karşıyaka)
sokaklarında rahat rahat gezebileceğiniz tek şehir. ayrıyetten büyük şehirler arasında en ucuzu ve en rahatıdır. hatta türkiye'nin en rahat şehridir. bir izmir'li asla başka bir şehir'de yapamaz. deniz olmayan yerde hiç yapamaz. gururla söylüyorum ki bende izmir'liyim. ben de gavurum.
çamaşır suyuna kolorat, martıya fırlattığın simite gevrek denilen şehir. hani adı farklı olunca insan da merak ediyor. ulan bildiğin simit işte... yılbaşında beni benden almış, üç harika günden sonra benim hala yılbaşından çıkamayışımın sebebidir. hayatımda ilk defa gidip sadece buca sında üç gün geçirdiğim halde barındırdıklarıya, havasıyla suyuyla, kent kartıyla, tatosuyla, urfa sofrasıyla, içilememiş rakısıyla, sımsıcak gecesiyle ve daha nicesiyle kendisini bana epeyce özletmiş, üniversite laneti yüzünden yaşamak zorunda kaldığım yere döndüğümde beni epeyce ağlatmıştır...*
her kaçışımda kendimden bir parça bulduğum, güneşin doğuşunun ayrı batışının apayrı olduğu, ege nin incisi güzel Smyrna. *
menteş yüzünden soğuduğum şehir, normalde aramız iyiydi tabi..
© copyright 2005 - 2026