/246
ne varsa bu şehirde, bayatlamış vapur çayı bile nektar olur.
Keşke hiç dönmeseydim dediğim şehir.
bu gün bir başka güzel olan şehir. günü dışarda gezerek ve tiyatroya giderek değerlendireceğim.
dört derecenin altında güzide.
güneşe rağmen keskin bir soğuğa sahip şehir.
türkiye sınırları içerisinde kendisiyle kıyaslama yapılacak bir şehir bulunmayan ilâh gibi şehir.

ankarayı izmiri bursayı antalyayı toplayın getirin anca kadıköy eder.
Herkese göre uygun bir şehirdir. Dindarı, dinsizi, efendisi, serefsizi..
Gezilir evet,yaşam zordur.
bizans eskisi.
kimisine cennet, kimisine cehennem. bana hep cehennem. gideni siksinler hayatta yaşayamam
artık sevmiyorum. eskiden severdim.
Hemen her yerinde kedilerin büyük değer gördüğü izlenimine kapıldığım şehir.
an itibariyle, mevsimin adam akıllı ilk kar olayına şahit olan şehir.

yalnız hava durumu son bir aydır iyice afallamış durumda. tahminler tutmuyor.
an itibariyle kar küresi modunda takılan şehir.
antalya, samsun, izmir ve ankara'nın toplamından bile daha güzel bir şehir.
Cok kalabalık,pahalı,stresli alisamadigim şehir.
kaçıp gitmek istediğim şehir.
eylül ayının sonlarına doğru kurtulacağım şehir.
Yaşamakta olan insanların aslında yaşamadığı şehirdir. Sürekli bir koşturma haliyle binbir çeşit insanın eziyet çektiği şehir.
fatih sultan mehmetin türklere armağanı.atatürkün cumhuriyetinden sonra gözümde ikinci sıradadır.

istanbul anlatılmaz yaşanır,olağanüstü bir büyüleyiciliği vardır.

istanbul adamı hayattan hem soğutur hem de hayata sıkı sıkı bağlar.çelişkilerin,tutarsızlıkların şehridir istanbul.

bir yanda galata kulesi vardır ama onun iki sokak altında zürafayı görürsünüz.

bir yanda ayasofya vardır ama iki sokak yanı hırsızlarla doludur.

bir yanda istiklal caddesi vardır ama alt tarafı tarlabaşıdır.

istanbul,kafası çekebilecek birinin kesinlikle tatması yaşaması gereken bir tecrübedir.
yaşayınca gitmek istediğiniz ama yapamadığınız şehir. Keşke filmlerdeki gibi sadece güzel şeyleri olsa. unutmadan
(bkz: taşı toprağı altın)
her milletten insanın zamanında göç edip, tek bir millet çıkarına yaşadığı orta doğunun Amerika'sı, cinselliğin Afrika'sı, pragmatizmin daniskası herkes yolunda.
anadolu insanının yılda bir kez gidip taşı toprağı altın dediği ve beton şehir.
https://www.buminkagan.com/bursa-sabiha-gokcen/
burada doğmuş olman ya da sonradan yerleşmiş olman hiç fark etmiyor. bi kere suyunu içip havasını soluduğun an müptelası oluyorsun. bazen kaçıp gitmek istiyorsun daha sessiz sakin yerlerde kafanı dinliyorsun da nereye kadar.. bu seferde sessizlikten yalnızlıktan sıkılıyorsun. monoton hayata hapsolduğunu hissedip tekrar kaçıp geri dönüyorsun. başka bi yere farklı bir iş bulup çalışmaya kalksan buradaki iş imkanını başka bi yerde bulamıyorsun. darlanıyorsun da kendini yedi tepede bir oraya bir buraya vuruyorsun. bazen durup çamlıca'da 2 bira yuvarlıyorsun bazen tüm heybetiyle boğaz köprüsünün gölgesi altında çayını yudumluyorsun ince belli bardakta. hayatın süprizlerle dolu. burası istanbul abi 1 günde vezir de oluyorsun rezil de oluyorsun. belki de en büyük çekim zımbırtısı bu.. bu yazıyı ümit yaşar oğuzcan'ın şiiriyle kapatasım geldi. çok da severim;

evin içinde bir oda, odada istanbul
odanın içinde bir ayna, aynada istanbul
adam sigarasını yaktı, bir istanbul dumanı
kadın çantasını açtı, çantada istanbul
çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm
çekmeğe başladı, oltada istanbul
bu ne biçim su, bu nasıl şehir
şişede istanbul, masada istanbul
yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık
bir yanda o, bir yanda ben, ortada istanbul
insan bir kere sevmeye görsün, anladım
nereye gidersen git, orada istanbul..
hani, "evlat olsa sevilmez avrat olsa sikilmez" diye bir laf var ya, işte öyle bir şehir istanbul..
© copyright 2005 - 2026