bugün
- zorunlu eğitim11
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir3
- yörük kızı15
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür6
- kız düşürmenin kısa yolu15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- reenkarnasyon2
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması2
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- mesleki yaşama merkezi denetleme2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- sözlüğün en masum yazarları16
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- tavuk budu2
- pankek mi pişi mi10
- fusya semsiyeli yabanci26
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- pum pum çorbası6
- saraca098
- ismail kartal12
- sikişirken sigara içen kadın5
- yemeğe bulyon koyan insan7
- sarımsak yiyen kız6
- sarapci koala43
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- arkadaşlar larissa kim12
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- nervio21
- s'i l v'e r m'i s t26
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması6
- serhat kılıç22
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- pandela 38
- türkiye13
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- pizza6
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- uyudunuz mu4
- hamarat kadın5
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- hoşçakal uludağ sözlük7
- dinlenme tesisi soğuğu5
- tai lung45
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin şeyler4
- artı oy yalakalığı5
ing. konu; sorun.
ing. verb olarak, piyasaya sürmek ve vermek, tahsis etmek anlamlarına sahiptir.
türk genci bu kelimeyi ingilzce kitaplarındaki bölümlerden tanır. her issue bitmek zorundadır ya da değildir. ama yabancı ellerde issue dediğiniz vakit; ortada bir problem olduğunu hemen sezerler. "hey, what s your problem meeeen?" den tutun da , "i konw a very intelligent psychologist."e kadar binbir çeşit yorumu dinlersiniz... oysa sen bölümden çıkmışsın yola "ekmeği ikiye bölücem, isteyen var mı?" demişsin...
"Ortada tartışılmakta olan konu ya da problem" anlamına da gelir,
örnek: "This is a political issue"
"dergi, katalog gibi şeylerin düzenli çıkan sayıları" anlamına da gelir,
örnek: "the most recent issue of sports illustrated is covering the world cup"
"bir şeyi düzenli kullanılması için dağıtmak, vermek/ dağıtılmış, verilmiş olmak" anlamına da gelir.
örnek: "The standard issue sidearm for U.S. Armed Forces from 1911 until 1986 was the Colt 1911."
"birisinin davranışından alınmak, problem yaratmak" anlamına da gelir.
örnek: "i think she took issue about the comment i made of her work"
Lastik gibi kelimedir. daha bir sürü anlamı vardır. ingilizce garip bir dildir.
örnek: "This is a political issue"
"dergi, katalog gibi şeylerin düzenli çıkan sayıları" anlamına da gelir,
örnek: "the most recent issue of sports illustrated is covering the world cup"
"bir şeyi düzenli kullanılması için dağıtmak, vermek/ dağıtılmış, verilmiş olmak" anlamına da gelir.
örnek: "The standard issue sidearm for U.S. Armed Forces from 1911 until 1986 was the Colt 1911."
"birisinin davranışından alınmak, problem yaratmak" anlamına da gelir.
örnek: "i think she took issue about the comment i made of her work"
Lastik gibi kelimedir. daha bir sürü anlamı vardır. ingilizce garip bir dildir.
ingilizce hapşururken ağızdan kaçan kelime.
ing. yayımlama, yayım, basım, konu, mesele, sonuç, netice, sayı, nüsha, boşalma yeri, boşalma, çıkış, dağıtım, mal, piyasaya sürme, emisyon, önemli nokta.
(hukuki açıdan); çocuklar, füru.
(tıp açısından); Cerahatin dışarı akmasını temin etmek için açılan yara, Zürriyet, Mahreç.
(from issue) - den gelmek, kaynaklanmak.
(hukuki açıdan); çocuklar, füru.
(tıp açısından); Cerahatin dışarı akmasını temin etmek için açılan yara, Zürriyet, Mahreç.
(from issue) - den gelmek, kaynaklanmak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar