bugün
- kabak tatlısını sevenler15
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- fingirdek sözlük erkeği6
- okan yalabık'ın son hali5
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması4
- sözlük erkekleri aranıyor mu3
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- taksim delisi cenk7
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- anın görüntüsü25
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- elmas bey birader'in online olmaması3
- pazar akşamları3
- beşiktaş a çıkmayan kırmızı kart2
- bafra pidesi4
- sözlük sevgilisi2
- sarı tekerin yazar olamaması2
- kasımda aşk başkadır6
- kaz fobisi2
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- hambeles2
- göksel'in memeleri4
- kafanın çok büyük olması8
- nat rothschild4
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- ismet gurbuz 20244
- gazze de evlenen çiftin düğün fotoğrafı3
- erecto kral reyiz3
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- 20043
- bir sözlük yazarını kerhaneye götürmek3
- nervio34
- 1 doların 50 tl olması3
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- nervio'nun gerçek yüzü4
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- barış alper yılmaz4
- fenerbahçe11
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- yalnız çirkin asosyal erkek5
- boyun ağrısı2
- oğuz tezmen2
- 8 kasım 2026 alanyaspor trabzonspor maçı3
- duygu özaslan6
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
neyi inkar ettiğine göre değişebilen paradoks.
(bkz: ben bu anı bir yerden hatırlıyorum)
(bkz: ben bu anı bir yerden hatırlıyorum)
allah ın varlığını inkar eden insanların içerisinde oldukları zannedilen paradoks.
bir ateistin veya allah ı inkar eden birisinin düşüncesi aşağıdadır.
fikir:
tanrı yoktur diyen insan(inanmadığı için kavram tanrı olmalı), ölünce eğer tanrıyla karşılaşırsa aynı inkarı orada da sürdürebilir. "dünya hayatı boyunca sana inanmadım sana burada da inanmıyorum çünkü gönderdiğin deliller yetersizdi, gönderdiğin peygamberler yanlıştı" vb cümleler kurarak öldükten sonra kendimi savunabilirim düşüncesiyle hareket edebilir.
işte bu yukarıdaki fikir çoğu ateistin dile getirdiği bir fikirdir. dikkat edilirse ortada bir paradoks oluşuyor, tanrı insana kendisine inanması için dünya hayatı sunuyor, kul inanmıyor ve ölünce de yetersizdin diyor.
yanılgı:
bu paradoksun oluşmasındaki temel husus 'unutmak' tır. allah insanları kalubela denilen zaman diliminde yarattı. yani kıyamet kopuncaya dek dogacak tüm insanları bir defalığına yaratıp onlara sordu, "ben sizin rabbiniz miyim?" hepsi cevap verdi "evet öylesin"
yukarıdaki hadise kuran da anlatılmaktadır.
peki ne oldu da bu insan ilk başta allah ı kabul edip, dünya hayatını yaşadıktan sonra hayır sen yetersizdin diyerek inkara kalkıştı.
işte temel sorun unutmak burada ortaya çıkmakta. insan bu sözü verdikten sonra dünya hayatına gönderilmiştir, ve bu çok kısa bir zaman dilimiyle gerçekleşir. yani dünya hayatı biz allah a "evet sen bizim rabbimizsin" sözünü verdikten hemen sonra başlar ve çok kısa bir süre içerisinde biter, kendimizi o sözü verdiğimiz yerde tekrar buluruz. bunun anlamı önce tanrıya "evet sen bizim rabbimizsin" deyip, birkaç saniye sonra (ki dünya hayatı bir kaç saniyedir) hayır sen gerçek değilsin demektir, işte insan o sözü verdiği anı hatırlamadığı için öldükten sonra tanrıyla karşılaşırsa rahat rahat "sen yetersizdin ben sana hala inanmıyorum" diyebileceğini zanneder. eğer o gün allah a "ben sana inanmıyorum" denilseydi, ki belki diyenler olmuştur, onlar tekrar ebediyen yokluğa gönderilip inananlar hesaba çekilirdi. yani varolan insanların tamamı allah ın varlığını kabul etmiş, şuan bunu ispat etme içerisindedirler.
bir ateistin veya allah ı inkar eden birisinin düşüncesi aşağıdadır.
fikir:
tanrı yoktur diyen insan(inanmadığı için kavram tanrı olmalı), ölünce eğer tanrıyla karşılaşırsa aynı inkarı orada da sürdürebilir. "dünya hayatı boyunca sana inanmadım sana burada da inanmıyorum çünkü gönderdiğin deliller yetersizdi, gönderdiğin peygamberler yanlıştı" vb cümleler kurarak öldükten sonra kendimi savunabilirim düşüncesiyle hareket edebilir.
işte bu yukarıdaki fikir çoğu ateistin dile getirdiği bir fikirdir. dikkat edilirse ortada bir paradoks oluşuyor, tanrı insana kendisine inanması için dünya hayatı sunuyor, kul inanmıyor ve ölünce de yetersizdin diyor.
yanılgı:
bu paradoksun oluşmasındaki temel husus 'unutmak' tır. allah insanları kalubela denilen zaman diliminde yarattı. yani kıyamet kopuncaya dek dogacak tüm insanları bir defalığına yaratıp onlara sordu, "ben sizin rabbiniz miyim?" hepsi cevap verdi "evet öylesin"
yukarıdaki hadise kuran da anlatılmaktadır.
peki ne oldu da bu insan ilk başta allah ı kabul edip, dünya hayatını yaşadıktan sonra hayır sen yetersizdin diyerek inkara kalkıştı.
işte temel sorun unutmak burada ortaya çıkmakta. insan bu sözü verdikten sonra dünya hayatına gönderilmiştir, ve bu çok kısa bir zaman dilimiyle gerçekleşir. yani dünya hayatı biz allah a "evet sen bizim rabbimizsin" sözünü verdikten hemen sonra başlar ve çok kısa bir süre içerisinde biter, kendimizi o sözü verdiğimiz yerde tekrar buluruz. bunun anlamı önce tanrıya "evet sen bizim rabbimizsin" deyip, birkaç saniye sonra (ki dünya hayatı bir kaç saniyedir) hayır sen gerçek değilsin demektir, işte insan o sözü verdiği anı hatırlamadığı için öldükten sonra tanrıyla karşılaşırsa rahat rahat "sen yetersizdin ben sana hala inanmıyorum" diyebileceğini zanneder. eğer o gün allah a "ben sana inanmıyorum" denilseydi, ki belki diyenler olmuştur, onlar tekrar ebediyen yokluğa gönderilip inananlar hesaba çekilirdi. yani varolan insanların tamamı allah ın varlığını kabul etmiş, şuan bunu ispat etme içerisindedirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com