bugün
- insanlar sizi nasıl tanımlar7
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi4
- geceye güzel bir söz bırak6
- meal kuran değildir26
- dinamo zagreb'in kauno zalgiris'i 5 0 yenmesi3
- gecenin film sahnesi5
- 2026 ağustos ayının serin geçmesi2
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi13
- dürüm yerken uzaklara dalmak3
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- lionel messi2
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- iremga12
- polonya2
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- afrika nasıl kalkınabilir15
- bella hadid5
- velvet almanyaya gel5
- mohamed salah ghaly5
- kız arkadaş kiralamak8
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- trabzonspor harbiden salah'ı almış4
- 31 çekerken eli kırmak4
- duş almak vs duş yapmak4
- kendini anlatamamak6
- fakir olduğu halde bir erkeğe aşık olmak3
- velvet14
- kahve falı3
- ıban at4
- yazarlara sözlüğü zehir zıkkım etmek4
- sözlükte erkek yazar istemiyoruz kampanyası4
- arkadaşlar bakar mısınız9
- halit bolkan2
- gürkan uygun3
- birinin size söylediği en kırıcı şey nedir6
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak4
- dünya sivaslılar günü3
- uzak diyar nickli gurbetçi akp li3
- yunanistan30
- had bildirmek6
- uzak diyar4
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- eğitimde itaat kültürü2
- lulu3
- arkadaşlar ben başaramadım3
- tai lung7
- justin bieber3
- arkadaşlar benden rahatsız mısınız3
allah ın varlığını inkar eden insanların içerisinde oldukları zannedilen paradoks.
bir ateistin veya allah ı inkar eden birisinin düşüncesi aşağıdadır.
fikir:
tanrı yoktur diyen insan(inanmadığı için kavram tanrı olmalı), ölünce eğer tanrıyla karşılaşırsa aynı inkarı orada da sürdürebilir. "dünya hayatı boyunca sana inanmadım sana burada da inanmıyorum çünkü gönderdiğin deliller yetersizdi, gönderdiğin peygamberler yanlıştı" vb cümleler kurarak öldükten sonra kendimi savunabilirim düşüncesiyle hareket edebilir.
işte bu yukarıdaki fikir çoğu ateistin dile getirdiği bir fikirdir. dikkat edilirse ortada bir paradoks oluşuyor, tanrı insana kendisine inanması için dünya hayatı sunuyor, kul inanmıyor ve ölünce de yetersizdin diyor.
yanılgı:
bu paradoksun oluşmasındaki temel husus 'unutmak' tır. allah insanları kalubela denilen zaman diliminde yarattı. yani kıyamet kopuncaya dek dogacak tüm insanları bir defalığına yaratıp onlara sordu, "ben sizin rabbiniz miyim?" hepsi cevap verdi "evet öylesin"
yukarıdaki hadise kuran da anlatılmaktadır.
peki ne oldu da bu insan ilk başta allah ı kabul edip, dünya hayatını yaşadıktan sonra hayır sen yetersizdin diyerek inkara kalkıştı.
işte temel sorun unutmak burada ortaya çıkmakta. insan bu sözü verdikten sonra dünya hayatına gönderilmiştir, ve bu çok kısa bir zaman dilimiyle gerçekleşir. yani dünya hayatı biz allah a "evet sen bizim rabbimizsin" sözünü verdikten hemen sonra başlar ve çok kısa bir süre içerisinde biter, kendimizi o sözü verdiğimiz yerde tekrar buluruz. bunun anlamı önce tanrıya "evet sen bizim rabbimizsin" deyip, birkaç saniye sonra (ki dünya hayatı bir kaç saniyedir) hayır sen gerçek değilsin demektir, işte insan o sözü verdiği anı hatırlamadığı için öldükten sonra tanrıyla karşılaşırsa rahat rahat "sen yetersizdin ben sana hala inanmıyorum" diyebileceğini zanneder. eğer o gün allah a "ben sana inanmıyorum" denilseydi, ki belki diyenler olmuştur, onlar tekrar ebediyen yokluğa gönderilip inananlar hesaba çekilirdi. yani varolan insanların tamamı allah ın varlığını kabul etmiş, şuan bunu ispat etme içerisindedirler.
bir ateistin veya allah ı inkar eden birisinin düşüncesi aşağıdadır.
fikir:
tanrı yoktur diyen insan(inanmadığı için kavram tanrı olmalı), ölünce eğer tanrıyla karşılaşırsa aynı inkarı orada da sürdürebilir. "dünya hayatı boyunca sana inanmadım sana burada da inanmıyorum çünkü gönderdiğin deliller yetersizdi, gönderdiğin peygamberler yanlıştı" vb cümleler kurarak öldükten sonra kendimi savunabilirim düşüncesiyle hareket edebilir.
işte bu yukarıdaki fikir çoğu ateistin dile getirdiği bir fikirdir. dikkat edilirse ortada bir paradoks oluşuyor, tanrı insana kendisine inanması için dünya hayatı sunuyor, kul inanmıyor ve ölünce de yetersizdin diyor.
yanılgı:
bu paradoksun oluşmasındaki temel husus 'unutmak' tır. allah insanları kalubela denilen zaman diliminde yarattı. yani kıyamet kopuncaya dek dogacak tüm insanları bir defalığına yaratıp onlara sordu, "ben sizin rabbiniz miyim?" hepsi cevap verdi "evet öylesin"
yukarıdaki hadise kuran da anlatılmaktadır.
peki ne oldu da bu insan ilk başta allah ı kabul edip, dünya hayatını yaşadıktan sonra hayır sen yetersizdin diyerek inkara kalkıştı.
işte temel sorun unutmak burada ortaya çıkmakta. insan bu sözü verdikten sonra dünya hayatına gönderilmiştir, ve bu çok kısa bir zaman dilimiyle gerçekleşir. yani dünya hayatı biz allah a "evet sen bizim rabbimizsin" sözünü verdikten hemen sonra başlar ve çok kısa bir süre içerisinde biter, kendimizi o sözü verdiğimiz yerde tekrar buluruz. bunun anlamı önce tanrıya "evet sen bizim rabbimizsin" deyip, birkaç saniye sonra (ki dünya hayatı bir kaç saniyedir) hayır sen gerçek değilsin demektir, işte insan o sözü verdiği anı hatırlamadığı için öldükten sonra tanrıyla karşılaşırsa rahat rahat "sen yetersizdin ben sana hala inanmıyorum" diyebileceğini zanneder. eğer o gün allah a "ben sana inanmıyorum" denilseydi, ki belki diyenler olmuştur, onlar tekrar ebediyen yokluğa gönderilip inananlar hesaba çekilirdi. yani varolan insanların tamamı allah ın varlığını kabul etmiş, şuan bunu ispat etme içerisindedirler.
neyi inkar ettiğine göre değişebilen paradoks.
(bkz: ben bu anı bir yerden hatırlıyorum)
(bkz: ben bu anı bir yerden hatırlıyorum)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar