bugün
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- kaç gammaz var7
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- akşama kadar entry giren torpilli memur10
- sözlük açacak olsanız8
- fatma betül sayan kaya29
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek9
- münafık7
- yapay zekanın çok yapay olması9
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam8
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- camilerdeki ayak kokusu7
- ciddiye alınmamak4
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek2
- menekşe dizisi2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- dolar 50 13 liraya çakılınca sus pus olan muhalif3
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- eteği açan kadına bakmayan erkek3
- kendi kendini iyi ve ahlaklı ilan eden insan2
- türkiye hariç hangi ülkeye gitmek isterdiniz2
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- alexander nübel14
- şiş kebabı2
- damla sakızlı muhallebi9
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- asansörde yukarı bakma refleksi3
- kartoncu kardeştir2
- seri katilin özellikleri3
- kezoyu neyzen bakışıyla iskandil etmek4
- terhis oluyorum sözlük3
- daha 17 dizisi4
- kız kankanın ehonomi çoh eyi demesi3
- sicilya kizlari4
- uludağ'ın artık facebook olma isteği2
- iş görüşmesinde para vermiyoruz demek2
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- iyi menemenin sırrı22
- her şeyi bilen halk4
- fatma betülüm yapmaz9
- iş görüşmesinde para vermiyoruz denilmesi2
- erecto birader ciguli mi2
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- masklavi felsefesi5
- yaprak dökümü sonrası türkiye3
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi9
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- allah ne muradın varsa versin2
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır4
allah ın varlığını inkar eden insanların içerisinde oldukları zannedilen paradoks.
bir ateistin veya allah ı inkar eden birisinin düşüncesi aşağıdadır.
fikir:
tanrı yoktur diyen insan(inanmadığı için kavram tanrı olmalı), ölünce eğer tanrıyla karşılaşırsa aynı inkarı orada da sürdürebilir. "dünya hayatı boyunca sana inanmadım sana burada da inanmıyorum çünkü gönderdiğin deliller yetersizdi, gönderdiğin peygamberler yanlıştı" vb cümleler kurarak öldükten sonra kendimi savunabilirim düşüncesiyle hareket edebilir.
işte bu yukarıdaki fikir çoğu ateistin dile getirdiği bir fikirdir. dikkat edilirse ortada bir paradoks oluşuyor, tanrı insana kendisine inanması için dünya hayatı sunuyor, kul inanmıyor ve ölünce de yetersizdin diyor.
yanılgı:
bu paradoksun oluşmasındaki temel husus 'unutmak' tır. allah insanları kalubela denilen zaman diliminde yarattı. yani kıyamet kopuncaya dek dogacak tüm insanları bir defalığına yaratıp onlara sordu, "ben sizin rabbiniz miyim?" hepsi cevap verdi "evet öylesin"
yukarıdaki hadise kuran da anlatılmaktadır.
peki ne oldu da bu insan ilk başta allah ı kabul edip, dünya hayatını yaşadıktan sonra hayır sen yetersizdin diyerek inkara kalkıştı.
işte temel sorun unutmak burada ortaya çıkmakta. insan bu sözü verdikten sonra dünya hayatına gönderilmiştir, ve bu çok kısa bir zaman dilimiyle gerçekleşir. yani dünya hayatı biz allah a "evet sen bizim rabbimizsin" sözünü verdikten hemen sonra başlar ve çok kısa bir süre içerisinde biter, kendimizi o sözü verdiğimiz yerde tekrar buluruz. bunun anlamı önce tanrıya "evet sen bizim rabbimizsin" deyip, birkaç saniye sonra (ki dünya hayatı bir kaç saniyedir) hayır sen gerçek değilsin demektir, işte insan o sözü verdiği anı hatırlamadığı için öldükten sonra tanrıyla karşılaşırsa rahat rahat "sen yetersizdin ben sana hala inanmıyorum" diyebileceğini zanneder. eğer o gün allah a "ben sana inanmıyorum" denilseydi, ki belki diyenler olmuştur, onlar tekrar ebediyen yokluğa gönderilip inananlar hesaba çekilirdi. yani varolan insanların tamamı allah ın varlığını kabul etmiş, şuan bunu ispat etme içerisindedirler.
bir ateistin veya allah ı inkar eden birisinin düşüncesi aşağıdadır.
fikir:
tanrı yoktur diyen insan(inanmadığı için kavram tanrı olmalı), ölünce eğer tanrıyla karşılaşırsa aynı inkarı orada da sürdürebilir. "dünya hayatı boyunca sana inanmadım sana burada da inanmıyorum çünkü gönderdiğin deliller yetersizdi, gönderdiğin peygamberler yanlıştı" vb cümleler kurarak öldükten sonra kendimi savunabilirim düşüncesiyle hareket edebilir.
işte bu yukarıdaki fikir çoğu ateistin dile getirdiği bir fikirdir. dikkat edilirse ortada bir paradoks oluşuyor, tanrı insana kendisine inanması için dünya hayatı sunuyor, kul inanmıyor ve ölünce de yetersizdin diyor.
yanılgı:
bu paradoksun oluşmasındaki temel husus 'unutmak' tır. allah insanları kalubela denilen zaman diliminde yarattı. yani kıyamet kopuncaya dek dogacak tüm insanları bir defalığına yaratıp onlara sordu, "ben sizin rabbiniz miyim?" hepsi cevap verdi "evet öylesin"
yukarıdaki hadise kuran da anlatılmaktadır.
peki ne oldu da bu insan ilk başta allah ı kabul edip, dünya hayatını yaşadıktan sonra hayır sen yetersizdin diyerek inkara kalkıştı.
işte temel sorun unutmak burada ortaya çıkmakta. insan bu sözü verdikten sonra dünya hayatına gönderilmiştir, ve bu çok kısa bir zaman dilimiyle gerçekleşir. yani dünya hayatı biz allah a "evet sen bizim rabbimizsin" sözünü verdikten hemen sonra başlar ve çok kısa bir süre içerisinde biter, kendimizi o sözü verdiğimiz yerde tekrar buluruz. bunun anlamı önce tanrıya "evet sen bizim rabbimizsin" deyip, birkaç saniye sonra (ki dünya hayatı bir kaç saniyedir) hayır sen gerçek değilsin demektir, işte insan o sözü verdiği anı hatırlamadığı için öldükten sonra tanrıyla karşılaşırsa rahat rahat "sen yetersizdin ben sana hala inanmıyorum" diyebileceğini zanneder. eğer o gün allah a "ben sana inanmıyorum" denilseydi, ki belki diyenler olmuştur, onlar tekrar ebediyen yokluğa gönderilip inananlar hesaba çekilirdi. yani varolan insanların tamamı allah ın varlığını kabul etmiş, şuan bunu ispat etme içerisindedirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com