bugün
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz17
- taş gibi hatunun memesini öpmek6
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- sonbaharda yapılacak en iyi şey12
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- silvermist simko yagmurcu keraneci sarapci birliği6
- yapay zekayı kapatamadığımız zaman geldiğinde4
- durduk yere geçmişten bir rezilliğin akla gelmesi5
- kocaeli bursa sakarya trabzon rize yozgat konya7
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- bir erkeğe nazar değmesi4
- anonimlik yarak kürek bir şey2
- chatgpt'nin ahlakını bozmak4
- kimin ahını aldım acaba4
- meloş meloş gibsoş8
- gocunun elleri11
- sarapci koala'nın en büyük hayali6
- ai otomatik silme2
- nick vermeden bir yazara seslen4
- tahammül2
- gocu34
- öcalan bahçeli birlikteliği4
- apoya villa yapılmasını destekleyen akpliler5
- aşk ile yap4
- sarapci koala hatayi20
- 1 euro 56 12 tl2
- 1 galatasaray 2 beşiktaş 3 öcalanspor4
- muhtar gocu8
- 20 eylül 2026 erzurumspor samsunspor maçı4
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya7
- sabahları nefret edilen şeyler15
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem13
- bakırköy ve kadıköy atatürkçülüğü2
- nervio hamferdi9
- siyasetin boş iş olması2
- iremga13
- s'i l v'e r m'i s t23
- entry üstteki entrylere cevap niteliğinde3
- eylül ayından beklentiniz5
- ikizlere takke diye bağıran pazarcı5
- benimle çok uğraşılması7
- okeyde taş çalma yöntemleri8
- atatürk ün okuduğu kitaplar4
- cenap abi4
- petrol ve doğalgaz biterse ne olacak4
- zekeriya öz6
- menemene soğan koyup ülkeyi ikiye bölmek9
- sözlükte kendine cevap veren deli6
- 20 ilde yeni nesil suç örgütü 155 gözaltı8
hem çok sevdiğim, hem de artık hayatımın ayrılmaz bir parçası olduğu için bıktığım bir dildir. özellikle ingiliz ingilizcesi tavsiye edilir. dünyanın frasnzıca ile birlikte tınısının en harika olduğu, en orgazm yaşattığı dildir.
bu güne kadar biliyorum diye geçindiğim dil. aslında pek bilmiyormuşum. okulumda hukukun ingilizce gösterilmesi sonucu "legal terminology" adlı derste tekrar öğrenmeye başladığım dil.
artık yabancı dil olarak görülmeyen şey.
bilinmediği takdirde hemen herkes tarafından hakaret yağmuruna tutulan dil.
okullarda pek fazla öğretilemeyen insanın kendi çabasıyla öğrenebiliceği bir dildir. dünyayı anlamaya açılan bir kapıdır ..
grammerden sonra, ingilizce günlük tutarak, en iyisinden bir sözlük alarak ve ingilizce düşünerek süper gelişen lisan.
telaffuz konusunu da aşarsan, amerika'dakilerden daha iyi ingilizce konuşursun. londra'yı bilmem.
telaffuz konusunu da aşarsan, amerika'dakilerden daha iyi ingilizce konuşursun. londra'yı bilmem.
altyazıları olmayan malcolm in the middle'ı yarım yamalak anladığım için, ana dil gibi bilmediğime lanet ettiğim dildir.
hepimizin ilkolkuldan berri gördüğü. lakin bi türlü öğrenemediği. (bkz: dil)
anadili türkçe olanların konuşmakta çok da zorlanmayacağını düşündüğüm dil. inanın ingilizce'ye çok uygun bir boğaz yapımız ve telaffuzumuz var.
anadilimiz türkçe'ye tamamen zıt, bir o kadar da uyduruk bir dildir. maalesef günümüzün lingua franca sıdır.
günümüzde imkanı olup da öğrenemeyene gerizekalı gözüyle bakıldığı dil.
günümüzde bilmeyeni dövüyolar lan dencek kadar önemli ve öğrenilmesi şart olan dildir.
hele bir de uluslararası ilişkiler öğrencisiysen zike zike öğrenmen gereken dil.
hele bir de uluslararası ilişkiler öğrencisiysen zike zike öğrenmen gereken dil.
ne kadar çalışılırsa çalışılsın, hiçbir zaman tamamen öğrenilmeyecek olan über dildir.
yurdum insanının (ben de dahil)anlıyorum ama konuşamıyorum gibi klasik sorunuyla cebelleştiği lisan.
eğer konuşamıyorsanız "yabancı müzik dinle, yabancı film/dizi izle çok yardımı oluyor" gibi akraba tavsiyeleriyle karşılaşmanız mümkün.
ortaokul, lise, üniversitede hazırlıkta derken yaklaşık 5 sene gördüğünüz ingilizce eğitimiyle şu an şakır şakır konuşmanız gerekirken, sistem gereği her sene "hadi hooop en baştan" düşüncesiyle cümle bile kuramıyoruz.
evet, anlıyoruz fakat konuşamıyoruz. bu nedenle iş de bulamıyoruz. işimiz olmadığı için cebimizde de paramız yok. paramız olmadığı için de dil kursuna, yurtdışına falan da gidemiyoruz.
böyle bi kısır döngü globalizminin içindeyiz. böyle globalleşmenin falan da aq ben.
eğer konuşamıyorsanız "yabancı müzik dinle, yabancı film/dizi izle çok yardımı oluyor" gibi akraba tavsiyeleriyle karşılaşmanız mümkün.
ortaokul, lise, üniversitede hazırlıkta derken yaklaşık 5 sene gördüğünüz ingilizce eğitimiyle şu an şakır şakır konuşmanız gerekirken, sistem gereği her sene "hadi hooop en baştan" düşüncesiyle cümle bile kuramıyoruz.
evet, anlıyoruz fakat konuşamıyoruz. bu nedenle iş de bulamıyoruz. işimiz olmadığı için cebimizde de paramız yok. paramız olmadığı için de dil kursuna, yurtdışına falan da gidemiyoruz.
böyle bi kısır döngü globalizminin içindeyiz. böyle globalleşmenin falan da aq ben.
bir ingilizin ağzında oldukça çekici tınlayan bir dildir. dilbilgisi ve alfabe olarak oldukça kolaydır.
kabak yerine zucchini diye bir kelimenin kullanıldığı dil. niye taktım bilmiyorum ama sırf şu kelime bile insanı ingilizceden soğutmaya yetiyor.
ulan ingilizlerin ne güzel courgette diye bi kelimesi var, amerikalılara nereden esmiş de zucchini demişler bilmiyorum ama çok saçma geliyor be. hani kabak az bilinen bi bitki olsa gam yemeyeceğim ama öyle de değil ki...
ulan ingilizlerin ne güzel courgette diye bi kelimesi var, amerikalılara nereden esmiş de zucchini demişler bilmiyorum ama çok saçma geliyor be. hani kabak az bilinen bi bitki olsa gam yemeyeceğim ama öyle de değil ki...
dünya üzerinde konuşması ve yazması en zevkli dillerinden biridir. yani türkçe konuşmasam ingilizce konuşurdum galiba, ama dil yeteneğim yok ne anlıyorum ne konuşuyorum. (bkz: orta seviyede ingilizce bilmek)
6 yaşımdan beri** dersini aldığım, daha en başından beri(ki bu zamanlar boyum 1.50 ya var ya yok, hayata dair hiçbir bok bilmiyorum, dizilerin banttan değil de canlı olarak gösterildiğini, nasıl böyle bir şey yapılabileceğini düşünerek geçiriyordum zamanımı, sübyanım lan bildiğin) kendisinin müdavimi olacağımı anladığım, gerek kibar bir konuşma tonuna sahip olmasıyla(bu ingiliz aksanı ve avustralya aksanında çok iyidir), gerek bunu bana öğreten neredeyse tüm öğretmenlerimin iyi birer eğitim almış olmaları, aynı zamanda da bana ve sınıf arkadaşlarıma dost yakınlığıyla muamele etmeleri, gerek bize sunulan kitapların diğer devlet kitaplarına göre eğlenceli gelmesi(bir sürü aktivitesi falan var; müziğinden tut ilginç mi ilginç okuma parçalarına kadar), gerekse ilerleyen yaşlarımda da evrensel bir niteliğe sahip olduğunu öğrenmemle sıkı sıkı tutunduğum, çoğu zaman sanal alemle olan ilişkimin baş nedeni olan, mutlaka öğrenilmesi gereken hoş dil.
ingilizce'yi neden derdimizi anlatacak kadar öğreniyoruz? Bu ingilizler dert babası mı?
mantığını oturttuktan sonra pek fazla zorluk çekilmeyecek dil.
ayrıca, her zaman öğretilmiş olan cümle yapısının
s + v + o
olduğu gerçeği ingilizcedeki tüm cümle yapılarının %30'u kadardır.
yani svo yapısı sadece yanlış bir genellemedir.
ayrıca, her zaman öğretilmiş olan cümle yapısının
s + v + o
olduğu gerçeği ingilizcedeki tüm cümle yapılarının %30'u kadardır.
yani svo yapısı sadece yanlış bir genellemedir.
bu ülkede öğretilemeyen dildir. ha özel okullar ne alemdedir bilemem ama devlet okullarında bu iş olmuyor.
bünyesinden it s raining cats and dogs diye birşey çıkaran öğrenmek zorunda olduğum dil.
şimdi bu dilde feminen masculen diye bir olayın olmaması başlı başına baş tacı edilmesine sebeptir. konuşurken acaba bu kelimeyi neye göre değiştircem falan diye düşünmezsiniz. belki konuşması ya da dinlemesi bir fransızca kadar hoş değildir ama öğrenmesi de konuşması da kolaydır kesinlikle.
ögrenilmesi en kolay dillerden biridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar