bugün
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi8
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba5
- engineer28'e bırak bu ayakları demek4
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek6
- nervio18
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı8
- nick istemeyen adam ile engineer284
- reyon görevlisi2
- bik bik 219
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği9
- anın görüntüsü18
- coskuyla sabunlanan pipi4
- ayak gurmesi3
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler5
- ne bikbikmiş beee4
- kol saati8
- siyasi hasım iftirası ile idam2
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- yazılımcıların flört edememesi10
- 1800 ler sibirya da kış gecesi2
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- heyt bea4
- teomancalmasur23
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi4
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- idiocracy3
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik4
- eşek2
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız3
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- herzevekil13
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- street fighter3
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- türk solu16
- mayasıl3
- cumartesi günü ayılamamak2
- ahmed yesevi2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- islam3
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
satıcıların müşteri çekmek için yaptıkları aslında sadece vitrindeki yazıdan ibaret olan ibare.
ingilizcesi discount olan kelime
öncesinin bindirimli satışların oluşturduğu faliyet.
muhtemelen begendiginiz urun indirime girmemiştir!örnek bi geyik için:
-iyi gunler! bu tişörtün etiketinde 70 ytl yazıyor yarısını mı ödeyecegim?
*hımmss haaaa şeyyyy..maalesef bu indirime girmemiş
-ama vitrinde (8 derece miyopların görecegi şekilde) %50 yazıyo...?
*hıı onlar karsı reyonumuzdaki urunlerimizde gecerli!
-karsı tarafa bakılır.neyse sonra bakarım(tabi suan için bakacak bişi yokken,sonrasını düsünün artık)
-hadi iyi günler...!
-iyi gunler! bu tişörtün etiketinde 70 ytl yazıyor yarısını mı ödeyecegim?
*hımmss haaaa şeyyyy..maalesef bu indirime girmemiş
-ama vitrinde (8 derece miyopların görecegi şekilde) %50 yazıyo...?
*hıı onlar karsı reyonumuzdaki urunlerimizde gecerli!
-karsı tarafa bakılır.neyse sonra bakarım(tabi suan için bakacak bişi yokken,sonrasını düsünün artık)
-hadi iyi günler...!
bindirimden sonra düşen normal fiyat.
iskonto.
zıttı için;
(bkz: kaldırım)
(bkz: kaldırım)
günümüzde, boşaltıyoruz, kapatıyoruz, bitiriyoruz mottolarıyla birlikte mağaza camlarını süsleyen ucuzluk bildirgesi.
Önce fiyatı artırıp daha sonra indirim yapılır.Genelde de sezon sonuna denk getirilir,maksat stok boşaltmaktır.Çünkü bir sonraki sezon yeni ürünler gelcek,moda o yıl belki de daha farklı olacak ve satıcı zor durumda kalacaktır.Bundan kurtulmak için aklı sıra cinlik yapmaktadır.
artık her mağazadan kıllanmama sebep olan duyuru keza hangi mağazaya baksam yılın 365 günü indirim yazısını görüyorum.
nedense insanda kazıklanmakta olduğu hissi uyandıran alışveriş tuzağıdır.
insana mutlaka olmayan parasini harcatan soz. her seferinde oyuna getirir ve mutlaka almayacaginiz seyleri alirsiniz, pisman olursunuz ama yine bir sonraki indirimde kendinizi birseyler alirken bulursunuz.
fırtına öncesi sessizlik ya da girdirim sonrası yüzsüzlük...
en kötüsü de yapılan alışverişten sonra satıcı olarak yaptığın indirimi alıcının fark etmemesidir. bizzat yaşadım biliyorum. müşteri bir ürün almadan önce fiyatını sordu ama pazarlık yapmadı. 8 liralık bir üründü. on lira uzattı üç lira verdim para üstü olarak. beklediğim şey -aa indirim mi yaptın? gibi bir tepkiydi belki de. ama karşılaştığım şey çok acıydı, müşteri aldığı üç liranın iki lira olduğu bilinciyle elindeki paraya bakmadan cüzdana atıvermişti. gerçekten içim burkulmuştu.
şimdi indirim mantığında şu detay var, onun ayırdında olmak lazım:
kesinlikle, vitrinleri: "yüzde seksen indirim yaptık" "3 alıyosun 2 ödüyosun" "taşınıyoz o yüzden zararına veriyoz" "ahan da kafayı yedik üste para veriyoz" gibi uyarılarla şenlenen ve metrekaresine 38 hanfendinin düştüğü kalabalık dükkanlardan istediğiniz sonucu elde edeceğinizi sanmayın. o tarz yerlerde genellikle hiç kimsenin beğenmediği, kalıplarında sorun bulunan, defolu ürün olma yolunda çığır açan ve aslında fiyatında herhangi bir indirim yapılmamış ürünler bulunmaktadır. herkes ürünlere bakar bakar, "bu ne lan" der çıkar.
zaten mekanın kalabalık olmasının sebebi odur. "bu ne lan" hipnozunun etkisindeki kişi uzun bir süre ayrılamaz mağazadan. yenilgiyi kabullenemez.
asıl indirim tenha dükkanlardadır. bir ürünün son numunesi kalmıştır elde. o indirimli satılır. herhangi bir ayakkabı mağazası, yeni piyasaya atılan bir markanın ürünlerini getirtmiştir. gider bakarsınız gayet hoş, daha pahalılanmadan alırsınız.
bunun yanında; değiştirilmesi lazım gelen ancak unutulan fiyat etiketleri, ürünün sağlayıcısıyla yaşanan iletişim kopukluğu, dikkat çekmeyen mağazalardaki keşfedilmemiş cevherler gibi nice faktör, esas "indirim" dediğimiz olguyu meydana getirirler.
onun dışında, tüketmeye gönlünü adamış ve özellikle dış görünümü dışında hiçbir boka önem vermeyen boş insanlar sürüsü ülkede bu yoğunlukta oldukça, ortalama iq seviyesine sahip hiçbir satıcı indirim yapmaz. boşa ümitlenmeyin.
sevgiler. saygılar.
kesinlikle, vitrinleri: "yüzde seksen indirim yaptık" "3 alıyosun 2 ödüyosun" "taşınıyoz o yüzden zararına veriyoz" "ahan da kafayı yedik üste para veriyoz" gibi uyarılarla şenlenen ve metrekaresine 38 hanfendinin düştüğü kalabalık dükkanlardan istediğiniz sonucu elde edeceğinizi sanmayın. o tarz yerlerde genellikle hiç kimsenin beğenmediği, kalıplarında sorun bulunan, defolu ürün olma yolunda çığır açan ve aslında fiyatında herhangi bir indirim yapılmamış ürünler bulunmaktadır. herkes ürünlere bakar bakar, "bu ne lan" der çıkar.
zaten mekanın kalabalık olmasının sebebi odur. "bu ne lan" hipnozunun etkisindeki kişi uzun bir süre ayrılamaz mağazadan. yenilgiyi kabullenemez.
asıl indirim tenha dükkanlardadır. bir ürünün son numunesi kalmıştır elde. o indirimli satılır. herhangi bir ayakkabı mağazası, yeni piyasaya atılan bir markanın ürünlerini getirtmiştir. gider bakarsınız gayet hoş, daha pahalılanmadan alırsınız.
bunun yanında; değiştirilmesi lazım gelen ancak unutulan fiyat etiketleri, ürünün sağlayıcısıyla yaşanan iletişim kopukluğu, dikkat çekmeyen mağazalardaki keşfedilmemiş cevherler gibi nice faktör, esas "indirim" dediğimiz olguyu meydana getirirler.
onun dışında, tüketmeye gönlünü adamış ve özellikle dış görünümü dışında hiçbir boka önem vermeyen boş insanlar sürüsü ülkede bu yoğunlukta oldukça, ortalama iq seviyesine sahip hiçbir satıcı indirim yapmaz. boşa ümitlenmeyin.
sevgiler. saygılar.
indirmeden s.kemeyen firmaların faaliyeti. indirimi bizden alması sizden derler utanmadan.
işte budur: http://www.zevkli-forum.c...259b40ed71a94097e& Edit: indirim kelimesinin karşıtı için (bkz: bindirim)
indirim dendi mi ; çevrendekilerle beraberinde getirdikleri poşet hırdavat hoo . Eskiyi götür yeniyi götür kampanyaları bizim orda rezalet .
amerika'daki kara cuma zamanlarını hatırlatır.
Kazığın inceltilmiş hali.
indirim...bunalımmm bunu alım bunuda alımm alım alım alımmmmm
Güzeldir hoştur ama bazen insana acı verir...
Nasıl acı verir dediğinizi duyar gibiyim...
Siz gider x tl ye bir kıyafet ya da ürün alırsınız ve iki gün sonra aynı ürünün indirim fırsatıyla yarı fiyatına düştüğünü görürsünüz....
işte insanın içine cuk diye oturur bu....
Nasıl acı verir dediğinizi duyar gibiyim...
Siz gider x tl ye bir kıyafet ya da ürün alırsınız ve iki gün sonra aynı ürünün indirim fırsatıyla yarı fiyatına düştüğünü görürsünüz....
işte insanın içine cuk diye oturur bu....
indirimsiz tüketimde sermaye sahipleri bizi aşırı siker. Şöyle ki 2 sezondur sürekli mango’ da gördüğüm ve sahip olmayı istediğim elbise 200 liraydı. Kıyafet markaları konusunda muhafazakar tutumda değilim.
Perşembe pazarlarından aldığım 1 liralık (evet gerçekten 1 lira) tişört de giyerim 80 liralık tişört de. Ama artık kendimi keriz hissetmemek için gidip bi tişörte 80 lira vermem, eskidendi onlar hep.
Neyse konumuza dönecek olursak o hep gözümün kaldığı 200 liralık elbise bu indirim adı altında yapılan mağaza revizyonuyla oldu sana 20 lira. Hemen aldım elbiseyi kaçırmadım.
Bu fırsat mıydı yoksa 200 lira yerine 20 liralık mı siktiler muallaktayım;
görsel
Perşembe pazarlarından aldığım 1 liralık (evet gerçekten 1 lira) tişört de giyerim 80 liralık tişört de. Ama artık kendimi keriz hissetmemek için gidip bi tişörte 80 lira vermem, eskidendi onlar hep.
Neyse konumuza dönecek olursak o hep gözümün kaldığı 200 liralık elbise bu indirim adı altında yapılan mağaza revizyonuyla oldu sana 20 lira. Hemen aldım elbiseyi kaçırmadım.
Bu fırsat mıydı yoksa 200 lira yerine 20 liralık mı siktiler muallaktayım;
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar