bugün
- yunanistan15
- irmik helvası vs un helvası11
- adanalı ateist9
- sözlük erkeklerinin helvaları7
- hiç porno izlememiş erkek9
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- bik bikle yemek yapmak9
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek3
- sözlük yazarlarının kombinleri7
- ketçap aromalı ruffles7
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti9
- üşüyen erkek12
- gammaz çetesi çökertildi2
- japonya22
- uludağ sözlük kızlarının terlikleri5
- privia security2
- mutsuzluğun katlanarak büyümesi3
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
- halı saha maçına giden erkek3
- gelecek partisi'nin kapanması12
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası9
- sözlük yazarları ölünce hangi helva4
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- nervio ile kedi beslemek5
- gavs darbesi2
- soyulacak devlet malının kalmaması5
- dekolteye bakar mısınız6
- misokinesia3
- arkadaşlar7
- isveç5
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı2
- muskacılık yapıp çomar yolmak2
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin5
- vergi iadesi doldurmak5
- irmik helvası2
- ota boka başlık açan yazar2
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması8
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin16
- islamcilara sorulmasi gereken sorular6
- bulgaristan4
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- sağa sinyal verip sola dönmek7
- yaz yavaştan bitiyor eylül geliyor 20264
- nervio hamferdi12
- ahmet davutoğlu7
- kerhaneye gitmek3
- danimarka8
- kawase hasui2
- mal varlıklarınız nelerdir5
ilk neden veya ilk neden argümanı.
evrenimizde görüyoruz ki açıkça mutlak bir determinizm hakim. yani her gerçekleşen şeyin, her oluşumun ve hareketin bir nedeni var. bu "neden" olarak gördüklerimizin de nedenleri var. işte bu nedenler zinciri bir "ilk neden" e kadar gidiyor. işte biz bu ilk, tek, sonsuz zeka ve bağımsız irade gücüne sahip nedene allah diyoruz.
bu argümana yöneltilen eleştiriler çok aptalcadır. örneğin en sık yapılanı "Sebepsiz bir "tabiat-üstü" kuvvet olabilirse, neden sebepsiz bir evren olmasın?" sorusudur.
sebepsiz bir evrenin olamayacağını biliyoruz çünkü maddede hüküm süren fizik kanunları bize açıkça gösteriyor ki bütün evren "ısıl ölüme" gidiyor. fiziğin en önemli ve tartışması yapılamayacak kanunu entropiye göre madde sürekli dağılma ve bozulma eğiliminde. ısı sürekli olarak fazla olduğu yerden az olduğu yere doğru akıyor ve bunun sonu uzayın her tarafının eşit ısıda veya ısısızlıkta olduğu, yani enerjinin ve hareketin olmadığı ısıl ölüm denilen durum. sonu mutlak olan evrenin sonsuzdan beri var olduğunu kimse iddia edemeyeceğine göre, evrenin kendisi ilk neden olamaz. ilk neden termodinamik kanunlarından bağımsız ve tabiatüstü olmalıdır.
bazılarınca da; "1. "ilk Sebep", sadece evrenin "ilk Anı" için varolmuştur; fakat, daha sonra "tabiat-üstü" bir boyut olarak her zaman evren içinde mevcut kalmamıştır ve halen yoktur; 2."ilk Sebep" evrendeki ilk olguya Tabiat Kanunları'na uygun olarak sebep olmuştur ve bu sebep oluş tarzı, şu anda bilinen veya keşfedilecek tabiat fenomenlerinden bir tanesi gibidir; yani, halen bilinen veya keşfedilecek bir tabiat fenomeninin ilk defa nasıl ortaya çıkmış olduğunun halen bilinmiyor oluşu dışında esrarengiz hiçbir şey yoktur; "tabiat-üstü" hiçbir boyut mevcut değildir."
diye öne sürülen ihtimallere gelirsek, yukarıda açıkladığımız gibi fizik bilgimizi ve bizi nedenselliğe götüren rasyonelliği birleştirdiğimizde ilk nedenin fizik kurallarından bağımsız olması gerektiği sonucuna varıyoruz. fizik kanunlarından bağımsız bir şey "zaman" mefhumundan da bağımsızdır. çünkü zaman fizik kanunlarına tabi olan madde için var olan bir olgu olup, maddedeki hareketin bir fonksiyonudur. zamandan bağımsız bir varlığın önce var olup sonra yok olması düşünülemez. çünkü önce ve sonra kavramları yoktur onun için. ve yine yukarıda açıkladığımız üzere ilk neden mantık gereği tabiat fenomenlerinin dışında olmalıdır. "halen bilinen veya keşfedilecek bir tabiat fenomeni" olamaz çünkü fiziğin en temel yasası entropi böyle bir keşfe izin vermez. madde ve enerjideki kanunları inceleyen fizik biliminin böyle bir keşfi, fiziğin en temel yasası entropinin yok sayılması anlamına gelir ki bu noktadan sonra artık fizik tabiat fenomenlerini inceleyen bir bilim olmaktan çıkıp metafizik olmuş demektir.
evrenimizde görüyoruz ki açıkça mutlak bir determinizm hakim. yani her gerçekleşen şeyin, her oluşumun ve hareketin bir nedeni var. bu "neden" olarak gördüklerimizin de nedenleri var. işte bu nedenler zinciri bir "ilk neden" e kadar gidiyor. işte biz bu ilk, tek, sonsuz zeka ve bağımsız irade gücüne sahip nedene allah diyoruz.
bu argümana yöneltilen eleştiriler çok aptalcadır. örneğin en sık yapılanı "Sebepsiz bir "tabiat-üstü" kuvvet olabilirse, neden sebepsiz bir evren olmasın?" sorusudur.
sebepsiz bir evrenin olamayacağını biliyoruz çünkü maddede hüküm süren fizik kanunları bize açıkça gösteriyor ki bütün evren "ısıl ölüme" gidiyor. fiziğin en önemli ve tartışması yapılamayacak kanunu entropiye göre madde sürekli dağılma ve bozulma eğiliminde. ısı sürekli olarak fazla olduğu yerden az olduğu yere doğru akıyor ve bunun sonu uzayın her tarafının eşit ısıda veya ısısızlıkta olduğu, yani enerjinin ve hareketin olmadığı ısıl ölüm denilen durum. sonu mutlak olan evrenin sonsuzdan beri var olduğunu kimse iddia edemeyeceğine göre, evrenin kendisi ilk neden olamaz. ilk neden termodinamik kanunlarından bağımsız ve tabiatüstü olmalıdır.
bazılarınca da; "1. "ilk Sebep", sadece evrenin "ilk Anı" için varolmuştur; fakat, daha sonra "tabiat-üstü" bir boyut olarak her zaman evren içinde mevcut kalmamıştır ve halen yoktur; 2."ilk Sebep" evrendeki ilk olguya Tabiat Kanunları'na uygun olarak sebep olmuştur ve bu sebep oluş tarzı, şu anda bilinen veya keşfedilecek tabiat fenomenlerinden bir tanesi gibidir; yani, halen bilinen veya keşfedilecek bir tabiat fenomeninin ilk defa nasıl ortaya çıkmış olduğunun halen bilinmiyor oluşu dışında esrarengiz hiçbir şey yoktur; "tabiat-üstü" hiçbir boyut mevcut değildir."
diye öne sürülen ihtimallere gelirsek, yukarıda açıkladığımız gibi fizik bilgimizi ve bizi nedenselliğe götüren rasyonelliği birleştirdiğimizde ilk nedenin fizik kurallarından bağımsız olması gerektiği sonucuna varıyoruz. fizik kanunlarından bağımsız bir şey "zaman" mefhumundan da bağımsızdır. çünkü zaman fizik kanunlarına tabi olan madde için var olan bir olgu olup, maddedeki hareketin bir fonksiyonudur. zamandan bağımsız bir varlığın önce var olup sonra yok olması düşünülemez. çünkü önce ve sonra kavramları yoktur onun için. ve yine yukarıda açıkladığımız üzere ilk neden mantık gereği tabiat fenomenlerinin dışında olmalıdır. "halen bilinen veya keşfedilecek bir tabiat fenomeni" olamaz çünkü fiziğin en temel yasası entropi böyle bir keşfe izin vermez. madde ve enerjideki kanunları inceleyen fizik biliminin böyle bir keşfi, fiziğin en temel yasası entropinin yok sayılması anlamına gelir ki bu noktadan sonra artık fizik tabiat fenomenlerini inceleyen bir bilim olmaktan çıkıp metafizik olmuş demektir.
(bkz: nedensizsiniz)
termodinamiğin ikinci yasasına sıkı sıkıya bağlı olanlar nedense birinci yasasını hiç ağzına almazlar. ona göre ilk yasa evrenin yoktan var olamayacağını söylüyor. bunu ne yapacağız?
ayrıca entropi kapalı sistemler için geçerlidir ve sonsuz bir evren olduğunu hesaba katarsak bizim evrenimiz dışarıdan gayet beslenebilir.
buna şöyle bir örnek verebiliriz, eğer dünyada evrim varsa bunu dünya kendi içinde yapamaz. ( çünkü kapalı bir sistemde düzen bozulur yani yapıcı değil yıkıcıdır kendi enerjisini asla yenileyemez)
oysa bu enerjiyi güneşten alır ve bir şekilde kendini dengeler.
mesela insan kendi enerjisiyle ne kadar yaşayabilir?
yaşayamaz sürekli yemek yiyip dışardan enerji almak zorundadır yoksa ölür, çünkü varlığın düzenliliğini koruması için sürekli olarak dışardan enerji alması lazım.
işte evreni sınırlı anlarlar ( yani yoktan var olduğunu düşünenler) bu durumu ifade etmek için entropiyi kanıt olarak gösteriyor.
oysa soru şu: madem kapalı bir sistemde entropi hakim o halde bu kapalı sistemde canlılık nasıl oluştu?
cevap basit çünkü bir yaratıcı var.
o yarattı ve bir gün son buldurması için düzeni böyle kurdu.
ee aynı tanrı maddeyi sonsuz da yaratmış oluyor bu mantığa bakacak olursak buna ne diyeceğiz?
1 kanun yalan ikinci kanun doğru mu diyeceğiz?
ayrıca evrenin yoktan var olduğu kabul edilir bir şey değildir. sorun olan şey hareketin nasıl başladığıdır. ( bir ittirici güç ile mi yoksa kendi kendinin gücü ile mi diye)
bu da kuantumda araştırılan bir şeydir zaten. bir şeyin kanıtlanmaması onun zıttını kanıtlamaz. bunu da belirtelim.
ayrıca entropi kapalı sistemler için geçerlidir ve sonsuz bir evren olduğunu hesaba katarsak bizim evrenimiz dışarıdan gayet beslenebilir.
buna şöyle bir örnek verebiliriz, eğer dünyada evrim varsa bunu dünya kendi içinde yapamaz. ( çünkü kapalı bir sistemde düzen bozulur yani yapıcı değil yıkıcıdır kendi enerjisini asla yenileyemez)
oysa bu enerjiyi güneşten alır ve bir şekilde kendini dengeler.
mesela insan kendi enerjisiyle ne kadar yaşayabilir?
yaşayamaz sürekli yemek yiyip dışardan enerji almak zorundadır yoksa ölür, çünkü varlığın düzenliliğini koruması için sürekli olarak dışardan enerji alması lazım.
işte evreni sınırlı anlarlar ( yani yoktan var olduğunu düşünenler) bu durumu ifade etmek için entropiyi kanıt olarak gösteriyor.
oysa soru şu: madem kapalı bir sistemde entropi hakim o halde bu kapalı sistemde canlılık nasıl oluştu?
cevap basit çünkü bir yaratıcı var.
o yarattı ve bir gün son buldurması için düzeni böyle kurdu.
ee aynı tanrı maddeyi sonsuz da yaratmış oluyor bu mantığa bakacak olursak buna ne diyeceğiz?
1 kanun yalan ikinci kanun doğru mu diyeceğiz?
ayrıca evrenin yoktan var olduğu kabul edilir bir şey değildir. sorun olan şey hareketin nasıl başladığıdır. ( bir ittirici güç ile mi yoksa kendi kendinin gücü ile mi diye)
bu da kuantumda araştırılan bir şeydir zaten. bir şeyin kanıtlanmaması onun zıttını kanıtlamaz. bunu da belirtelim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar